ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
187 sonuç · toplam 375 · “Mevlâ” · 2/8
01Nazar
Bakmak, bakış. tas. Şeyhlerin ve ermişlerin müritlere ve sülûk ehline bakışı ki, bu bakış ruhlarına tesir ederek onlara yeni bir şekil verir; gönüllerini feyzle doldurur; ruhlarını olgunlaştırır. Bu nazarın eğitimci ve yetiştrici bir özelli…
Perde
) Hicap, örtü. 2. tas. Hak ile kulu arasındaki engel; âşığı maşukundan ayıran hususlar. Hak ile kul arasında kimi zülmetten (karanlık), kimi nurdan (ışık) binlerce perde vardır. Madde, menfaat, mal, mülk, nefs ve şehvet zulmani perdeler olu…
Puhten
Pismis, olgunlasmis, Nâ-puhte: Ham, Hâsil-ı ömrem se sühan biş nist Hâm bâdem puhte şüdem suhtem (Ömrümün özeti: Ham idim, pistim yandım) Mevlânâ
Rabt-ı kalp
قبب) da; >) Gönül berketmek, gönül bağlamak. Kalbin ona berkeyle tedbirini terkeyle takdirini derkeyle Mevlâ görelim neyler Rağbet — Rehbet (رغبة - رهبة) Rağbet, arzu ve itibar etmektir ve iki türlüdür. Birincisi, nefsin sevaba, kalbin haki…
Rehber
Yol gösteren, kılavuz. tas. Şeyh, mürşit. Tarikate girmek isteyen adayı bu işe hazırlayan derviş. Mevlânâ dergâhında tarikatçı. Bektaşilerde tarikate girmek isteyen talibe yol gösteren ve onu babaya götüren dervişe rehber denir. Mizâna vur…
Sâhip
Le) Ashab. tas, a Sohbete katılan, mürit, derviş. b Yoldaş, musahip. c Ehl. d Bir beldeyi veya şehri manen koruyan ve ona bekçilik eden veli veya yatır; örn. Üsküdar'ın sahibi Aziz Mahmud Hüdai, Konya'nınki Hz. Mevlânâ'dır. Bekçi. Sahk 1. E…
Seher vakti
) Tan yeri ağardıktan sonra başlayan ve güneşin doğmasına kısa bir süre kalmasına kadar Süren zaman. Seher vakti yapılan dua ve ibadetlerin kabul şansı çok fazladır. Veliler seher vaktini ganimet sayar, Dağlar ile taşlar ile çağırayım Mevlâ…
Selamet
>) Emniyet makamı, “Oraya emniyetli olarak selam (selamet) ile giriniz,” mealindeki ayetle buna işaret edilmiştir. 2. Dünyevi huzur ve refah, selamet, terk-i selamettir. Nefsin selameti ona muhalefet etmektir, felaketi ona uymaktır. “Selame…
Sika
Güvenme, belbağlama, itimat. tas, Kalbin Hakk’a güvenmesi. Sika tevekkülün temeli, teslimin özü, tefvizin mayasidir. Vâsik elden kaçan dünyalığı ganimet bilir, dünyalığın gecikerek gelmesini vaktinde gelmesine tercih eder. Rızk konusunda Ha…
Seb
Gece. tas. a Gayb âlemi, cebergt âlemi, yokluk karanlığından ibaret olmaşı sebebiyle alyan-1 sabite. b Nurlar, ç Beseriyet (kesret-i taayyünata rz, gündüz de denir). Sebangeh ji Sars. Geceleyin; hallere hâkim olma (115). Şeb-i ards / Seb-j…
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
Talep-Talip
x. İstek, heves; aday olmak. 2. tas. Matlübu bulmak ve murada nail olmak için O'nu araştırma. Cüneyd'e göre, “talep eden bulur”. Şibli'ye göre de (tam tersine) “bulan, arar”. Matlüp olmak talip (arayan) olmaktan iyi olmakla beraber talep iy…
Tecessüd
Tecessüd-i ervâh. Cesetleşme, maddeleşme, bedenlesme. tas. Ruhun ceset ve madde haline gelmesi, bedenleşmesi. a Bir velinin ruhu başka bir yerde, ayrı bir beden ve madde kalıbıyla zahir olabilir. b Ölen bir velinin ruhu eskisinin tıpkısı ol…
Tefviz
Teslim, tevekkül. tas. Kulun, tüm işlerini Mevlâ'sına havale etmesi ve O'nun yaptığı her işi gönül hoşluğuyla karşılaması, hiçbir hususta ne dil, ne de kalple O'na itiraz etmemesi, sızlanmaması, içinde bir rahatsızlık dahi | hissetmemesi. T…
Tesbih
a Hakk'ı takdis ve tenzih etmek, onun her türlü kusurdan arınmış olduğunu dile getirmek, b Bu maksatla sübhânallah (Allah'ım, seni tenzih ve takdis ediyorum) demek, ¢ Tarikat ehlinin belli sayıda sübhânallah deme. d Tevâcüd Misbâha da denil…
Tevekkül
Güvenme, bel bağlama, vekil tayin etme, havale etme. a Allah'ın katında olana güvenip halkın elinde ve avucunda olan şeye göz dikmemek (cr). b Vaat edilene güvenme. c Her halükârda yalnızca Allah’a sığınma. d Kalbin Hakk’a itimadı. e Vesves…
Vazife
Vezâif Görev. 2. tas. a Süfilerin düzenli olarak icra ettikleri hususlar. b Şeyhin müride verdiği belli miktardaki zikir, hizb. Vecd (+e 3) + Mevacid 1. Bulma, varolma, hasıl olma, buluş. 2. tas. a Ekstaz; kulun herhangi bir kasdı ve çabası…
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…
seyyit, -di
seyyit, -di a. [Ar.] “Efendi, ağa, bey, mevlâ, ileri gelen, baş, reis, server.” anlammdaki bu terim, Hz. Peygamber’in kızı Hz. Fatıma ile onun kocası Hz. Ali’nin soyundan gelen Hz. H şan ve Hz. Hüseyin için kul nılmıştır. Bazı kaynaklar, bu…
Hâşimiyye (II)
Hâşimiyye (II) a. [Ar. ] “Celvetiyye” (bk. bu madde) tarikatının Haşim Baba (öl. 1197 /1783) ya nispet edilen bir kolu. Bu tarikatın özünde zikir ve ayin ön planda gelir. Törene önce “salât-ı efdaliyye” ile başlanır; ardmdan “kelime-i tevhî…
iyâzen billah
“Allah’a sığınırım.” anlamında bir söz, “el-iyâzü billah” biçiminde de kullanılır. ) izzet a. [Ar.] Hadis biliminde, tek bir isnatla rivayet edilmiş bulunan bir hadisin başka bir ^ hadisin isnadıyla daha rivayet - edilmesi yoluyla kuvvet ka…
şeb-i arûs
şeb-i arûs a. [< F. şeb + Ar. arûs] (Düğün gecesi) Mevlevî tarikatının lideri olan Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî (öl. 670 / 1273)nin İlâhî aşka kavuşmasını ifade eden ve öldüğü gece için kullanılan terim. Bu geceyi Mevlevîler, genellikle Kur’ân…
cenâze gülbangı
cenâze gülbangı a. tas. Mevlevîlikte ölen bir sûfînin ardından defin töreni sırasında okunan ve özel olarak düzenlenmiş dualar ve İlâhîler. Definden sonra kabrin başmda okunan “cenâze gülbangı”nın yaygın olan biçimi şöyle: Vakt-i şerif hayr…
Hüdâvendigâr
Efendi, hükümdar ve yüce kişi. Farsça kökenli bir saygı unvanıdır. Tasavvuf tarihinde özellikle Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî için kullanılmış; onun şahsına ve irfan mirasına duyulan hürmeti ifade etmiştir.