ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 16/76
01İmtihan
( متحا f) 1, Sinamak, denemek. tas. Hakk'ın denemek için kullarını | birtakım bela ve musibetlere düçar etmesi. Bkz. Mekr. Inabe iar..ع )| نابه) Dönmek, pişman olmak. tas, a Tevbe etme; işlenen günahlar- | dan pismanhk duyup Allah'a dönme.…
İnâyet
Le) Lütuf, ihsan, kayırma. tas. Allah'ın kulunu kayırması, İnayet-i hak İlahi inayet; Hakk'ın insanı kayırması, koruması ve kollaması, ona İnfisal a e disa destek olması. İki cihan zindan ise gerek bana bostân ola Ayruk bana ne gam gussa, ç…
Infisal
Ayrılmak, kopmak. tas. a Iki cihandan kopmak ve mâsivaya bakmamak. b Arzu ve alışkanlıklardan kopmak. c Infisal halini görmemek, yani mâsivâdan kopmak, ama bunu dikkate almamak. d Allah'tan din- den, amelden ve ahlak kurallarından kopmak in…
İnhina
نحناء) (7, Eğilmek, ser-furü, boyun eğmek, tas. Müridin şeyhini veya halifesini veyahut başka bir müridi eğilerek selamlaması (KM 16. bahis). Bu tür selamı secde sayıp, reddedenler “Ne senden bana rüku ne benden sana kıyam, selamün aleyküm,…
Inniyet
Benlik, tas. Öz mertebesi itibariyle ayni varlığın gerçekleşmesi (kı). Sâlik, Hak ile arasında inniyet (benlik) bulunduğu sürece onu idrak | edemez, ona eremez. Benlik perdesi kalkınca hakikat aşikâr bir surette idrak edi- | Sâlikin ben ve…
İnsan-ı kâmil
مل) Sols ( x, Olgun ve yetkin kişi. 2. tas. a Allah'ın yeryüzündeki halifesi olması itibariyle onun bütün isim ve sıfatlarına mazhar olan ve beş hazreti, yani varlığın esas mertebelerini tümüyle kendisinde toplayan insan. Kâmil insan gözbeb…
İnsaniyet
İnsaniyetin hakikati ve mahiyeti kimsenin senden incinme- mesi, her şeyin seninle ülfet ve ünsiyet etmesidir. Bkz. Âdemiyet. İnsidâu'l-cem (a! «| (انصد Cem yarılması ve açılması tas. Cemden sonra vahdette kesretin zuhur etmesiyle gelen fark…
İntibâh
Uyanma ve farkına varma. Tasavvufta gaflet hâlinden çıkıp mânevî yolculuğa yönelmeyi; ilâhî inayetin kulu harekete geçirerek tövbe, muhasebe ve arayışa sevk etmesini ifade eder.
Irfan
(عرفا ن) Marifet, keşf, hads, ilham, sezgi, manevi ve ruhi tecrübeyle elde edilen bilgi, tecrübi bilgi. Bkz. Marifet. Ruhtur kâlib-i insana Fehimâ irfan Heykel-i bi-hünerân addolunur seng-i mezâr Fehim-i kadim Ehl-i irfan söylemez her hâlin…
İrhas
Temellendirmek, sağlamlaştırmak, sıkıştırmak. tas. Peygamber'e vahiy gelmeden evvel ondan zuhur eden harikulade haller (cr). Aynı haller vahiy geldikten sonra zuhur ederse mucize adını alır. İrhas, ilerde peygamber olacak bir şahsa, peygamb…
İsm-i azam
سم ا عظم) ( En büyük isim, ulu ad. tas. a Allah'ın bütün isimleri içine alan ismi. b İçinde bulunduğu zamanda kula hâkim bulunan isim. Kul kabz halinde ise ism-i azam el-Kâbız, bast halinde ise ism-i azam el-Bâsıt'ır (ifm). Genellikle mutas…
İşrâf
Bilmek, haberdar olmak ve vâkıf olmak. Tasavvuf dilinde insanların iç hâllerini ve gönüllerinden geçenleri sürekli biçimde sezme yetisi için kullanılır. Kaynaklarda geçici bir seziş sayılan firâsetten daha kalıcı kabul edilir; bu hâle sahip…
İsticâbet
Kabul etme, olumlu cevap verme. tas. İlahi çağrıyı kalben kabul etme, ruhen benimseme. Tevhit isticabeti: Allah'ın bir olduğunu | söylemek. Tahkik isticabeti: Ariflerin tevhidi yaşamaları. Tevhit sâlikin sıfatı, tahkik meczupların halidir.…
İstidrac
( Adım adım ilerleme, basamak basamak yükselme. a Tanrı veya Hakk'ın makbul bir kulu olduğunu iddia eden bir kafirden ve gayr-i müslimden, iddiasına uygun harikulade hallerin zuhur etmesi, b Şeytan'ın, iddiacı kâfiri, daha derin bir uçuruma…
İstiğnâ
!) Zengin olmak, zenginlik istemek, ihtiyaç duymamak, tenezzül etmemek. tas. Allah'la istiğna: Sâlikin Allah'ın kendisine kâfi olduğuna inanarak ondan başkasına ihtiyaç duymaması ve tenezzül etmemesi. İstiğnabillah ile iftikârbillah birbiri…
İstiğrâk
!) Gark olmak, batmak. tas. Sâlikin ilâhî sevginin istilası altında sevgiliyi temaşa ederken, maddi âlem ve mâsivâ hakkında hiçbir his, idrak ve şuura sahip olmaması. Bu halde bulunana müstağrak denir. Istigrak halin- deki bir sâlik, suya a…
İstihsan
Taliplerin yararını ve müritlerin iyiliğini düşünen muta- | savvıfların, bu maksadı gerçekleştirmek için kendi içtihat ve kanaatlariyle ortaya | koydukları, güzel gördükleri için savundukları hususlar. Hırka giydirmek, çile çıkarmak, tekke…
İstimdat
|) İmdat istemek, medet ummak, acil yardım talebinde bulunmak. 2. tas, Tarikat ehlinin şeyhlerden veya ölü velilerin ruhlarından yardım istemesi; “Medet yâ Şeyh,” “Medet yâ Gavs-ı azam,” demesi. Allah'tan ve Hz. Peygamber'in ruhaniyetinden…
İstirahat
,z..!) Dinlenme, rahatlama, huzura erme. tas. Allah'la hu- zur ve sükün halinde olmak, ilâhî himaye ve lütuflar. “Hak ile müsterih ol (huzur bul), Hak'sız müsterih olma. Zira Hak ile müsterih olan kurtulur, O'nsuz müsterih olan helak olur.”…
Istisfa
|) Şefaat istemek, bir isin görülmesi için birinin aracı (vasıta, vesile) olmasını istemek. tas. Tarikat ehlinin yatırlardan ve ermişlerin ruhlarından Allah katında şefâatçi ve aracı olmalarını istemeleri. Hz. Peygamber'in ruhunun Allah kat…
Istiva
(استواء) 7, Müsavi olma; kasdetme; doğrulama; hâkim olma, kaplama, kurulma. 2. tas. İstiva olunan şey üzerinde (müsteva aleyh) zuhur ve tecelli etmek. Hak istiva eden (müstevi) arş istiva edilendir. İki türlü istiva vardır: ilahi istiva ve…
İşaret
(5 (اشار 2. Söz aracılığı olmadan maksadı başkasına haber vermek.2. Cok latif oldugu icin ibareyle anlatılamayan husus. 3. | Tasavvuf bir işaret ilmidir Cilmu'Lişâre); ifade edilir hale gelince anlaşılmaz olur |. Süfilerin sözleri işaret, i…
Isfak
7, Esirgemek, yaziklamak, kaygılanmak. 2. tas, Acıma duygusu ile sürekli sakınma halinde olmak. Nefse karşı şahlanan ve cesaretle karşı çıkan nefsine acımış olur. Amele devam ve bu hususta sabr eden amele acımış olur, Halkın mazeretlerini b…
İşret
(5 (عشى İçki âlemi. tas. Hak'la olmanın verdiği haz, bu halde bulunan kalbin terennümü (ts).