Ara
Menü
ذ

İsm-i azam

سم ا عظم

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-6873
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
203
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>سم ا عظم) (</p><ol><li>En büyük isim, ulu ad.</li><li>tas. a Allah'ın bütün isimleri içine alan ismi. b İçinde bulunduğu zamanda kula hâkim bulunan isim. Kul kabz halinde ise ism-i azam el-Kâbız, bast halinde ise ism-i azam el-Bâsıt'ır (ifm). Genellikle mutasavvıflar Allah, lafza-i Celal'inin ism-i azam olduğuna inanırlar. Bazılarına göre ism-i azam Hü'dur. Bazılarına göre Allah'ın her ismi ulu ve muazzamdır. Başka bir inanışa göreyse ism-i azam gizlidir, herkes onu bilemez. Bilen kimse onu okuyarak ve ağzına alarak harikulade hallere sahip olur. Fevkalade bir güce malik bulunur. İspat i ar. (اثبات) Sâlikin alışkanlıklardan gelen vasıflarını ortadan kaldırması mahv, yerine ibadetin hükümlerini koyması ispattır. O halde kötü eylem ve davranışlarını yok edip yerine iyilerini koyan, mahv ve ispatı gerçekleştirmiş olur. Hak bir şeyi gizlerse mahv, açığa çıkarırsa ispat olur. “Allah dilediğini mahv, dilediğini ispat eder” (KR 39; İFM).</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6222
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
203
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>سم ا عظم) (</p><ol><li>En büyük isim, ulu ad.</li><li>tas. a Allah'ın bütün isimleri içine alan ismi. b İçinde bulunduğu zamanda kula hâkim bulunan isim. Kul kabz halinde ise ism-i azam el-Kâbız, bast halinde ise ism-i azam el-Bâsıt'ır (ifm). Genellikle mutasavvıflar Allah, lafza-i Celal'inin ism-i azam olduğuna inanırlar. Bazılarına göre ism-i azam Hü'dur. Bazılarına göre Allah'ın her ismi ulu ve muazzamdır. Başka bir inanışa göreyse ism-i azam gizlidir, herkes onu bilemez. Bilen kimse onu okuyarak ve ağzına alarak harikulade hallere sahip olur. Fevkalade bir güce malik bulunur. İspat i ar. (اثبات) Sâlikin alışkanlıklardan gelen vasıflarını ortadan kaldırması mahv, yerine ibadetin hükümlerini koyması ispattır. O halde kötü eylem ve davranışlarını yok edip yerine iyilerini koyan, mahv ve ispatı gerçekleştirmiş olur. Hak bir şeyi gizlerse mahv, açığa çıkarırsa ispat olur. “Allah dilediğini mahv, dilediğini ispat eder” (KR 39; İFM).</li></ol>

سم ا عظم

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

سم ا عظم) (

  1. En büyük isim, ulu ad.
  2. tas. a Allah'ın bütün isimleri içine alan ismi. b İçinde bulunduğu zamanda kula hâkim bulunan isim. Kul kabz halinde ise ism-i azam el-Kâbız, bast halinde ise ism-i azam el-Bâsıt'ır (ifm). Genellikle mutasavvıflar Allah, lafza-i Celal'inin ism-i azam olduğuna inanırlar. Bazılarına göre ism-i azam Hü'dur. Bazılarına göre Allah'ın her ismi ulu ve muazzamdır. Başka bir inanışa göreyse ism-i azam gizlidir, herkes onu bilemez. Bilen kimse onu okuyarak ve ağzına alarak harikulade hallere sahip olur. Fevkalade bir güce malik bulunur. İspat i ar. (اثبات) Sâlikin alışkanlıklardan gelen vasıflarını ortadan kaldırması mahv, yerine ibadetin hükümlerini koyması ispattır. O halde kötü eylem ve davranışlarını yok edip yerine iyilerini koyan, mahv ve ispatı gerçekleştirmiş olur. Hak bir şeyi gizlerse mahv, açığa çıkarırsa ispat olur. “Allah dilediğini mahv, dilediğini ispat eder” (KR 39; İFM).
Sözlüğe dön ←