ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
2382 sonuç · toplam 3232 · “Kül” · 10/100
01Hubb-i dünya
د نيا) or. Dünya sevgisi ve hırsı. tas. Zahit ve süfiler dünyayı ve maddeyi Allah'ın düşmanı sayar. Onu sevmenin dostun düşmanını sevmek anlamına geleceğini vurgularlar (Gi 11:197). “Her türlü günahın kaynağı dünya sevgisidir,” “dünya bir l…
Huşyari
») Ayık, şuurlu ve aklı başında olma hali. 2. tas. Coşkun, aşk hallerinden zahir ve bâtın sıfatların ifâkât bulması, aşkın galebesiyle kendinden geçen sâlikin kendine gelmesi hali. İlk sahiv hali (us); tevhit makamı, sâlikin istikamet üzere…
Huzur
(4 (حضى Hazır olma, huzurda bulunma. tas. a Vahdet makamı. b Hakk'ın huzurunda bulunma ve kendinden geçme. Halktan gâib olan Hakk'ın huzurunda bulunur. Hak'tan gâib olan ise halkın huzurunda bulunur. Huzur ve gaybet izafi kavramlardır. Birb…
Hücre
Küçük oda, odacık. tas. Bazi tekke ve mescitlerin çevresinde bulunan ve halvete çekilmek için kullanılan odalar. Bkz. Halvethane, Çilehane. Hücre-nişin Binbir gün çile, onsekiz gün hücre çilesi çıkarıp ‘dede’ unvanı alan Mevlevi dervişi.
Hürriyet
Özgürlük, azât olmak; kul köle, esir ve mahküm olmamak. tas. başkalarının kulu ve kölesi olmamak, azât olmak, serbest ve hür olmak. a Avam ve halk nefsin arzusuna Hakk'ın iradesinde fani olan aydınlar kendi şahsi iradelerine, nurların nurun…
İbrik
İçine su konulan kulplu ve emzikli kap. tas. Süfiler sefer esnasında daima yanlarında rekve, matara ve raviye gibi isimler verilen çeşitli şekillerde yapılmış bir su kabı, su tulumu veya ibrik bulundururlar. İbrik bulundurmak seferin adabın…
Icabet
Cevaplama, kabul etme, davete olumlu cevap verme. tas. Kulun hak ile olan ahd ve peymanı. Hak ile sohbet iki kelimeyle özetlenir: İcâbet ve istikâmet. Icabet ahittir, istikamet ahde vefa etmektir. Icabet şeriattır, istikamet hakikattir (sr)…
İdlâl
Nazlanmak ve yakınlığına güvenerek naz etmek. Tasavvuf dilinde kulun Allah katındaki yakınlık duygusuyla ortaya çıkan naz hâlini anlatır. Bu hâlin benlik iddiasına dönüşmemesi gerektiği vurgulanır. Naz maddesine bakınız.
İhtiyar
(ا ختيا ر) x. İrade, seçme, tercih etme. 2. tas. Allah'ın kul içinde yaptığı tercih. Kul, Allah'ın kendisi için yaptığı tercihi yine onun inayetiyle tercih eder; daha doğrusu kendi iradesiyle değil, Hakk'ın iradesiyle irade eder. Sâlikin Ha…
İllet
Sebep. tas. a Bir sebep göstererek veya sebebsiz olarak Hakk'ın kulunu uyarması (irm). b Sonradan meydana gelen şeyler. Her şeyin illeti (sebebi) Hakk'ın yapıcılığıdır, onun yapıcılığının bir illeti yoktur ( İFM 11:646; Gİ 1:79). İllet-i vü…
İman
( bg Dı. İnanmak, inanç. 2. tas. a Marifetullah, yakin, Hakk’a dair olan bilgi (us). b İslam zahir, iman bâtın, ihsan hakikattir. c Kulun Hakk'ın hidayetiyle harekete geçmesi. Süfiler, çoğu zaman evliyanın imanını “uluhiyeti temaşa etmek,”…
İmtihan
( متحا f) 1, Sinamak, denemek. tas. Hakk'ın denemek için kullarını | birtakım bela ve musibetlere düçar etmesi. Bkz. Mekr. Inabe iar..ع )| نابه) Dönmek, pişman olmak. tas, a Tevbe etme; işlenen günahlar- | dan pismanhk duyup Allah'a dönme.…
İnâyet
Le) Lütuf, ihsan, kayırma. tas. Allah'ın kulunu kayırması, İnayet-i hak İlahi inayet; Hakk'ın insanı kayırması, koruması ve kollaması, ona İnfisal a e disa destek olması. İki cihan zindan ise gerek bana bostân ola Ayruk bana ne gam gussa, ç…
İntibâh
Uyanma ve farkına varma. Tasavvufta gaflet hâlinden çıkıp mânevî yolculuğa yönelmeyi; ilâhî inayetin kulu harekete geçirerek tövbe, muhasebe ve arayışa sevk etmesini ifade eder.
İntikam
( Öç alma. tas. Allah'ın intikam sıfatı (Zu) ve kahhariyeti bazı kişilerde kuvvetli bir şekilde tecelli eder. Hak Teala asi ve zalim kullarını bunlar vasıtasıyla cezalandırır. Hak kulundan intikamın yine abd ile alur Bilmeyen ilm-i ledünni…
Katl
Bir insanın hayatına hukuka aykırı biçimde son verme; adam öldürme. İslâm hukukunda fiilin kasıt, kullanılan araç ve sonuç bakımından niteliğine göre kasten, kasta benzer ve hataen öldürme gibi türleri ayrılır. Canın korunması dinin temel a…
İrhas
Temellendirmek, sağlamlaştırmak, sıkıştırmak. tas. Peygamber'e vahiy gelmeden evvel ondan zuhur eden harikulade haller (cr). Aynı haller vahiy geldikten sonra zuhur ederse mucize adını alır. İrhas, ilerde peygamber olacak bir şahsa, peygamb…
Isar
Fedakârlık, başkalarının hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden önde tutma. 2. tas. Bir insanın, fayda sağlama ve zarardan korunma | konusunda kendisinden çok başkalarını, özellikle dostlarını ve din kardeşlerini düşünmesi ( 122,…
İsm-i azam
سم ا عظم) ( En büyük isim, ulu ad. tas. a Allah'ın bütün isimleri içine alan ismi. b İçinde bulunduğu zamanda kula hâkim bulunan isim. Kul kabz halinde ise ism-i azam el-Kâbız, bast halinde ise ism-i azam el-Bâsıt'ır (ifm). Genellikle mutas…
İşrâf
Bilmek, haberdar olmak ve vâkıf olmak. Tasavvuf dilinde insanların iç hâllerini ve gönüllerinden geçenleri sürekli biçimde sezme yetisi için kullanılır. Kaynaklarda geçici bir seziş sayılan firâsetten daha kalıcı kabul edilir; bu hâle sahip…
İstifa
I) Seçme, süzme. tas. a Hak Teala'nın kulunun kalbini boşaltıp içine ilâhî marifet doldurması ve bu suretle marifetin kendi saflığını burada yayması. b Hakk'ın ezeli ilminde yapmış olduğu seçme. Hak Teala Peygamber'i ezelde kendisi için seç…
İstilâm
Koparmak ve söküp almak. Tasavvufta güçlü bir tecellinin kalbi bütünüyle kuşatması, alışılmış idrak ve benlik hâkimiyetini geçici olarak ortadan kaldırması anlamında kullanılır. Tecellinin istilâmı Kalbi etkisi altına alarak olağan işleyişi…
İstidrac
( Adım adım ilerleme, basamak basamak yükselme. a Tanrı veya Hakk'ın makbul bir kulu olduğunu iddia eden bir kafirden ve gayr-i müslimden, iddiasına uygun harikulade hallerin zuhur etmesi, b Şeytan'ın, iddiacı kâfiri, daha derin bir uçuruma…
İstiğfar
Örtme, örtbas etme. tas. a Hata ve günahların Allah tarafından af ve mağfiret edilmesini istemek; kulun, “Alah'ım beni affet,” diye ona dua etmesi. b Kulun işlediği iyi amelleri az bulup bunları artırmaya çalışması, günahları çok bulup bunl…