KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Abdest
Namaz, tavaf ve bazı ibadetler öncesinde belirli organları yıkayıp mesh ederek yapılan hükmî temizlik. Yüzü yıkamak. Kolları dirseklerle birlikte yıkamak. Başın gerekli bölümünü mesh etmek. Ayakları topuklarla birlikte yıkamak. Niyet, besmele, ağız ve burnu…
→Kur’an ve TefsirAfüv
Sözlüklerde “Silmek, yok etmek, ortadan kaldırmak” biçiminde açıklanan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın kullarına ait günahlarını bağışlama, Kirâmen Kâtibin meleklerinin kayıtlarmda bulunan suçlarını silme, bu tür günahlardan dolayı kıyamet gününde kullarmdan…
→Kur’an ve TefsirAhad
Sözlük anlamı “Bir, bir tek, yegâne” olan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dandır. Aynı anlamı içeren bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “İhlâs suresi” nde doğrudan doğruya Allah’a nisbet edilmiştir. Bu anlam çerçevesinde hadislerde de geçen…
→Kur’an ve TefsirAhsenü’l-hadîs
“Sözlerin en güzeli” anlamında Kur’ân için kullanılan ifade. Zümer sûresi 23. âyette Kur’ân’ın tutarlı ve öğüt verici niteliğini vurgular.
→Kur’an ve TefsirAhz ü siyâset
Yakalama ve cezalandırma. Klasik hukuk ve idarî dilde kamu düzenini korumak amacıyla suç isnadı bulunan kimsenin ele geçirilmesi ve yetkili makamca yaptırıma tâbi tutulmasını ifade eder.
→Kur’an ve TefsirAkabe
Yokuş, engel, sarp yerlerden geçen daracık ve tehlikeli yol, barikat. tas, Hakk’a giden yolda karşılaşılan zorluklar ve aşılması gereken engeller. İbrahim Ethem, salihlerin derecesine ulaşmak için şu altı engeli aşmanın şart olduğunu belirtmiştir: refah…
→Kur’an ve TefsirAlâ ferîzati’ş-şer‘iyye
Şer‘î miras paylarına göre. Mirasın Kur’ân ve fıkıhta belirlenen oranlar esas alınarak bölüştürülmesini ifade eden hukuk terimi. Yaygın örnekte aynı derecedeki erkek çocuğun payı kız çocuğunun payının iki katıdır; ancak mirasçıların türü ve yakınlık…
→Kur’an ve TefsirAllahümme
cüm. [Ar.] “Allahım!” veya “Ya Allah!” anlamında bir dua sözü olup Kur’ân-ı Kerîm’de beş ayette bulunmaktadır.
→Kur’an ve TefsirAnâsır-ı çehârgâne
Dört unsur: toprak, su, hava ve ateş. Klasik tabiat felsefesinde maddî varlıkların bu dört temel unsurun farklı oranlarda birleşmesiyle meydana geldiği kabul edilir. Tasavvufî ve edebî metinlerde dört unsur insan bedeninin maddî yapısını, değişkenliği…
→Kur’an ve TefsirArafat vakfesi
Haccın temel rüknü olarak zilhiccenin dokuzuncu günü Arafat sınırları içinde belirli süre bulunma. Vakfe öğle vaktinden bayram sabahının fecrine kadar geçerli zaman diliminde yapılır; uygulamanın efdal vakti ve Müzdelife’ye hareket ayrıntıları mezheplere göre açıklanır.…
→Kur’an ve TefsirAshâb
Sâhib kelimesinin çoğulu; arkadaşlar ve bir kimsenin çevresinde bulunanlar. Dinî kullanımda özellikle Hz. Peygamber’i mümin olarak görüp iman üzere vefat eden sahâbîlerin topluluğunu ifade eder. Kelime ayrıca bir mezhep imamının öğrencileri ve görüşünü sürdüren…
→Kur’an ve TefsirAshab-ı kehf
Mağara. Ashab-ı keşf Veliler, süfiler, keşif sahipleri. Mücâhede ve tasfiye muamelesini başarıyla tamamlayıp ilâhî tecellileri temaşa, ilâhî sırları ve hakikatları kavrama mertebesinde bulunanlar. Bunlara ashab-ı zevk ve vecd ehli de denir. Ashab-ı kıyaset Ehlullah,…
→Kur’an ve TefsirAzîm
(- -M [Ar.] “Büyük, azametli” anlamında olan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan “Pek bifyük, ulu, yüce.” anlamında Allah’a nispet edilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de altı yerde (Bakara suresi, 2 / 255; Şurâ suresi, 42 /…
→Kur’an ve TefsirAziz
¢. Eizze, Azizan. İzzet sahibi, cok muhterem, gayet nadir rastlanan yüce şahsiyet, galip muktedir. tas, a Allah'ın güzel isimlerinden biri. b Veli, eren, ermiş. Gayri müslimlerin, özellikle Hıristiyanların inandıkları ermişlere de aziz (saint) denir.
→Kur’an ve TefsirAzra
5£) Dilber, bakire. tas a Kimsenin keşf edemediği ve sırrına | vâkıf olamadığı yüce hakikat. b Hakk'ın halktan gizli tuttuğu ve sakladığı velisi |. Uzre kabilesinin azraları (dilberleri) yaşadıkları aşk hayatıyla ün yapmışlardır. Uzri…
→Kur’an ve TefsirBaht
Talih, nasip ve kişinin payına düştüğü düşünülen hayat şartları. Farsça kökenli kelime halk ve edebiyat dilinde iyi veya kötü talihi anlatır. İslâmî düşüncede baht bağımsız ve kör bir güç değildir; kader, insan iradesi, sebepler…
→Kur’an ve TefsirBakara
Sığır. Kur’ân’ın ikinci sûresine, İsrâiloğulları’na kesmeleri emredilen sığır kıssası sebebiyle verilen ad. Tasavvufî yorumlarda bakara, dünyevî arzulara bağlı ve riyâzetle terbiye edilmesi gereken nefis için sembol olarak kullanılabilir. Bu sembolik yorum sûre tefsirinin tamamı…
→Kur’an ve TefsirBasit
Sözlük anlam “Yaymak, cömertlik etmek, se vindirmek” olan bu söz “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güze isimleri)dan olup “Dilediğine rız kı bol veren” anlamıyla Allah’ın sıfatı olarak kullanılmış olup Kur’ân-ı Kerîm’de dokuz ayet te geçmektedir. “Bâsıt” adı…
→Kur’an ve TefsirBelâyâ
Hadis ilminde senedi son derece zayıf veya uydurma rivayetler için kullanılan bir terim. Tekili beliyye olan kelime, râvi yahut rivayetin güvenilmezliğini belirten tenkit ifadeleri arasında yer alır.
→Kur’an ve TefsirBerr
Q [Ar.] Sözlük anlamı “Sadakatli, vefakâr, iyiliksever” olan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın sıfatı olarak “Yarattığı kullarına karşı rahmeti ve mağfireti bol, lütfü ve ihsanı sonsuz” vasfmı ifade etmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de…
→Kur’an ve TefsirBeyyine
Gerçeği açık biçimde ortaya koyan kesin delil ve belge. Kur’ân’da aklî veya naklî kanıt, mûcize, vahiy ve açık işaret anlamlarında kullanılır. Fıkıhta bir iddiayı ispatlayan delili; kelâm ve tasavvuf metinlerinde ise hakikati kuşku bırakmayacak…
→Kur’an ve TefsirBi'set
Gönderme, yollama. tas. Açık ilhamla gönderilen vahiy.
→Kur’an ve TefsirBulûğ
Çocukluktan dinî ve hukukî sorumluluk çağına geçiş. Ergenlik belirtilerinin ortaya çıkmasıyla gerçekleşir. Belirti bulunmadığında yaş sınırı mezheplere göre belirlenir. Bulûğ bedenî olgunluğu; rüşd ise malı ve hayatı sağlıklı biçimde yönetme yeterliliğini anlatır. İki kavram…
→Kur’an ve TefsirCâmi (I)
Sözlüklerde “Bir araya getirmek, toplamak” biçiminde açıklanan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup “Kıyamet günü insanları bir araya toplayan.” anlamında Allah’a nispet edilmiştir. Buna göre bu terim, hem maddî âlem, hem dünya hayatı…
→Kur’an ve TefsirCâmi‘-i Kur’ân
Kur’ân’ı bir araya getirip mushaf hâlinde toplayan veya tamamını ezberinde bulunduran kimse. Tarihî bağlamda Hz. Ebû Bekir ve Hz. Osman dönemlerindeki cem faaliyetleri ayrılır.
→Kur’an ve TefsirCâmi‘ü’l-Kur’ân
Kur’ân’ı bir araya getiren veya tamamını ezberinde toplayan kimse. Mushafların çoğaltılması ve standart nüshanın yaygınlaştırılması sebebiyle Hz. Osman için de unvan olarak kullanılır.
→Kur’an ve TefsirCehennem
Âhirette inkârcıların ve günahkârların azap göreceği yer. Kur’ân’da cehennemin tabakaları, kapıları, bekçileri ve farklı azap tasvirleri çeşitli âyetlerde anlatılır. Tasavvufî metinler cehennem korkusunu kulluğun başlangıç saiklerinden biri saymakla beraber ibadetin yalnız korkuya dayandırılmaması gerektiğini…
→Kur’an ve TefsirCihad
Bir amaç uğrunda bütün gücüyle çalışmak ve gayret göstermek. İslâmî literatürde kişinin nefsiyle mücadelesinden toplumu savunmaya kadar farklı bağlamlarda kullanılan geniş kapsamlı bir terimdir. Tasavvuf kaynakları, kötü huyları yenme ve nefsi ilâhî emirlere uygun…
→Kur’an ve TefsirCum'a suresi
Kur’ân-ı Kerîm’in altmış ikinci, iniş sırasına göre yüz onuncu suresi olup “Saf suresi” nden sonra ve “Fetih suresi” nden önce Mekke’de nazil olmuş ve on bir ayetten meydana gelmektedir. Adını dokuzuncu ayette geçen Cuma…
→Kur’an ve TefsirCuma namazı
Cuma günü öğle vaktinde cemaatle kılınan iki rekât farz namaz. Öncesinde hutbe okunur. Yükümlülük, cemaat, yerleşim, izin ve yolculuk şartlarında mezheplerin ayrıntılı hükümleri vardır. Cuma namazı haftalık ibadet olmanın yanında toplumun bir araya gelmesi,…
→Kur’an ve TefsirDâr
“Zarar veren, zarar veren şeyleri yaratan, zarar verenleri cezalandıran.” anlamında “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimlerı)dan olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de bu anlamların karşıtı “nâfi” (hayır ve rahme ve faydalı olmak) kavramlarıyla birlikte kullanılmış, buna göre…
→Kur’an ve TefsirDuhâ namazı
Güneş doğup kerahat vakti çıktıktan sonra öğle vaktine kadar kılınan nâfile namaz. Kuşluk namazı da denir. En az iki rekât kılınır; rekât sayısı hakkında farklı rivayet ve uygulamalar vardır. İşrâk namazıyla zaman bakımından yakın…
→Kur’an ve TefsirEmvâl-i zâhire
Açıkça görülebilen ve kamu görevlilerince tespit edilebilen mallar. Klasik zekât hukukunda otlayan hayvanlar, tarım ürünleri, madenler ve gümrükten geçen ticaret malları bu başlıkta değerlendirilmiştir. Nakit ve sahibinin beyanına bağlı gizli mallar emvâl-i bâtına adıyla…
→Kur’an ve TefsirEnârallahu kabrehu
“Allah onun kabrini nurlandırsın.” Vefat etmiş bir kimse anılırken dua maksadıyla kullanılan saygı ifadesi.
→Kur’an ve TefsirEnfâl
Savaş sonunda elde edilen ganimetler ve devlet başkanının kamu yararına ayırdığı ilâve paylar. Klasik fıkıhta ganimet ve fey hükümleri içinde ele alınır. Okuma notu Kavram Enfâl sûresine adını vermiştir; ancak sözlük maddesi sûre tefsirinin…
→Kur’an ve TefsirEsir
Nefsinin, menfaatinin veya kötü alışkanlıklarının tutsağı olan kimse. Tasavvuf şiirinde ilâhî aşkın hükmü altına giren âşık. Benim tek hiç kim zâr u perişan olmasın yâ Rab Esîr-i derd-i aşk u dâğ-ı hicrân olmasın yâ…
→Kur’an ve TefsirEş‘ariyye
Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’nin görüşleri çevresinde şekillenen Sünnî kelâm ekolü. Akıl yürütmeyi bütünüyle reddetmeden Kur’ân, sünnet ve erken dönem rivayet geleneğini esas alır. Özellikle Şâfiî ve Mâlikî çevrelerde yayılmış; Allah’ın sıfatları, insan fiilleri, iman ve nübüvvet…
→Kur’an ve TefsirEvvel
Sözlük anlam “ilk’ olan bu söz, “esmâ'ü’l hüsnâ” (Allah'ın güzel isimle rOdan olup Allah’ın sıfatı olarak Kur’ân-ı Kerîm’de “Hadîd su resi” nde “âhir” sözü ile birlikte kullanılmıştır ve “Kâina tın (varlığın) başlangıcı olmayan” anlammdadır.…
→Kur’an ve TefsirEzan
Farz namaz vaktinin girdiğini bildiren ve cemaati namaza çağıran belirli sözler. Müezzin tarafından okunur. Ezan tekbir, şehadet, namaza ve kurtuluşa çağrı cümlelerinden oluşur. Sabah ezanında “Namaz uykudan hayırlıdır” anlamındaki ifade eklenir. Tasavvufî yorumda ezan…
→Kur’an ve TefsirFâtır
Yoktan yaratan, varlıkların ilk düzenini kuran. Allah’ın güzel isim ve sıfatlarından biri. Kelime göklerin ve yerin yaratıcısı anlamındaki fâtırü’s-semâvâti ve’l-ard tamlamasında geçer. Tasavvufî tefekkürde yaratılışın sürekliliğini ve her varlığın ilâhî kudrete bağımlılığını hatırlatır.
→Kur’an ve TefsirFazilet
Fezâil Erdem. İnsanda doğuştan var olan iyi huyların ve güzel niteliklerin geliştirilmiş ve olgunlaştırılmış şekilleri. Bunun zıddı rezilettir (ç. rezâil). Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için EKÜ 273 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.
→Kur’an ve TefsirFelâh
Kurtuluş, selâmet ve murada erme. Dinî kullanımda insanın iman, salih amel ve güzel ahlâkla dünya ve âhiret saadetine ulaşmasını anlatır. Tasavvuf terbiyesinde felâh, nefsin bencil arzularından arınma ve kalbin Hakk’a yönelmesiyle ilişkilendirilir. Necât maddesine…
→Kur’an ve TefsirFerâiz
Farzlar ve özellikle mirasta Kur’ân ve sünnetle belirlenen paylar. Miras paylarını, mirasçıları ve terekenin bölüşümünü inceleyen ilme ilmü’l-ferâiz denir. Terim ibadetlerde kesin yükümlülükler anlamında da kullanılabilir; bağlam belirtilmeden miras hukuku ile genel farzlar birbirine…
→Kur’an ve TefsirFethî
Mekke’nin fethi sırasında veya hemen sonrasında İslâm’ı kabul eden sahâbîler için kullanılan nispet. Okuma notu Bu nispet, Kur’ân’daki Fetih sûresi başlığından ayrıdır.
→Kur’an ve TefsirFetret
Ara, aralık, iki olay arasında geçen süre. tas. a Başlangıçta sâlikte mevcut olan yakıcı ateşin ve şiddetli hararetin sönmesi ve küllenmesi. b Başlangıçta gerekli olan hararetle isteme halinin sönükleşmesi (xr). Gevşeklik, sülükta gösterilen za’f…
→Kur’an ve TefsirFettâh
Sözlük anlamı “Fetheden, ülkeler ele geçiren.” olan bu söz, “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup “İyilik ve güzellik kapılarını açan, hak ile batılı birbirinden ayırıp adaleti gerçekleştiren, mazlumlara yardım onları zafere kavuşturan.” anlamında Allah’ın sıfatı…
→Kur’an ve TefsirFıtrat
Dini kabule uygun ve hazır tabiat, yaratılış ve yapı (cr, sr).
→Kur’an ve TefsirFurkān
Hak ile bâtılı, doğru ile yanlışı ayıran ölçü. Kur’ân’ın isimlerinden biridir. Kelime vahiy, ilâhî yardım ve ayırt etme gücü bağlamlarında kullanılır. Tasavvuf ahlâkında furkān, keşif iddialarını vahiy ve şeriat ölçüsüyle sınama ilkesini hatırlatır.
→Kur’an ve TefsirFürûk (II)
Fıkhî meseleler ve kaideler arasındaki ince farkları inceleyen ilim ve bu alanda yazılan eserlerin ortak adı. Birbirine benzeyen hükümlerin hangi illet veya şart sebebiyle ayrıldığını açıklamayı amaçlar.
→Kur’an ve TefsirGaffâr
ve s. [Ar.] Kullann suç ve günahlarını bağışlayan Allah (Allah'ın sıfatlarından). Kur’ân-ı Kerîm’de en açık olarak “Bilin ki O azîzdir, gaffardır.”; “O gajfârdır.” ayetlerinde geçmektedir.
→Kur’an ve TefsirGafûr
Sözlük anlamı, “Örtmek, gizlemek.” olan bu söz, bağışlayıcı, yarhgayan, merhamet eden sıfatlarıyla “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dandır. Bu terim, türevleriyle birlikte Kur’ân-ı Kerîm’de 230 yerde geçmektedir. Bununla birlikte Allah’ın “gafur” vasfı doksan bir ayette doğrudan…
→Kur’an ve TefsirGani
Zengin. Allah'ın isimlerinden birisidir. tas. Gönlü gani, gönül
→Kur’an ve TefsirGâşiye
Her yanı kaplayan, kuşatan büyük olay. Kur’ânî kullanımda kıyamet ve onun dehşeti için kullanılan adlardan biridir. Yevmü’l-âhir maddesine de bakınız.
→Kur’an ve TefsirGayb
Görünmeyen, örtülü, gizli. tas. a Duyu organları ve akılla bilinmeyen, görülmeyen varlıklar ve bunların bulundukları âleme gayb âlemi, veya
→Kur’an ve TefsirGurur
Aldanma. tas. Kişinin, nefsinin arzularına ve bedenin isteklerine uygun düşen şeyle tatmin olması, ötesini ve ilerisini düşünmemesi (cr). Gay i fars. (538) 1. Top. Gay u cevgan oyunundaki top. 2. tas. İlahi takdirin ve…
→Kur’an ve TefsirGusül
Cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilik hâllerinden temizlenmek amacıyla bütün bedeni yıkama. Halk dilinde boy abdesti de denir. Ağza ve burna su vermekle bedenin kuru yer kalmayacak biçimde yıkanması Hanefî mezhebinde guslün farzlarıdır.…
→Kur’an ve TefsirHabîr
“Esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olan bu söz, “Bilen, bir varlığın özünü ve niteliğini yakından tanıyan.” anlamında Allah’ın sıfatlarından olup Kur’ân-ı Kerîm’de bir yerde “hubr” maştan, kırk dört ayette de “habîr” ismi Allah için kullanılmıştır.…
→Kur’an ve TefsirHac rehberi
Hac ibadetinin menâsikini, mekânlarını ve uygulama sırasını hacılara öğreten, yolculuk boyunca gruba kılavuzluk eden kimse. Klasik kullanımda delîl adıyla da anılır. Görevi yalnız yol göstermek değil; ihram, tavaf, sa‘y, Arafat vakfesi, Müzdelife ve Mina…
→Kur’an ve TefsirHâdî
“Doğru yolu gösteren, hidayet eden, hayır ve mutluluk veren.” anlammdaki bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup “İnsana akıl, muhakeme ve zarurî bütün bilgileri veren, ebedî mutluluğu sağlayacak manevî yolu gösteren.” anlamıyla Allah’ın sıfatı…
→Kur’an ve TefsirHâdiye’t-tarîk
Yolu gösteren ve doğru istikamete ulaştıran. Allah’ın hidayet verici oluşunu ifade eden tasavvufî-dinî tamlamalardan biridir. Beşerî mürşit ancak öğretir ve rehberlik eder; kalbe hidayeti verenin Allah olduğu vurgulanır.
→Kur’an ve TefsirHakim
Bilge, hikmeti bilen. Filozof. tas. Safi, arif Dini hükümleri uygulamada halka kolaylık gösterdiği halde kendisi titiz davranan âlim. Hakimler peygamberlerin halefleridir. Nübüvvetten sonra hikmet gelir. ; Hikmet her hususta en mükemmeli ortaya komaktir. Bazi…
→Kur’an ve TefsirHâlik
“Yara tan” anlamında “esmâ'ü’l hüsnâ” (Allah’ın güzel isimle ri)dan bir ad. Bu söz, Kur’ân- Kerîm’de yüz on yedi ayette fii çekimiyle ve türevleriyle, elli ik ayette de mastar olarak Allah’ nispet edilmiştir. Ayrı ca…
→Kur’an ve TefsirHalîm
Sözlük de anlamı, “Sabırlı, akıllı, ağırbaşlı.” lolan bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” z, (Allah’ın güzel isimleriydin, olup öl “Kudretli olduğu hâlde birdenbire ve öfkelenip cezalandırmayan, zada man içinde gelişmelere göre ceza vermeyi uygun bulan.” anlamma. da…
→Kur’an ve TefsirHamr
Aklı örten ve sarhoşluk veren içki. Kelime örtmek anlamındaki kökten gelir. Kur’ân’da içkinin yasaklanması tedricî bir süreçte bildirilmiştir. Fıkıhta yalnız üzüm şarabının mı yoksa sarhoşluk veren bütün maddelerin mi hamr hükmünde olduğu tartışılmış; genel…
→Kur’an ve TefsirHaşîşiyye
Haşîş kullandığı iddia edilen kimseler için tarih kaynaklarında kullanılan ad. Ortaçağda Nizârî İsmâilîler hakkında düşmanca polemiklerde yaygınlaşmıştır. Okuma notu Terim tarafsız bir öz ad değildir. “Assassin” anlatıları ve uyuşturucu kullanımı iddiaları tarihî kaynak eleştirisiyle…
→Kur’an ve TefsirHay
Diri, canlı, tas. Allah'ın sıfatı, ismi.
→Kur’an ve TefsirHicr-i Kâbe
Kâbe’nin kuzeybatı duvarı ile yarım daire biçimindeki Hatîm duvarı arasında kalan alan. Hicr-i İsmâil adıyla da bilinir ve Kâbe’den sayıldığı için tavaf bu bölümün dışından yapılır.
→Kur’an ve TefsirHicret
Göç, sefer. tas. a Kişinin beden memleketinden ayrılıp ruhaniler vatanına göç etmesi. b Sâlikin kötü huy ve sıfatlarından ayrılıp iyi huy ve sıfatlar yurduna gitmesi, yani ahlakını güzelleştirmesi. Safi nefesten kalbe, kalpten sırra, sırdan…
→Kur’an ve TefsirHile
Bir kimseyi yanıltmak veya görünürde hukuka uygun bir işlemle yasaklanan sonuca ulaşmak için kurulan düzen. Fıkıhta hiyel , farklı niyet ve sonuçlara sahip geniş bir alandır. Başkasının hakkını ortadan kaldıran, haramı helâl göstermeye yarayan…
→Kur’an ve TefsirHumus
Beşte bir. Klasik İslâm hukukunda savaş ganimetinin Kur’ân’da belirlenen kamu ve hak sahibi paylarına ayrılan beşte birlik kısmı. Fey, rikâz ve madenler gibi başka gelir türlerinde humus uygulanıp uygulanmayacağı mezheplere ve hukukî sınıflandırmaya göre…
→Kur’an ve TefsirHuruf
Harfler. tas. Akıl ve nefs gibi dış âlemde var olan basit hakikatler,
→Kur’an ve TefsirHümeze suresi
Kur’ân-ı Kerîm’in yüz dörk. düncü, iniş sırasma göre otuz ikinci suresi olup “Kıyamet suresi” nden sonra ve ) “Mürselât suresi” nden önne ce Mekke’de nazil olmuştur ve adokuz ayetten meydana gelmektedir. Adını baş taraftaki…
→Bu görünüm temizlenmiş ilk 180 maddeyi gösteriyor. Harf, konu veya arama kullanarak listeyi daraltabilirsiniz.