KAVRAMLAR · KONU TASNİFLİ
Tasavvuf Sözlüğü
İslâmî ve tasavvufî terimleri birden fazla temel kaynaktaki açıklamalarıyla birleştiren; konu, alfabe ve kaynak katmanlarıyla düzenlenmiş yaşayan sözlük.
Abdesti bozan durumlar
Abdestin hükmünü sona erdiren hâllerin ortak adı. İdrar ve dışkı yollarından çıkan şeyler, yellenme, bayılma ve aklı örten durumlar temel örneklerdir. Uyku, kanama, kusma ve karşı cinse dokunma gibi meselelerde mezhepler farklı hükümler vermiştir.…
→İbadet ve FıkıhAhkâm-ı bâtına
İç dünyaya ve kalbe ilişkin hükümler. Niyet, ihlâs, riya, kibir, tevekkül ve benzeri mânevî-ahlâkî konuların hükümlerini ifade eden klasik bir tabirdir. “Bâtınî fıkıh” diye de anılan bu alan, ibadet ve davranışların yalnız dış biçimini…
→İbadet ve FıkıhAllahümme bârik
cüm. [Ar.] Cenaze namazı kılınırken okunması gereken duanm adı. Bu dua şöyle: Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammeddin kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli îbrahime inneke hamîdün mecîd.
→İbadet ve FıkıhAllahümme salli
cüm. ÇL, ^1) [Ar.] Cenaze namazı kılınırken okunması gereken duanın adı. Bu dua şöyle: Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammeddin kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrahime inneke hamîdün mecîd.
→İbadet ve FıkıhAsr-ı evvel
İkindi namazının ilk vakti. Gölgenin uzunluğuna ilişkin mezhep ölçülerine göre ikindi vaktinin başlangıç safhasını ifade eder.
→İbadet ve FıkıhCâiz
Dinî veya hukukî bakımdan yapılmasına izin verilen. Fıkıh dilinde çoğu zaman mübahla yakın anlamda, yapılması yahut terk edilmesi sebebiyle kişinin kınanmadığı davranış için kullanılır. “Câiz” kelimesi bazı bağlamlarda bir akdin geçerli olması veya bir…
→İbadet ve FıkıhDelil
Rehber, kılavuz. tas. a Şeyh, mürşit. b Cem ayinlerinde mumları yakmakta kullanılan mum. Bu yola kim ki gittiyse delilsiz Onu şeytan kodu dinsiz imansız Gerekdir bil sana yolda kılavuz Varamazsın bu yolu kılavuzsuz Eşrefzâde
→İbadet ve FıkıhF. ilmihâl
İslâmî ibadet yollarmı, özellikle de namaz, abdest ve öteki dinî bügileri çocuklara öğki retmek amacıyla yapılan çalış ” malar ve eserler için kullanılan h bir terim, davranış bilgisi
→İbadet ve FıkıhFidye-i salât
Vefat eden kimsenin kılamadığı namazlar için bazı fıkıh çevrelerinde verilen fidye. Uygulamanın dayanağı, kapsamı ve “ıskat” biçimleri mezhepler ve âlimler arasında tartışmalıdır; namaz borcunu hayattayken terk etmenin alternatifi değildir.
→İbadet ve FıkıhFidye-i savm
Sürekli hastalık veya ileri yaş gibi sebeplerle tutulamayan orucun her günü için yoksula verilen fidye. Geçici mazereti sona eren kişinin tutamadığı günleri kaza etmesi esastır; fidye, kaza imkânı bulunmayan durumlarla ilgilidir.
→İbadet ve FıkıhHacc-ı asgar
“Küçük hac” anlamındaki ifade. Bazı kaynaklarda umre, bazı rivayet ve geleneklerde ise belirli günlerde yapılan hac için kullanılır; yıllık hac ibadetinin resmî adı değildir.
→İbadet ve FıkıhHacc-ı ifrâd
Umreyi aynı ihrama katmadan yalnız hac niyetiyle yapılan hac türü. İfrad haccında temettu ve kırândaki sebeple kurban yükümlülüğü doğmaz.
→İbadet ve FıkıhHacc-ı mebrûr
Usulüne uygun biçimde yerine getirilen, günah ve gösterişten korunmuş kabul olunmuş hac. Ahlâkî dönüşüm ve kul hakkından sakınma vurgusu taşır.
→İbadet ve FıkıhHacc-ı mebrûr
Usulüne uygun, günah ve gösterişten korunmuş, Allah katında kabul edilmiş hac. Haccın mebrûr oluşu yalnız menâsikin şeklen tamamlanmasına değil; helâl kazanç, kul hakkından sakınma, güzel ahlâk ve dönüşten sonra iyiliği sürdürme gibi işaretlerle açıklanır.
→İbadet ve FıkıhHacıyağı
Gül yağından elde edilen yoğun ve güzel kokulu esans. Hac yolculuğundan getirilen kokularla ilişkilendirilen adlandırma, gündelik dilde gül esansı ve benzeri hoş kokular için de kullanılmıştır.
→İbadet ve FıkıhHades-i zâhir
Abdest veya guslü gerektiren hükmî kirlilik hâli. Maddî necasetten farklıdır; ibadet öncesinde usulüne göre tahâretle giderilir.
→İbadet ve FıkıhHırka-i şerif
Hz. Muhammed’e nispet edilen mübarek hırka. İstanbul’daki Hırka-i Şerif ve Topkapı Sarayı’ndaki Hırka-i Saâdet farklı emanet ve ziyaret gelenekleriyle ilişkilidir.
→İbadet ve Fıkıhİmâm-ı Âzam
“En büyük imam” anlamındaki unvan. Hanefî mezhebinin imamı Ebû Hanîfe Nu‘mân b. Sâbit için kullanılır. Ebû Hanîfe 8. yüzyılda Kûfe’de yaşamış; fıkıh düşüncesi öğrencileri Ebû Yûsuf ve Muhammed eş-Şeybânî başta olmak üzere sonraki Hanefî…
→İbadet ve Fıkıhİslâmın şartı
İslâm’m temel ilkelerinden olan “farz” (bk. bu madde) ın şartları arasında yer alan ve beş şartı veya farzı ifade eden terim. Bu şartlar, “savm” (bk. bu madde), yani ramazan orucu tutmak, “salât” (bk. bu…
→İbadet ve Fıkıhİstihare
i ar. Hayır dilemek. 2. Bir iş konusunda, hayırlı olanı göster- | İstikamet 10 te mesini Allah'tan niyaz etmek, ondan bir işaret beklemek. Bunun çeşitli yolları geliştirilmiştir; bunlardan birisi Kur’ân'ı rastgele açıp bir ayet…
→İbadet ve FıkıhKâmet
Boy. tas. Yalnızca Hakk'ın ibadete layık olması, başka hiçbir Kantara
→İbadet ve FıkıhLakit
Buluntu; nesebi belirsiz tas. Belli bir seyhten tasavvuf ve tarikat adabı öğrenmemiş, bir şeyhin gözetim ve denetimi altında sülûk ve terbiye görmemiş kimse. Böyleleri, başkalarını irşat ehliyetine asla sahip değillerdir. Tarikat babasını bilmeyen kör…
→İbadet ve FıkıhMa'bûd
a'bûd a. (j^) [Ar.] Kendisine ibadet edilen varlık. Bu terim, hem batıl hem de Hak için kullanümaktır. Batıl olanlar, put, ateş veya şeytan olabilirken Hak tanrı tektir; o da evreni yaratan yüce Allah’tır.
→İbadet ve FıkıhMahfil-i kazâ
Yargılama meclisi veya şer‘î mahkeme. Kadının hüküm verdiği mahkeme ortamını ifade eden tarihî tamlamadır.
→İbadet ve FıkıhMeş‘ar
Hac ibadeti sırasında belirli vakitte bulunulan veya durulan kutsal yer. Arapça şiâr kökünden gelir; çoğulu meşâir dir. Kur’ân’daki el-Meş‘arü’l-harâm ifadesi Müzdelife’deki durakla ilişkilendirilir. Terim yalnız herhangi bir “tören yeri”ni değil, hac menâsikinin belirlenmiş duraklarından…
→İbadet ve FıkıhMuhâzât
Aynı hizada olmak. tas. Murakabe halindeki kalbin Hakk'ın vechi karşısında ve hizasında olması. Öyle ki bu murakabe haliyle mâsivânın varlığını fark etmeyen sâlik, her şeyden geçtiğinden ondan başka hiç- bir şeyi göremez (x1;.
→İbadet ve FıkıhNamaz vakitleri
Farz namazların eda edilebildiği zaman dilimleri. Vakit, namazın dışındaki şartlardan biridir; vaktinden önce kılınan farz namaz geçerli olmaz. Sabah Fecr-i sâdığın doğmasından güneşin doğuşuna kadar. Öğle Güneşin tepe noktasını geçmesinden ikindi vaktinin girişine kadar.…
→İbadet ve FıkıhRamazan Bayramı
Türk-İslâ kültüründe oruç ayı olan ram zan günlerinin sonunda kut nan bayram günleri
→İbadet ve FıkıhRıdvân Bi'âtı
Muhammed hac yapmak üzere Hicret’in yıhnda kendisine b h bir grup Müslüman Ue M ke’ye giderken önünün kesilm si üzerine yanında bulunan Müslüman grup Hz. Peyga ber’e ve İslâm’a sadık kalacak 567 ribbiyyûn n…
→İbadet ve FıkıhRuhsat
Kolaylık, belli mazeretler sebebiyle bazı dini hükümlerin hafifletilmiş olarak uygulanması. tas. Dini hükümlerin hafif ve cevaz esası dahilinde uygulanması. Süfiler dini hükümleri ruhsat ve cevaz dairesinde değil, azimet ve kemal dairesinde ifa ederler. Onun…
→İbadet ve FıkıhSâî
Çalışan, gayret eden veya görevli tahsildar. Klasik zekât idaresinde zekâtı toplamakla görevlendirilen kimse için kullanılabilir.
→İbadet ve FıkıhSalât-ı aşâ
Yatsı namazı. Akşam kızıllığı kaybolduktan fecr-i sâdığa kadar olan vakitte kılınan dört rekât farz namazdır.
→İbadet ve FıkıhSalât-ı fecr
Sabah namazı. Fecr-i sâdığın doğuşundan güneş doğuncaya kadar olan vakitte iki rekât farz olarak kılınır; öncesinde iki rekât sünnet vardır.
→İbadet ve FıkıhSalât-ı hamse
Günde beş vakit kılınan farz namazların bütünü. Sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını ifade eder.
→İbadet ve FıkıhSalât-ı hayr
Hayır niyetiyle kılınan nâfile namaz için kullanılan genel ifade. Bazı geç dönem kaynaklarında Berat gecesiyle ilişkilendirilir; sabit ve tek biçimli bir farz veya sünnet namaz adı değildir.
→İbadet ve FıkıhSalât-ı îd
Ramazan ve Kurban bayramlarında cemaatle kılınan bayram namazı. İki rekâttır; tekbirlerin sayısı ve hükmün ayrıntıları mezheplere göre farklılık gösterir.
→İbadet ve FıkıhSalât-ı işâ
Yatsı namazı. Akşam kızıllığının kaybolmasından fecr-i sâdığa kadar kılınan dört rekât farz namazdır.
→İbadet ve FıkıhSalât-ı leyl
Gece kılınan nâfile namaz. Teheccüd ve gece ibadeti kapsamında, yatsıdan fecre kadar farklı rekâtlarla kılınabilir.
→İbadet ve FıkıhSalât-ı mağrib
Akşam namazı. Güneş battıktan akşam kızıllığı kayboluncaya kadar kılınan üç rekât farz namazdır.
→İbadet ve FıkıhSalât-ı sefer
Yolculuk hâlindeki kişinin namazı. Dört rekâtlı farzların kısaltılması ve cem imkânı mezheplerin şartlarına göre uygulanır.
→İbadet ve FıkıhSübhaneke
nin hemen ardmdan okunması gereken dua. Bu duanm tamamı şöyle: Sübhaneke allahümme ve bi-hamdik ve te'âlâ ceddük ve lâ ilâhe gayrük. Bu dua, aynı zamanda, “cenâze namazı” (bk. bu madde) kılmırken araya “celle senâ'üke”…
→İbadet ve FıkıhVedâ haccı
Hz. Muhammed’in hicretin onuncu yılında, milâdî 632’de gerçekleştirdiği son hac. Hac menâsikinin uygulamalı biçimde öğretildiği, geniş bir sahâbe topluluğunun katıldığı ve Vedâ hutbesi diye anılan hitapların yapıldığı bu yolculuk, Hz. Peygamber’in vefatından kısa süre…
→İbadet ve FıkıhVera’
Takva. Dinde haram ve mekruh olan şeyleri terk ettikten sonra haram ve mekruh oluşu şüpheli olan hususları ve helâl ve mübahların ihtiyaçtan fazlasını da terketmek. Zerre kadar da olsa kimsenin hakkını üzerine geçirmemek (SL…
→İbadet ve FıkıhVitr
Tek. Bütün itibarların (nispetlerin) ortadan kalkması itibariyle
→İbadet ve FıkıhVitrü’n-nehâr
“Gündüzün tek rekâtlısı” şeklindeki edebî ifade. Kullanıldığı kaynakta belirli bir namaza veya gündüz içindeki tek sayılı ibadete işaret edebilir; bağlamı olmadan akşam namazıyla özdeşleştirilmemelidir.
→