Ara
Menü
ذ

Arâzi-İ Mîriyye

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-7518
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Mîrî yâni devlete âit topraklar. Harp ile alınarak, gâziler arasında taksim edilmeyip, beytülmâle (devlet hazînesine) bırakılan veya uşr yâhut harac toprağı iken sâhibi ölüp, hiç mîrasçısı bulunmayan topraklar. Arâzi-i Memleket, Arâzi-i Emîriyye de denir.</p><p>Memleketimizde arâzi-i mirîyyenin çoğu devlet tarafından vakıf edildiğinden veyâ millete satıldığından, her iki şekilde de, Anadolu ve Trakya'daki toprakların hemen hepsi milletin mülkü olup, uşurlu olmuştur. Herkesin tarlası, bahçesi, kendi mülküdür. Bu sebeble mahsûlün uşrunu vermeleri farzdır. (Seâdet-i Ebediyye)</p><p>Arâzi-i mîriyye sultânın tesbit edeceği bedel ile satılır veya kirâya verilir. Bedel ve ücret, harac vergisi sayılır. Yâhud her sene mahsûlün yüzdesi alınmak üzere tapu ile müslüman ve müslüman olmayan vatandaşlara kirâya verilir. Osmanlılar zamânında kirâlar, hizmetlerine karşılık askere ve subaylara verilirdi. (Ebüssüûd Efendi)</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-7551
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Mîrî yâni devlete âit topraklar. Harp ile alınarak, gâziler arasında taksim edilmeyip, beytülmâle (devlet hazînesine) bırakılan veya uşr yâhut harac toprağı iken sâhibi ölüp, hiç mîrasçısı bulunmayan topraklar. Arâzi-i Memleket, Arâzi-i Emîriyye de denir.</p><p>Memleketimizde arâzi-i mirîyyenin çoğu devlet tarafından vakıf edildiğinden veyâ millete satıldığından, her iki şekilde de, Anadolu ve Trakya'daki toprakların hemen hepsi milletin mülkü olup, uşurlu olmuştur. Herkesin tarlası, bahçesi, kendi mülküdür. Bu sebeble mahsûlün uşrunu vermeleri farzdır. (Seâdet-i Ebediyye)</p><p>Arâzi-i mîriyye sultânın tesbit edeceği bedel ile satılır veya kirâya verilir. Bedel ve ücret, harac vergisi sayılır. Yâhud her sene mahsûlün yüzdesi alınmak üzere tapu ile müslüman ve müslüman olmayan vatandaşlara kirâya verilir. Osmanlılar zamânında kirâlar, hizmetlerine karşılık askere ve subaylara verilirdi. (Ebüssüûd Efendi)</p>

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Mîrî yâni devlete âit topraklar. Harp ile alınarak, gâziler arasında taksim edilmeyip, beytülmâle (devlet hazînesine) bırakılan veya uşr yâhut harac toprağı iken sâhibi ölüp, hiç mîrasçısı bulunmayan topraklar. Arâzi-i Memleket, Arâzi-i Emîriyye de denir.

Memleketimizde arâzi-i mirîyyenin çoğu devlet tarafından vakıf edildiğinden veyâ millete satıldığından, her iki şekilde de, Anadolu ve Trakya'daki toprakların hemen hepsi milletin mülkü olup, uşurlu olmuştur. Herkesin tarlası, bahçesi, kendi mülküdür. Bu sebeble mahsûlün uşrunu vermeleri farzdır. (Seâdet-i Ebediyye)

Arâzi-i mîriyye sultânın tesbit edeceği bedel ile satılır veya kirâya verilir. Bedel ve ücret, harac vergisi sayılır. Yâhud her sene mahsûlün yüzdesi alınmak üzere tapu ile müslüman ve müslüman olmayan vatandaşlara kirâya verilir. Osmanlılar zamânında kirâlar, hizmetlerine karşılık askere ve subaylara verilirdi. (Ebüssüûd Efendi)

Sözlüğe dön ←