Ara
Menü

Hacı Bayrâm-ı Velî

Yaklaşık 1340’ta Ankara çevresinde doğduğu düşünülen Hacı Bayrâm-ı Velî (ö. 1430), Somuncu Baba’nın terbiyesini sohbet, ortak emek ve şehir dayanışmasıyla birleştirerek Bayramiyye’yi kuran sûfî ve şairdir.

Vefat
1430
Unvan
Bayramiyye pîri, Ankara mürşidi, şair ve üretim merkezli irşad önderi
Temalar
Bayramiyye, Somuncu Baba, Ankara, burçak ve ortak emek, II. Murad, Akşemseddin, Ömer Dede Sikkînî, Şemsiyye, Melâmiyye, Hacı Bayram Külliyesi

Adı, künyesi ve doğum tarihi problemi

Bayramiyye'nin pîri Hacı Bayrâm-ı Velî'nin vakfiyelerde geçen adı “Hacı Bayram b. Ahmed b. Mahmûd el-Ankaravî”dir; aile içinde Nûman adını taşıdığı sonraki Bayramî kaynaklarında belirtilir. 753/1352 doğum yılı erken kaynaklarda yoktur ve sonradan yapılmış bir tahmine dayanır. Abdurrahman el-Askerî'nin 1550 tarihli Mir'âtü'l-ışk'ı onun doksanı aşkın yaşta öldüğünü bildirdiğinden yaklaşık 740/1339-40 doğum daha makuldür. Ancak kesin gün ve yıl bilinmediği için yapılandırılmış doğum alanı boş bırakılmış, ihtilaf metinde açıklanmıştır.

Solfasol ve aile çevresi

XVI. yüzyıl kaynakları doğum yerini Ankara'da Çubuk suyunun kıyısındaki Zülfazl, bugünkü Solfasol köyü olarak verir. Babasının vakfiye kayıtlarındaki adı Ahmed, dedesinin adı Mahmûd'dur; “Koyunluca Ahmed” lakabı XVIII. yüzyıl başındaki Celvetî kaynağında geçer. Çocukluk ve gençlik eğitiminin ayrıntıları bilinmez. Daha geç bir şecerede beş erkek ve üç kız çocuğu gösterilir; bu belge ölümünden yaklaşık üç asır sonra düzenlendiğinden aile listesi çağdaş kayıt kesinliğinde değildir.

Müderrislik rivayeti ve Kara Medrese

Lâmiî, Taşköprizâde ve Mecdî onun aklî ve şer'î ilimleri tahsil edip Ankara'da müderrislik yaptığını; Mecdî özellikle Melike Hatun'un Kara Medrese'sini zikreder. Buna karşı erken Bayramî-Melâmî kaynağı Pîr Ali Aksarâyî'nin “aşk medresesinin müderrisi” sözünü aktararak zâhirî müderrisliği reddeder; Ankara yapı araştırmalarında da Kara Medrese kesin biçimde tespit edilememiştir. Dolayısıyla ilim ehliyeti güçlü, belirli kurumdaki resmî müderrisliği ise ihtilaflıdır.

Bizans imparatoruyla tartışma iddiası

II. Manuel Palaiologos'un 1391 kışında Ankara'da adı verilmeyen bir Türk müderrisle yaptığı yirmi altı dinî tartışmanın muhatabını Fuat Bayramoğlu Hacı Bayram olarak teşhis etmiştir. Yunanca metin isim vermediği, Osmanlı kaynakları da olayı kaydetmediği için bu özdeşlik kesin biyografi unsuru değildir. Kişi dosyasında tartışma, ilgi çekici fakat ispatlanmamış bir akademik öneri olarak tutulur.

Somuncu Baba'yı arayışı

Geç Şekāik geleneği Somuncu Baba'nın Şücâüddin Karamânî'yi Ankara'ya gönderip müderrisi Kayseri'ye davet ettiğini anlatır. Daha erken Mir'âtü'l-ışk ise Hacı Bayram'ı Yıldırım Bayezid'in kapıcıbaşısı olarak tanıtır: Ankara Savaşı ve Yıldırım'ın ölümünden sonra Somuncu Baba'nın Adana'ya gittiğini öğrenen Nûman, kıyafet değiştirip onu arar ve Ceyhan kıyısındaki Sîs çevresinde bulur. İki rivayet aynı intisabı farklı meslek ve güzergâhla açıklar; erken kaynak öncelikli, geç anlatı ayrıca kaydedilmiştir.

Nûman'dan Hacı Bayram'a

Somuncu Baba, yanındaki hizmetkâr ve arkadaşların gönüllerini hoşnut ederek geri göndermesini, gösterişli kıyafetini bırakıp derviş kisvesiyle dönmesini ister. Kurban bayramının yaklaşması üzerine adını “Hacı Bayram” olarak değiştirir. Bu anlatıda isim, yalnız bir lakap değil; saray/protokol çevresinden hizmet, rıza ve dervişlik hayatına geçişin simgesidir.

Şam, Hicaz ve Aksaray güzergâhı

Mir'âtü'l-ışk'a göre Somuncu Baba ile önce Şam'a, ardından Hicaz'a gitti; hac dönüşünde Adana üzerinden Aksaray'a ulaştılar. Somuncu Baba yaklaşık bir yıl sonra onu Ankara'ya gönderdi. Bu kronoloji intisabı 1390'lara değil, Yıldırım Bayezid'in 8 Mart 1403'teki ölümünden birkaç ay sonrasına yerleştirir. Dolayısıyla şeyhinin 1412'deki vefatına kadar hiç ayrılmadığı yolundaki yaygın anlatı erken kaynakla uyuşmaz.

Burçak ekmek ve ortak emek

Ankara'ya gönderilirken “Ne amel üzerine olalım, sanat bilmem ne işleyelim?” diye sorduğunda Somuncu Baba'nın “Ekin ek, burçak ek” cevabını aldığı aktarılır. Ankara çevresinde tarımı, ortak üretimi ve alın terini irşad düzeninin parçası yaptı. Dervişler birlikte ekip biçiyor, mahsulün zekâtını ve ihtiyaç fazlasını yoksullara ulaştırıyordu. Bu düzen, dünyadan el çekmek yerine şehir ile kır arasında helâl kazanç ve dayanışma ağı kuran Bayramî anlayışın en belirgin tarafıdır.

Ankara'daki sohbet topluluğu

Sohbet halkası yalnız medrese görmüş kimseleri değil, çiftçi, esnaf ve farklı toplumsal kesimleri bir araya getirdi. Kaynaklar etkili sohbeti sayesinde çok sayıda kişinin tasavvufî terbiyede ilerlediğini söyler. Müridleriyle birlikte halktan yardım toplaması, nefsi kırma ve kibri giderme eğitimi olarak yorumlanmış; Akşemseddin'in ilk karşılaşmada bu uygulamayı yadırgadığı, sonra yeniden gelerek intisap ettiği anlatılmıştır.

II. Murad'ın Edirne daveti

Kalabalık çevresinin siyasî bir güç oluşturabileceği kaygısıyla II. Murad tarafından Edirne'ye çağrıldığı rivayet edilir. Görüşmede padişah onun ilmî ve manevî kimliğine kanaat getirerek saygıyla Ankara'ya dönmesine izin verdi; Bayramî dervişlerine vergi muafiyeti tanındığı aktarılır. Muafiyetin kapsamı ve sonraki suiistimalleri ayrı belgelendirme gerektirir; tarihî sonuç, tarikatın devlet nezdinde tanınması ve Ankara çevresindeki görünürlüğünün artmasıdır.

Bayramiyye'nin silsile ve kimliği

Hacı Bayram'ın silsilesi Somuncu Baba, Ali Erdebîlî ve Sadreddin Erdebîlî üzerinden Safeviyye pîri Safiyyüddin Erdebîlî'ye ulaşır. Bu Safeviyye, Şah İsmail devrindeki siyasî-Şiî devlet kimliğinden önceki sûfî yapıdır. Bayramiyye, Halvetî-Safevî mirası devralmakla birlikte Anadolu'da doğan bir pîrin sohbet, üretim ve şehir ağı etrafında biçimlendirdiği müstakil yol kabul edilir. II. Murad görüşmesinden sonra kızıl on iki dilimli tâcın beyaz ve altı dilimli hale getirildiği aktarımı, kurumsal ayrışmanın sembolü olarak yorumlanır.

Halife mi, “nefer” mi?

İlk kaynaklar onun resmen halife tayin ettiğini açıkça söylemez. Akşemseddin menâkıbnâmesi kısa zamanda hilâfet verdiğini kaydederken Bayramî-Melâmî müellif Sarı Abdullah, vefatından sonra ortaya çıkan İnce Bedreddin, Kızılca Bedreddin, Uzun Selâhaddin, Akbıyık, Akşemseddin ve Ömer Dede için bilinçli biçimde “altı nefer” der. Çünkü Melâmî gelenekte yazılı hilâfet ve kurumlaşmış post anlayışı geri plandadır. İlişki haritası doğrudan ve erken kaynaklı terbiye bağlarını gösterir; bütün sonraki listeleri eşit kesinlikte “halife” yapmaz.

Akşemseddin ve Şemsiyye

Akşemseddin, Hacı Bayram'ın en güçlü belgelenen mürid ve ardıllarındandır. Vefat üzerine Beypazarı'ndan Ankara'ya gelerek vasiyet gereği cenaze namazını kıldırdı; ardından Göynük'e dönüp irşadı sürdürdü. Zühd, takvâ ve riyâzet çizgisi etrafında gelişen Şemsiyye, Safeviyye adını silsileden çıkararak klasik Sünnî tarikat yapısıyla devlet desteğine daha yakın bir kurumlaşma geliştirdi.

Ömer Dede Sikkînî ve Melâmiyye

Bıçakçı Ömer Dede, Hacı Bayram'ın doğrudan dervişidir; canlı atlasta eski ilişki ters yönde kurulmuştu ve düzeltilmiştir. Vefat gecesi taç ve hırkanın ateşte yanması anlatısının erken biçiminde Akşemseddin yoktur. Ömer Dede'yi izleyen Bayramî Melâmîleri taç, hırka, tekke, evrâd ve vakıf kurumlarını geri plana alıp sohbet, vahdet-i vücûd ve Ehl-i beyt muhabbetini öne çıkardı. İki ana kolun ayrışması sonraki polemiklerin geriye doğru pîre taşınmasına yol açmamalıdır.

Gelibolu, Bursa ve Anadolu ağı

Bayramî çevre Akşemseddin ve Ömer Dede ile Beypazarı-Göynük'te; Yazıcızâde Mehmed ve Ahmed-i Bîcân ile Gelibolu'da; Akbıyık Sultan ve Muk‘ad Hızır Dede ile Bursa'da; İnce Bedreddin ile Lârende'de; Muslihuddin Halife ile İskilip'te; Uzun Selâhaddin ile Bolu'da temsil edildi. Bu şehirler Hacı Bayram'ın sürekli ikamet ettiği duraklar değil, doğrudan sohbet çevresinin tesir alanlarıdır ve haritada “influence” olarak ayrılmıştır.

Eşrefoğlu Rûmî bağının tenkidi

Canlı atlasta Eşrefoğlu Rûmî doğrudan öğrenci ve İznik halifesi gösteriliyordu. Bu anlatı 1813'ten sonra yazılan Menâkıb-ı Eşrefzâde'ye dayanır; XVI. yüzyıl kaynaklarında ve Eşrefoğlu'nun Müzekki'n-nüfûs, Tarîkatnâme ve divanında Hacı Bayram'a dair işaret yoktur. TDV bu sessizliğin şeyh-derviş ve kayınpeder-damat ilişkisini şüpheli hale getirdiğini belirtir. Bu yüzden doğrudan ilişki arşivlenmiş, ihtilaf biyografide korunmuştur.

Emîr Sultan'ın cenazesi

Emîr Sultan'ın 833/1429-30'daki vefatında cenazesini Hacı Bayram'ın yıkadığı güçlü gelenekte aktarılır. Bu olay onun Bursa çevresiyle bağını gösterir; Emîr Sultan'ı mürşidi veya müridi yapmaz. Ziyaret, cenaze hizmeti ve tarikat intisabı veri modelinde birbirinden ayrılmalıdır.

Dört sahih şiir ve nispet sorunları

Hacı Bayram'dan sade Türkçe ve hece vezniyle vahdet, gönül şehri, kendini bilme ve ilâhî aşkı işleyen dört şiir güvenle günümüze ulaşmıştır. “Çalabım bir şâr yaratmış” ve “N'oldu bu gönlüm” diye başlayan ilâhiler bunların en tanınmışlarıdır. Mecmûatü'n-nezâir'deki Bayram mahlaslı gazeller ile geç cönklerdeki beş gazelin ona aidiyeti zayıftır. XVII. yüzyıl dil özellikleri taşıyan iki mektup kesinlikle ona ait değildir; müstakil mensur eser listesi üretilmemelidir.

Cami, tekke ve Augustus Tapınağı çevresi

Ankara'daki ilk mescid-tevhidhâne ve halvethânelerin irşadın başladığı dönemde kurulmuş olması muhtemeldir. Bugünkü cami için 828/1425 ve 831/1427-28 tarihleri verilir. Derviş hücreleri, mutfak, taamhâne, misafirhane, harem ve hamamla genişleyen merkez, Augustus Tapınağı'nın hemen yanında gelişti. Roma tapınağı, Bizans kilisesi, Akmedrese, Bayramî tekke ve hazîre katmanları aynı alanda üst üste gelir; bunlar birbirine dönüştürülmeden tarihî katmanlar olarak gösterilmiştir.

Vefatı, türbesi ve ailesi

833/1430'da Ankara'da vefat etti ve birkaç yıl önce yaptırılan camisinin yanına defnedildi; “İrtihâlü'l-insân” terkibi ölüm tarihini verir. Türbe daha sonra inşa edilerek Ankara'nın en önemli ziyaretgâhlarından biri oldu. Geç şecere beş erkek ve üç kız çocuğu sayar; Hayrünnisâ'nın Eşrefoğlu ile evliliği ise aynı geç menâkıbnâme problemine bağlıdır. Hacı Bayram'ın tarihî mirası soy iddialarından önce, vakfiye şahitliği, şiirleri, sohbet ağı ve Ankara merkezinin kurumsal sürekliliğiyle değerlendirilmelidir.

COĞRAFÎ HAFIZA27 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi27 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç7 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Menkıbeler

İlk 3 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Çavuşu karşılamaya çıkması

Edirne'ye götürülmek üzere gönderilen görevliyle karşılaşma.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Bir saray çavuşu, muhalefet ederse tutuklaması tembih edilerek Ankara'ya gönderilmişti. Hacı Bayram atına binip onu karşılamaya çıktı ve nereye gittiğini sordu. Çavuş “Hacı Bayram derler bir müddeî varmış, bazı fesâdâtı sultana arzolunduğundan onu Edirne'ye götürmeye geldim” deyince aradığı kişinin kendisi olduğunu söyledi; çavuş özür diledi.

Çerçeve. Bu yolculukta Gelibolu'da Muhammediyye müellifi Yazıcızâde Mehmed kendisine intisap etmiştir. Edirne'de görüşen II. Murad, söylenenlerin iftira olduğunu anlayıp özür dilemiş ve Eskicami'de vaaz vermesini rica etmiştir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü'l-fuâd, s. 235-240.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Kaç müridin var?

Vergi toplanamaz hâle gelmesi üzerine padişahın sorusu.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Bayramî dervişleri vergiden muaf tutuluyordu. Bu muafiyet yüzünden Ankara ve çevresinde vergi toplanamaz hâle gelindiğini öğrenen II. Murad, Hacı Bayram'dan kaç müridi olduğunu kendisine bildirmesini istedi.

Çerçeve. Kaynak menkıbenin devamını değil, işaret ettiği gerçeği önemser: bu anlatı Bayramiyye'nin o yıllardaki yaygınlık derecesi hakkında fikir vermesi bakımından önemlidir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü'l-fuâd, s. 240.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Zehirli şerbet

“Biz içelim, zararı başkasına olsun.”

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Edirne'de padişahın saygısına rağmen kendisine düşmanlık besleyenler vardı; hatta bir vezirin onu zehirlemeye kalkıştığı, sunulan zehirli şerbeti “Biz içelim, zararı başkasına olsun” diyerek içtiği ve vezirin o anda düşüp öldüğü rivayet edilir.

Çerçeve. Sarı Abdullah Efendi bir Bayramî-Melâmî müellifidir; anlatı, şeyhinin devlet içindeki muhaliflerine karşı korunmuşluğunu göstermek üzere kurulmuştur.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü'l-fuâd, s. 236-237.

Hayatından kayıtlar

İlk 4 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

“Ekin ek, burçak ek”

Ankara'ya tekke değil tarla ile dönmesi.

Metni gösterMetni daralt

Şeyhinin yanından ayrılırken “Sultanım, ne amel üzerine olalım, sanat bilmem ne işleyelim?” diye sordu; aldığı cevap “Ekin ek, burçak ek” oldu — ve Ankara'ya varıp burçak ekti.

Çerçeve. Bu kayıt, Ankara'ya döndüğünde tekke ve zâviye inşa etmeyip çiftçilikle meşgul olduğunu gösterir. Bayramîliğin üretim merkezli karakteri ve dervişlerinin ekonomik ağırlığı buradan doğar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Abdurrahman el-Askerî, Mir'âtü'l-ışk (nşr. İsmail Erünsal, Ekrem Hakkı Ayverdi Hâtıra Kitabı, s. 302).
BİYOGRAFİK KAYIT

Kapıcıbaşılıktan dervişliğe

Tüccar kıyafetiyle Adana'ya gidip Somuncu Baba'yı bulması.

Metni gösterMetni daralt

Mir'âtü'l-ışk'a göre asıl adı Nûman'dı ve Yıldırım Bayezid'in kapıcıbaşısıydı. Timur'un Yıldırım'ı esir almasından sonra Somuncu Baba'nın Adana yakınlarında Nebî Sûfî'nin evinde olduğunu öğrenince, kapıcıbaşı kıyafetini değiştirip tüccar kıyafetine bürünerek beş altı hizmetkârıyla yola çıktı ve şeyhi buldu.

Somuncu Baba, kullarının ve arkadaşlarının gönlünü hoş edip geri göndermesini, dervişâne kisveyle dönmesini istedi.

Çerçeve. Bu anlatı, yaygın “müderrislikten dervişliğe” hikâyesinin yerine geçen ve intisap tarihini 1403 Haziranına çeken kayıttır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Abdurrahman el-Askerî, Mir'âtü'l-ışk (nşr. İsmail Erünsal, s. 300-301).
BİYOGRAFİK KAYIT

Kurban bayramında verilen ad

“Adını da tebdil edelim.”

Metni gösterMetni daralt

Derviş kıyafetiyle döndüğü akşam Somuncu Baba ona “Adını da tebdil edelim” dedi; birkaç gün sonra kurban bayramı olduğu için kendisine “Hacı Bayram” adını verdi.

Çerçeve. Bayram ertesi birlikte önce Şam'a, sonra Hicaz'a gittiler — adın “Hacı” kısmı da böylece tamamlandı. Dönüşte Aksaray'a gelmiş, bir yıl sonra Ankara'ya gönderilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Abdurrahman el-Askerî, Mir'âtü'l-ışk.
BİYOGRAFİK KAYIT

Fâtih'i müjdeleyemezdi

Yaygın iki rivayetin tarihçe çürütülmesi.

Metni gösterMetni daralt

Edirne'ye yanında Akşemseddin'in de gittiği ve II. Murad'a İstanbul'un fethinin “köse”nin duasıyla Şehzade Mehmed'e nasip olacağını söylediği rivayeti doğru değildir: Hacı Bayram vefat ettiğinde Fâtih henüz doğmamıştı (veya bir rivayete göre onun öldüğü yıl doğdu). Akşemseddin'in menâkıbını yazan Enîsî de böyle bir yolculuktan söz etmez.

Aynı şekilde, Akşemseddin'in fetihte askerin mâneviyatını yükseltmek üzere Hacı Bayram tarafından gönderildiği iddiası da asılsızdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hacı Bayrâm-ı Velî”, c. 14, s. 442-447.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mir'âtü'l-ışk

Hakkındaki bilinenleri değiştiren XVI. yüzyıl kaynağı.

Metni gösterMetni daralt

Bayramî-Melâmîlerinden Abdurrahman el-Askerî'nin 957'de (1550) telif ettiği ve yakın zamanda İsmail Erünsal tarafından ilim âlemine tanıtılan eser, Hacı Bayram'la ilgili çok önemli bilgiler ihtiva etmektedir.

Kartın üç ana düzeltmesi buradan gelir: doksanı aşkın yaşta vefat ettiği, zâhirî müderris olmadığı ve Somuncu Baba'ya kapıcıbaşı Nûman olarak, 1403 Haziranında intisap ettiği.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Abdurrahman el-Askerî, Mir'âtü'l-ışk (957/1550); nşr. İsmail Erünsal.
TARİHÎ KAYIT

831 (1428) tarihli vakfiye

Hayattayken düzenlenmiş, künyesini ve nüfuzunu gösteren belge.

Metni gösterMetni daralt

Ölümünden iki yıl önce Ankara'da kurulan bir vakfın tesciline şahitlik eden on bir kişinin başında adı şöyle geçer: “Kudvetü's-sâlikîn, kutbü'l-evliyâi ve'l-ârifîn, el-hâdî ilâ tarîkı'l-Hakkı ve'l-yakīn, vâkıf-ı esrâri'l-vâsılîn… Hacı Bayram b. Ahmed b. Mahmûd…”

Çerçeve. Belge iki şey verir: künyesi (baba adı Ahmed, dede adı Mahmûd) ve daha hayattayken sahip olduğu çok büyük mânevî nüfuz. Menâkıb kaynaklarının aksine tarihî bir vesikadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ramazan 831 (Haziran 1428) tarihli vakfiye; Bayramoğlu, I, 12.
TARİHÎ KAYIT

Hakkındaki literatür

Üç kitap ve tekrarlar; eksik olan kaynak tenkidi.

Metni gösterMetni daralt

Hakkındaki başlıca çalışmalar Bursalı Mehmed Tâhir'in risâlesi, Mehmet Ali Ayni'nin “Bursalı Mehmed Tâhir'in eserindeki bilgileri aşmayan hacimli” kitabı ve Fuat Bayramoğlu'nun — daha çok vakıflarla ilgili XVIII-XIX. yüzyıl resmî belgelerini içeren — iki ciltlik eseridir.

Kaynağın hükmü açıktır: bunlar dışında kaynakların tenkidine dayalı ciddi bir çalışma yapılmamış, diğer kitaplar sınırlı bilgilerin tekrarından ibaret kalmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Bursalı Mehmed Tâhir (1329); Mehmet Ali Ayni (1343); Fuat Bayramoğlu, Hacı Bayram-ı Veli, I-II, Ankara 1983.
TARİHÎ KAYIT

XVI. yüzyıl kaynakları

Lâmiî, Taşköprizâde ve Mecdî'nin verdikleri.

Metni gösterMetni daralt

Lâmiî Çelebi: Ankara'da Çubuk suyu kenarındaki Solfasol (Zülfazl) köyünde doğduğunu, aklî ve şer'î ilimleri tahsil ettiğini, müderrislik yaptığını ve Somuncu Baba'ya intisap ettiğini yazar; yedi müridinin adını sayar.

Taşköprizâde aynı bilgileri tekrarlayıp Ankara'da vefat ettiğini, kabrinin ziyaretgâh olduğunu ve orada yapılan duaların kabul edildiğini ekler. Mecdî ise Kara Medrese kaydını ve Somuncu Baba'nın Şeyh Şücâüddin Karamânî ile gönderdiği daveti anlatır; ölüm yılı için “Bazı kitaplarda 833 senesinde fevt oldu deyü bulundu” der.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Lâmiî Çelebi, Nefehât Tercümesi, s. 684; Taşköprizâde, eş-Şekāik, s. 55-56; Mecdî, Şekāik Tercümesi, s. 77.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Bayramiyye

Anadolu'da doğup büyüyen bir Türk mutasavvıfının kurduğu ilk tarikat.

Metni gösterMetni daralt

Anadolu topraklarında doğup büyüyen bir Türk mutasavvıfı tarafından kurulmuş ilk tarikattır. Ankara ve çevresinde büyük yaygınlık kazanmış, sonraki asırlarda Şemsiyye ve Melâmiyye (Bayramî Melâmîliği) kollarına ayrılarak sürmüştür.

Lâmiî Çelebi, sohbetinin bereketiyle yüce mertebelere ulaşan yedi kişiyi sayar: Ömer Dede, Akbıyık, Baba Nahhâs, İnce Bedreddin, Kızılca Bedreddin, Selâhaddîn-i Bolevî ve Muslihuddin Halife.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hacı Bayrâm-ı Velî”, c. 14, s. 442-447.
TARİHÎ KAYIT

“Aşk medresesinin müderrisi”

Zâhirî müderrisliğin reddi.

Metni gösterMetni daralt

Hacı Bayram evlâdının “Müderris idi, medreseden geldi, derviş oldu” dediği hatırlatılınca, makamına geçen Pîr Ali Aksarâyî şöyle cevap verir: “Belî, onların dahi sözü gerçektir; aşk medresesinin müderrisidür; ‘ve allemnâ min ledünnâ' dershânesinin kûşenişînidir.”

Yani zâhirî anlamda müderris olmadığını açıkça söyler. Kaynak bunu destekleyen bir delil daha getirir: dönem çalışmalarında Ankara'da “Karamedrese” diye bir medreseden söz edilmez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Abdurrahman el-Askerî, Mir'âtü'l-ışk (Pîr Ali Aksarâyî'den).
TARİHÎ KAYIT

Vergi muafiyeti

Dervişlerin muaf tutulmasının siyasî sonucu.

Metni gösterMetni daralt

Ankara'ya dönüşünden sonra devletle ilişkileri hakkında bilgi yoktur; ancak Bayramî dervişlerinin vergiden muaf tutulduğuna bakılarak tarikatın daha güven içinde faaliyet gösterdiği söylenebilir.

Muafiyetin ölçeği siyasî bir mesele hâline gelmiştir: Ankara ve çevresinde vergi toplanamaz duruma gelinmesi, II. Murad'ın müridlerin sayısını sormasıyla ilgili meşhur menkıbenin arka planıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hacı Bayrâm-ı Velî”, c. 14, s. 442-447.
TARİHÎ KAYIT

Şeyh Bedreddin bağlantısı

Şikâyetin muhtemel gerçek sebebi.

Metni gösterMetni daralt

Sarı Abdullah Efendi, Hacı Bayram'ın halkı dalâlete sevkettiği ve saltanat davasına kalkışma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle padişaha şikâyet edildiğini söyler.

Kaynak şikâyetin muhtemel sebebini gösterir: Hacı Bayram, II. Murad'ın tahta geçişinden bir yıl önce aynı gerekçeyle idam edilen Şeyh Bedreddin Simâvî ile Konya'da buluşup birlikte halvete giren Somuncu Baba'nın halifesidir. Yani şüphe kişiye değil, bir silsileye yöneliktir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Halil b. İsmâil, Menâkıbnâme, s. 87; Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü'l-fuâd, s. 235.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİSomuncu Baba (Hamîdüddin Aksarâyî)Somuncu Baba, Hacı Bayrâm-ı Velî’nin doğrudan mürşididir.HOCASI / ŞEYHİÖmer Dede Sikkînî (Bıçakçı Emîr Dede)Somuncu Baba'nın ölümünden sonra intisap ettiği şeyhi; seyrü sülûkünü onun yanında tamamladı ve kaynakların ittifakıyla onun halifesidir.ÖNCEKİ HALKAOğlan Şeyhi İsmailSilsilenin ulaştığı pîrdir; zincir Pîr Ali Aksarâyî, Bünyâmin Ayâşî ve Ömer Dede Sikkînî vasıtasıyla ona bağlanır.TALEBESİ / HALİFESİBaba Yûsuf HakîkîBaba Yûsuf Hakîkî, Hacı Bayrâm-ı Velî’nin yanında seyrüsülûkünü tamamladı.TALEBESİ / HALİFESİAhmed-i BîcânAhmed-i Bîcân'ın Hacı Bayrâm-ı Velî'nin sohbet ve irşad çevresinde yetiştiği Bayramî kaynaklarında aktarılır.TALEBESİ / HALİFESİAkşemseddinHacı Bayrâm-ı Velî, Akşemseddin’in mürşididir.TALEBESİ / HALİFESİÖmer Dede Sikkînî (Bıçakçı Emîr Dede)Ömer Dede Sikkînî, Hacı Bayrâm-ı Velî’nin doğrudan dervişi ve Bayramî Melâmîliğinin ana temsilidir.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Ankara · TürkiyeHacı Bayrâm-ı Velî KülliyesiKabrinin bulunduğu ve Taşköprizâde'nin “ziyaretgâh olduğunu, burada yapılan duaların kabul edildiğini” yazdığı yer; Bayramiyye'nin merkezi. İlişkili kişi dosyası Hacı Bayram Velî : Hacı Bayrâm-ı Velî, Ankara merkezli Bayramiyye yolunun pîri; medrese ilmi, sohbet, ortak emek ve topluma hizmeti birleştiren 15. yüzyıl sûfîsidir.Ankara · TürkiyeSolfasol (Zülfazl) köyüLâmiî Çelebi'ye göre Çubuk suyu kenarında doğduğu köy. İlişkili kişi dosyası Hacı Bayram Velî : Hacı Bayrâm-ı Velî, Ankara merkezli Bayramiyye yolunun pîri; medrese ilmi, sohbet, ortak emek ve topluma hizmeti birleştiren 15. yüzyıl sûfîsidir.Adana · TürkiyeAdana (Sîs Kalesi çevresi)Mir'âtü'l-ışk 'a göre Somuncu Baba'nın Bursa'dan göçüp Ceyhan kenarında Nebî Sûfî'nin evine yerleştiği bölge; kapıcıbaşı kıyafetini bırakıp buraya gelerek intisap etti. İlişkili kişi dosyası Hacı Bayram Velî : Hacı Bayrâm-ı Velî, Ankara merkezli Bayramiyye yolunun pîri; medrese ilmi, sohbet, ortak emek ve topluma hizmeti birleştiren 15. yüzyıl sûfîsidir.Aksaray · TürkiyeAksarayHac dönüşü Somuncu Baba ile birlikte geldikleri şehir; bir yıl sonra buradan Ankara'ya gönderildi. İlişkili kişi dosyası Hacı Bayram Velî : Hacı Bayrâm-ı Velî, Ankara merkezli Bayramiyye yolunun pîri; medrese ilmi, sohbet, ortak emek ve topluma hizmeti birleştiren 15. yüzyıl sûfîsidir.Edirne · TürkiyeEdirne (Eskicami)Şikâyet üzerine çağrıldığı başkent; II. Murad özür dileyip Eskicami'de vaaz vermesini rica etti. İlişkili kişi dosyası Hacı Bayram Velî : Hacı Bayrâm-ı Velî, Ankara merkezli Bayramiyye yolunun pîri; medrese ilmi, sohbet, ortak emek ve topluma hizmeti birleştiren 15. yüzyıl sûfîsidir.Çanakkale · TürkiyeGeliboluEdirne yolculuğunda Muhammediyye müellifi Yazıcızâde Mehmed'in kendisine intisap ettiği yer. İlişkili kişi dosyası Hacı Bayram Velî : Hacı Bayrâm-ı Velî, Ankara merkezli Bayramiyye yolunun pîri; medrese ilmi, sohbet, ortak emek ve topluma hizmeti birleştiren 15. yüzyıl sûfîsidir.Kayseri · TürkiyeKayseriMecdî'nin anlatımına göre Şeyh Şücâüddin Karamânî'nin daveti üzerine gidip Somuncu Baba'ya intisap ettiği şehir. Mir'âtü'l-ışk ise intisabı Adana'ya koyar. İlişkili kişi dosyası Hacı Bayram Velî : Hacı Bayrâm-ı Velî, Ankara merkezli Bayramiyye yolunun pîri; medrese ilmi, sohbet, ortak emek ve topluma hizmeti birleştiren 15. yüzyıl sûfîsidir.Bursa · TürkiyeBursaSomuncu Baba'nın Timur istilâsı öncesinde ayrıldığı şehir; Hacı Bayram onun izini buradan sürmüştür. İlişkili kişi dosyası Hacı Bayram Velî : Hacı Bayrâm-ı Velî, Ankara merkezli Bayramiyye yolunun pîri; medrese ilmi, sohbet, ortak emek ve topluma hizmeti birleştiren 15. yüzyıl sûfîsidir.Mekke · Suudi ArabistanMekkeSomuncu Baba ile birlikte Şam üzerinden geldikleri hac; adının “Hacı” kısmı bu yolculukla tamamlandı. İlişkili kişi dosyası Hacı Bayram Velî : Hacı Bayrâm-ı Velî, Ankara merkezli Bayramiyye yolunun pîri; medrese ilmi, sohbet, ortak emek ve topluma hizmeti birleştiren 15. yüzyıl sûfîsidir.Konya · TürkiyeKonyaŞeyhi Somuncu Baba'nın, sonradan idam edilecek Şeyh Bedreddin Simâvî ile buluşup birlikte halvete girdiği şehir; Hacı Bayram hakkındaki şikâyetin muhtemel arka planı. İlişkili kişi dosyası Hacı Bayram Velî : Hacı Bayrâm-ı Velî, Ankara merkezli Bayramiyye yolunun pîri; medrese ilmi, sohbet, ortak emek ve topluma hizmeti birleştiren 15. yüzyıl sûfîsidir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Abdurrahman el-Askerî, Mir'âtü'l-ışk (nşr. İsmail Erünsal, Ekrem Hakkı Ayverdi Hâtıra Kitabı, s. 302)
  2. [2]Abdurrahman el-Askerî, Mir'âtü'l-ışk (nşr. İsmail Erünsal, s. 300-301)
  3. [3]Abdurrahman el-Askerî, Mir'âtü'l-ışk
  4. [4]Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü'l-fuâd, s. 235-240
  5. [5]Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü'l-fuâd, s. 240
  6. [6]Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü'l-fuâd, s. 236-237
  7. [7]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hacı Bayrâm-ı Velî”, c. 14, s. 442-447
  8. [8]Abdurrahman el-Askerî, Mir'âtü'l-ışk (Pîr Ali Aksarâyî'den)
  9. [9]Halil b. İsmâil, Menâkıbnâme, s. 87; Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü'l-fuâd, s. 235
  10. [10]Abdurrahman el-Askerî, Mir'âtü'l-ışk (957/1550); nşr. İsmail Erünsal
  11. [11]Ramazan 831 (Haziran 1428) tarihli vakfiye; Bayramoğlu, I, 12
  12. [12]Bursalı Mehmed Tâhir (1329); Mehmet Ali Ayni (1343); Fuat Bayramoğlu, Hacı Bayram-ı Veli, I-II, Ankara 1983
  13. [13]Lâmiî Çelebi, Nefehât Tercümesi, s. 684; Taşköprizâde, eş-Şekāik, s. 55-56; Mecdî, Şekāik Tercümesi, s. 77
  14. [14]Erdoğan Boz, ‘Yûsuf Hakîkî’, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 44, s. 10-11
  15. [15]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, cilt II-IV; kişi başlıkları PDF sayfa görüntüsüyle karşılaştırıldı
  16. [16]TDV İslâm Ansiklopedisi, Akşemseddin
  17. [17]TDV İslâm Ansiklopedisi, Hacı Bayrâm-ı Velî ve Ömer Dede Sikkînî
  18. [18]TDV İslâm Ansiklopedisi, Hacı Bayrâm-ı Velî ve Somuncu Baba
  19. [19]Kişi kartı kaynak paketi — Hacı Bayram Velî
  20. [20]TDV İslâm Ansiklopedisi — Hacı Bayram Velî
  21. [21]Kişi coğrafyası kaynağı — dijital.diyanet.gov.tr
Ortak kaynak kataloğunu aç →