ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
21 sonuç · “nâzır”
01Nâzırzâde Ramazan Efendi
Nâzırzâde Ramazan Efendi (ö. 12 Şaban 984/4 Kasım 1576), Sofya doğumlu; Şam, Kahire, Bursa, Edirne ve İstanbul'da yüksek ilmiye görevleri yürütmüş bir Osmanlı âlimidir.
Şeyh İbrâhim-i Nazirâ Efendi
Şeyh İbrâhim-i Nazirâ Efendi, Edirne'de tahsil görüp müderrislik ve kadılık yapan; Sezâî-i Gülşenî'ye intisap ederek sülûkünü tamamlayan sûfîdir.
nâzır
îslâm devlet teşkilâtı içinde çeşitli kurum ve kuruluşlarm yönetim ve denetim makammda bulunan kimseler. bk. mütevellî (I) (bk. bu madde) Herhangi bir nesneye bakarak kayıp veya çalmtı eşya hakkında bilgi veren ya da kehanette bulunan, geçmiş veya gelecek ile ilgili olaylar hakkında yorumlar yapabilen kimse anlamında kelâm terimi, “bakıcı” (bk. bu madde)
Hâzır Ve Nâzır
Bulunucu, mevcut olucu ve gören. Allahü teâlâ, her zamanda ve her yerde hâzır ve nâzırdır derler. Halbuki Allahü teâlâ zamanlı ve mekanlı değildir. O halde bu söz görünüşü üzere kalmaz, mecaz olur. Yâni zamansız ve mekansız, hiçbir yerde olmayarak hâzırdır ve nâzırdır, demektir. Böyle olmazsa, Allahü teâlâyı zamanlı ve mekanlı bilmek olur. Allahü teâlâ ezelî ve ebedî (öncesi ve sonu olmayarak) hâzır ve nâzırdır. Meselâ hazırdır. Bu hazır olmadan önce gâib, yok değildir.Bundan sonra da hayatsızlık yâni ölüm olmayacaktır. Allahü teâlâdan başkasının, meselâ meleklerin, peygamberlerin aleyhimüsselâm ve evliyânın ve sâlih mü'minlerin ruhlarınınhâzır ve nâzır olmaları, Hızır aleyhisselâmın sıkıntıda olanların yardımına koşması zamanlı ve mekanlıdır. Ezelî ve ebedî olarak değildir. Devamlı da değildir. Hâzır olmalarından önce yok idiler. Bir zaman sonra da oradan tekrar yok olurlar. Bu bakımdan Allahü teâlânın hâzır olması ile ruhların hâzır olması arasında çok fark vardır. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)
Nâzır Mezarlığı (Seyyid Celâlî Türbesi civarı)
Edirne · Türkiye · 6 Ramazan 979'da (22 Ocak 1572) vefat edip defnedildiği yer — İstanbul yolu üzerinde. Tayyib Gökbilgin ise kabrinin Lala Şâhin Paşa Mezarlığı'nda bulunduğunu ileri sürer; konum bu ihtilâf sebebiyle yaklaşıktır.
Süleymaniye Medresesi (Mekke)
Mekke · Suudi Arabistan · Sefîne'ye göre Harem-i Şerîf'e nâzır konumdaki medrese; İsmâil en-Nüvvâb burada müderrislik yapmış, aynı yerde hastaları muayene edip ilâçlarını tertip etmiştir. Metin binanın tam yerini vermez. İlişkili kişi dosyası İsmâil en-Nüvvâb : İsmâil en-Nüvvâb, Hindistan kökenli; Mekke'de Süleymaniye Medresesi'nde ders veren, hastaları tedavi eden ve İbrâhim er-Reşîd'den irşad izni alan sûfî âlimdir.
Gerede'deki tekkesi
Gerede, Bolu · Türkiye · Hilâfetinden sonra Gerede'de açtığı ve kaynağın otuz altı yıl irşad faaliyetinde bulunduğunu bildirdiği tekke. Vefatında tekkenin hazîresine defnedildi. Maliye Nâzırı Gazi Ahmed Muhtar Paşa tekkeye iki ocaklı bir su değirmeni vakfetmiştir. Halifeleri aracılığıyla Nevrekop, İstanbul, Bolu, Kütahya ve Uşak'a uzanan ağın merkezi burasıdır. Kaynak tekkenin mahalle veya sokak adresini vermediğinden koordinat üretilmemiştir; sayfadaki mevcut biyografi bu çekirdeği bugünkü Seviller Mahallesi'ndeki Aşağı Tekke çevresiyle eşleştirir, fakat bu eşleştirme kaynak metnin dışındadır.
Geredeli Hacı Halil Efendi Türbesi
Gerede, Bolu · Türkiye · Maliye Nâzırı Gazi Ahmed Muhtar Paşa'nın Halil Efendi için yaptırdığı türbe. Mehmed Rifat'ın düşürdüğü ve bugün türbe kitâbesinde yer alan “Cinâna döndü makām-ı Halîl Efendi” mısraı vefat tarihini verir. Kaynak türbenin tekke hazîresindeki yerini tarif etmediği için koordinat verilmemiştir.
Kahire
Kahire · Mısır · Hocası Nâzırzâde ile bulunduğu sırada, Halvetiyye'nin Demirtaşiyye kolundan Kerîmüddin el-Halvetî'den “usûl-i esmâ” terbiyesi gördü. İlişkili kişi dosyası Aziz Mahmud Hüdâyî : Aziz Mahmud Hüdâyî (1541-1628), Üftâde’nin irfanını Üsküdar merkezli ilim, vaaz, şiir, vakıf ve irşad ağına dönüştüren; Celvetiyye’yi teşkilâtlandırıp Anadolu ve Balkanlara taşıyan mutasavvıf, âlim ve şairdir.
Sayfalar 18–25
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YA GAFURU ism-i celilini, hummaya ve başağrısına uğrayanlarla, gam ve keder içinde bulunanlar devamlı okurlarsa kurtulurlar.) 3EJE3, Eş Şekûrü Celle Şanühu Kendi rızâsı için yapıl
Sayfalar 122–128
Muzaffer Ozak Külliyatı · kötü ve çirkin fiil ve amellerinle, suçların ve kabahatlerinle, irili ufaklı günahlarınla başbaşa kalacaksın. Acaba, o korkunç ânı, ölüm acılarını, pişmanlık sancılarını, o karanlı
Sayfalar 129–135
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bu ve bunun gibi bir çok sırlar ve hakikatler, mâ-verayı hicapta ve ilmullah'ın hudutları içindedir. Kulların bilmeleri, bulmaları ve almaları için, Resûl-ü zişâna âyet âyet nâzil
Sayfalar 136–143
Muzaffer Ozak Külliyatı · tekrar yanan deriye kavuşamaz. Ruhu hayvanisi ile bu azabı daima duyacaktır. 2) Yanan veya balıklara yem olan cesetlerin, bu âyeti celileye nazaran tekrar tekrar azaba duçar olması
Sayfalar 152–159
Muzaffer Ozak Külliyatı · (O gün, biz müttekileri binecekleri bineklerle Rahmanin huzuruna foplayacağız.) Cehennemlik olanlardan kurban kesenlerin, kurbanlarını Allahu teâlâ kabul buyurmayacak ve onlar cehe
Sayfalar 289–299
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kevkeben dürriyen şemsen mudiyyen kameren nuriyyen nurâniyyen beşiren neziren sirâcen müniren sallallahu aleyhi ve alâ âlihi ve evlâdihi ve ashabihi ve ezvâcihi ve etba'ihi ve hule
Sayfalar 378–385
Muzaffer Ozak Külliyatı · Zikrimiz illallah olsun, Kalplerimiz safa bulsun, Gönlümüze nurlar dolsun, Gelin illallah diyelim.. Allah ile olur her iş, Kalpten ihraç olur teşviş, Edelim yar ile cünbüş, Gelin i
Sayfalar 329–337
Muzaffer Ozak Külliyatı · NAMAZ KASİDESİ Alâmet-i-iymandır; ruha kuvvet, kalbe nur, Selâmet-i-Insandır, onda huzur bulunur, Delâlet-i-irfandır, anda uruç olunur, Hakkın en çok sevdiği bir ibadettir namaz...
Sayfalar 350–356
Muzaffer Ozak Külliyatı · lumun bana yaptığı nevafil ibadetle, öyle yaklaşırım ki, o kulum benimle görür, benimle işitir.» HIKAYE İkinci halifei-hak olan Ömer ibnül hattâp, bir gün Medinei-Münevverede hutbe
Sayfalar 426–432
Muzaffer Ozak Külliyatı · kılsan bile kıraatine, erkânına dikkat ve itina eylememiş, gece uykularını ve gündüz rahat ve huzurunu terkederek toplanmış ve biriktirilmiştir değil mi? Ne oldu o mal ve mülkün? A
Sayfalar 464–471
Muzaffer Ozak Külliyatı · mobles (Allahümmel'al bi ve bihim acilen ve acilen fid-diyni ved-dünya vel-âhireti mâ ente lehû ehlühu ve lâ tef'al bind yd Mevlâna md nahnu lehû ehlühu inneke afüvvün haliymü ceva
Sayfalar 490–495
Muzaffer Ozak Külliyatı · Şeyh Adli efendi, kahvesinden bir yudum çekerek gülümser ve: — Öyledir oğul öyledir, buyurur. Beni yakan, benden oldu!.. Gülçiçek hanımla, Derviş Mehmed'i evlendirirler ve onlar da