İrşad II · kaynak sayfaları 350–356 lumun bana yaptığı nevafil ibadetle, öyle yaklaşırım ki, o kulum benimle görür, benimle işitir.» HIKAYE İkinci halifei-hak olan Ömer ibnül hattâp, bir gün Medinei-Münevverede hutbe okurlarken birdenbire: «Yâ Sâriye! El cebel. Yâ Sâriye! El cebel» (Yâni Ey Sâriye dağa çık dağa çık) diye bağırmağa başladılar; sonra susup tekrar hutbeyi tamamladılar. O vakit islâm ordusu, Kadisiye de Iran ordusu ile harp ediyordu. Sâriye, İslâm ordusunda büyük bir mevki işgal etmekte idi. Iranlılar Sâriye'nin kumanda ettiği birliği sıkıştırıp güç durumda bırakmışlardı. Hz. Ömer'in «Yâ Sâriye, El cebel.» sedâsını işiten Sâriye, askerini dağa çıkarmış. Bu emri halife ile büyük bir maglübiyetten kurtulup düşmanı arkadan sararak, Iran ordusunu fena halde mağlûp etmişti. Medine ile Kadisiye arası üç aylık yol idi. Allah Ömer'ine üç aylık yolda olan askerının halını bıldırıyordu. Bu seslenışı uç aylık mesafeye ulaşmıştı. Belki, Hz. Omer'e verilen «Mânevi radar», üç senelik, üçyüz senelik yahut üç bin…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.