ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
33 sonuç · “ismet”
01Ders-i Âm Beñli Mustafa Efendi
Ders-i Âm Beñli Mustafa Efendi (1628/29–1697), Unkapanı kayıkçılarından Hüseyin Çelebi’nin oğlu; İsmetî Mehmed Efendi’den mülâzemet alan, Vişnezâde İzzetî çevresinde hadis ve halka açık dersleriyle tanınan Osmanlı âlimidir.
Kassâm Kâtibi Damad Mehmed Efendi
Kassâm Kâtibi Damad Mehmed Efendi (ö. 1726), Bolu'dan İstanbul'a gelerek medrese görevleri ve Kısmet-i Askeriyye Mahkemesi kâtipliği yapan Osmanlı âlimidir.
Kassâm Kâtibi Yahyâ Efendi
Kassâm Kâtibi Yahyâ Efendi (ö. 1720), medrese tedrisinin yanında ferâiz ilmindeki uzmanlığıyla Kısmet-i Askeriyye Mahkemesi'nde reisülküttaplık yapan Osmanlı âlimidir.
Şeyh Mustafa İsmet Efendi
Mustafa İsmet Efendi, Sefîne’de tasavvufî şiirleri ve yetiştirdiği Şerif Kudsî, Hüseyin Kudsî, Halil Nûrullah ve Ahmed Hilmi efendilerle anılır.
kısmet (II)
kısmet (II) a. U...,») [Ar.] Miras 78hukukunda, hisseli mallarm or “Ey taklar arasında dengeli olarak nler bölünmesi, özellikle de terekeana nin mirasçılar arasında hakkakaniyet ölçülerine göre paylaştınra rılması işi. nde al kıssa a. [Ar.] (ç. b. kısas) ara Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan ve bu anlatılan dinî veya tarihî şahsiya yetler ile olaylar. Eskiden “hikâye” için kullanılan terim. Bir hadisin söylenmesine veya b.] yazılmasına sebep olan olay. ar.” eli kıtâl a. [Ar.] bk. cihât eni Kıtâl suresi a. bk. Muhammed suresi Lûl kıyâm a. ÇLî) [Ar.] Sözlük anlamı, ey “Kalkma, ayağa kalkma, ayakta ele durma.” olan bu söz, namazda yet iftitah tekbiri ile başlayıp her çin rekâtta Kur’ân okunması gereken süre ayakta durmayı ifade eden terim. jîjî yer
ismet
1. İ lâmî inanca göre, peygamberle rin günahtan uzak ve korunmu olduğunu ifade eden bir terim. fık. Dinî ve hukukî koruma v dokunulmazlık anlamında fıkı terimi. § tam. ismetü’l-enbiyâ a G Li^ Icnr) Peygamberleri günahtan uzak ve korunmu olduğunu anlatmak üzere ka leme alman eserlerin orta adı
kısmet (I)
G^uS) [Ar.] İnsanlar geçim derdi olan rızkın Allah t 409 kıyâmü’l-leyl bir rafindan takdir edildiğini ifade ası. eden bir terim. çin
Kısmet
1. Nasîb. Allahü teâlânın ezelde (sonsuz öncelerde) herkes için dilediği şey. Bir müslüman ancak her hangi bir işte aklını kullandığı, her çâreye baş vurduğu ve son derece çalıştığı hâlde bir başarıya ulaşamazsa, me'yûs (ümidsiz) olmamalı ve bu sonucun Allahü teâlânın kendisi için münâsip gördüğü bir husus olduğunu kabûllenerek, kısmetine râzı olmalıdır. Yoksa hiçbir şey yapmadan, çalışmadan, öğrenmeden ve bilmeden yan gelip yatmak ve ağzını havaya açarak kısmetini beklemek müslümanlıkta büyük günâhtır. (Kemahlı Feyzullah) Kısmet aynı zamanda büyük bir tesellî kaynağıdır. "Ben vazîfemi yaptım, fakat ne yapayım ki kısmetim bu imiş" diyen bir müslüman bir işte başarısız olsa bile, ümitsizliğe kapılmaz ve büyük bir iç huzûru ile çalışmaya devâm eder. (Kemahlı Feyzullah) Kısmetindir gezdiren yer yer seni, Gâfil olma, âkıbet (sonunda) yer, yir seni. (Ahmed Mekkî Efendi) 2. Birkaç kimsenin bir şeydeki hisse-i şâyialarını (ayrılmamış hisselerini) kile, terâzî, arşın gibi bir ölçü âleti ile tâyin ve tahsis etme, belli etme, ayırma. Kassâmın yâni taksimât, bölüştürmeyi yapacak olanın adâletli, emin (güvenilir) ve kısmet işini bilmesi lâzımdır. (Ebüssü'ûd Efendi, Abdullah Mûsulî)
Koca Mustafa Paşa Âsitânesi
İstanbul · Türkiye · Dîvân-ı Hümâyun çavuşluğundan ayrıldıktan sonra intisap ettiği Halvetî-Sünbülî şeyhi Necmeddin Hasan Efendi'nin postnişin olduğu âsitâne. Seyrü sülûkünü burada tamamlayıp icâzet almıştır. İlişkili kişi dosyası Cemâleddîn Mahmud Hulvî : Cemâleddîn Mahmud Hulvî (982/1574–1064/1654), Sünbülî terbiyesi görüp Şemsî çevrede sülûkünü ikmal eden, Kahire Gülşenî Âsitânesi’nden hilâfet alan; Şehremini’nde tekke kuran, Mesnevî okutan ve Halvetî tabakatının temel kaynaklarından Lemezât’ı kaleme alan mutasavvıf, şair ve vâizdir.
Şehremini Erikli Mahallesi'ndeki dergâh haziresi
İstanbul · Türkiye · Sefîne-i Evliyâ, Mahmûd-ı Hulvî'nin kabrini İstanbul'da Şehremini civarında Tramvay Caddesi'nde, Erikli Mahallesi'ndeki bir dergâhın haziresi olarak tarif eder. Dergâhın adı elimizdeki metinde bozuk okunduğu için yazılmamıştır. Vassâf, tekkenin meşihatinin sonradan tarîk-ı Rifâî'den bir zata verildiğini kaydeder.
Demirkapı Mahallesi, Hocapaşa
İstanbul, Fatih · Türkiye · Süleyman Fâzıl Efendi'nin doğduğu mahalle. Doğum tarihini Şeyhî Mehmed Rebîülevvel 1060 (Mart 1650), Fındıklılı İsmet Efendi ise 1063 (1653) olarak kaydeder. Babası Ahmed Efendi, dedesi Mustafa b. Mehmed Fakīh Efendi'dir. Tarihî Hocapaşa semtinin sınırları bugün değiştiğinden koordinat verilmemiştir.
Kahire Gülşenî Âsitânesi
Kahire · Mısır · 1028 (1619) hac dönüşü uğradığı, şeyhi Hasan Efendizâde İbrâhim Efendi'ye intisap edip hilâfet aldığı Gülşenî merkezi. Buradan Gülşenîler'in irşadına memur olarak İstanbul'a dönmüştür. İlişkili kişi dosyası Cemâleddîn Mahmud Hulvî : Cemâleddîn Mahmud Hulvî (982/1574–1064/1654), Sünbülî terbiyesi görüp Şemsî çevrede sülûkünü ikmal eden, Kahire Gülşenî Âsitânesi’nden hilâfet alan; Şehremini’nde tekke kuran, Mesnevî okutan ve Halvetî tabakatının temel kaynaklarından Lemezât’ı kaleme alan mutasavvıf, şair ve vâizdir.
İsmet Efendi Dergâhı (Çarşamba)
İstanbul · Türkiye · Kaynak: mebusluğu düşürülüp İstanbul'da mecburi ikamete tâbi tutulunca “kendisine Çarşamba'daki Mustafa İsmet Efendi dergâhı verildi ve vefâtına kadar burada kaldı.” Dergâhın tam konumu kaynakta tarif edilmediği için koordinat verilmemiştir.
Dâvud Paşa Camii
İstanbul · Türkiye · Gülşenî olduğu için hakkında çıkan dedikodular üzerine şeyhi Necmeddin Hasan Efendi'nin tayin ettirdiği ilk vâizlik görevinin yeri; vâizliğini daha sonra Sultan Ahmed, Şehzade ve Fâtih camilerinde sürdürmüştür.
Erzincan Akşehiri
Erzincan · Türkiye · Mengücükoğulları'ndan Fahreddin Behram Şah'ın hanımı İsmet Hatun'un yaptırdığı hankah/medresede kaldığı yer; Sipehsâlâr bir yıl, Eflâkî dört yıl der. İlişkili kişi dosyası Bahâeddin Veled : Bahâeddin Veled (1151-1231), Belh’in ilim ve vaaz geleneğini Horasan, Irak, Hicaz ve Anadolu güzergâhından Konya’ya taşıyan; Maârif’i, Burhâneddin Tirmizî’ye tesiri ve Mevlânâ’nın ilk hocası oluşuyla Mevlevî hafızanın kurucu halkalarından biri olan âlim ve mutasavvıftır.
Tahran
Tahran · İran · Şerhinin İsmet Settârzâde tarafından Şerh-i Kebîr-i Ankaravî adıyla Farsçaya tercüme edilip basıldığı şehir (1348 hş.). İlişkili kişi dosyası İsmâil Rusûhî Ankaravî : İsmâil Rusûhî Ankaravî (ö. 1631), Galata Mevlevîhânesi şeyhi; Mesnevî’nin en etkili Osmanlı şerhlerinden birini yazan, semâ ve Mevlevî erkânını savunan âlim ve mutasavvıftır.
Semerkant — Mevlânâ İsmetullah’ın dersleri
Semerkant · Özbekistan · Semerkant — Mevlânâ İsmetullah’ın dersleri. Semerkant şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır. Biyografideki yeri Muhammed Âlim Sıddîkī (1564-65–1634), Pîrim Şeyh’in halifesi, Aliâbâd merkezli Yesevî mürşidi ve Ahmed Yesevî’den kendi devrine uzanan tarikat hafızasını Lemehât min nefehâti’l-kuds’ta koruyan tabakat müellifidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Semerkant — Mevlânâ İsmetullah’ın dersleri” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Köstendil — doğum, müftülük ve irşad çevresi
Köstendil · Bulgaristan · Köstendil’deki hayatı 1053/1643’te burada doğdu; tahsilini tamamladı, müftülük yaptı ve adına kurulan dergâhta irşad faaliyetinde bulundu. Kesin tekke parseli belirlenemediğinden işaret tarihî merkezi gösterir.
Lofça — Ali Fâzıl Lofçavî’ye intisap çevresi
Lofça (Loveç) · Bulgaristan · Ramazânî terbiyetinin merkezi Köstendilli Lofça’da Ali Fâzıl Lofçavî’ye intisap etti; sülûkünü tamamlayıp irşad icâzeti aldı. Biyografideki yeri Ali Alâeddin Köstendilli (1053/1643–1143/1730), Ali Fâzıl Lofçavî’den hilâfet alan; Köstendil, Hacı Evhad ve Selâmî Ali tekkelerinde irşad eden; Nûreddin Cerrâhî ile Ahmed Raûfî’yi yetiştiren Halvetî-Ramazânî şeyhidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Lofça — Ali Fâzıl Lofçavî’ye intisap çevresi” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Hacı Evhad Dergâhı — Köstendilli’nin İstanbul postu
İstanbul · Türkiye · İstanbul’daki ilk meşihat Köstendilli mürşidinin emriyle İstanbul’a geldikten sonra Yedikule civarındaki Hacı Evhad Dergâhı’nda postnişinlik yaptı. İşaret semt çevresidir; kesin yapı noktası ayrıca doğrulanmalıdır.
Bahâeddin Nakşibend: Hayatı, Yolu ve Kaynakları
Bahâeddin Nakşibend'in hayatını, Hâcegân geleneği içindeki yerini ve öğretisinin ana kavramlarını üç farklı nitelikteki kaynağı birbirine karıştırmadan ele alan kaynaklı giriş.
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 78–84
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir nigehe talibem, baksa biraz yüzüme Ayağının tozunu çeksem sürme gozüme Mübarek kademini bassa bir kez yüzüme Türabım kapısında billâhi Muhammedin Nûr-u çeşmim Ahmedin. Aşki lay
Sayfalar 81–87
Muzaffer Ozak Külliyatı · içindedirler. Allahu sübhanebu ve tealâ hazretlerinin, Kitab-ı keriminde medh-ü senâ eylediği o zevât-ı âlişan ki, Allahu tealâ'nın kendilerinden ve kendilerinin de Allahu azim-üş-
Sayfalar 109–115
Muzaffer Ozak Külliyatı · şi Nemrud'un ve kavminin üzerlerine savurup onları yakmayı ve yağmurlarla ateşi söndürmeyi teklif etti. Ibrahim aleyhisselâm, bu teklifi reddettiği gibi, yardımına gelen Cebrail al
Sayfalar 130–136
Muzaffer Ozak Külliyatı · dan eyleye.. Sâliblere yoldaş ve âriflere sırdaş eyleye.. Nârdan azat edilen, arşın gölgesinde gölgelenen, rahmetine eren, cennetine giren, cemalini gören ehl-i saadete bizleri de
Sayfalar 149–155
Muzaffer Ozak Külliyatı · yet buyurmasaydın, kendiliğimizden Hak yolunu bulamazdık, bizleri huzurundan mahrum eyleme... Sana ve rizayı ilâhiyyene varan o dosdoğru yolda bizleri sâbit-kadem eyle... Sen, bizl
Sayfalar 178–192
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahiym Lâ ilâhe illâllahü adede habbâtihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hayatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hasatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede kelimatihi.. Lâ
Sayfalar 210–215
Muzaffer Ozak Külliyatı · RAHMAN VE RAHIM OLAN ALLAHU TALÂ'NIN ISMIYLE Allahu teâlânın yarattığı taneler sayısınca LÂ ILÂHE ILLALLAH derim. Allahu teâlânın hayatı sayısınca LÂ İLÂHE İLLALLAH derim. Allahu t
Sayfalar 239–244
Muzaffer Ozak Külliyatı · Meal-i münifi: Onlar, o kâmil akıl sahipleri ki, ayakta iken, otururken ve yanları üstünde yatarken, hep Allahu teâlâ'yı zikrederler. Ey âşık-ı sadık: Refah ve saadet günlerinde, d
Sayfalar 277–284
Muzaffer Ozak Külliyatı · — 277 _ böyledir, emr-i peygamberi böyledir. Tekrar ediyorum, hürriyet ve istiklâlinden mahrum edilmiş bir ülkede cuma namazı kılınmaz, hacca gidilmez. Hürriyet ve istiklâlinden ma
Sayfalar 350–356
Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Allahu teâlâ'ya giden yol, yaratılan her mahlükun nefesleri sayısıncadır. Fakat, Muhammed'siz o yola gidilmez. Bütün mahlûkatın nefesleri sayısınca yol bulundugu halde, bütün
Sayfalar 370–377
Muzaffer Ozak Külliyatı · — 370 _ nem ateşini söndürmek için Cebra'il aleyhisselâmın serpeceği azıcık su, Allah aşkıyla, Allah korkusu ile dökülen gözyaşları olacaktır - Resûl-ü Melâhim ism-i şerifinin hatı