Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

24 sonuç · “içki

01
Sözlük

Âyin-i cem

İ) Cem veya Cemşid ayini. Efsaneye göre şarabın mucidi olan eski Iran hükümdarlarından Cem veya Cemşid adına yapılan tören. tas. Bektaşiler'in ve Alevi zümrelerin çeşitli vesilelerle düzenledikleri müzikli ve içki- Ayin-i serif li toplantı. Alevilerde, kadınlar da bu ayinlere katılır. Ayin-i ehlullah (ae! يين D Ayin-i tarikat, evliya ayini. Şeyh veya halifesi tarafindan yönetilen, mürit ve dervişlerin katılımıyla yapılan tarikat ayinleri. Evliyanın sireti, gidişat, hareket ve ibadet tarzı, meşrebi ve zihniyeti. Bütün tarikatlerde belli ayinler ve dini törenler, başka bir deyimle vecd yoluyla Allah’a yaklaşmak için yapılan belli hareketler vardır. Bu ayine Mevleviler semâ veya mukabele, Kadiriler devran, Rifailer ve Sadiler zikr-i kıyam, Celvetiler nısf kıyam, Halvetiler darb-ı esma, Şazeliler hadra ve Nakşbendiler hatm-ı hâcegân ismini verirler. Bu ayinler tekkelerde, zaviyelerde, mescitlerde ve evlerde icra edilir. Birkaç tarikat hariç bütün tarikat ayinlerinde besteli şiirler ve ilahiler, bazı tarikatlerde ise buna ek olarak ney ve kudüm gibi musiki âletlerini çalmak esastır. Bkz. Deveran.

02
Sözlük

Bade

ه) 5) Şarap, içki. 2. tas. a sülûkün başlangıcındaki zayıf aşk; avamda da bulunan ask (11s; ). b İlahi inayet, ilâhî aşk. Bkz. Mey. Saki getir ol badeyi kim dafi-i gamdır Saykal vur mir'ata kim pür-jeng-i elemdir Rühi Ba Huda divâne baş Bâ Muhammed bâ edep Bade-furuş Bade satan, hammar, meyhaneci. c Pir, Mürşit (11s). Bkz. Hammar. | Bade-i çun nâr Ateş gibi bade; ilâhî ve kutsi nefes. Bade-i elest Elest bezminde sunulan bade. İlâhî ve kutsi nefeslere de bade-i çun nâr veya bade-i gül reng adı verilir. Bade-i irfan Marifet badesi. Badi i. s. fars. (باد ى) 1. Her şeyin evveli, ilk hali; uç veren, görünen, ortaya çıkan, zuhur eden; sebep. 2. tas Tecelli, Hakk'ın zuhuru, Belli bir zamanda insanın haline göre kalbinde zuhur eden tecelli; burada meydana gelmiş olan diğer şeylerin tümünü yok eder. Bâdi bila bâdi İlksiz ilk veya tecellisiz tecelli. Bad-i debür ( (باد د بو 1. Sam yeli, muhalif rüzgâr. Sabanın tersi yönde, batıdan doğuya doğru eser; mahsüllere, bitki ve ağaçlara zarar verir. 2. tas. Nefsin arzu ve azgınlığından kaynaklanan, şer'i hükümlere aykırı düşen tutum ve davranışlara yol açan güçlü bir dürtü, savlet (TK 1:465). Her şeyin evveli, ilk hali; uç veren, görünen, ortaya çıkan, zuhur eden; sebep. 2. tas Tecelli, Hakk'ın zuhuru, Belli bir zamanda insanın haline göre kalbinde zuhur eden tecelli; burada meydana gelmiş olan diğer şeylerin tümünü yok eder. Bâdi bila bâdi İlksiz ilk veya tecellisiz tecelli. Bad-i debür ( (باد د بو 1. Sam yeli, muhalif rüzgâr. Sabanın tersi yönde, batıdan doğuya doğru eser; mahsüllere, bitki ve ağaçlara zarar verir. 2. tas. Nefsin arzu ve azgınlığından kaynaklanan, şer'i hükümlere aykırı düşen tutum ve davranışlara yol açan güçlü bir dürtü, savlet (TK 1:465). Sam yeli, muhalif rüzgâr. Sabanın tersi yönde, batıdan doğuya doğru eser; mahsüllere, bitki ve ağaçlara zarar verir. 2. tas. Nefsin arzu ve azgınlığından kaynaklanan, şer'i hükümlere aykırı düşen tutum ve davranışlara yol açan güçlü bir dürtü, savlet (TK 1:465).

03
Sözlük

Câm-ı mey

İçki kadehi. tas. Marifet badesi ve pirin ilâhî nurların tecellileriyle dolup taşan kalbi,

04
Sözlük

Çeşm-i humar

جشم خبار) I. Mahmur göz, humar. İçkinin neşesi geçtikten sonra ârız olan başağrısı ve sersemlik. 2. tas. Sâlikin kusurlarının kendisinden gizli tutulması. Fakat bu kusurlar, sözü edilen sâlikten daha mükemmel, daha yüksek ve daha ulu olan kemal sahiplerine malum olur. Ama onlar da bunu kimi zaman açıklar, kimi zaman da açıklamazlar (115). 95 | Çilehane

05
Sözlük

Dem

م) >) (ar'da kan)1. Nefes, soluk. 2. Vakit, an, içinde yaşanılan zaman. “Gün bugün, saat bu saat, dem bu dem.” 3. tas. a Rahmani nefes ki, Hakk'ın feyzinden ibarettir (sr). b Tecellinin zuhur ettiği an ki Mevleviler buna “Hü” derler, 1 101 Dert e ma a... Nİ “Dem-i Hazret-i Mevlânâ, Sırr-ı Şems-i Tebrizi, kerem-i imam Ali, ha diyelim” ¢ Bektasilerde içki, Yayan yerde ne gezersin gel âdeme er bu deme Hayvan gibi ne yelersin gel âdeme er bu deme Oğlanlar Şeyhi Hak bir gönül verdi bana hâ demeden hayran olur Bir dem gelir Şâdi olur bir dem gelir giryân olur Yünus Dem çekmek İçki içmek, demlenmek. Dem-i İsa Isa-nefes, Hz. İsa'nın ölüleri dirilten nefesi, Demlenmek Dem çekmek, içki içmek.

06
Sözlük

İşret

(5 (عشى İçki âlemi. tas. Hak'la olmanın verdiği haz, bu halde bulunan kalbin terennümü (ts).

07
Sözlük

sm

Çil) [Ar. ] Sözlük anlamı, “Geri bırakmak, gecikmek. ” olan bu söz, insanı günaha sokan, işlendiğinde kötüleme, kınama ve cezalandırmayı gerektiren dinen yasaklanmış eylemleri veya davranışları yapma işi için kullanılan bir terimdir. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de türevleriyle birlikte kırk sekiz ayette geçmiştir (bk. M. F. Abdülbâkî, el- Mu'cem, “ism” maddesi). “İsm”e konu olan büyük günahlar Kur’ân-ı Kerîm’de özellikle şu ayetlerde zikredilmektedir: “İçki ve kumar” (Bakara suresi, 2 I 219) anlamında, “Faizden elde edilen kazanç. ” ” (Bakara suresi, 2 / 276) anlamında, “İnkâr etmek ve küfür” anlamında, “Allah’a yalan isnat etmek. ” anlamında, “Günahı veya suçu başkasının üzerine yüklemek. ” anlamında, “Ölü, kan, domuz eti, gibi yasaklanan şeyleri yemek. ” anlamında, “İnsan öldürmek. ” anlamında, “Yalan söyleyerek doğruyu gizlemek. ” anlamında, “Açık veya gizli günah işlemek. ” anlamında pek çok fiil, “ism” olarak nitelenmiştir, bk. günah İsmâ'ilîlik a. bk. İsmâ'iliyye İsmâ'iliyye a. [Ar. ] Şî' inancına göre altıncı İmam Ca'fer-i Sâdık’m oğlu İsmail b Ca'fer es-sâdık’a nispet edilen v onun soyundan gelenlerin ima metini benimseyen, ayrıca aşır görüşleriyle tanınan bir Ş mezhebinin adı. Bu mezhebi “yedi devir inancı” çerçevesin de her devir bir nâtık nebiyi ifa de eder; sonra bir vâsi imam v altı sâmit imam ile bu sistem tamamlanmış olur. Bu sistem içinde, “nâtık” terimi, yeni devr başlatan peygamber anlamın dadır. Onu “esas” veya “sâmit adı verilen imam takip eder. ismet a. [< Ar. asm] 1. İ lâmî inanca göre, peygamberle rin günahtan uzak ve korunmu olduğunu ifade eden bir terim. fık. Dinî ve hukukî koruma v dokunulmazlık anlamında fıkı terimi.

08
Sözlük

Pîr-i mugân

Kelime olarak Mecûsîlerin başrahibi. Tasavvuf ve divan şiirinde aşk şarabını sunan kâmil mürşidi, kutbu ve hakikat rehberini anlatan mecazdır. “Meyhane”, “şarap” ve “sâkî” ile birlikte kullanıldığında dinî içkiyi değil, vecd, mârifet ve ilâhî aşkı remzeder. Pîr-i sebak Vird ve irade telkin eden şeyh. Pîr-i sânî Bir yolu yeniden düzenleyip yaygınlaştıran ikinci büyük kurucu. Pîr-i sohbet Sohbet ve beraberlik yoluyla terbiye eden şeyh.

09
Sözlük

Sabühi

Sabah içkisi, sabahları içilen şarap. tas. Sohbet, hasbıhal.

10
Sözlük

Sail

Dileyen, isteyen; dilenci, gedâ. 2. tas. Hak'tan hidayet isteyen, her şeyi Allah'tan isteyen ve dileyen. Sair/Seyyar Hak yolda yürüyenler. Onlarınki çetin ve güç bir yolculuktur; fakat marifet derecesine ulaşanlar uçarak yolculuk yaparlar. Bu yüzden zahit seyyar, arif tayyar'dır, denilmiştir. 5813/5212 (سا قى) 1. Su veren, sulayan, içki sunan. 2. tas. a Feyyâz-ı mutlak, bütün feyz ve sevginin kaynağı olan Allah. b Mürşid-i kâmil, pir-i tarikat (sr). Bir sâkiden içtik-şarab arştan yüce meyhânesi Ol sâkinin mestleriyiz canlar onun peymânesi Yanus Samt Sala, es- i, ar. 1, “Salavat getirin,” veya “Namaz kılma vakti geldi,” anlamına gelen bir deyim, 2. Meydan okuma. Es-sala her kim gelir bâzâr-ı aşka es-sala Es-sala her kim yanarsa nâr-i aşka es-sala N. Mısri Salât — Salavat (صلوة - صلوا ت) paz. Peygamber için okunan, Allah'ın rahmet ve selamının onun üzerine olması dileğini dile getiren, ekseriya “Allâhümme salli. diye başlayan, bir kısmı bestelenmiş bulunan dualar, Salavatlar ferden veya toplu olarak okunur, Nail olam dersen eğer devlete eyle ibadet cenab-ı Hazrete Ver salavât ruh-ı pak-i emceda Allâhümme Salli alâ Muhammed Su veren, sulayan, içki sunan. 2. tas. a Feyyâz-ı mutlak, bütün feyz ve sevginin kaynağı olan Allah. b Mürşid-i kâmil, pir-i tarikat (sr). Bir sâkiden içtik-şarab arştan yüce meyhânesi Ol sâkinin mestleriyiz canlar onun peymânesi Yanus Samt Sala, es- i, ar. 1, “Salavat getirin,” veya “Namaz kılma vakti geldi,” anlamına gelen bir deyim, 2. Meydan okuma. Es-sala her kim gelir bâzâr-ı aşka es-sala Es-sala her kim yanarsa nâr-i aşka es-sala N. Mısri Salât — Salavat (صلوة - صلوا ت) paz. Peygamber için okunan, Allah'ın rahmet ve selamının onun üzerine olması dileğini dile getiren, ekseriya “Allâhümme salli. diye başlayan, bir kısmı bestelenmiş bulunan dualar, Salavatlar ferden veya toplu olarak okunur, Nail olam dersen eğer devlete eyle ibadet cenab-ı Hazrete Ver salavât ruh-ı pak-i emceda Allâhümme Salli alâ Muhammed Meydan okuma. Es-sala her kim gelir bâzâr-ı aşka es-sala Es-sala her kim yanarsa nâr-i aşka es-sala N. Mısri Salât — Salavat (صلوة - صلوا ت) paz. Peygamber için okunan, Allah'ın rahmet ve selamının onun üzerine olması dileğini dile getiren, ekseriya “Allâhümme salli. diye başlayan, bir kısmı bestelenmiş bulunan dualar, Salavatlar ferden veya toplu olarak okunur, Nail olam dersen eğer devlete eyle ibadet cenab-ı Hazrete Ver salavât ruh-ı pak-i emceda Allâhümme Salli alâ Muhammed

11
Sözlük

Şarap

Meşrubat, içki, mey, bade. tas. Coşkun aşk halleri ki, sahibini kınanmayı gerektirecek hal ve hareketlerin içine sokar, Bu da sülûkün sonuna gelen kemal ehline mahsustur (us). Tasavvufta şarap aşkı, mahabbeti, şevki ve vecdi temsil eder. Şarap gibi aşk da insanı kendinden geçirir, aklını, mantığını ve şuurunu kullanmasına engel olur. Âşıkla ayyaşın dış görünüşleri birçok yönden birbirine benzer. Dilâ kayfiyet-i aşkı yürü meyhor olandan sor Icip vahdet şarıbını ebed mahmur olandan sor Zati Süleyman Efendi Bazen bir velinin elindeki kadehte bulunan şarap bir keramet olarak bal haline gelir, buna kalb-ı a'yân denir. | Bir bakışta bâdeyi bal eyledi Bâli Baba

12
Sözlük

cem âyini

cem âyini a. Bektaşîlikte dede, baba veya vekili tarafından düzenlenen ve yönetilen içkili tören. Genellikle harman ve hasat mevsimi sonrasında uzun kış gecelerinde düzenlenen bu törenin, şarabı bulduğuna inanılan ünlü İran hükümdarı Cemşid’in yaptığı içki meclislerine benzediği için bu adla anıldığı rivayet edilmektedir.

13
Eser

Sayfalar 49–56

Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i

14
Eser

Sayfalar 57–62

Muzaffer Ozak Külliyatı · yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yık

15
Eser

Sayfalar 48–55

Muzaffer Ozak Külliyatı · Hz. Omer, çocuğa cevaben cinayeti işlediğini söyledin. Sana islâm şeriatında kısas lâzım geldi buyurdular. Delikanlı hükmü şer'iye göre öldürülecegini bildigi halde evvelki sükûnet

16
Eser

Sayfalar 65–72

Muzaffer Ozak Külliyatı · — Biz, yeryüzünün Allahıyız, demişler ve hallak-ı âlem olan Allahu zül-celâli inkâr etmemişlerdir. Belki: (0, GÖK- LERIN ALLAHI..) demişlerdir. Firavunun bile, gündüz yaptıklarına

17
Eser

Sayfalar 69–77

Muzaffer Ozak Külliyatı · Hasan-ül-Basri, kendisine iyman telkin ve kelime-i şehadeti talim için yanına yaklaştığında, hasta adam büyük bir neş'e ve sürûr içinde konuştu: — Yâ Hasan! Sen sus... Dur ve bekle

18
Eser

Sayfalar 88–95

Muzaffer Ozak Külliyatı · -- Yâ Resûl.. Benim dostlarım da on sınıf kimsedir: Birincisi, zâlim hükümdar ve beylerdir, halkın üzerine âmir olanlardır. Ikinci dostlarım, kibirlilerdir. Üçüncüsü, zâlimlere uşa

19
Eser

Sayfalar 94–100

Muzaffer Ozak Külliyatı · cak mahkûma veya kesilecek kurbana ikrâm çoğalır, ama ansızın bıçak boğazına, ip de boynuna geçiverir. Bunların durumları bu misale benzer. Dikkatle oku tekrar tekrar oku. Allah si

20
Eser

Sayfalar 84–89

Muzaffer Ozak Külliyatı · zamanlar, o da bizim gibi yiyor, içiyor, gezip dolaşıyor, aglıyor, gülüyor, üzülüyor ve seviniyordu. Bir tahta kurusu veya sivrisinek çıksa, tedirgin oluyor, yün veya pamuk döşekle

21
Eser

Sayfalar 93–99

Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle ise, ELLi DÖRT' FARZ'1 mutlaka öğrenelim, icabını yerine getirelim, Hakkın rizasına erelim, cennetine girelim ve cemalini görelim. ELLİ DÖRT FARZ şunlardır: bilmek, ria gire o

22
Eser

Sayfalar 90–96

Muzaffer Ozak Külliyatı · gibi tövbe suyu da, insanda mâ'siyyet, günah ve yüz karası olan kotulüklerı tathır eder. Netekim, Kibar-1 evliya 'ullah: (Tövbe, öyle bir sabundur ki, günahları yıkar ve temizler v

23
Eser

Sayfalar 101–107

Muzaffer Ozak Külliyatı · tan taşa çarpacağız. Fakat yine söylüyoruz ki, faydası yok! Gelin kardeşlerim! Allah yoluna, îmana. Gelin yoldaşlarım! Allah Resûlü, Hak nebî, Hz. Muhammed sallallahü aleyhi ve sel

24
Eser

Sayfalar 116–121

Muzaffer Ozak Külliyatı · — Haydi, şimdi bana işledigin günahı söyle! buyurdu. O genç, gözyaşlarıyla konuşmağa başladı: — Yâ Resülallah! Ben, alçak ve igrenç bir insanım. Benim işlediğim günahı, hayvanlar b