ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
16 sonuç · “huld”
01dârü’l-huld
“Ölümsüzlük, sonsuzluk” an lammdaki bu söz, cehennem için Kur’ân-ı Kerîm’de bir yerde geçmektedir (Fussilet suresi, 41 / 27-28)
cennetü’l-huld
(jjjı câJ Huld cennetinin adı
huld
Sözlük anlam “Uzun zaman kalmak, devam etmek.” olan bu söz, bir şeyi değişmemesi ve bozulmaması y da değişmenin uzun zaman son ra gerçekleşmesi yanında cenne ve ahreti ifade eden bir Kur’â terimi olarak kaynaklarda ye almaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’d seksen yedi yerde geçmektedi. Bunlardan otuz yed ayette cennet ehli, kırk seki ayette cehennem ehli için kulla nılmıştır. Hadis rivayetlerind de bu terim, aynı anlamlard kullanılmıştır” (bk.
Huld Cenneti
Sekiz Cennet'in dördüncüsü. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: ( Ey Resûlüm! ) de ki: Acabâ bu Cehenem mi hayırlı, yoksa takvâ sâhiplerine ( Allahü teâlâdan korkup haramlardan kaçan kimselere ) vâd olunan Huld Cenneti mi? Ki bu onlar için bir mükâfât, bir merci'dir ( dönüş yeridir ). Orada devâmlı kaldıkları hâlde, o takvâ sâhiblerinin her diledikleri vardır." (Furkân sûresi: 15-16) Yâ Rabbî! SendenÎmân, tükenmeyen nîmetler, Huld Cenneti'nde Muhammed aleyhisselâma arkadaş olmayı isterim. (İmâm-ı Gazâlî)
MELÂMETİLİK VE MELÂMETÎLER
Avârifü’l-Maârif · 8. bölüm · Bazıları melâmetiyi şöyle tarif etmişlerdir: “Melâmetî, iyiliğini açıklamayan, kötülüğünü de gizlemeyen kimsedir.” Bunu şöyle izâh edebiliriz: Melâmetî; damarlarına varana kadar, b
SEBEPLERE SARILMADA SÛFİLERİN TUTUMLARI
Avârifü’l-Maârif · 19. bölüm · Sebeplere sarılma ve onları terketme hususunda sûfilerin halleri birbirinden farklıdır. İlâhî fetih ve keşfe mazhâr olanlar, belirli bir rızık kapısına bağlanmaz, sebeplere sarılma
HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER
Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,
MÜRŞİDİN RİÂYET EDECEĞİ ÂDÂB
Avârifü’l-Maârif · 52. bölüm · Bir mürşid-i kâmilin müridlerine karşı dikkat ve riâyet edeceği pek çok edebler vardır. Biz burada en önemlilerini zikredeceğiz: 391- Bkz: Beğâvi, Meâlimü’t-Tenzil, VIII, 60;Taberî
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 96–102
Muzaffer Ozak Külliyatı · peygamberler o güneşten nur alan ay ve yıldızlar gibidirler. Nebiyyi ins-ü can aleyhi ve âlihi salâvatullah-ir-Rahman, ruh mesâbesinde ve bütün diger peygamberler vücuttaki diger u
Sayfalar 137–144
Muzaffer Ozak Külliyatı · Üçüncü hicaba HICAB-ÜL-MİNNET adını verdi ve minnet hicabında da ruh-u Muhammediyye'yi on bin sene karar ettir. di. Ruh-u Muhammedi bu hicapta da: SÜBHANE MEN HÜVE DÂ'İMÜN zikriyle
Sayfalar 285–292
Muzaffer Ozak Külliyatı · bic icti Lo l'e iz kulnâ lil-melâike 't-iscidû li-Ademe Je-secedû illâ Ibliyse ebd vestekbere ve kâne min-el-kâfiriyn... El-Bakara: 31 (Ve o vakit meleklere: ÂDEME SECDE EDIN diye
Sayfalar 466–474
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cennet-ül-adn'e girem, Hak cemaline irem, Ne gide Bis etre... Cennet-ül-huld'ü seçer, Ezel şarabın içer, Nurdan hulleler biçer, Ne güzeldir cennetler.. Cennet-ül-vesile'dir, Kul, H
Sayfalar 426–432
Muzaffer Ozak Külliyatı · kılsan bile kıraatine, erkânına dikkat ve itina eylememiş, gece uykularını ve gündüz rahat ve huzurunu terkederek toplanmış ve biriktirilmiştir değil mi? Ne oldu o mal ve mülkün? A
Sayfalar 404–411
Muzaffer Ozak Külliyatı · dan geçirdim. Çünkü, bu işi benden başka bilen yoktu ve ben kabile reisi olarak dörtte bir ganimet almayı âdet edinmiştim. Artık şüphem kalmamıştı, onun gerçekten peygamber oldugu
Sayfalar 436–442
Muzaffer Ozak Külliyatı · biseler giyinmek, iyi yemek ve içmek, zevk ve sefa sürmekle ömür geçirenler helâk oldular.. Evet, dünya demek üzerinde yaşadığımız kürre değildir. Seni, Rabbinden ve Rabbine ibadet