ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
19 sonuç · “hüccet”
01Muhammed Şerîf Hüseynî
Muhammed Şerîf Hüseynî, Âlim Şeyh'in halifesi; 1697'de vefat eden, Hüccetü'z-zâkirîn'de cehrî zikri savunurken Yesevî şeyhleri ve Orta Asya tarikat çevreleri hakkında geniş malzeme aktaran müelliftir.
Hüccetullah
iz) Allah'ın delili; insanlar doğru yolu bulsun diye Hakk'ın gösterdiği apaçık delil. tas. İnsan-ı kâmil, kâmil insan, Hakk'ın halk üzerindeki delilidir (sr).
hüccet
Sözlük anlamı, e “Delil, belge, senet.” olan bu söz, bir hükmün doğruluğunu kanıta lamak amacıyla ileri sürülen den lil. 2. Şi'â dünyasında yetkin ve m, uzmanlaşmış bilim adamlarına ı- verilen unvan. 3. Hadis bilimine de, üç yüz bin veya sekiz yüz bin e hadisi bilen kimse. 4. Hadis bik liminde, en üst mertebeye ulaşe mış hadis âlimi için kullanılan k terim, eşanlamlısı: “hâkim, r hâfız, imâm, muhaddis” (Jbk. bu b” maddeler). a § tam. hüccet-i dâfi'a a. z u (<*Âb oşa) huk. Bir sorunu ispata delil olmayıp talep ve n iddiayı ortadan kaldırmaya e delil olan hüccet. si m hüccet-i kâsıra a. G^ü e cm.) huk. Şahsa bağlı olan i veya şahıs ile smırlı olan a hüccet. mhüccet-i müsbite a. (<cû1<> noa^) huk. Şehadet gibi ispatta u delil olan hüccet. n hüccet-i müte'addiyye a. (<ıjsüa o^a») huk. Hükmü sae dece taraflarla sınırlı olmaayıp dava ile ilgili başka kişileri de kapsayan hüccet. j hüccet-i zahriyye a. (^ a cm.) huk. Başmda veya belhüccetü’l-lslâm 332 genin arkasında sebebi yazılı olan hükmün tasdikli suretini gösteren delil. hüccetü’l-İslâm a. Ç^ı h caa) 1. İslâm dininin en yetkin bilim adamı. 2. İmam Gazali. Şi'â dünyasında yetkin ve m, uzmanlaşmış bilim adamlarına ı- verilen unvan. 3. Hadis bilimine de, üç yüz bin veya sekiz yüz bin e hadisi bilen kimse. 4. Hadis bik liminde, en üst mertebeye ulaşe mış hadis âlimi için kullanılan k terim, eşanlamlısı: “hâkim, r hâfız, imâm, muhaddis” (Jbk. bu b” maddeler). a § tam. hüccet-i dâfi'a a. z u (<*Âb oşa) huk. Bir sorunu ispata delil olmayıp talep ve n iddiayı ortadan kaldırmaya e delil olan hüccet. si m hüccet-i kâsıra a. G^ü e cm.) huk. Şahsa bağlı olan i veya şahıs ile smırlı olan a hüccet. mhüccet-i müsbite a. (<cû1<> noa^) huk. Şehadet gibi ispatta u delil olan hüccet. n hüccet-i müte'addiyye a. (<ıjsüa o^a») huk. Hükmü sae dece taraflarla sınırlı olmaayıp dava ile ilgili başka kişileri de kapsayan hüccet. j hüccet-i zahriyye a. (^ a cm.) huk. Başmda veya belhüccetü’l-lslâm 332 genin arkasında sebebi yazılı olan hükmün tasdikli suretini gösteren delil. hüccetü’l-İslâm a. Ç^ı h caa) 1. İslâm dininin en yetkin bilim adamı. 2. İmam Gazali. Hadis bilimine de, üç yüz bin veya sekiz yüz bin e hadisi bilen kimse. 4. Hadis bik liminde, en üst mertebeye ulaşe mış hadis âlimi için kullanılan k terim, eşanlamlısı: “hâkim, r hâfız, imâm, muhaddis” (Jbk. bu b” maddeler). a § tam. hüccet-i dâfi'a a. z u (<*Âb oşa) huk. Bir sorunu ispata delil olmayıp talep ve n iddiayı ortadan kaldırmaya e delil olan hüccet. si m hüccet-i kâsıra a. G^ü e cm.) huk. Şahsa bağlı olan i veya şahıs ile smırlı olan a hüccet. mhüccet-i müsbite a. (<cû1<> noa^) huk. Şehadet gibi ispatta u delil olan hüccet. n hüccet-i müte'addiyye a. (<ıjsüa o^a») huk. Hükmü sae dece taraflarla sınırlı olmaayıp dava ile ilgili başka kişileri de kapsayan hüccet. j hüccet-i zahriyye a. (^ a cm.) huk. Başmda veya belhüccetü’l-lslâm 332 genin arkasında sebebi yazılı olan hükmün tasdikli suretini gösteren delil. hüccetü’l-İslâm a. Ç^ı h caa) 1. İslâm dininin en yetkin bilim adamı. 2. İmam Gazali. Hadis bik liminde, en üst mertebeye ulaşe mış hadis âlimi için kullanılan k terim, eşanlamlısı: “hâkim, r hâfız, imâm, muhaddis” (Jbk. bu b” maddeler). a § tam. hüccet-i dâfi'a a. z u (<*Âb oşa) huk. Bir sorunu ispata delil olmayıp talep ve n iddiayı ortadan kaldırmaya e delil olan hüccet. si m hüccet-i kâsıra a. G^ü e cm.) huk. Şahsa bağlı olan i veya şahıs ile smırlı olan a hüccet. mhüccet-i müsbite a. (<cû1<> noa^) huk. Şehadet gibi ispatta u delil olan hüccet. n hüccet-i müte'addiyye a. (<ıjsüa o^a») huk. Hükmü sae dece taraflarla sınırlı olmaayıp dava ile ilgili başka kişileri de kapsayan hüccet. j hüccet-i zahriyye a. (^ a cm.) huk. Başmda veya belhüccetü’l-lslâm 332 genin arkasında sebebi yazılı olan hükmün tasdikli suretini gösteren delil. hüccetü’l-İslâm a. Ç^ı h caa) 1. İslâm dininin en yetkin bilim adamı. 2. İmam Gazali. İslâm dininin en yetkin bilim adamı. 2. İmam Gazali. İmam Gazali.
hüccetü’l-İslâm
Ç^ı h caa) İslâm dininin en yetkin bilim adamı. 2. İmam Gazali İmam Gazali
hüccet-i zahriyye
Başmda veya belhüccetü’l-lslâm 332 genin arkasında sebebi yazılı olan hükmün tasdikli suretini gösteren delil
Tokat Mevlevîhânesi
Tokat · Türkiye · Tokat’taki eski Mevlevî hafıza Tokat’ta Mevlevî varlığı XIII-XIV. yüzyıllara kadar izlenir. Muînüddin Süleyman Pervâne’nin Fahreddîn-i Irâkī için hankah yaptırdığı, Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi’nin şehre halifeler gönderdiği aktarılır. 1455 tahriri bir Mevlevî hankahı ve otuz iki hânelik Mevlevîhâne mahallesini kaydeder. Muslu Ağa ve yeniden kuruluş Evliya Çelebi 1656’da haftada iki gün âyin yapılan gelişmiş bir Tokat Mevlevîhânesinden söz eder. Son şeyh Mehmed Hâdi Dede’nin 1911 tarihli mektubu, Muslu Ağa’nın 1048/1638’de bir tekke kurduğunu bildirir. 1115/1703 tarihli hüccet ise bu yapının yıkıldığını ve Müderris Mehmed Efendi b. Dânişî Ali Efendi tarafından yeniden inşa edildiğini gösterir. Bugünkü yapının katmanları Günümüze ulaşan ahşap mevlevîhâne Soğukpınar mahallesindedir ve ağırlıkla XVIII-XIX. yüzyıl yapı katmanlarını taşır. Semâhâne, şeyh dairesi, odalar, hamam ve kütüphane bölümlerindeki ahşap işçiliği ve kalem işi tavanlar Anadolu tarikat mimarisinin seçkin örneklerindendir. Yaşayan miras Yapı günümüzde Mevlevîhâne Müzesi adıyla kültür ve sergi faaliyetlerinde kullanılmaktadır. Bu güncel işlev, XIII. yüzyıldan itibaren görülen şehirdeki Mevlevî varlığının bütün dönemlerinin aynı bina içinde geçtiği anlamına gelmez; erken hankahlar ile mevcut yapı ayrı tarih katmanlarıdır.
Yesevî Halifeleri ve Türkistan İrşad Ağı
Mansûr Ata, Dânişmend, Hakîm Ata ve Zengi Ata çevrelerinin coğrafî ve metinsel devamı.
RÛH, KALB, AKIL VE NEFSİN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 56. bölüm · Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî’nin, Abdullah İbn Mesud (r.a)’dan naklederek bildirdiğine göre; es-sâdık ve’l-masdûk olan Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ki, siz
Sayfalar 69–77
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hasan-ül-Basri, kendisine iyman telkin ve kelime-i şehadeti talim için yanına yaklaştığında, hasta adam büyük bir neş'e ve sürûr içinde konuştu: — Yâ Hasan! Sen sus... Dur ve bekle
Sayfalar 79–83
Muzaffer Ozak Külliyatı · Resûl aleyhisselâmın son günlerinde idi. Hazreti Bilal'e, bütün eshabın ve ensarın Mescidi nebeviyede toplanmalarını emr eylediler. Hazreti Bilâl radiyallahu anh, nâsı Mescide topl
Sayfalar 97–102
Muzaffer Ozak Külliyatı · da içmek, yemek yediği tabağa ve su içtiği kaba üfürmemek, her yudumun evvelinde besmele ve sonunda el-hamdü lillah demektir. Behlül-ü Dâna, kadı efendiyi sabırla ve sükûnetle dinl
Sayfalar 122–128
Muzaffer Ozak Külliyatı · kötü ve çirkin fiil ve amellerinle, suçların ve kabahatlerinle, irili ufaklı günahlarınla başbaşa kalacaksın. Acaba, o korkunç ânı, ölüm acılarını, pişmanlık sancılarını, o karanlı
Sayfalar 181–188
Muzaffer Ozak Külliyatı · 1) Hulûs-u niyyet: Hâlis ve saf bir niyyet sahibi olmak. 2) Ulûvvü himmet: Candan ve gönülden üstün ve yüce bir gayret ve faaliyet göstermek. 3) Sabır ve mukavemet... Innemel-â'mâl
Sayfalar 232–246
Muzaffer Ozak Külliyatı · BOCT 90 0004 mu'azzamü sübhaneke yâ kayyûm-ül mükerremü sübhaneke yâ bâ'isü sübhaneke yâ vârisü sübhaneke yâ muktedirü sübhaneke yâ âlim-es-sırrı vel-hafiyyat sübhaneke yâ bâ'ise m
Sayfalar 285–292
Muzaffer Ozak Külliyatı · bic icti Lo l'e iz kulnâ lil-melâike 't-iscidû li-Ademe Je-secedû illâ Ibliyse ebd vestekbere ve kâne min-el-kâfiriyn... El-Bakara: 31 (Ve o vakit meleklere: ÂDEME SECDE EDIN diye
Sayfalar 289–295
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALLÛ ALÂ RESÛLÜNÂ MUHAMMED Sallû alâ seyyidina Muhammed Sallû alâ mürşidina Muhammed Sallû alâ şemsiddûha Muhammed Sallû alâ bedriddûca Muhammed Sallû alâ nurül hûda Muhammed Sall
Sayfalar 378–385
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Ey Nebiyyi zişânım!.. Biz, seni kendilerine gönderildiğin insanların tasdik veya yalanlamalarına şahit, iyman edenleri cennetle müjdeleyici, yalanlayanları cehennemle korkutucu ve
Sayfalar 394–401
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir kulun ki, meddâhı Allah ola; Kim kadir ki, ol ona meddâlı ola... Yerlerin ve göklerin ve yerlerle gökler arasında görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen âlemlerin yaratıc
Sayfalar 373–378
Muzaffer Ozak Külliyatı · Taberiye gölünün ise suları taşmıştı. Kâbe'de bulunan putların hepsi yüz üstüne kapanmış; Lât, Uzzâ, Menât denilen üç büyük put, parça parça olmuş, Kâbe'nin duvarlarından sesler ge