ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
51 sonuç · toplam 51 · “devrân” · 1/3
01devrân
Tasavvuf ehlinin tek başına veya toplu hâlde vecde gelip dönerek zikir yapmalarına verilen ad. Mevlevîlik, Kadirîlik, Rifâîlik, Halvetîlik başta olmak üzere pek çok tarikatlerde zikir ile beraber devrâna büyük önem verilmiştir. Bunun en çar…
Devrân-ı Sûfiyye
Karabaş-ı Velî · Devranın cevazına dair risâle.
Devrân zikri
Toplu zikir sırasında meydanda dairevî hareketle icra edilen Halvetî zikir biçimi; uygulama ve musikisi dönem ve dergâha göre değişmiştir.
Risâle fî hakkı'd-devrân
ŞEYHÜ’L-İSLÂM ZENBİLLİ ALİ EFENDİ · Sûfî raksının zikir maksadıyla yapılması durumunda haram olmadığını belirten risâlesidir; biri mensur, diğeri manzum iki nüshası bulunduğu kaydedilir.
Risâle Der Hakk-ı Zikr ü Devrân
Sünbül Sinân Efendi · Türkçe özet ve Zenbilli'nin fetvası.
Celvetî devrânı
Celvetî tarihinde farklı yorumlanan zikir hareketi. Erken metinler sükûnu ve sınırlı hareketi öne çıkarırken bazı sonraki çevrelerde devrân görülmüştür.
Halvet, Erbaîn, Zikir ve Devrân
Şâbânî uygulamalarının anlamı, düzeni ve değişen biçimleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Celvetî Zikrinde Devrân Meselesi
Sükûn, sınırlı hareket ve tarih içinde değişen uygulama. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Halvetî Devranı ve Zikir Meclisi
Kuud, kıyam, ilahi, ritim ve gülbank. Tez ve çevrilen yazma metin karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal inceleme.
Sünbüliyye
Sünbüliyye, Cemâl-i Halvetî'nin halifesi Sünbül Sinân'ın Koca Mustafa Paşa Âsitânesi merkezinde teşkilatlandırdığı Halvetî koludur. İstanbul'da doğan ilk büyük tarikat kollarından biri olarak zikir, halvet, devrân, vaaz, musiki ve edebiyat…
Sünbül Sinân Efendi
Sünbül Sinân Efendi (Merzifon – Muharrem 936 / Eylül 1529, İstanbul); asıl adı Yûsuf Sinan. Halvetiyye'nin Sünbüliyye kolunun pîri , Koca Mustafa Paşa Dergâhı postnişini. Devran zikrini şeyhülislâm fetvasına karşı savunmuştur.
Şeyh Abdülkadir Sırrî Eşrefî
Abdülkadir Sırrî Eşrefî (ö. 1176/1762), babası Abdullah Efendi’den feyiz ve hilâfet alan; Sırrî mahlasıyla şiirler, bir Dîvân ve devrân hakkında risâle bırakan Eşrefî şeyhidir.
Oğlu Senâî'nin vefatına söylediği manzume
Vahdetî Osman Efendi · Vefatı üzerine oğlu Senâî bir manzume söylemiş; babasını “kutb-ı devrân” ve zamanının Süleyman'ı diye anmıştır.
Sıyânet-i Dervîşân
Muhammed Emîn-i Tokadî · Devranı savunan risâle.
Risâletü't-tahkīkıyye
Sünbül Sinân Efendi · Devran savunmasının ana metni.
Ziynet-ül-kulûb ve Aşk Yolu
Muzaffer Ozak · Sülûk ve devran savunması.
Yirmi beşi aşkın risâlesi
Ömer Fuâdî · Devran, halvet, zikir ve vird üzerine.
Eserleri ve yazma mirası
Abdülahad Nûrî Sivâsî · Abdülehad Nûrî’ye nispet edilen otuza yakın eser zikir, vaaz, vahdet-i vücûd, devrân ve semâ gibi konulara uzanır.
Eserleri ve metinleri 1
Hâfız Muhammed Şâkir Efendi · Besteledikleri devran, cumhfir-ı ilahiyyat elsine-pira-yı zakirandır. Virdü'l-A'zami'l-Kemaliyye namıyla Arabiyyü'l-ibare bir eserleri olduğunu, hu lefiis ından Şeyh Muhammed Muhyiddin Efendi yazmışlardır. Muh…
Kadızâdeliler tartışmasına cevap veren risaleler
Abdülahad Nûrî Sivâsî · Devran, zikir, velâyet, sevap bağışlama ve ebeveyn-i Resûl meselelerini Sünnî ilim geleneği içinde savunan eserler.
Yirmi beşi aşan eser mirası
Abdülmecid Sivâsî · Akaid, ahlâk, Mesnevî, şiir, salavat, semâ-devran ve irade meselelerinde yazdı.
Âyin-i cem
İ) Cem veya Cemşid ayini. Efsaneye göre şarabın mucidi olan eski Iran hükümdarlarından Cem veya Cemşid adına yapılan tören. tas. Bektaşiler'in ve Alevi zümrelerin çeşitli vesilelerle düzenledikleri müzikli ve içki- Ayin-i serif li toplantı.…
Cehri zikir
& >>) Yüksek sesle yapılan zikir. Nakşbendiye gibi bazı tarikatler, müritlerin ancak kendilerinin işitebilecekleri kadar pes bir sesle zikre izin verir. Buna hafi zikir, diğerine cehri veya aleni zikir denir. Kadiriye ve Mevleviye gibi tari…
Hareket
Yer değiştirme, salınma veya bedensel devinim. Tasavvuf bağlamında semâ ve devrân sırasında vecdle ortaya çıkan ritmik hareketi ifade edebilir. Her hareket vecd sayılmaz; âdâb literatürü iradeli gösteriyle kendiliğinden doğan hâli birbirind…