HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Üsküp'ten Edirne'ye
Üsküp'te doğdu; hayatının önemli kısmını Edirne'de geçirdiği için Edirneli diye de anıldı. Âlim, ârif ve özellikle fıkıh alanında yetkin bir müellifti.
Hasan Sezâî ile buluşması
18 Ramazan 1110, 20 Mart 1699 tarihinde Edirne'de Hasan Sezâî-i Gülşenî ile karşılaştı. Vassâf'ın aktardığına göre başladığı bir manzumeyi Sezâî tamamladı ve kendisine “Vahdetî” mahlasını tavsiye etti. İsmâil Hakkı Bursevî de bu mahlası uygun bulunca onunla tanındı. Bu karşılaşma Gülşenî sohbet bağıdır; Vahdetî'nin ana Celvetî aidiyetini ortadan kaldırmaz.
Eserleri
Mühtedi'l-Enhur ilâ Mülteka'l-Ebhur adlı fıkıh şerhi basılmıştır. Gayri matbu Dîvânçe'si, Şerh-i Hadîs-i Erbaîn'i ve Kifâye tercümesi de eserleri arasındadır. Kendi hattıyla yazdığı Hadîs-i Erbaîn şerhi Esad Efendi Kütüphanesi'nde; Külliyât-ı Zâtî başlıklı yazması Bâyezid Kütüphanesi tasavvuf koleksiyonunda kayıtlıydı.
Vefatı
1135/1723'te vefat etti. Edirne Uzunkaldırım'da, Ayşekadın Hanı yakınındaki kabristana defnedildi. Oğlu Senâî'nin yazdığı vefat manzumesi babasını ilim ve irfan sahibi bir mürşid olarak anar.
Kalemi: fıkıh, hadis ve şiir
Vassâf, onun ilim ve irfanının risâlelerinden, manzumelerinden ve özellikle fıkıhtaki ihtisasını gösteren Mültekâ'l-Ebhur şerhinden anlaşıldığını söyler; bu şerh sonradan bir cilt hâlinde basılmıştır. Basılmamış bir Divançe'si ile Şerh-i Hadîs-i Erbaîn'i de vardır. Kifâye'yi tercüme etmiş, bir nüshası Ayasofya Kütüphanesi'ne girmiştir; kendi hattıyla yazdığı Hadîs-i Erbaîn Şerhi ise Es'ad Efendi Kütüphanesi'ndedir. Vassâf, Bayezid'deki umumi kütüphanenin tasavvuf bölümünde 3595/295 numarada kayıtlı bir yazmasını da bizzat gördüğünü belirtir.
Kabri Edirne'de, Uzunkaldırım'da Ayşekadın Hanı'na bitişik kabristandadır. Vefatı üzerine oğlu Senâî bir manzume söylemiş, babasını zamanının kutbu olarak anmıştır.