ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
15 sonuç · “beş vakit namaz”
01beş vakit namaz
beş vakit namaz a. Müminlere günde beş vakit olarak farz kılınan namaz. Bunlar, sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlandır. Kur’âtı-ı Kerîm’de bu ibadet, “Tâ hâ suresi” nin 130. ayetinde açıkça şöyle salık verümektedir: “ (Ey Muhammedi) Onların dediklerine sabret; güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini ululayarak teşbih et. Gece saatleri ve gündüzün iki ucunda da teşbih et, böylece Rabbinin rızasına eresin.” Müfessirler bu vakitleri şöyle yorumlamışlardır: Güneş doğmadan önceki namaz, “sabah namazı”; güneş batmadan önceki namaz, “ikindi namazı”; gece saatleri, “yatsı namazı”; gündüzün iki ucu ise “öğle namazı” ve “akşam namazı”.
Ayasofya Camii
İstanbul · Türkiye · Bostancı Ocağı'nda görevliyken beş vakit namazını kıldığı ve Terler Direk karşısındaki meczubla karşılaştığı cami. İlişkili kişi dosyası Lebeni Şeyh Beşir Ağa : Beşir Ağa" derler. Fukara ve ahbabını dil.ima adab-ı şeriat u tarikat ile terbiyeye çalışırlar imiş. Erbab-ı a'razın te'slriyle doksan yaşında şehiden irtihal eylemiştir. Cidden eazımdan dır. Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe…
Zenbûriyye: İki Yolun Cem‘i
Zenbûriyye'nin teşekkülü, zikr-i zenbûrî, inâbe belgesi, silsile katmanları, tekkeleri ve sonraki temsilcileri kaynaklar karşılaştırılarak açıklanır.
SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi
Sayfalar 18–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · ğunu ileri sürmesine benzerler. Babasının kim olduğu bilinmeyen ve bir fahişeden dünyaya gelen ne idüğü belirsiz bir piçe, böyle bir zat: (Evlâdım...) diyebilir mi, bilmem? Insan,
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu
Sayfalar 29–35
Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık
Sayfalar 57–62
Muzaffer Ozak Külliyatı · yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yık
Sayfalar 63–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · bından, celâlinden korkmadan, O'nu hakkıyle tanımadan Zât-1 ülühiyyetinden şefkat ve merhamet umarsın? O'nu hakkıyle tanı ki, şefkat ve merhamet olunasın. Allahu teâlâ da, kullar d
Sayfalar 88–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · -- Yâ Resûl.. Benim dostlarım da on sınıf kimsedir: Birincisi, zâlim hükümdar ve beylerdir, halkın üzerine âmir olanlardır. Ikinci dostlarım, kibirlilerdir. Üçüncüsü, zâlimlere uşa
Sayfalar 85–93
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kıssas-ı Ali Radiyallahu anh: HİKÂYE Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta iken zehirli kılıç ile vurdu. O beyti Huda melcei fukar
Sayfalar 93–99
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle ise, ELLi DÖRT' FARZ'1 mutlaka öğrenelim, icabını yerine getirelim, Hakkın rizasına erelim, cennetine girelim ve cemalini görelim. ELLİ DÖRT FARZ şunlardır: bilmek, ria gire o
Sayfalar 101–107
Muzaffer Ozak Külliyatı · tan taşa çarpacağız. Fakat yine söylüyoruz ki, faydası yok! Gelin kardeşlerim! Allah yoluna, îmana. Gelin yoldaşlarım! Allah Resûlü, Hak nebî, Hz. Muhammed sallallahü aleyhi ve sel
Sayfalar 106–113
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Bu harfler, müteşâbihattandır.. Bunları öğrenmek sana lâzım değildir, buyurarak tefsir ve tafsil etmek istememişler. Hz. Huzeyfe't-ül-Yemani, bu zata sormuşlar: - Sen, bu harfler
Sayfalar 125–132
Muzaffer Ozak Külliyatı · ler. Zira, onlar daha önce dünya hayatında güzel işler işlemişler, iyilik etmişlerdi.) Hasan-ül-Basri hazretlerinin Basra halkına irâd buyurdukları hitabeye devam edelim: — Ey Basr