Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

24 sonuç · “Yemin

01
Sözlük

Ashab-ı suffe

1. Medine'de Hz. Peygamber'in mescidinin sofasında Oturan ve tasavvufta süfilerin ilk temsilcileri kabul edilen fakir sahabeler. tbn Mesud, Bilâl Habeşi, Selman Fârisi, Ebu Hureyre, Ebu Zer suffa ehlindendir. Ashab-ı şekavet Cehennemlikler, bedbahtlar. | 1 عطقطعق şeriat Şeriat yolunu tutanlar, müteşerri, | Ashab-ı şimal Kalpleri kötü huy ve aşağı arzularla dolu olanlar. Ashab-ı taarruf Marifet, irfan, seyir ve sülük ehli. Ashab-ı tarikat Hakikat yolunu tutanlar, mutasavvıflar denir. Bkz. Ahkam-1 batina. Ashab-1 tasfiye Kalbi tasfiye, ahlakı tehzib ve ruhu tezkiye etmek suretiyle ilahi hakikatleri idrak etmeye cabalayanlar, Ashab-ı yemin Kalplerini kötü huylardan ve süfli arzulardan arındırmış ilahi inayetle ibadet etmeye muvaffak olan, ama sürekli mürakabe hal ve makamına henüz ulaşamamış olanlar. Bu mertebeye ulaşanlara mukarrep denir.

02
Sözlük

Ashap

Bir ismin başına gelirse, genellikle o isme “-cilar” ve “-cular” NN Aşina anlamı kazandırır. Orn. ashab-ı yemin (sağcılar), ashab-ı şimal (solcular) gibi. Âsitân — Âsitâne i. Jar 1 - (آمعاان >. Atabe, eşik, dergâh. 2. tas, a Tekke, dergâh. Büyük dergâh. b Bir tarikat kurucusunun veya büyük bir velinin gömülü olduğu türbe. c Amel ve ibadet. Âsitân-ı kadiriye sür yüzün onlardan ol Izziyâ! Sâhib-i selâmettir gürüh-i 1 eae Asitanin ey seh-i levlâk me'mendir bana Hak-i payin tütiyâ-yı çeşm-i rüşendir bana Asl — Fer صل - فر ع) ( +. Temel, esas, kök. 2. عم Dinin esasları tevhit, marifet, iman, yakin ve sıdk'tır. Hidayet ise esasların esasıdır. Bunlardan türeyen hallere, makamlara, amellere ve tâatlere fer ve fürü denir. Fer asla, dal ve köke bağlı olduğundan usüle riayet etmeyen vusülden mahrum kalır. Vusülsüzlük usülsüzlüktendir. Asılların aslı, edep ve erkân gözetmektir. Asl-ı âlem İnsan-ı kâmil, Aslü'l-cevheri'l-ferd İnsan-ı kâmil.

03
Sözlük

Piç-i zülf

Kıvrım kıvrım saç. tas. a İlahi müşkil (us). b Imkan mertebesi, ç Uzun saç. Sınırsız varlıklar, çokluk ve taayyünler. Saç sevgilinin, yüzünü örttüğü gibi bunlar da gerçek Bir'in yüzünü (Zatını) örter. d Celali tecelliler. Pir i fars. (5) Yash kişi, ihtiyar. tas. Şeyh, mürşit (amr 35), Arısının balıyım, bahçesinin gülüyüm Bağının bülbülüyüm pirim Abdülkadir'in Hak katında uludur cihan doludur Eşrefzâde kuludur pirim Abdiilkadir in Pir aşkına Pir hakkı için, pirim hakkı için deyimleri yemin olarak kullanılır. Allah tarafından yetiştirilene Hudâ-perverde, şeyh tarafından yetiştirilene pir-perverde denir. Aşılı ağacın meyvesi Pir-perverdeye, aşısız ağacın meyvesi Hudâ-perverdeye benzetilir. Meczüba da Hudâ-perverde denir. Bir işe teşebbüs edildiği zaman | “yâ Allah ya pir” denir, Tekkelerde ve türbelerde tarikat kurucusu şeyhin ismi | “ya hazret-i pir,” diye başlar; yâ Hazret-i pir Aziz Mahmud Hüdât gibi. Fütüvvet | ehli her sanatın bir piri olduğuna inanır; örneğin çiftçilerin piri Hz. Âdem, gemicilerin piri Hz. Nuh, terzilerin piri Hz. Idris Nebi'dir. Pir-i tarikat Tarikatin ilk kurucusu, sahib-i tarikat, | Pirdaş ( 4 ييردا ) Aynı pire muntesip, aynı şeyhe bağlı olanlar, şerikler. 1 Pir-i hâcât İhtiyaçları karşılayan şeyh. Pir-i harâbât Kâmil insan, rehber (sF; TK).

04
Sözlük

mülâ'ane

Evlilik hukukunda, kocanın eşi için zina suçlaması yapması sebebiyle hâkim huzurunda yemin edüerek yapılan lânetleşme ve evlilik bağma son verme durumu.

05
Sözlük

Ashâb

Sâhib kelimesinin çoğulu; arkadaşlar ve bir kimsenin çevresinde bulunanlar. Dinî kullanımda özellikle Hz. Peygamber’i mümin olarak görüp iman üzere vefat eden sahâbîlerin topluluğunu ifade eder. Kelime ayrıca bir mezhep imamının öğrencileri ve görüşünü sürdüren fakihler için “ashâbü’ş-Şâfiî”, “ashâbü Ebî Hanîfe” gibi tamlamalarda kullanılır. Bağlam belirtilmeden bu anlamlar birbirine karıştırılmamalıdır.

06
Sözlük

Kasâme

Faili bilinmeyen bir öldürme olayında, belirli şartlar altında bölge halkından elli kişinin yemin ettirilmesi usulü. Klasik fıkıhta ceza ve diyet hükümleri içinde ele alınır. Okuma notu Kasâme, Kur’ân’daki Kasas sûresiyle ilgili değildir; önceki aktarımda komşu sütundaki sûre maddesi bu açıklamaya karışmıştı.

07
Sözlük

Allah eyvallah

Allah eyvallah a. Bektaşî geleneği içinde tasdik işareti veya yemin sembolü olarak kullanılan söz.

08
Sözlük

îlâ

GıLl) [Ar.] fık. İslâm hukukunda, evli bir erkeğin karısıyla cinsel ilişkiye girmemek üzere yapmış olduğu yemin. Bu durum “kaza'î boşanma” sebeplerinden biri sayılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de sadece bir yerde, “Bakara suresi” nde “Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler dört ay beklerler.” biçiminde geçen bu söz, Hz. Muhammed’in eşleri ile ilgili olarak hadislerde de yer almaktadır.

09
Sözlük

Tevhid

Allah’ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve benzersiz olduğunu kabul etmek. İslâm inancının merkezidir. Tevhîd-i ulûhiyyet İbadetin yalnız Allah’a yöneltilmesi. Tevhîd-i rubûbiyyet Yaratma, yönetme ve terbiyenin mutlak sahibinin Allah olduğunun tasdiki. İsim ve sıfatlarda tevhid İlâhî isim ve sıfatları yaratılmışlara benzetmeden kabul etmek. Tasavvufta tevhid, inanç esasını değiştiren ayrı bir öğreti değil; kulun benlik, riya ve bağımsız güç vehminden arınarak bu hakikati hâl ve ahlâkında gerçekleştirmesidir.

10
Sözlük

li'ân

Evli bir kadıli nı, kocasmm zina ile suçlaması neticesinde her iki tarafın yeminleşmesini ve boşanmalarını ifade eden terim.

11
Sözlük

oruç, -cu

oruç, -cu a. İslâm’m beş şartmdan biri olan bu terim, Arapça “savm, sıyâm”, Farsça “rûze” sözünün karşılığı olarak Türkçeleşmiştir. İslâm inancına göre, “Tan yerinin ağarmasından başlayarak gün batımına kadar geçen süre içinde yeme, içme, ve cinsel ilişkiden uzak kalman emreden ve müminlere farz kılınmış olan. ” bu ibadet, hicretin ikinci yılı (Şubat 624) Şaban ayında Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılmmıştır. Bu ibadetin önemi Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi” nin 183. ayetinde mealen “Ey iman edenler, sizden evvelki (ümmet) lere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı, ta ki korunasınız. ” denilmiştir. Aynca, pek çok hadiste (Sahîh-i Buhârî ve Tercemesi, C. 1, “Kitâbu’lîmân”, 34, 40; Ebû Davûd, “Sünnet”, 16) özellikle vurgulanmıştır. Bunlardan biri, çok bilinen ve yaygın olanı Ebû Hureyre’nin rivayet ettiği şu hadistir: “Oruç bir kalkandır. Oruçlu kimse kötü söz söylemesin ve cahillik yapmasın. Eğer herhangi bir kimse kendisiyle dövüşmeye yahut söğüşmeye girişirse ona iki defa ‘Ben oruçluyum. ’ desin. Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki oruçlu ağzın kokusu, yüce Allah’ın katında misk kokusundan daha temizdir. Yüce Allah: Oruçlu kimse benim için yemesini içmesini, cinsî arzusunu terk eder. Oruç doğrudan doğruya bana edilen bir ibadettir. Onun ecrini de doğrudan doğruya ben veririm. Hâlbuki diğer amellerin hepsi on misli ile ödenir. ”. Oruç, bilhassa Allah için veya Allah’ın rızası için tutulduğu ve doğrudan O’nun buyruğu olduğu için önemli ibadetlerin başında gelmektedir. Ramazan orucu dışında farz ve vacip olmayan fakat tavsiye edilen oruç türleri de vardır. Ayrıca örücün farz ve vecibeleri, kefaretleri veya kaza gerektiren durumlan dört mezhebe göre farklı yorumlanmaktadır. Buhârî, oruç konusunu kitabmda “Kitâbu’s- Savm” başlığı altında Hz. Peygamber’in hadislerine dayanarak etraflıca incelemiştir (Sahîh-i Buhârî ve Tercemesi, C. 4. , 1766-1861)

12
Sözlük

aksâmü’l-Kur'ân

Kur’ân-ı Kerîmde yer alan yeminleri konu edinen tefsir usulünü inceleyen bilim dah. Allah’ın kendi adma, peygamberlere, Kur’ân-ı Kerîm’e, meleklere, kıyamet gününe, aya ve güneşe, gece ve gündüze yemin ile başlayan 17 sure yeminle başlamaktadır. Bütün bunlar bu bilim daimin araştırma ve inceleme alanına girmektedir.

13
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

14
Eser

SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ

Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş

15
Eser

MÜRŞİDLİK RÜTBESİ VE MÜRŞİDLERİN HİZMETİ

Avârifü’l-Maârif · 10. bölüm · Rasûlullah (sav) Efendimiz bir hadislerinde buyurmuştur ki: “Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun; eğer isterseniz bu hususta yemin de edebilirim. Hiç şüphesiz

16
Eser

Sayfalar 1–8

Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH

17
Eser

Sayfalar 13–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme

18
Eser

Sayfalar 25–32

Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl

19
Eser

Sayfalar 34–41

Muzaffer Ozak Külliyatı · Birincisi; gökyüzüdür. Güneşi, ayı, yıldızları ve daha güremediğimiz, bilemediğimiz diğer varlıkları ile enginleşen o muhteşem gökyüzünü bir düşününüz. Düşününüz ki, insanoğlu, en

20
Eser

Sayfalar 33–40

Muzaffer Ozak Külliyatı · Cenabı erham-er-râhimiyn, cümlemize tevfikini ihsan buyursun, âf ve magfiretiyle sâd eylesin ve bizleri necata erdirsin. Kötü ve çirkin huylarımızı Kur'an ahlâkına ve ahlâk-ı Ahmed

21
Eser

Sayfalar 73–80

Muzaffer Ozak Külliyatı · uyandırmaktan gayrı hiçbir işe yaramayan bu iddianızla, Resûl-ü zişânı incittiğiniz gibi, din ve peygamber düşmanlarının ekmeklerine yağ sürdüğünüzün de farkında mısınız? Allahu te

22
Eser

Sayfalar 71–77

Muzaffer Ozak Külliyatı · silmişti. Insanlardan kaçıyor, daima tenhalarda dolaşıyor. Anası, bu hâle vâkıf olup meseleyi babasına açtı. Baba divanı toplayıp, Habbâbı divana dâvet etti. Habbâb divana geldiğin

23
Eser

Sayfalar 88–94

Muzaffer Ozak Külliyatı · ve radıyallahu anh efendimize sevgi gösterisinde bulunanların mekr-ü hiyleleri, bugün sadakat ve samimiyete ve Imam-i müşârünileyhe gerçek muhabbete dönüşmüştür. Vaktiyle, Imam-ı H

24
Eser

Sayfalar 96–102

Muzaffer Ozak Külliyatı · peygamberler o güneşten nur alan ay ve yıldızlar gibidirler. Nebiyyi ins-ü can aleyhi ve âlihi salâvatullah-ir-Rahman, ruh mesâbesinde ve bütün diger peygamberler vücuttaki diger u