ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
22 sonuç · “Nâfi”
01Muhammed Yâsin Nâfi‘ Efendi
Muhammed Yâsin Nâfi‘ Efendi (ö. 1902), İdlib çevresinden yetişen; kadılık nâibliği, Kur’an hizmeti ve Nakşibendî-Kādirî irşad bağlarıyla tanınan Arap âlim ve şeyhtir.
Şeyh Nâfiz Eşrefî Efendi
Fahreddîn Efendi-zâde’dir. Beyne’l-meşâyih, mümtâz bir mevki'e sâhib imiş. Eşrefî âsitânesinde neşr-i feyz ettiler. Kibâr-ı meşâyihden Şeyh Abdüllatîf Efendi hazretlerinin kerîmeleri Zehrâ Hanım’ı tezevvüc edip bir hayli zamân muammer olduktan sonra 1282/(1865) senesi âzim-i dâr-ı bakâ oldular. Mezâr taşında menkûş târîhleri: H
menâfi
“Menfaatler” anlamındaki bu r söz, başka kelime ve terkiplerle e, bir araya gelerek yeni terkipler roluşturur. le
Nâfi
Qjü) [< Ar. nef] Sözlük anlamı, “Fayda veren.” olan bu söz, Allah’a nispet edildiğinde “Faydalı olan, dilediği kimseye hayırlı ve faydalı olanı veren.” anlamıyla “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup Kur’ân-ı Kerîm’de pek çok ayette yer almış ve Allah’a izafe edilmiştir (bk. M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “nfa” maddesi). Bu isim, Allah’ın doksan dokuz ismini veren İbn Mâce ve Tirmizî rivayetlerindeki listede de yer almıştır. Bu terim, “Faydalı olan.” anlamı ile Allah’ın zatî sıfatları arasmda zikredilmektedir.
nâfiz
fık. İslâm hukukunda, kurulmasıyla birlikte derhal işlerlik kazanan akit anlamında bir fıkıh terimi.
Sükne kazası
Sefîne'de nakledilen mektubun hitap satırında Muhammed Yâsin Efendi'nin nâiblik yaptığı kazâ olarak geçer. Metinde kazânın bağlı olduğu vilâyet belirtilmediği için konum tespit edilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Muhammed Yâsin Nâfi‘ Efendi : Muhammed Yâsin Nâfi‘ Efendi (ö. 1902), İdlib çevresinden yetişen; kadılık nâibliği, Kur’an hizmeti ve Nakşibendî-Kādirî irşad bağlarıyla tanınan Arap âlim ve şeyhtir.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Bâb-ı Cedîd’de kuruluş Yenikapı Mevlevîhânesi, yeniçeri kâtibi Malkoç Mehmed Efendi tarafından 1006/1597’de Mevlânâkapı dışındaki bahçesinde kuruldu. İlk yapı semâhâne, mescid ve on sekiz dedegân hücresinden oluşan mütevazı bir zâviye iken kısa sürede meydân-ı şerif, matbah, şeyh köşkü ve yeni hücrelerle genişledi. Vakıf ve saray desteği XVII-XIX. yüzyıllarda padişahlar, hânedan mensupları ve devlet ricâli yapıları yeniledi, vakıfları büyüttü. Hekimoğlu Ali Paşa semâhâneyi, Abdullah Nâilî Paşa hücreleri, Mekkî Efendi şadırvanı ele aldı; II. Mahmud semâhâne-türbe binasını 1817 ve 1837’de yeniden yaptırdı. Abdurrahman Nâfiz Paşa türbe, kütüphane, sebil ve muvakkithâne ekledi. Kültür ve irşad merkezi Yenikapı, matbah terbiyesi, semâ meşki, Mesnevî dersi, musiki ve şiir çevresiyle İstanbul Mevlevîliğinin başlıca üretim merkezlerinden biriydi. Hazîresinde postnişinler, muhibler ve şehir kültürünün farklı simaları bir arada bulunur. Yangın ve ihya 1925 sonrasında terk edilen külliye 1961 yangınında ağır hasar gördü. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün restorasyonu 2010’da tamamlandı ve kaybolan yapıların önemli bölümü ihya edildi. Yerleşke günümüzde eğitim ve kültür işlevi taşır.
Celvetî Halvet Âdâbı
Perhiz, ibadet, zikir ve tefekkür düzeni. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Medyenî Âdâbı ve Halvet Virdi
Cehrî zikir Medyeniyye'de cehrî zikir esas kabul edilir. Sesin yükselmesi tek başına amaç değil, topluluğun dikkatini tevhid cümlesinde birleştiren disiplindir. Yemek sonrası namaz Yemekten sonra iki rek‘at nâfile namaz kılmak, nimeti ibadet ve şükürle tamamlayan özel âdâb arasında kaydedilir. Halvet virdi Halvette “Lâ
Senûsî Zâviyesi Nasıl Çalışıyordu?
Medrese Her zâviye çevredeki çocuklara Kur'an ve dinî ilimler öğretmekle yükümlüydü; büyük merkezlerde fıkıh ve hadis okutan âlimler bulunurdu. Üretim ve ticaret Tarım, hayvancılık, kervan ticareti ve el emeği zâviyenin ekonomik temeliydi. Çalışmak ve öğretmek bazı nâfilelerden daha öncelikli görülürdü. Hakemlik ve güv
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
MÜRŞİDLİK RÜTBESİ VE MÜRŞİDLERİN HİZMETİ
Avârifü’l-Maârif · 10. bölüm · Rasûlullah (sav) Efendimiz bir hadislerinde buyurmuştur ki: “Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun; eğer isterseniz bu hususta yemin de edebilirim. Hiç şüphesiz
HAKİKİ HİZMET EHLİ VE ONA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 11. bölüm · Allahu Teâlâ, Hz. Dâvud’a (as) şöyle vahyetmiştir: “Ya Dâvud! Beni taleb eden (benim rızâmın peşine düşen) birisini gördüğün zaman, ona hizmetçi ol.” Hakk yolunda gidenlere hizmet
BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD
Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas
SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi
Sayfalar 19–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için
Sayfalar 26–33
Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M
Sayfalar 33–40
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cenabı erham-er-râhimiyn, cümlemize tevfikini ihsan buyursun, âf ve magfiretiyle sâd eylesin ve bizleri necata erdirsin. Kötü ve çirkin huylarımızı Kur'an ahlâkına ve ahlâk-ı Ahmed
Sayfalar 57–64
Muzaffer Ozak Külliyatı · Rabbi... Tâbi'in, tabe-i tâbi'in, eimme-i müctehidiyn, ule ma-i din-i mübiyn, şehitler, gaziler, Pirân-ı-izâm ve evliya-i kiraının feyizleriyle bizleri şadân-ü handan eyle yâ Rabbi
Sayfalar 65–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · ninle mezarda kalmak istemez. Hattâ, ruhunu teslim eder etmez, seni evinde bile tutmazlar, alelacele yıkatıp bir kefene sarar, tabuta koyar, önce musallâ taşına ve daha sonra da dü
Sayfalar 97–102
Muzaffer Ozak Külliyatı · da içmek, yemek yediği tabağa ve su içtiği kaba üfürmemek, her yudumun evvelinde besmele ve sonunda el-hamdü lillah demektir. Behlül-ü Dâna, kadı efendiyi sabırla ve sükûnetle dinl