Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

21 sonuç · “Mücâhid

01
Sözlük

Mücâhid

Allah yolunda din düşmanları ile çarpışan, cihâd eden. Benim yolumda mücâhid kimse, benim uhdemdedir (zimmetimdedir). Rûhunu kabzedersem onu Cennet'e vâris ederim. Memleketine döndürürsem sevâb veya ganâimle (harpte alınan mallarla) döndürürüm. (Hadîs-i kudsî-Râmûz-ül-Ehâdîs) Fîsebîlillah (Allah yolunda) mücâhid olanlar en ufak bir zorlama ile bir senelik oruç bedeli ve bir senelik gece ibâdeti hak ederler. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs) Allah yolundaki bir mücâhidin hâli, gündüz oruç tutup gece ibâdet eden bir kimseye benzer. Tâ ki dönünceye kadar. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs) Mücâhidlere ezâ vermekten Allah'tan korkun. Muhakkak ki Allah, peygamberlerineilişenlere gadab ettiği gibi, onlar için de gadab eder. Peygamberlerin duâsını kabûl buyurduğu gibi, onların duâsını da kabûl buyurur. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs) İnsanların peygamberlik derecesine en yakın olanı âlim ve mücâhidlerdir. Âlimler, peygamberlerin emirleri ile insanları irşâd ederler. Mücâhidler ise, peygamberlerin emri üzere silâhlarıyla harbederler. (İmâm-ı Gazâlî) Hiç kimseyi gıybet etmemeli, çekiştirmemeli, gıybet yapana mâni olmalıdır. Emr-i mârûfu ve nehy-i münkeri, yâni nasîhati elden kaçırmamalıdır. Fakirlere, mücâhidlere, mal ile yardım etmelidir. Hayır, hasenât yapmalıdır. Günâh işlemekten sakınmalıdır. (Muhammed Ma'sûm)

02
Mekân

Orta Pazar Camii hazîresi

Bursa · Türkiye · Dedesi Nakkaş Ali'nin yaptırdığı cami; 938'de (1532) vefat edince buraya defnedildi. Mezar taşındaki “el-merhûm Şeyh Lâmiî b. Osman” ibaresi, öldüğünde bir tekkede şeyh olduğunu gösterir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

03
Mekân

Bursa

Bursa · Türkiye · 1473'te doğduğu, ömrü boyunca yaşadığı ve otuza yakın eserini yazdığı şehir; İstanbul'a hiç gitmemiştir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

04
Mekân

Murâdiye Medresesi

Bursa · Türkiye · Gençliğinde Molla Ahaveyn ile Hasanzâde Molla Mehmed'den ders aldığı medrese. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

05
Mekân

Yeşiltürbe

Bursa · Türkiye · Dedesi Nakkaş Ali b. İlyâs Ali'nin nakışlarını yaptığı yapı; ailenin sanatla bağının simgesi. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

06
Mekân

Emîr Buhârî Tekkesi

İstanbul · Türkiye · İntisap ettiği Nakşî şeyhi Emîr Buhârî'nin merkezi; Lâmiî'nin Câmî'ye ve Nakşibendîliğe yönelmesi bu bağdan doğdu. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

07
Mekân

Herat

Herat · Afganistan · Eserlerini Türkçeye çevirdiği Abdurrahman-ı Câmî'nin ve Gûy u Çevgân müellifi Ârifî-i Herevî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

08
Mekân

Şîraz

Şîraz · İran · Dîbâcesini şerhettiği Gülistân 'ın müellifi Sa'dî'nin ve Şem' u Pervâne 'nin müellifi Ehlî-i Şîrâzî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

09
Mekân

İstanbul

İstanbul · Türkiye · Hiç gitmediği hâlde eserleriyle tanındığı başkent; Hüsn ü Dil 'i Yavuz Sultan Selim'e buradan takdim etmiştir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

10
Makale

Mevleviyye'nin Kuruluşu ve Kurumsallaşması

Mevlânâ çevresinden Konya merkezli tarikat teşkilatına. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.

11
Makale

Lâmiî Çelebi'nin Nefehât'a Katkıları

Mukaddime, minhuvât, Anadolu sûfîleri ve müellif tanıklığı üzerinden Lâmiî'nin gerçek payı

12
Makale

Nefehât'tan Fütûhu'l-Mücâhidîn'e: Bir Tabakat Hafızasının Dönüşümü

Câmî'nin Farsça tabakatı Lâmiî'nin elinde nasıl Osmanlı-Anadolu tasavvuf hafızasına dönüştü?

13
Eser

BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD

Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas

14
Eser

RIBAT VE TEKKELERDE KALMANIN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 13. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Bu nur kandili, Allah’ın yüceltilmesine ve içlerinde isminin zikredilmesine izin verdiği evlerde yakılmıştır. (O nura tâlib ol

15
Eser

SEMAÎ REDDEDENLER

Avârifü’l-Maârif · 23. bölüm · Önceki bölümde, semâ’ın sahih olan şeklini ve sıdk ehli için lâyık olan kısmını açıkladık. Artık (zaman ve niyetler değişti ve) semâ yoluyla fitneler çoğaldı. Ondaki sâfiyet (ve ra

16
Eser

SÛFİLERİN AHLÂK ANLAYIŞI

Avârifü’l-Maârif · 29. bölüm · Sûfiler, Rasûlullah (a.s) Efendimize uyma konusunda insanların en ileride bulunanları ve O’nun sünnetini ihyaya en fazla lâyık olanlarıdır. Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) ahlâkı ile ahl

17
Eser

RÛH, KALB, AKIL VE NEFSİN MÂHİYETİ

Avârifü’l-Maârif · 56. bölüm · Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî’nin, Abdullah İbn Mesud (r.a)’dan naklederek bildirdiğine göre; es-sâdık ve’l-masdûk olan Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ki, siz

18
Eser

MAKAMLARIN İZAHI

Avârifü’l-Maârif · 59. bölüm · l-TEVBE MAKAMI Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî, bize, Enes b. Mâlik in (r.a) şunları anlattığını haber verdi: Rasûlullah (s.a.v)’a bir adam gelerek: 435- Ebû Nuaym, Hilye, VIII,

19
Eser

Sayfalar 262–269

Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞÂD adındaki üç ciltlik eserimizin ikinci cildinde yayınlanan bu şiiri de burada ve bu vesile ile tekrarlamakta fayda görüyorum: Altun ovalarda, gümüş dağlarda; Gezen sürülerden

20
Eser

Sayfalar 354–360

Muzaffer Ozak Külliyatı · Çölde bir kişi gördüm ve kendisine selâm verdim. ALLAH diye cevap verdi, selâmıma mukabele ettiğini anlayarak kim olduğunu sordum, cevabı ALLAH oldu. Nereden geldiğini sorduğum zam

21
Eser

Sayfalar 441–448

Muzaffer Ozak Külliyatı · mümkündür. Bu cevabın mânası, bu nura burada yani âhirette malik olabilmek kabil değildir. Bu nura, dünyada iken sahip olmak lâzımdır, demektir. Dünyada iken, mü'minlerin nurlarınd