ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
79 sonuç · toplam 79 · “Keramet” · 1/4
01Keramet
١ _,5) Şeref, tas. Peygamberlik iddiasıyla ilgisi olmaksızın bir Kes
Kerameti inkâr edenlere cevap: Neşrü'l-mehâsini'l-gāliye
İmam Abdullah el-Yâfiî · Kifâyetü'l-mu'tekıd adıyla da anılan eserin ilk bölümleri kerameti inkâr edenlere cevap teşkil eder; Ehl-i sünnet ulemâsının kerametin vukuu ve cevazına dair görüşleri toplanmıştır.
kerâmet-i sugrâ
“Küçük keramet” olaer'î rak adlandırılan bu terim, yaateşe dayanıklı olma veya alyanmama, su üzerinde batan madan yürüme, uzun mesave feyi kısa sürede katetme gibi dehafif kerametler için kullanılmıştır. Sûfîler bu tür keye ramete pek itiba…
Ahmed er-Rifâî
Ahmed er-Rifâî (512/1118 – 578/1182), Batâih bataklıklarındaki Ümmüabîde'de irşad eden Rifâiyye'nin pîri; “ebü'l-alemeyn” unvanıyla anılan âlim-sûfî, kerameti değil edeb i esas alan ve tekkesinde her gün binlerce kişiyi doyuran mürşid.
Câmiu'l-maârif: hem manzum hem mensur
Seyyid Seyfullah Nizamoğlu · Aynı adı taşıyan iki eserinden mensur olanı on bölümdür ve devrin mutasavvıflarının hayat ve kerametlerini anlatır.
Eserleri ve metinleri
Şeyh Muslihuddin Vahyi · Cümlesinin mezarı Şehremaneti tarafına kaldırılmıştır ve yola kalb olunmuştur. Kıymet-na-şinaslığın eseri gösterilm. iştir." ŞEYH HAYREDDİN EFENDİ Müşarünileyhimden Şeyh Osman Efendi halifesidir. Ricalu'llahtan sahi…
Eserleri ve metinleri 2
Şeyh Muslihuddin Vahyi · Cümlesinin mezarı Şehremaneti tarafına kaldırılmıştır ve yola kalb olunmuştur. Kıymet-na-şinaslığın eseri gösterilm. iştir." ŞEYH HAYREDDİN EFENDİ Müşarünileyhimden Şeyh Osman Efendi halifesidir. Ricalu'llahtan sahi…
Afet
ç. Afat Musibet, bela, zarar, ziyan. tas. a Kötü huylardaki tehlikeler ve zararlar; örn. gıybet afeti, yalan afeti, şöhret afeti. b Organların ahlak dışı yollarda ve günaha yol açacak biçimde kullanılması; örn. dilin afeti yalan söylemek, k…
Cefa
x, Iskence, azap. 2. tas. Sâlikin, gönlünü marifet ve temaşaya kapatması. Sevgilinin vefasızlığı. Bir dil-rübaya düştü gönül mubtelâsı çok Aşkın safası yok değil amma cefası çok Ş. Yahya Cefâ vu cevr ile mu'tadem onlarsız nolur halim Cefâsı…
Çile-i merdan
Bektaşilerde erlerin çilesi. 2. Hacı Bektaş'a atfedilen bir keramet. Menkıbeye göre, Hacı Bektaş kırk gün boyunca her gün bir öküz yemiş ama aptes bozmamış. Çile-i zenan Bektaşilerde kadınların çilesi. Çilenişin Çile çeken derviş. Bkz. Çile…
Don
Giysi, kıyafet, tas. Bürünmek, donanmak. Menkıbelerde bazı erenlere atfedilen, kendini başka bir varlığın görünüşüyle gösterme kerameti; örn. güvercin donuna girmek. Dost i. ves. fars, وست) 3) Yar, sevgili, arkadaş, ahbap, muhabbet ve sevgi…
Evliya
t. Veli Veliler, dostlar. tas. Ermişler, erenler. Hakk'ın dostları, Allah'ın özel ilgisine, sevgisine ve yardımına nail olanlar. Genel anlamda müminlerin hepsi evliyadır. Özel anlamda yalnızca Allah'ın kendilerine kerâmet ve ilham ihsan ett…
Hârika
Alışılmış düzeni aşan, olağanüstü olay; hârikulâde. Kelâm ve tasavvuf kaynaklarında mûcize, keramet, irhâs ve istidrâc gibi olağanüstü hadiselerin üst başlığıdır. Olayın olağanüstü görünmesi tek başına sahibinin velî olduğuna delil kabul ed…
Hayret
Şaşmak, şaşırmak. 2. tas. Kalbe gelen bir tecelli (vârit) sebebiyle sâlikin düşünemez ve muhakeme edemez hale gelmesi. Hayret ya delilde olur veya medlulde. Allah'ın varlığını ispatlayan delilde hayrete düşmek zindikhk ve mülhitliktir. Medl…
Hıfz-ı ahd
7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…
Hikâye
O Öykü. tas. Menkıbe, kıssa, velilerin faziletleri, ahlakları ve kerametleri konusundaki fıkralar. Serrâc Luma'da süfilerin menkıbelerine hikâye adını verir. Hücvri'de geçen Hikâyât-ı Irakıyân isimli eser, Irak süfilerinin menkıbeleri hakkı…
Huşyari
») Ayık, şuurlu ve aklı başında olma hali. 2. tas. Coşkun, aşk hallerinden zahir ve bâtın sıfatların ifâkât bulması, aşkın galebesiyle kendinden geçen sâlikin kendine gelmesi hali. İlk sahiv hali (us); tevhit makamı, sâlikin istikamet üzere…
İhvan
(0! (ا خو Kardeşler. 2. tas. Belli bir tarikate ve şeyhe bağlı olanlar birbirinin kardeşi (ihvan), bunun dışında kalanlar ecnebi, ağyâr; diğerandır (başkaları). Bazı hallerde yabancıların tarikat ayinlerine alınmaları, şeyhin özel sohbetine…
İrhas
Temellendirmek, sağlamlaştırmak, sıkıştırmak. tas. Peygamber'e vahiy gelmeden evvel ondan zuhur eden harikulade haller (cr). Aynı haller vahiy geldikten sonra zuhur ederse mucize adını alır. İrhas, ilerde peygamber olacak bir şahsa, peygamb…
İstidrac
( Adım adım ilerleme, basamak basamak yükselme. a Tanrı veya Hakk'ın makbul bir kulu olduğunu iddia eden bir kafirden ve gayr-i müslimden, iddiasına uygun harikulade hallerin zuhur etmesi, b Şeytan'ın, iddiacı kâfiri, daha derin bir uçuruma…
İstihsan
Taliplerin yararını ve müritlerin iyiliğini düşünen muta- | savvıfların, bu maksadı gerçekleştirmek için kendi içtihat ve kanaatlariyle ortaya | koydukları, güzel gördükleri için savundukları hususlar. Hırka giydirmek, çile çıkarmak, tekke…
Kenz-i mahfi
355) Genci pinhan, gizli hazine, 2, tas. Gaybte gizli olan ahadiyet hüviyeti, Bu hüviyet en gizli şeydir (x1, SM, CT). Bir hadise göre Allah yaratma amacını “Ben bir gizli hazineydim bilinmek istedim, bilineyim diye âlemi yarattım” şeklinde…
MM
و kişide harikulade bir halin zuhur etmesi, Eğer kendisinden bu hal zuhur eden kimse amel-i salih sahibi değilse o harikulade hal istitraç adını alır. Peygamberlerden zuhur eden harikulade hallere mucize denir (cr). Keramet Hakk'ın velisine…
Mekr
(مكر) Oyun, kandırma, hile. tas. Allah'ın, emirlerini dinlemeyen bir kuluna nimet üzerine nimet vermesi, edepsizliğine rağmen durumunu olduğu gibi bırakması ve olağanüstü hususları başarmayı ona nasip etmesi (KI; CT; İFM; Gi 1:83). Bu anlam…