ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
21 sonuç · “Hazm”
01Şeyh Muhammed Hazmî Efendi
Muhammed Hazmî Efendi (d. 1881), Arabkir’den İstanbul’a uzanan tahsil hayatının ardından Bedreddin Dergâhı meşîhatını üstlenen; Mesnevî ve hadis okutan Uşşâkî şeyhi, müderris, şair ve mütercimdir.
Hazm
Sindirme, katlanma. tas. Ufak tefek hataları mesele yapmamak, basit hususları yakınma ve sızlanma vesilesi yapmamak, alıngan olmamak, gönlü geniş olmak (sia-1 sadr). Hazre (e (حضر Şazeliye tarikatinde semâ ve zikir ayini (hazre, hazret). Hazreler şeyh ve müritlerin katılmasıyla haftada bir kere yapılır. Ders alan talebeler için günlük de düzenlenir. Günlük hazrelerde tefsir, fıkıh, hadis ve akait gibi dersler okunur. Zikir ve sema hazresine yabancıların alınmadığı da olur. Şazeli hazreleri Mevlevilerin ayin-i cemlerine benzer. Yeme, içme, ziyafet, gezinti gibi unsurları da içerir (smu 174).
Hazmiriyye
Ebû Abdullah el-Hazmirî (ö. VIII/XIV. yüzyıl) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu. Hızriyye’nin kollarından biridir.
Bedreddin Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Keçeciler’de bulunan Uşşâkiyye dergâhı; meşîhati boşalınca imtihanda ehliyetini ispat eden Muhammed Hazmî Efendi’ye 1342/(1923-24) yılında tevcih edilmiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Hazmî Efendi : Muhammed Hazmî Efendi (d. 1881), Arabkir’den İstanbul’a uzanan tahsil hayatının ardından Bedreddin Dergâhı meşîhatını üstlenen; Mesnevî ve hadis okutan Uşşâkî şeyhi, müderris, şair ve mütercimdir.
Hüsâmeddîn-i Uşşâkî Âsitânesi
İstanbul · Türkiye · Kasımpaşa’daki Uşşâkî âsitânesi; şeyhi Mustafa Safî Efendi’ye 1336/(1918)’de damat olmuş ve sülûkünü tamamlamak üzere burada ona intisap etmiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Hazmî Efendi : Muhammed Hazmî Efendi (d. 1881), Arabkir’den İstanbul’a uzanan tahsil hayatının ardından Bedreddin Dergâhı meşîhatını üstlenen; Mesnevî ve hadis okutan Uşşâkî şeyhi, müderris, şair ve mütercimdir.
Nûruosmaniye Camii
İstanbul · Türkiye · Çarşamba günleri hadis okutmakla vazifeli olduğu cami. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Hazmî Efendi : Muhammed Hazmî Efendi (d. 1881), Arabkir’den İstanbul’a uzanan tahsil hayatının ardından Bedreddin Dergâhı meşîhatını üstlenen; Mesnevî ve hadis okutan Uşşâkî şeyhi, müderris, şair ve mütercimdir.
Bayezid Camii
İstanbul · Türkiye · İstanbul’a geldikten sonra Arabkirli Hüseyin Efendi’nin dersine devam ettiği ve 1323/(1905)’te icâzet aldığı cami. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Hazmî Efendi : Muhammed Hazmî Efendi (d. 1881), Arabkir’den İstanbul’a uzanan tahsil hayatının ardından Bedreddin Dergâhı meşîhatını üstlenen; Mesnevî ve hadis okutan Uşşâkî şeyhi, müderris, şair ve mütercimdir.
Keçeciler) Salı Şeyh Hazmî Efendi Hoca-zâde Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Keçeciler) Salı Şeyh Hazmî Efendi Hoca-zâde Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri.
Hazmi Tura el-Uşşaki Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH HAZMİ TURA EL-UŞŞAKİ” adıyla, UŞŞAKİYYE çevresinde, ŞİŞLİ/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi HELVACI DEDE KABRİSTANI'NDA MEDFUN. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 5 MUHARREM 1380 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
YEMENİN FAYDA VE ZARARLARI
Avârifü’l-Maârif · 42. bölüm · Sûfinin niyetinin güzelliği, maksadının sağlamlığı, ilminin derinliği ve amellerdeki edebe tam riâyeti sâyesinde, âdet gibi görülen işleri ibâdet olur. Sûfi, bütün vaktini ve hayat
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 114–119
Muzaffer Ozak Külliyatı · lim, çünkü, hiçbir şey yoktur ki, dünyâda, âhiretin bir nümuncsi olmasın. Yâni, âhirette ne varsa onun bir ifadesi, bir nümunesi, bir örneği ve bir işareti mutlaka ve mutlaka dünya
Sayfalar 123–127
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 123 -— şilerin ruhlarını alıp onları sizlerden ayırmak ve onların ölümlerinin acılarını size tattırmakla, meyvalarızı, mahsullerinizi elinizden almakla, yahud nefsinizin meyvası
Sayfalar 128–133
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ben sana şartımı söyledim ve sen de kabul ettin. Zannetme ki ben ilmin başının sabır olduğunu sana şu anda ögretmiş vaziyetteyim. Bilâkis, bunu sana öğretmeye tâ bir sene evvelinde
Sayfalar 137–143
Muzaffer Ozak Külliyatı · kapıya sıgınır, hangi mahlük ona yardımeı olabilir? buyurulmaktadır. Evet; Rabbimizin bahş ve ihsan buyurduğu her ni'mete şükretmek her kula vâciptir. O ni'metleri bir kerre daha h
Sayfalar 302–308
Muzaffer Ozak Külliyatı · şey yapacağı vakit, yapacagı bu işin indi-ilâhide makbul mü yoksa merdüd mu olacagını düşünür, yahut «Bu yaptığımdan dolayı Allahı gücendirir miyim, Resûlü kırar mıyım? Yoksa iltif
Sayfalar 320–325
Muzaffer Ozak Külliyatı · yapmış olduğu halde alacaklının kendisine teşekkür etmesi lâzımdır ve insanlık icabıdır. Su halde, seni yoktan var eden Rabbine gerçekten insan isen nasıl teşekkür etmezsin? Sana,
Sayfalar 350–356
Muzaffer Ozak Külliyatı · lumun bana yaptığı nevafil ibadetle, öyle yaklaşırım ki, o kulum benimle görür, benimle işitir.» HIKAYE İkinci halifei-hak olan Ömer ibnül hattâp, bir gün Medinei-Münevverede hutbe
Sayfalar 357–363
Muzaffer Ozak Külliyatı · erzak çekerdi. Işte, o erzakları bağlayan iplerin çürüğüdür.» buyurmuşlardır. Cenabı-fâtihi-Hayber, Sakiyi-kevser efendimiz her gece kimsenin haberi olmadan arkasında taşıdığı yiye
Sayfalar 505–512
Muzaffer Ozak Külliyatı · tane vurduracaksın. diye öğütledikleri gibi, nefs doktorları olan mürşid-i kâmiller de. sâliklerine, durumlarına göre tavsiye ve telkinlerde bulunurlar. Hasta, kendi kendisine hapt
Sayfalar 529–535
Muzaffer Ozak Külliyatı · dirler. Evet, tuttukları yolun yol olmadığını, Hak dinin ancak ve yalnız müslümanlık olduğunu bile bile hırs, hased ve kibirlerinden bu gerçeği bir türlü kabule yanaşamamakta, Yahu