HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Arabkir’den Erzurum’a tahsil
1298/1881’de Arabkir’in Şeyh Ulya mahallesinde doğdu. Babası mahallenin imam ve hatibi Abdullah Hamdi Efendi’ydi; aile “Hocazâde” diye tanınırdı. İlk öğrenimini Arabkir’de gördü, kıraat ve diğer ilimler için Malatya ile Harput’a gitti. 30 Temmuz 1902’de İstanbul’a yöneldiyse de talebelerin şehre girişine getirilen sınırlama yüzünden Karahisar’dan döndü; Kemah ve Erzincan üzerinden Erzurum’a giderek müftünün ders halkasına katıldı.
İlk tarikat çevresi ve İstanbul
Erzurum’da Kādirî şeyhi Ali Rızâ Efendi’ye intisap etti. Kaynak, Ali Rızâ Efendi’nin sohbet şeyhini Hacı Osman Efendi, evrâd şeyhini ise Abdurrahman Hâlis Talabânî’nin halifelerinden Sivaslı Nûr Ali Baba olarak kaydeder. Bir yıl sonra İstanbul’a gelen Hazmî Efendi, Bayezid Camii’nde Arabkirli Hüseyin Efendi’nin derslerine devam ederek 1323/1905’te icâzet aldı.
Müderrislik ve kütüphane hizmeti
Ruûs imtihanını kazanıp 1326/1908’de ders vermeye başladı. Farsça, fıkıh, Türk edebiyatı, mantık, münazara âdâbı ve kelâm okuttu; Sahn Medresesi’nde görev yaptı. Bahriye Mektebi’nde akaid muallimliğinde bulundu. 1330/1912’de imtihanla Murad Molla Kütüphanesi hâfız-ı kütüplüğüne tayin edildi; Nuruosmaniye Camii’nde çarşamba günleri hadis okuttu. Edirne, Bursa ve Selânik’te bulunduğu dönemlerde Mesnevî dersleri verdi.
Uşşâkî terbiyesi ve Bedreddin Dergâhı
1336/1918’de Kasımpaşa Hüsâmeddin-i Uşşâkî Âsitânesi şeyhi Mustafa Sâfî Efendi’nin kızıyla evlendi ve seyrüsülûkünü tamamlamak üzere ona intisap etti. Keçeciler’deki Bedreddin Dergâhı meşîhatı boşalınca imtihanda ehliyet göstererek göreve getirildi. 1924’te Uşşâkî tâc ve hırkası giydirildi; Ramazanlarda Kasımpaşa Cami-i Kebîr’de Mesnevî takrir etti.
Eserleri
Sefîne sekiz eserini kaydeder: Hüsâmeddin-i Uşşâkî ve Uşşâkî şeyhleri hakkındaki çalışması; Salâhî-i Uşşâkî’nin Miftâhu’l-vücûd tercümesi ve zeyli; İbn Kemal’in Ulûm-ı Hakāik tercümesi olan Zübdetü’d-dekāik; İbrâhim el-Halebî’nin Risâle-i İrfâniyye tercümesi; Necmeddîn-i Kübrâ’nın Tarîkatnâme tercümesi; şiirlerini topladığı divançe; İmam Şa‘rânî’nin Keşfü’l-hicâb tercümesi ve Fazlullah-ı Hindî’nin et-Tuhfetü’l-mürsele tercümesi.
Şiiri ve irfan dili
“Hazmî” mahlasıyla yazdığı şiirlerde tevhid, aşk, sohbet, gönülden gönüle intikal eden mânevî bilgi ve Uşşâkî nispeti öne çıkar. Behcet Dede ve Hüseyin Vassâf, Bedreddin Dergâhı’na tayini için müşterek tarih manzumesi yazmıştır.