ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
15 sonuç · “Gurur”
01Dârü'l-gurur
Yalancı aldatıcı âlem. 2. tas. Kalleş felek, bu dünya. ١ Dârü'l-mesnevi Mesnevihane, mesnevi okunan yer. Davai.ar.(s عو >) ç. Deavi. 1. İddia. 2. tas. Benlik, nefsin kendisine ait olmayan şe- Dede ye sahip çıkması (si 428; ). Nefs ibadet, tâat ve güzel ahlaka sahip çıkar, halbuki onun huyu ve işi bunlar değil, bunların zıddıdır. İnsan yaptığı kötülükleri nefsinden, iyilikleri Rabb'inden bilmeli (Nisâ Suresi, 79). Bunun aksi davadır. Dava sahibine ehl-i dava (iddiacı) veya müddei (davacı) denir. Dava olanda, mana olmaz; manaya ermek davadan geçmekle mümkün olur (1s 243). Tasavvuf terk-i dava, kitman-ı manadır. Bkz. Müddei, Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için Gönüller dost evi için, gönüller yapmaya geldim tee Bize didâr gerek dünya gerekmez Bize mana gerek dava gerekmez Yünus İddia. 2. tas. Benlik, nefsin kendisine ait olmayan şe- Dede ye sahip çıkması (si 428; ). Nefs ibadet, tâat ve güzel ahlaka sahip çıkar, halbuki onun huyu ve işi bunlar değil, bunların zıddıdır. İnsan yaptığı kötülükleri nefsinden, iyilikleri Rabb'inden bilmeli (Nisâ Suresi, 79). Bunun aksi davadır. Dava sahibine ehl-i dava (iddiacı) veya müddei (davacı) denir. Dava olanda, mana olmaz; manaya ermek davadan geçmekle mümkün olur (1s 243). Tasavvuf terk-i dava, kitman-ı manadır. Bkz. Müddei, Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için Gönüller dost evi için, gönüller yapmaya geldim tee Bize didâr gerek dünya gerekmez Bize mana gerek dava gerekmez Yünus
Gurur
Aldanma. tas. Kişinin, nefsinin arzularına ve bedenin isteklerine uygun düşen şeyle tatmin olması, ötesini ve ilerisini düşünmemesi (cr). Gay i fars. (538) 1. Top. Gay u cevgan oyunundaki top. 2. tas. İlahi takdirin ve ezeli kaderin hükmünün gereği kahr ve cebr altında bulunma ve ezilme (us). Süfiler Allah'ın iradesi karşısındaki insanı, değneklerin önündeki çevgân topu gi- bi görürler. Bkz. Çevgân. Yârın zülfü içinde ne başlar oynadığın Erenler meydanında top ile çevgândan sor Oğlanlar Şeyhi İLan rn wo............mgepin Yâr ile vuslat dilersen gir bela meydanına Başını top etmeyen çevgâna olmaz âşinâ Avnullah Efendi Guyübat-ı hamse - Mugayyebat-ı hamse «> (غيو با ت خيسه — مفيبا ت Beş gayb. Allah'tan başka kimsenin bilmediği beş husus (Lokman Suresi, 34).
Nurlar, Renkler ve Müşâhede Öğretisi
Kübrevî tecrübe dilinde görüntü, hâtır, latife ve ahlâkî dönüşüm. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Sayfalar 19–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için
Sayfalar 17–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 29–35
Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · her yaptıgını görür, her söylediğini işitir, her niyetini bilir. Onun için, sen de ona ibadet, tâ'at, sadakat, hayır ve hasenât ile yaklaş ki, Habib-i edib-i Kibriyâ'ya lûtfolunan
Sayfalar 69–77
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hasan-ül-Basri, kendisine iyman telkin ve kelime-i şehadeti talim için yanına yaklaştığında, hasta adam büyük bir neş'e ve sürûr içinde konuştu: — Yâ Hasan! Sen sus... Dur ve bekle
Sayfalar 95–101
Muzaffer Ozak Külliyatı · Zira, sevdiği o kulunun âh-ü eniyni Allahu tealâ'ya hoş gelir ve niyazına devam etmesi için de talebini geciktirir. Allahu tealâ'nın, sevdiği kullarına nâzı ehline malûmdur. Dualar
Sayfalar 84–89
Muzaffer Ozak Külliyatı · zamanlar, o da bizim gibi yiyor, içiyor, gezip dolaşıyor, aglıyor, gülüyor, üzülüyor ve seviniyordu. Bir tahta kurusu veya sivrisinek çıksa, tedirgin oluyor, yün veya pamuk döşekle
Sayfalar 93–99
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle ise, ELLi DÖRT' FARZ'1 mutlaka öğrenelim, icabını yerine getirelim, Hakkın rizasına erelim, cennetine girelim ve cemalini görelim. ELLİ DÖRT FARZ şunlardır: bilmek, ria gire o
Sayfalar 117–124
Muzaffer Ozak Külliyatı · lahu tealâ cûd ve kereminden dilediği kadar verir. O'nun fazl-u kereminin sonu yoktur, diye keyfiyyeti bütün halka duyurdu. Akıl isen ne beye, ne şaha bak; Nükte-i ER-RIZKU ALLAH'a
Sayfalar 159–165
Muzaffer Ozak Külliyatı · Üdebali'ye tâbir ettirerek memnun ve mesrur oradan ayrıldı. (Bu kıssayı, evvelce de belirttiğimiz gibi IRAD'ın ikinci cildinde teferruatıyla ve bu risâlemizde de hulâsatan arz etmi
Sayfalar 147–155
Muzaffer Ozak Külliyatı · Yüksek islâm velileri ve ârifleri ve ülemayı benâm hazretlerinin ittifakları şöyledir: Sabırdan daha ziyade, indi-ilâhide bir mevki yoktur. Bundan daha faziletli bir sıfat tasavvur