Ara
Menü
ذ

Dârü'l-gurur

١

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-4486
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
109
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<ol><li>Yalancı aldatıcı âlem. 2. tas. Kalleş felek, bu dünya. ١ Dârü'l-mesnevi Mesnevihane, mesnevi okunan yer. Davai.ar.(s عو &gt;) ç. Deavi. 1. İddia. 2. tas. Benlik, nefsin kendisine ait olmayan şe- Dede ye sahip çıkması (si 428; ). Nefs ibadet, tâat ve güzel ahlaka sahip çıkar, halbuki onun huyu ve işi bunlar değil, bunların zıddıdır. İnsan yaptığı kötülükleri nefsinden, iyilikleri Rabb'inden bilmeli (Nisâ Suresi, 79). Bunun aksi davadır. Dava sahibine ehl-i dava (iddiacı) veya müddei (davacı) denir. Dava olanda, mana olmaz; manaya ermek davadan geçmekle mümkün olur (1s 243). Tasavvuf terk-i dava, kitman-ı manadır. Bkz. Müddei, Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için Gönüller dost evi için, gönüller yapmaya geldim tee Bize didâr gerek dünya gerekmez Bize mana gerek dava gerekmez Yünus</li><li>İddia. 2. tas. Benlik, nefsin kendisine ait olmayan şe- Dede ye sahip çıkması (si 428; ). Nefs ibadet, tâat ve güzel ahlaka sahip çıkar, halbuki onun huyu ve işi bunlar değil, bunların zıddıdır. İnsan yaptığı kötülükleri nefsinden, iyilikleri Rabb'inden bilmeli (Nisâ Suresi, 79). Bunun aksi davadır. Dava sahibine ehl-i dava (iddiacı) veya müddei (davacı) denir. Dava olanda, mana olmaz; manaya ermek davadan geçmekle mümkün olur (1s 243). Tasavvuf terk-i dava, kitman-ı manadır. Bkz. Müddei, Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için Gönüller dost evi için, gönüller yapmaya geldim tee Bize didâr gerek dünya gerekmez Bize mana gerek dava gerekmez Yünus</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-5798
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
109
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<ol><li>Yalancı aldatıcı âlem. 2. tas. Kalleş felek, bu dünya. ١ Dârü'l-mesnevi Mesnevihane, mesnevi okunan yer. Davai.ar.(s عو &gt;) ç. Deavi. 1. İddia. 2. tas. Benlik, nefsin kendisine ait olmayan şe- Dede ye sahip çıkması (si 428; ). Nefs ibadet, tâat ve güzel ahlaka sahip çıkar, halbuki onun huyu ve işi bunlar değil, bunların zıddıdır. İnsan yaptığı kötülükleri nefsinden, iyilikleri Rabb'inden bilmeli (Nisâ Suresi, 79). Bunun aksi davadır. Dava sahibine ehl-i dava (iddiacı) veya müddei (davacı) denir. Dava olanda, mana olmaz; manaya ermek davadan geçmekle mümkün olur (1s 243). Tasavvuf terk-i dava, kitman-ı manadır. Bkz. Müddei, Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için Gönüller dost evi için, gönüller yapmaya geldim tee Bize didâr gerek dünya gerekmez Bize mana gerek dava gerekmez Yünus</li><li>İddia. 2. tas. Benlik, nefsin kendisine ait olmayan şe- Dede ye sahip çıkması (si 428; ). Nefs ibadet, tâat ve güzel ahlaka sahip çıkar, halbuki onun huyu ve işi bunlar değil, bunların zıddıdır. İnsan yaptığı kötülükleri nefsinden, iyilikleri Rabb'inden bilmeli (Nisâ Suresi, 79). Bunun aksi davadır. Dava sahibine ehl-i dava (iddiacı) veya müddei (davacı) denir. Dava olanda, mana olmaz; manaya ermek davadan geçmekle mümkün olur (1s 243). Tasavvuf terk-i dava, kitman-ı manadır. Bkz. Müddei, Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için Gönüller dost evi için, gönüller yapmaya geldim tee Bize didâr gerek dünya gerekmez Bize mana gerek dava gerekmez Yünus</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-3575
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
168
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<ol><li>Yalancı aldatıcı âlem. 2. tas. Kalleş felek, bu dünya. ١ Dârü'l-mesnevi Mesnevihane, mesnevi okunan yer. Davai.ar.(s عو &gt;) ç. Deavi. 1. İddia. 2. tas. Benlik, nefsin kendisine ait olmayan şe- Dede ye sahip çıkması (si 428; ). Nefs ibadet, tâat ve güzel ahlaka sahip çıkar, halbuki onun huyu ve işi bunlar değil, bunların zıddıdır. İnsan yaptığı kötülükleri nefsinden, iyilikleri Rabb'inden bilmeli (Nisâ Suresi, 79). Bunun aksi davadır. Dava sahibine ehl-i dava (iddiacı) veya müddei (davacı) denir. Dava olanda, mana olmaz; manaya ermek davadan geçmekle mümkün olur (1s 243). Tasavvuf terk-i dava, kitman-ı manadır. Bkz. Müddei, Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için Gönüller dost evi için, gönüller yapmaya geldim tee Bize didâr gerek dünya gerekmez Bize mana gerek dava gerekmez Yünus</li><li>İddia. 2. tas. Benlik, nefsin kendisine ait olmayan şe- Dede ye sahip çıkması (si 428; ). Nefs ibadet, tâat ve güzel ahlaka sahip çıkar, halbuki onun huyu ve işi bunlar değil, bunların zıddıdır. İnsan yaptığı kötülükleri nefsinden, iyilikleri Rabb'inden bilmeli (Nisâ Suresi, 79). Bunun aksi davadır. Dava sahibine ehl-i dava (iddiacı) veya müddei (davacı) denir. Dava olanda, mana olmaz; manaya ermek davadan geçmekle mümkün olur (1s 243). Tasavvuf terk-i dava, kitman-ı manadır. Bkz. Müddei, Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için Gönüller dost evi için, gönüller yapmaya geldim tee Bize didâr gerek dünya gerekmez Bize mana gerek dava gerekmez Yünus</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-8099
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>İnsanın gönlünü cezbeden, çeken fakat ele geçtiğinde faydalanamadan kaybolup giden yer.</p><p>Dünyâ.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-11154
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arapça, aldanış yeri mânâsına gelir. Tasavvuf ıstılahı olarak, bir imtihan dünyası olan şu yaşadığımız âlemi anlatır.</p>

١

Kaynaklardaki ortak açıklama

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ · Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

  1. Yalancı aldatıcı âlem. 2. tas. Kalleş felek, bu dünya. ١ Dârü'l-mesnevi Mesnevihane, mesnevi okunan yer. Davai.ar.(s عو >) ç. Deavi. 1. İddia. 2. tas. Benlik, nefsin kendisine ait olmayan şe- Dede ye sahip çıkması (si 428; ). Nefs ibadet, tâat ve güzel ahlaka sahip çıkar, halbuki onun huyu ve işi bunlar değil, bunların zıddıdır. İnsan yaptığı kötülükleri nefsinden, iyilikleri Rabb'inden bilmeli (Nisâ Suresi, 79). Bunun aksi davadır. Dava sahibine ehl-i dava (iddiacı) veya müddei (davacı) denir. Dava olanda, mana olmaz; manaya ermek davadan geçmekle mümkün olur (1s 243). Tasavvuf terk-i dava, kitman-ı manadır. Bkz. Müddei, Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için Gönüller dost evi için, gönüller yapmaya geldim tee Bize didâr gerek dünya gerekmez Bize mana gerek dava gerekmez Yünus
  2. İddia. 2. tas. Benlik, nefsin kendisine ait olmayan şe- Dede ye sahip çıkması (si 428; ). Nefs ibadet, tâat ve güzel ahlaka sahip çıkar, halbuki onun huyu ve işi bunlar değil, bunların zıddıdır. İnsan yaptığı kötülükleri nefsinden, iyilikleri Rabb'inden bilmeli (Nisâ Suresi, 79). Bunun aksi davadır. Dava sahibine ehl-i dava (iddiacı) veya müddei (davacı) denir. Dava olanda, mana olmaz; manaya ermek davadan geçmekle mümkün olur (1s 243). Tasavvuf terk-i dava, kitman-ı manadır. Bkz. Müddei, Ben gelmedim davi için, benim işim sevi için Gönüller dost evi için, gönüller yapmaya geldim tee Bize didâr gerek dünya gerekmez Bize mana gerek dava gerekmez Yünus

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

İnsanın gönlünü cezbeden, çeken fakat ele geçtiğinde faydalanamadan kaybolup giden yer.

Dünyâ.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, aldanış yeri mânâsına gelir. Tasavvuf ıstılahı olarak, bir imtihan dünyası olan şu yaşadığımız âlemi anlatır.

İlgili maddeler

Sözlüğe dön ←