ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
39 sonuç · “Genc”
01Nevşâhiyye
Hâci Muhammed Nevşâh Gencbahş'ın Sahenpâl merkezli; Pencap'tan Keşmir, Kâbil ve Kandehar'a yayılan Kādirî kolu.
Genç Ali Efendi
Genç Ali Efendi (ö. Şâban 1122/Eylül-Ekim 1710), göçebe Türkmen bir aile çevresinden ilim tahsiline geçen; Edirne Selimiye Camii’nde ders, Muradiye’de imamet ve Gazi Mihal Bey Camii’nde hitabet hizmeti yürüten Osmanlı âlimidir.
Alâeddin Ali Ahmed Sâbir
Alâeddin Ali Ahmed Sâbir Kalyerî (1196-1291), Baba Ferîd Genc-i Şeker’in halifesi ve Çiştiyye’nin Kalyar merkezli Sâbiriyye koluna adını veren pîrdir.
Dürrîzâde Nûreddin Mehmed Efendi
Dürrîzâde Nûreddin Mehmed Efendi (ö. Nisan 1722), şeyhülislâm Dürrî Mehmed Efendi’nin büyük oğlu; 1709’da ilmiyyeye girip Şehid Mehmed Paşa Medresesi müderrisliğine yükselen genç Osmanlı âlimidir.
Ebüssuûdzâde Şemseddin Ahmed Çelebi
Ebüssuûdzâde Şemseddin Ahmed Çelebi (944-970/1538-1563), Ebüssuûd Efendi ile Taşköprîzâde’nin talebesi, Rüstem Paşa’dan Şehzade medresesine uzanan süratli kariyeri ve Arapça şiirdeki kudretiyle tanınan genç Osmanlı müderrisidir.
Emîr Sultan Dergâhı Şeyhi İbrâhim Çelebi
Şeyh İbrâhim Çelebi (ö. 1078/1667), babası Mustafa b. Mehmed’in ardından 1649’da genç yaşta Bursa Emîr Sultan Dergâhı postuna geçen ve yaklaşık on sekiz yıl irşad hizmetinde bulunan on üçüncü postnişindir.
Ferîdüddin Mes‘ûd Genc-i Şeker
Baba Ferîd Genc-i Şeker (ö. 664/1265), Kutbüddin Bahtiyâr Kâkî’nin halifesi; Hânsî ve Pâkpattan’daki hankahları, riyâzet ve semâ terbiyesi, Nizâmeddin Evliyâ ile Alâeddin Sâbir’e uzanan halife ağıyla Çiştiyye’yi Pencap ve Kuzey Hindistan’da kökleştiren sûfîdir.
Hacı Hâfız Muhammed Ferîd Efendi
Hacı Hâfız Muhammed Ferîd Efendi (ö. 1871), genç yaşta ilim ve irfanıyla tanınan, vahdet-i vücûda dair bir eser kaleme alan ve Medine'de vefat eden Rifâî şeyhidir.
Hâci Muhammed Nevşâh Gencbahş
Pencap'ta yetişen Hâci Muhammed Nevşâh Gencbahş, Şah Süleyman Nûrî Bâlvâlî'den hilâfet alarak Sahenpâl merkezli Nevşâhiyye kolunu kurdu.
Hâfız Muhammed Berhûrdâr Nevşâhî
Hâfız Muhammed Berhûrdâr Nevşâhî, Hâci Muhammed Nevşâh Gencbahş’ın oğlu ve Nevşâhiyye silsilesini aile içinde sürdüren iki isimden biridir.
Hâfız Tâhir Nevşâhî
Hâfız Tâhir Nevşâhî, Hâci Muhammed Nevşâh Gencbahş’ın halifesi olarak Keşmir’de irşad faaliyeti yürüttüğü kaydedilen sûfîdir.
Hocazâde Mesud Çelebi
Hocazâde Mesud Çelebi (1571/72-1596), Hoca Sâdeddin Efendi'nin oğlu; Haseki ve Sahn medreselerinde görev yapmış genç Osmanlı âlimidir.
İstanbullu Ali Sabîh Ağa
İstanbullu Ali Sabîh Ağa (ö. Receb 1134/1722), mülâzemet aldıktan kısa süre sonra genç yaşta vefat eden şairdir.
Genc
Hazine, kenz. 2. tas. a Kulluk makamı (sr). b Kenz-i mahfi (gizli hazine), zat-ı kibriya. Gizli gencin halka izhar eyledi Nice dürlü nesneyi var eyledi Gerçek Bektaşilerde “gerçeğe Hü,” “gerçek erenler demine Hü,” şeklinde kullanılır. İçi dışına, özü sözüne uyan; manasız davaya kalkışmayan; Hak'la hak olan erlere gerçek eren denir. Bu sıcaklığın ve cezbenin olmamasına serdi (soğuklu) denir. تتح i. fars. (كرمى) 1. Sıcaklık. 2. tas. Mahabbetten doğan hararet, sıcak sevgi (11s). Sıcaklık. 2. tas. Mahabbetten doğan hararet, sıcak sevgi (11s).
Gürgenç (Köhne Ürgenç)
Köhne Ürgenç · Türkmenistan · 618'de (1221) Moğol katliamı sırasında öldüğü Hârizm merkezi. Cesedinin bulunamadığı (Reşîdüddin) veya enkaz hâline gelen hankahına defnedildiği (Yâfiî) rivayet edilir; türbe ve zâviye günümüze ulaşmıştır.
Gence
Gence · Azerbaycan · 1009 Recebinde Sirâc Efendi’nin yerine kadı tayin edildiği, Şirvan’ın merkezi sayılan şehir; aynı yılın Şevvâlinde yol kesicilerin elinde şehid düştü ve mansıb selefine iade edildi. İlişkili kişi dosyası Karaçı Sa‘dîzâde Mehmed Efendi : Karaçı Sa‘dîzâde Mehmed Efendi (ö. 1009/1601), babası Karaçı Sa‘dî’nin yanında yetişmiş; Seyitgazi’den Tebriz, Nahcıvan ve Gence’ye uzanan görev hattının sonunda yol kesiciler tarafından öldürülmüş Osmanlı âlimidir.
Ürgenç (Hârizm)
Köhne Ürgenç · Türkmenistan · Hârizmşah Tekiş'in kendisi için tekke yaptırdığı, on beş yıllık hizmetten sonra hilâfet alıp irşad ettiği ve Alâeddin Muhammed'in emriyle nehirde boğdurulduğu bölge. Şeyhi Necmeddîn-i Kübrâ da burada 618/1221'de Moğollar tarafından öldürülmüştür. Konum yaklaşıktır.
Kubbetü'l-İslâm Medresesi
Mültan · Pakistan · Vali Nâsırüddin Kabâce'nin Mültan'da yaptırdığı medrese; burada fıkıh okumuştur. Kendi maddesinde ise Mültan'daki öğrenimini “Mevlânâ Minhâcüddîn-i Tirmizî Medresesi”nde tamamladığı kayıtlıdır; iki adlandırmanın aynı kurumu mu yoksa iki ayrı medreseyi mi gösterdiği kaynaklarda açık değildir. Kutbüddin Bahtiyâr ile ilk defa Mültan'da tanışmış ve onun vasıtasıyla Çiştiyye'ye girmiştir.
Edirne
Edirne · Türkiye · Doğum yeridir; müderrislik hayatının ilk yedi durağı da bu şehirdeki medreselerdir. İlişkili kişi dosyası Kebecizâde Mehmed Emin Efendi : Kebecizâde Mehmed Emin Efendi (ö. 1728), Edirne medreselerinden Anabolu, Erzurum ve Gence kadılıklarına uzanan Osmanlı âlimidir.
Tebriz
Tebriz · İran · 1007 Rebîülâhirinde, kaza yeniden mevleviyet derecesine çıkarılarak kendisine verilen kadılık. İlişkili kişi dosyası Karaçı Sa‘dîzâde Mehmed Efendi : Karaçı Sa‘dîzâde Mehmed Efendi (ö. 1009/1601), babası Karaçı Sa‘dî’nin yanında yetişmiş; Seyitgazi’den Tebriz, Nahcıvan ve Gence’ye uzanan görev hattının sonunda yol kesiciler tarafından öldürülmüş Osmanlı âlimidir.
Nahcivan
Nahcivan · Azerbaycan · 1007 Ramazanında Adanalı Emîr ile mansıb değiştirerek geçtiği kadılık. İlişkili kişi dosyası Karaçı Sa‘dîzâde Mehmed Efendi : Karaçı Sa‘dîzâde Mehmed Efendi (ö. 1009/1601), babası Karaçı Sa‘dî’nin yanında yetişmiş; Seyitgazi’den Tebriz, Nahcıvan ve Gence’ye uzanan görev hattının sonunda yol kesiciler tarafından öldürülmüş Osmanlı âlimidir.
Hârizm (Ürgenç)
Köhne Ürgenç · Türkmenistan · Necmeddîn-i Kübrâ'nın halkasına katılmak için gittiği ve Mecdüddin el-Bağdâdî'nin gözetiminde eğitildiği yer; Moğol istilâsı veya Mecdüddin'in öldürülmesi üzerine terketti. İlişkili kişi dosyası Necmeddîn-i Dâye : Rey'den Hârizm'e, Anadolu'dan Bağdat'a uzanan hayatı ve Mirṣâdü'l-ibâd başta olmak üzere eserleriyle Kübrevî düşünceyi Moğol istilası sonrasında geniş bir coğrafyaya taşıdı.
Ecûdehen (Pakpattan)
Pakpattan · Pakistan · 655'te (1257) Ferîdüddin Mes'ûd Genc-i Şeker'e intisap için gittiği, sonra iki defa daha ziyaret ettiği ve 664'te (1265-66) halife tayin edildiği yer. İlişkili kişi dosyası Nizâmeddin Evliyâ : Nizâmeddin Evliyâ (1238-1325), Baba Ferîd'in halifesi; Delhi yakınındaki Gıyâspûr hankahını ilim, sohbet, semâ ve geniş çaplı sosyal hizmet merkezine dönüştüren Çiştî pîridir.
Seyitgazi
Eskişehir · Türkiye · 1006 Muharreminde Atûfî’nin yerine fetva görevi verildiği yer. İlişkili kişi dosyası Karaçı Sa‘dîzâde Mehmed Efendi : Karaçı Sa‘dîzâde Mehmed Efendi (ö. 1009/1601), babası Karaçı Sa‘dî’nin yanında yetişmiş; Seyitgazi’den Tebriz, Nahcıvan ve Gence’ye uzanan görev hattının sonunda yol kesiciler tarafından öldürülmüş Osmanlı âlimidir.
Gence
Gence · Azerbaycan · Karabağ ve Berdea ile birlikte ilk irşad bölgelerinden. İlişkili kişi dosyası Dede Ömer Rûşenî : Dede Ömer Rûşenî (ö. 892/1487), Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî’nin halifesi; Karabağ ve Tebriz’deki irşadı, Rûşeniyye kolu, İbrâhim Gülşenî ve Demirtaş gibi halifeleriyle Halvetiyye tarihinin başlıca pîrlerinden biridir.
Nahcıvan
Nahçıvan · Azerbaycan · Tebriz, Gence ve Şirvan yolculuklarından sonra uzun süre ikamet ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Nevşâhiyye: Pencap'tan Keşmir, Kâbil ve Kandehar'a
Sahenpâl merkezi, aile postu ve bölgesel halifeler üzerine kişi, eser, mekân ve silsile bağlantılarını birleştiren ayrıntılı dosya.
RİBATTAKİLERİN SUFFA ASHABINA BENZEMESİ
Avârifü’l-Maârif · 14. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Habibim, senin, tâ ilk günden takva üzere kurulmuş mecsidde durup namaz kılman daha uygundur. Orada, temizlenmeyi seven erkekl
Sayfalar 16–22
Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 29–35
Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık
Sayfalar 41–47
Muzaffer Ozak Külliyatı · Esteizü billâh: « Ve yetûfu aleyhim vildanün muhalledüne iza reeytehüm hasibtehüm lü'lüen men süra» sadakallahulaziym. Insan sûresi: 19-20 Meâli şerifi: «Cennet ehlinin etrafında h
Sayfalar 69–77
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hasan-ül-Basri, kendisine iyman telkin ve kelime-i şehadeti talim için yanına yaklaştığında, hasta adam büyük bir neş'e ve sürûr içinde konuştu: — Yâ Hasan! Sen sus... Dur ve bekle
Sayfalar 88–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · şeylemiştir. Binaenaleyh, islâm dininin bu iki yüce şahsiyetine hürmet ve riayet etmek, ümmet-i Muhammed'den olan her kişi için vâciptir. HATENEYN, yani, Hz. Osman-ı Zin-nûreyn ve
Sayfalar 79–83
Muzaffer Ozak Külliyatı · Resûl aleyhisselâmın son günlerinde idi. Hazreti Bilal'e, bütün eshabın ve ensarın Mescidi nebeviyede toplanmalarını emr eylediler. Hazreti Bilâl radiyallahu anh, nâsı Mescide topl
Sayfalar 103–109
Muzaffer Ozak Külliyatı · Muhammediyye ile nurlandırırsa, cemal-i Muhammediyyeyi ve makam-ı Ahmediyyeyi müşahede eyler ve bunun neticesi olarak da aşkı günden güne artarak mir'atı hak yolunda pervane gibi k
Sayfalar 106–111
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle bir âlem açılır ki, bu âlemi seyr-ü temaşa ederken ölüm acısını duymazlar. Zira, âşıklara ölüm bâbında vuslât-ı cemal, hayatlarında ise makam-ı kemal vardır. Bunun için, mü'mi
Sayfalar 116–122
Muzaffer Ozak Külliyatı · la iftihar eden islâm velilerine muhabbet etmektedirler. Evliyâ' ullahın hayat hikâyelerini ve menkıbelerini okuyarak onların ahlâklarıyla ahlâklanmağa heves edenlerin sayısı hergü
Sayfalar 114–119
Muzaffer Ozak Külliyatı · lim, çünkü, hiçbir şey yoktur ki, dünyâda, âhiretin bir nümuncsi olmasın. Yâni, âhirette ne varsa onun bir ifadesi, bir nümunesi, bir örneği ve bir işareti mutlaka ve mutlaka dünya