ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
17 sonuç · “Erbâb”
01Ferîdüddin Mes‘ûd Genc-i Şeker
Baba Ferîd Genc-i Şeker (ö. 664/1265), Kutbüddin Bahtiyâr Kâkî’nin halifesi; Hânsî ve Pâkpattan’daki hankahları, riyâzet ve semâ terbiyesi, Nizâmeddin Evliyâ ile Alâeddin Sâbir’e uzanan halife ağıyla Çiştiyye’yi Pencap ve Kuzey Hindistan’da kökleştiren sûfîdir.
Lebeni Şeyh Beşir Ağa
Beşir Ağa" derler. Fukara ve ahbabını dil.ima adab-ı şeriat u tarikat ile terbiyeye çalışırlar imiş. Erbab-ı a'razın te'slriyle doksan yaşında şehiden irtihal eylemiştir. Cidden eazımdan dır. Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe…
ŞEMS-İ TEBRÎZÎ HAZRETLERİ
ŞEMS-İ TEBRÎZÎ HAZRETLERİ Misbâhu’l-eşbâh, miftâhu’l-ervâh, müşkil-güşâ-yı erbâb-ı tahkîk idi. İsm-i âlîleri, Hudâdâd b. Muhammed b. Ali b. Melikiddâd’dır. Tebrîzlidir. Sözleri mücmel ve mufaddal "Sen dâimâ gönle yakın olmuşsun, mâzursun. Gam nedir hiç öğrenmemişsin mâzursun. Ben, sensiz bin gece kan içinde idim, sen ise bir gece bile öyle olmamışsın,…
Şeyh Muslihuddin Vahyi
MUSLİHUDDİN VAHYİ Kastamonuludur. Hz. Pir'in çeşme-i füyuzat-ı arifanelerinden sir-ab olan erbab-ı kemal endir. Mi'racü'l-Beyan isminde hakayık-ı tevhide ve dekfük-i süluka dair Pk arifane yazılmış manzum bir eserleri vardır. Asitane-i Pir'de post-nişin olmamışlardır. Bu eser, ahiren Post-nişin-i Hankah-ı Muhammed Ataullah Efendi delaletiyle tab' olunmuş ve…
Erbâb
Rab kelimesinin çoğulu olup sahipler, bir işin ehli ve yetkinleri demektir. Tasavvuf metinlerinde “erbâb-ı kulûb”, “erbâb-ı hâl” ve “erbâb-ı tarîkat” gibi tamlamalarla gönül, hâl veya yol ehli kimseleri belirtir.
Rabbü’l-erbâb
sim Allah. şm
Mahv-I Erbâbis-Serâir
Sırlar erbabının mahvolması anlamında Arapça bir terkib. Bu, illetlerin ve âfetlerin silinmesi demektir. Bunun mukabili, muvasalâtın (karşılıklı kavuşmanın) isbatıdır. Bu, “onun işiten kulağı, gören gözü olurum” kudsi hadisinde belirtildiği gibi, Hakk’ın sıfat, ahlâk ve fiillerinin tecellîleri sonucu, kulun kendi ahlâk, ef’al ve evsâfının kaybolması ile olur.
Merkez Efendi Kabristanı
İstanbul · Türkiye · Kutub Hüseyin Efendi'nin medfen olduğu kabristan. Sefîne'ye göre kabrin etrafı demir parmaklıklıdır, geceleri kandil yanar; kitâbesinde Abdülehad en-Nûrî'nin halifesi ve Hacı Evhad şeyhi olarak anılır. Kabrine bitişik olarak Şeyh İsmâil-i Halvetî ile oğlu Şeyh Ahmed Efendi'nin medfun olduğu kaydedilir.
Hacı Evhad Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Mezar kitâbesinde şeyhi olarak anıldığı dergâh. Sefîne metni dergâhın semtini ve konumunu vermediği için koordinat verilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Hacı Evhad Şeyhi Seyyid Hüseyin Efendi : Safranbolu’dan İstanbul’a gelen Seyyid Hüseyin Efendi, Abdülahad Nûrî’nin halifesi olarak Hacı Evhad Zâviyesi’nde ve selâtin camilerinde hizmet etmiş; semâ ve devranı müstakil risalesiyle savunmuştur.
SEMÂA İHTİYAÇ DUYMAYANLARIN HÂLİ
Avârifü’l-Maârif · 24. bölüm · Bil ki vecd, daha önce kaybedilen bir şeyin bulunduğunu gösterir. Kaybetmeyen bulamaz. Kulun kalbindeki İlâhî neşe ve aşkı kaybetmesi; rûhî varlığının, beşerî ve nefsî sıfatlarla s
HALVETE GİRİŞ ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 28. bölüm · Rivâyete göre; Hz. Dâvud (a.s) hüküm vermede bir hataya düştüğü zaman kırk gün kırk gece, secde hâlinde istiğfar etti; nihâyet Yüce Rabbi kendisini affetti . (Buradaki hatâ; bazı İ
GECE İBÂDETİNİN TAKSİMİ
Avârifü’l-Maârif · 48. bölüm · Allahu Teâlâ, gece ibadeti hakkında buyurmuştur ki: “Onlar, geceyi Rableri için secde ve kıyamda geçirirler." (Furkan (25), 64.) “İşledikleri salih amellere mükâfaat olarak onlar i
GÜNLÜK İBÂDET VE ZİKİRLERİN TAKSİMİ
Avârifü’l-Maârif · 50. bölüm · Mü’minin gündüze âit olarak yapacağı amellerden birisi; sabah namazını kıldığı yerde kıbleye karşı oturup zikirle meşgul olmasıdır. Ancak, özel ibâdet yerine gitmeyi, herhangi bir
MÜRŞİDİN RİÂYET EDECEĞİ ÂDÂB
Avârifü’l-Maârif · 52. bölüm · Bir mürşid-i kâmilin müridlerine karşı dikkat ve riâyet edeceği pek çok edebler vardır. Biz burada en önemlilerini zikredeceğiz: 391- Bkz: Beğâvi, Meâlimü’t-Tenzil, VIII, 60;Taberî
HALLERE DÂİR TASAVVÛFÎ ISTILAHLAR
Avârifü’l-Maârif · 62. bölüm · Şeyh Muhammed b. Abdülbâkî bize, Câbir’den (r.a) rivâyetle, Rasûlullah’ın (a.s) şöyle buyurduğunu haber verdi: “Muhakkak takvâya sarılmak, sana, bildiğinin yanında bilmediğini de ö
BİDAYET (başlangıç) VE NİHAYET HALLERİNİN SIHHATİ
Avârifü’l-Maârif · 63. bölüm · Şeyhimiz Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah) bize, Hz. Ömer’den (r.a) nakille, Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: “Muhakkak ki bütün ameller niyetlere
Sayfalar 160–167
Muzaffer Ozak Külliyatı · şerifleri bildiğin gibi içtihat eyle.. Fakat, kendi anladığın kadarına ümmet-i Muhammed'i dâvet ederek, saf ve mâ'sum insanları idlâl etme.. Çünki yalan - yanlış içtihatlarından ke