ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
87 sonuç · toplam 87 · “Enbiyâ” · 1/4
01Enbiyâ
Nebîler, peygamberler. Yeni din ile gönderilmeyip, insanları önceki dîne dâvet eden peygamberler Nebî kelimesinin çoğulu. Yeni bir din ile gönderilen peygambere ise, resûl denir. (Bkz. Nebî, Peygamber) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen bu…
Enbiyâ Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yirmi birinci sûresi. Mekke'de nâzil oldu (indi). Yüz on iki âyet-i kerîmedir. Sûre, bâzı peygamberlerden (İbrâhim, İshâk, Lût, Süleymân, Dâvûd, Eyyûb, Yûnus ve Zekeriyyâ aleyhimüsselâm) ve bunların kavimlerini îmâna dâvet…
Kısas-ı Enbiyâ Tercümesi
Şa‘bân-ı Şifâî (Ahmed Şa‘bân Efendi) · Peygamber kıssalarını Türkçe nesirle aktaran tercümesini IV. Mehmed'e sundu.
Hilye-i Enbiyâ'nın peygamber kıssaları literatüründeki yeri
Neşâtî Ahmed Dede · 187 beyitlik Hilye-i Enbiyâ, Türk edebiyatında Hz. Süleyman'la ilgili kıssaların anlatıldığı eserler sıralanırken Kemaloğlu İsmâil'in Ferahnâme'si ve Ömer Fuâdî'nin Bülbüliyye'si gibi metinlerle birlikte anılmaktadır.
imâmüT-enbiyâ
GLiyi f. LJ) Nebilerin, peygamberlerin imâmı olan Hz. Muhammed.
hatmü’l-enbiyâ
“Peygamberlerin sonuncusu.” anlamında Hz. Peygamber için kullanılan terim.
kısas-ı enbiyâ
GL uA^i) İslâmî edebiyatta pe gamberlerin hayat hikâye rini ve peygamberlik faaliy lerini anlatan eserler iç kullanılan ortak ad
hâtemü’l-enbiyâ
Muhammed. hâtemü’n-nebiyyîn a. (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed
Server-i enbiyâ
“Peygamberlerin önderi” anlamında Hz. Muhammed için kullanılan unvan. İslâmî edebiyatta onun son peygamber ve örnek rehber oluşunu ifade eder.
Veled-i Enbiyâ Mahallesi Mescidi
Bursa · Türkiye · Halvetî meşâyihinden izin ve icâzet aldıktan sonra Bursa’da cemaate imamlık yaptığı mahalle mescidi. İlişkili kişi dosyası Ermenekli Karabaş Şeyh Mehmed el-Halvetî : Ermenekli Karabaş Şeyh Mehmed (ö. Rebîülevvel 1060/1650)…
Ermenekli Karabaş Şeyh Mehmed el-Halvetî
Ermenekli Karabaş Şeyh Mehmed (ö. Rebîülevvel 1060/1650), ilim tahsilinden ve Halvetî terbiyesinden sonra Bursa Veled-i Enbiyâ Mahallesi’nde imamlık, Fâtih Sultan Mehmed Camii’nde vaaz ve irşad hizmeti yürüten şeyhtir.
Avarca telifler
Şeyh Ömer Ziyâeddin Efendi · Mevlid ve manzum Kısas-ı Enbiyâ'yı anadili Avarca ile kaleme aldı.
bürhân
Sözlük anlamı “açıklığa kavuşturmak, berraklaştırmak, delil getirmek’ olan bu söz, “Hak ile batılı birbirinden ayıran kesin delil” olarak tanımlanmış ve Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi”, “Enbiya suresi”, “Mü'min suresi” nde ise “delil” anl…
Çün ü çera
جون و جرا) Neden, niçin. Tasavvufta soru sorulmaz; zira Allah Lâ'yus'el'dir, sorumsuzdur; teslimiyet şarttır (Enbiya Suresi, 23). Şeyhine niçin diye soran mürit asla iflah bulmaz (KR 634).
Feth
Açmak, açılmak, açılış. 2. tas. a Sâlike zuhur eden kemal halleri. Bu haller onun çeşitli menzillere ulaşmasını ve üstün makamlara yükselmesini sağlar. Nefsteki feth tam bir ilim, ruhtaki feth marifet verir. Ber şeyin fetholmasına “kalp müş…
Hatem
Çı. Mühür, yüzük, son. tas. Sâlikin bütün makamları katetmesi ve nihayete ermesi (sr). Hâtemü'lenbiya Son peygamber. Hatm-ı nübüvvet zamanla sınırlı olup Hz. Peygamber'le sona erdiği halde, hatm-ı velayet zamanüstüdür; ezelden ebede kadar s…
İstihsan
Taliplerin yararını ve müritlerin iyiliğini düşünen muta- | savvıfların, bu maksadı gerçekleştirmek için kendi içtihat ve kanaatlariyle ortaya | koydukları, güzel gördükleri için savundukları hususlar. Hırka giydirmek, çile çıkarmak, tekke…
Muharremiye
Kerbela olayını lanetlemek için yazılan makteller, mersiyeler.; Düştü Hüseyin atından sahra-yı Kerbela'ya Cebrail var haber ver sultan-ı enbiyaya Kazim pasa
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…
fâ'il
OU) [< Ar.fi'l] (ç. b. fa'ale) I “Yapan, yerine getiren, işleyen” anlamında Allah'ın sıfatı olan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de b. “Enbiyâ suresi” nde degeçmektedir. enini
elif lâm râ
elif lâm râ a. [Ar.] Kur’ân-ı l Kerîm’de beş sure (“Yûnus su 2. resi”; “Hûd suresi”; a “Yûsuf suresi”; “İbrâhim suresi”; “Hicir suresi” n nin başmda bulunan ve a kendi adlarıyla okunan harfler (bk. hurûf-ı mukatta’a). < elif-nâme a. i< Ar.e…
da'vâ
O^j) [Ar.] huk. Sözlük anlamı, “Seslenmek, çağırmak, dua etmek.” olan bu söz, mahkeme yoluyla bir haklan talep edilmesidir. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de sözlük anlamına uygun olarak üç ayette geçmektedir (A'râf suresi, 7 15-, Yunus suresi, 1…
blîs
G-Jul) [Ar. ] bk. şeytan ibn a. [Ar. ] Oğul, erkek çocuk. ibniyye a. [Ar. ] Bir kimseni oğlunun kızı. ibnülvakt a. [< Ar. ibn vakt] tas. Tasavvuf ehlinin he zamanı içinde bulunduğu anı e uygun ibadet ve taatle geçirme anlamında bir terim. i…
akâ'id
Uü) [Ar.akîde’nin ç. b.] İslâm dininin temel ilkeleri, inanılması ve öğrenilmesi zarurî olan kaideler. Kur’ân-ı Kerîm’e göre (Enbiyâ suresi, 21 / 25) bütün peygamberlerin tebliğ ettiği akaidin temelini “tevhid” inancı oluşturmuştur. Yine Ku…