HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Edirne'den Gelibolu'ya
Edirne'de doğdu; ilmî tahsilini tamamladıktan sonra Gelibolu Mevlevîhânesi şeyhi Ağazâde Mehmed Efendi'ye intisap etti. Bir müddet hizmetten sonra irşad icazeti aldı.
Edirne Mevlevîhânesi
1081/1670-71'de Şeyh Osman Dede'nin ardından Edirne Mevlevîhânesi postuna geçti. Kaynak Şevval 1085 tarihini verir; hicrî-milâdî dönüşüm sınırı sebebiyle literatürde 1674 ve Ocak 1675 karşılıkları görülür. Ana künyede yaygın 1674 tarihi korunmuştur. Muradiye Camii mezarlığına defnedildi.
Eserleri ve şiiri
Farsça bilen Neşâtî'nin Kavâ‘id-i Dürriyye adlı sözlüğü, manzum Hilye-i Enbiyâ'sı, Türkçe ve Farsça şiirleri ile mürettep divanı kaydedilir.
Nedir bu feyz-i nesîm-i safâ ki şimdi olur
Olursa ehl-i dilin gonçe-i derûnu güşâdKalem ki vesme-keş-i nev-arûs-ı mânâdır
Hemîşe zîb-dih-i haclegâh-ı inşâdır
Şiirinin kaynakları ve tesiri
Neşâtî kasidede Nef'î'den, gazelde Nâilî-i Kadîm ve Fehîm-i Kadîm gibi isimlerden etkilenmiştir. Kasidelerinin birçoğu ile Nef'î'nin kasideleri arasında vezin, kafiye ve redif birliği bulunmakta; duygularda, hayallerde ve söyleyişte de önemli yakınlıklar görülmektedir. Üstat kabul ettiği şairlere karşı övünmesinin kaynağı da Nef'î etkisine bağlanabilmektedir. Şiirlerinde övgüyle bahsettiği diğer Türk şairleri arasında Necâtî, Bâkî, Sabrî, Bahâî Mehmed Efendi ve Emrullah Emrî bulunur.
İran şairleri arasında ise sebk-i Hindî'nin önemli temsilcilerinden Örfî-i Şîrâzî ve Kelîm-i Kâşânî ile Hâkanî, Evhadüddin Enverî, Selmân-ı Sâvecî, Kâşânî, Şifâî-yi İsfahânî, Rüknâ, Zahîr-i Fâryâbî ve Kemâleddin-i İsfahânî yer alır. Kendisi de devrinde yetiştirici bir sanatkâr görevi yapmış; şiiriyle Nazîm, Vecdî, Mezâkı Süleyman Efendi, İsmetî, Şehîdî, Nakşî İbrâhim Efendi, Lebîb-i Âmidî, Fasîh Dede, Sâkıb Dede, Gavsî Dede, Şeyh Galib ve Nedîm'den Ahmed Hâşim, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar ve İlhan Berk'e uzanan eski ve yeni şairleri etkilemiştir.