ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
12 sonuç · toplam 12 · “Cübb” · 1/1
01Cübb
Derin kuyu veya çukur. Tasavvufî metinlerde insanı aşağı çeken nefsânî karanlık, dünya bağı veya sıkışmışlık hâli için mecaz olarak kullanılabilir. Aynı kökten gelen cebb maddesiyle birlikte okunur.
Şeyh Yûnus-ı Bahrî Efendi
Şeyh Yûnus-ı Bahrî Efendi Zamânımızda İstanbul’da bulunan bu zât-ı şerîf herkesin nazar-ı dikkatini celb eder. Uzun boylu, beyaz sakallı, nûr yüzlü, siyah cübbeli, siyah amâmeyi hâvî Halvetî taclı bir pîr-i nûrânîdir. 1260/(1844) senesinde…
Delk
9) Cübbe, aba, bir tür giysi. tas. Süfilerin giydiği hırka veya cübbe. Bu cübbe yamalı olursa delk-i murakka, renkli olursa delk-i mülemma adını alır (KTi 73). Delk-puş Aba-puş, cübbeli, abalı.
Hıfz-ı ahd
7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…
Kisve
Giyecek. Nafaka vermekle vazîfeli kimsenin bakmakla mükellef bulunduğu kimselere te'min etmekle yükümlü olduğu giyecek. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: ...Onların (annelerin) âdet olduğu şekli ile yiyeceği ve kisvesi; çocuk…
Tecemmül
Çirkinliği gidermek, vakar sâhibi olmak, şükr etmek ve nîmeti göstermek için zînetlenmek, süslenmek. Tecemmül etmek, müstehâbdır.Helâl şeylerle zînetlenmek mubâhtır. İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe dört yüz altın kıymetinde cübbe giyerdi. (İbn-i Âb…
Jjende
Farsça, yamalı cübbe veya murakka demektir. Tasavvufta melâmî meşrebi benimseyenler, nefis kibir ve enaniyetini kırmak için yamalı cübbe giyerlerdi. Kalp kırıklığı, makam olarak, şuur altına yerleştiğinde, yani dıştaki jende, kalpte zuhur e…
Jende-Puş
Farsça, yamalı cübbe giyen kişi demektir. Bkz. Jende
Ucüb)
Kendini beğenmeyi ifade eden Arapça bir kelime. Cürcânî bu terimi, kişinin hak kazanmadığı bir rütbeyi hak kazanmış gibi düşünmesidir, diye tanımlar. Yine, onun bir başka tanımlaması da şu şekildedir: Ucüb, nefsin gizli bir sebepten ötürü d…
Sayfalar 536–546
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve başından tâcını çıkarıp o zavallının talihsiz başına ve sırtından cübbesini çıkarıp sırtına giydirir ve ellerini kaldırarak niyazda bulunur: — Ilâhî! Ben, bu hanımın dışını tâcı
Sayfalar 49–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i
Sayfalar 65–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Biz, yeryüzünün Allahıyız, demişler ve hallak-ı âlem olan Allahu zül-celâli inkâr etmemişlerdir. Belki: (0, GÖK- LERIN ALLAHI..) demişlerdir. Firavunun bile, gündüz yaptıklarına