Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

14 sonuç · “Cübb

01
Şahsiyet

Şeyh Yûnus-ı Bahrî Efendi

Şeyh Yûnus-ı Bahrî Efendi Zamânımızda İstanbul’da bulunan bu zât-ı şerîf herkesin nazar-ı dikkatini celb eder. Uzun boylu, beyaz sakallı, nûr yüzlü, siyah cübbeli, siyah amâmeyi hâvî Halvetî taclı bir pîr-i nûrânîdir. 1260/(1844) senesinde Köstendil’de Kalem Abdullâh Efendi sulbünden dünyâya gelmiştir. Ümmî-i âlimdir. Köstendil’de kibâr-ı meşâyıh-ı Ramazâniyye-i Halvetiyye’den ve veliyy-i kâmil Müderris Baba sülâlesinden Şeyh Ali…

02
Sözlük

Cübb

Derin kuyu veya çukur. Tasavvufî metinlerde insanı aşağı çeken nefsânî karanlık, dünya bağı veya sıkışmışlık hâli için mecaz olarak kullanılabilir. Aynı kökten gelen cebb maddesiyle birlikte okunur.

03
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

04
Eser

SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ

Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş

05
Eser

Sayfalar 95–101

Muzaffer Ozak Külliyatı · Zira, sevdiği o kulunun âh-ü eniyni Allahu tealâ'ya hoş gelir ve niyazına devam etmesi için de talebini geciktirir. Allahu tealâ'nın, sevdiği kullarına nâzı ehline malûmdur. Dualar

06
Eser

Sayfalar 152–158

Muzaffer Ozak Külliyatı · rur ve bunları da Allah yolunda savaşan gazilere verirdi. Dünya zevklerinden hiç hoşlanmaz ve haz almaz, bu fâni âlemde Allah ve Resûlüne lâyık olmaya ve milletini özellikle hristi

07
Eser

Sayfalar 208–215

Muzaffer Ozak Külliyatı · miz bizim de hanelerimizin harap olmasına, ölmüş bir insanın evini eşyasını almamız bizim de ölümümüzden sonra eşyalarımızın dağılmasına alâmet olduğunu unutmamalıyız. O ne ibret a

08
Eser

Sayfalar 218–223

Muzaffer Ozak Külliyatı · selemez, hak katına ulaşamaz ve boşuna çırpmarak helak olur giderler. Böylelerinin ölümden korkmaları tabiîdir. Aşagıda nakledeceğim kıssa, bu görüşümü isbatlamaktadır. Yeter ki, d

09
Eser

Sayfalar 418–425

Muzaffer Ozak Külliyatı · Akrabanı ziyaret et sevindir, Ağlayanın gözyaşını sil, dindir; Aak riyası belki onda gizidir: Çalış, kazan; tembel tembel oturma! Ele umut baglayarak boş durma! Tutumlu ol, kazancı

10
Eser

Sayfalar 565–571

Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Has kullarının intikamlarını, zâlimlerden pek acı bir şekilde alır. Hikmeti, merhameti, lûtuf ve keremi gereği olarak imhal eder, mühlet verir ama aslâ ihmal etmez. Dilediğini

11
Eser

Sayfalar 536–546

Muzaffer Ozak Külliyatı · ve başından tâcını çıkarıp o zavallının talihsiz başına ve sırtından cübbesini çıkarıp sırtına giydirir ve ellerini kaldırarak niyazda bulunur: — Ilâhî! Ben, bu hanımın dışını tâcı

12
Eser

Sayfalar 797–803

Muzaffer Ozak Külliyatı · mak, mürüvvet sahibi, tok gözlü, kanaatkâr, cömert, sözünde sabit ve vâ'dinde sadık, ilmi ile âmil ve her haliyle mütekâmil olabilmektir. Halkı kıracak ve incitecek konuşmalar yapa

13
Eser

Sayfalar 804–810

Muzaffer Ozak Külliyatı · halkı irşâd görevini yüklenenler, herşeyden önce onların ıztıraplarını azaltacak tedbirleri alırlar ve sonra da esaslı tedavi çarelerine baş vururlar. Aksi halde, yanlış verilen il

14
Eser

Sayfalar 811–818

Muzaffer Ozak Külliyatı · bakmaları, namazın hudû ve huşu'unu ihlâl eder, ruhaniyyet ve nuraniyyetini kaybettirir. Bayram namazı kılındıktan sonra, hutbesini okumak üzere minbere doğru yürürken ağır ve vaku