Ara
Menü

Sayfalar 811–818

1.667 kelime

Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 811–818

bakmaları, namazın hudû ve huşu'unu ihlâl eder, ruhaniyyet ve nuraniyyetini kaybettirir.

Bayram namazı kılındıktan sonra, hutbesini okumak üzere minbere doğru yürürken ağır ve vakur adımlarla ve halkı incitmeyerek ve cemaatle birlikte tekbir alarak yaklaşmalı, minberin kapısında cuma hutbelerine çıkarken okuduğu duaları okumalı, ağır ağır merdivenleri çıkarken her basamakta biraz durarak Allahu tealâ'ya tazarrû ve niyazda bulunmalıdır. Minber kısa ise üçüncü,yüksek ise yedinci basamakta durmalı, ellerini bârigâh-ı ahadiyyete açarak can ve gönülden:

— Yâ Rabbel-âlemiyn! Bu makam, Habib-i edibinin mahbub-u keriminin makamıdır. Mekân senin, şan senin, kelâm senin ilâhi!.. Bu âciz kulunu böyle bir günde böyle mübarek bir makamda Rahmeten lil-âlemiyn olan Habib-i edibini temsil etmek lûtuf ve mazhariyyetine eriştirdin, konuştur ki, konuşabileyim, söylet ki söyleyebileyim. Okuyacağım âyet-i kerime ve Hadis-i şeriflerin tesirini halk eyle ki, hazır bulunan ehl-i iyman anlasın ve ihlâs ile amel etsin. Ilâhi!.. Bizleri affeyle, hidayet ve inayetini üzerlerimizden eksik eyleme...

diye dua etmeli, yüzünü halka ve kalbini Hakka döndürüp üç veya yedi yahut dokuz kerre tekbir aldıktan sonra hutbesini okumağa başlamalıdır.

Bayram hutbeleri kısa ve veciz olmalıdır. Bayram namazlarında çok tekbir alınmalı ve bayram namazları bu tekbirlerle tezyin olunmalıdır.

Hutbe okunup tamamlandıktan sonra, hatib mihraba dönmeli, yüzünü cemaate çevirerek oturmalı, âyet-el-Kürsi okunduktan sonra tesbihat yapılmaksızın dua edilmeli ve duadan sonra mihrabiyye okunmamalıdır.

Daha sonra, mihrabın önünde ayakta durarak cemaatle bayramlaşmalı ve hazır bulunanları birbirleriyle musafaha ederek bayramlaşmağa sevk ve teşvik etmelidir.

Bilindiği gibi, bayram namazlarında hutbe cuma günleri olduğu gibi namazdan önce değil, namaz kılındıktan sonra

okunur ve bu namaz harp ile alınmış bir beldede kılınıyorsa, hatib minbere kılıç ile çıkar ki, şi'ar-ı islâmiyedendir.

HATİBLERE ÂCİZANE BAZI TAVSİYELER:

1. Hutbeye çıkarken ayağa mest giymelidir.

2. Geniş bir cübbe veya ferace ile hutbeye çıkılmalıdır.

3. Başa yedi metre veya on bir arşın ince tülbentten düzgün bir sank sarmalıdır.

4. Hutbelerde cihar yâr-ı güzin hazerâtını yani dört büyük halife olan Hz. EbuBekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali ile Hz. Imam-ı Hasan ve Hz. Imam-i Hüseyin'i ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin muhterem amcaları Hz. Hamza ve Hz. Abbas rıdvanullahi tealâ aleyhim ema'iyn efendilerimizi, diğer rüşt sahibi ümerayı ve islâma ve ehl-i islâma hizmet etmiş ve edecek olanları tardiyye ve dua etmek şarttır ve lâzımdır.

5.

Hutbe'nin okunduğu belde, meselâ Istanbul şehri gibi düşmanla harbedilerek fethedilmiş bir belde ise hatibin kılıçla ve Bursa gibi sulh yoliyle alınmışsa, kılıçsız çıkmak şi'ar-ı islâmiyyedendir.

6. Hutbeye çikarken müezzinin okuduğu ve Fahr-i âlem sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin ind-i ilâhiyyedeki yüce şânını beyan ve ilân eden: (Este'yzü billâh -

İNALLÂHE VE MEL'İKETEHU YUSALLÛNE ALEN-

NEBİY YÂ EYYÜHELLEZİYNE ÂMENU SALLÜ ALEYHİ VE SELLİMU TESLİYMA...) âyet-i kerimesini okuduktan sonra (ALLAHÜMME SALLİ ALÂ SEY-

YİDİNÂ MUHAMMEDİN VE ALÂ ÂL-İ MUHAMMED)

tasliyesinde bulunurken, hazır bulunan islâm cemaatine muhabbet-i Muhammediyye'yi telkin için salâvat getirmeli ve getirtmelidir.

Yukarıda, TEVHİD bahsinde bil-vesile temas ettiğimiz gibi, bazı gafil müftülerin bu güzel âdeti BID'AT telâkki ederek terkettirdikleri bilinmektedir. Oysa, böyle bir davranış ilmi ve şer'i olmaktan ziyade şeytamın igvâsına kapılmak ve şeytanın Resül-ü zâşana karşı olan hasedine yardım etmek anlamına gelmektedir. Ne yazık ki, din-i mübiyn-i islâm namına yapılmış gibi gösterilen bu çirkin hareket, Kur'an-ı azim ile sabit olduğu üzere Kitabullah'a aykırıdır. Ne var ki:

Bâtıl hemişe bâtıl-ı beyhudedir veli, Müşkil odur ki ede suret-i haktan zuhur...

denildiği gibi, Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme hased eden insan şeytanlarının şerlerinden Allahu tealâ'ya sığınIrIz.

Böyle bir gaflet ve yanlışlığa düşenlerin hemen tövbe ve istiğfar ederek, Cenab-ı Hak'tan af ve mağfiretlerini dilemelo ri ve ruhaniyyet-i Muhammediyye'den de özür dilemeleri lâzımdır. Bu büyük hatayı işleyenler, yarın kıyamet gününde hangi yüzle huzur-u Resûlullah'a çıkarak şefaat talebinde bulunacaklar ve nasıl mahcup ve perişan kalacaklar, bilemeyiz.

Bu âciz ve nâçiz tavsiyelerimin gerekçelerini açıklamak, sebep ve hikmetlerini de anlatmak isterim:

I) Hutbeye çıkarken, hatibin mest giymesi şi'a-i siyasiyye itikadını fiilen reddetmek, ehl-i sünnet olduğunu belirtmek gayesine mâ'tuftur.

II) Hz. Ebu-Bekir, Ömer, Osman ve Ali rıdvanullahi aleyhim ema'ıyn efendilerimize tardiyye okumak ve hutbede mübarek isimlerini zikretmek, yine şi'a-i siyasiyye itikadının lisanen reddi anlamını taşır.

Aynı zamanda ehl-i sünnet akaidi üzerinde bulunulduğuna alâmet ve işaret olup, islâma hizmet edenlere ve rüşt sahibi halife-i Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme minnet ve şükran duygularımızı belirten bir kadirşinaslıktır.

III) Hz. Ali kerremallahu vechehu ve radıyallahu anh efendimizi hutbede zikretmek ve ona tardıyyede bu-

lunmak HAVÂRIC denilen harici itikadını reddetmektir. Aynı zamanda, hatibin de hazır bulunan cemaatin de ehl-i sünnet vel-cemaatten olduklarına işarettir. Yine hutbelerde Hz. Imam-i Hasan ve Hz.

İmam-ı Hüseyin ile Habib-i edib-i Kibriyâ'nın iki amcasını, âlini, evlâdını, ezvacını, akraba ve muhibbânını zikretmek ise, hutbenin ind-i ilâhide kabulüne sebeptir.

IV)

Sarığın yedi metre veya onbir arşın olmasının mânası da: (BEN HAKKI SÖYLEMEKTEN ÇEKIN-

MEM... HAKKI SÖYLEDIĞİM İÇİN, BENİ ÖLDU-

RECEK OLURSANIZ, İŞTE KEFENİM BAŞIMDA SARILIDIR.) remine ve sırrina işaret ve alâmettir.

V) Cübbenin geniş olması keyfiyetine gelince, bunun da anlamı: (GÖRDUGÜM AYIPLARI ÖRTERİM,

KENDİ AYIPLARIMDAN BAŞKASINI BİLMEM)

demeğe işaret ve alâmettir.

VI) Hutbenin evvelinde (INNALLÂHE VE MELA'İKE TEHU...) âyet-i kerimesini okumak ve okutmak, Habib-i edib-i Kibriyâ'ya, âline, ehl-i beytine salât-ü selâm getirmek, kadir bilen aşk ehli için mahza saadettir. Hasedçi ve fesatçı kâfirlere karşı, şan ve şeref-i Muhammediyye'yi ilân ve isbat etmek ve müminlerin iyman ve muhabbetlerini açıklamaktır.

Hatibin, devlet ve milletine, ehl-i islâma ve kahraman ordularımıza dua etmesi de herhalde gereklidir. Bu dua ile devlet ve milletimize, ehl-i islâma, ordularımıza, din ve millet uğrunda yiğitçe savaşan gazi ve şehitlerimize minnet ve şükran duygularımızı iletmektir.

Allahu zül-celâl vel-kemal hazretleri, cümlemizi Habib-i edibine bahşeylesin, okuduklarımızla, duyduklarımızla, öğrendiklerimizle amel eden muhlisler zümresine ilhak buyursun.

(ÂMİN

BİR MÜMİNİN VEFATI SIRASINDA

YAPILMASI GEREKLİ İŞLER Bu fâni âlemde her nefis ölümü tadıcı ve herşey aslına rücû edicidir. Bütün mahlükatın başına gelecek en mühim vak'a ölümdür. Binaenaleyh, bu konuda da bazı tavsiye ve nasihatlerde bulunmak suretiyle mâ'ruzatımı tamamlamak isterim:

Hâlet-i ihtizara gelen yani ölüme hazırlanarak sayılı nefeslerini tüketmek üzere bulunan bir kimseye, adı ile hitabederek ve zorlayarak:

— Lâ llâhe illâllah, de!.. dememelidir. Özellikle, ölmek üzere bulunan zâtın hal-i hayat ve sıhhatinde sevmediği bir kimse böyle bir telkin ve teşvikte bulunmamalıdır.

Sevdiği birisi yanında Kur'an-ı kerimden bazı sûreler veya Yâ-Sin sûre-i celilesini okumalı ve yüksek sesle: (LÂ ILA-.

HE İLLÂLLAH MUHAMMEDÜN RESÛLULLAH) diyerek kendisini tevhid okumağa davet etmelidir. Bu kelime-i münciyye-i tayyibeyi bir defa okursa, kendisini: (Haydi bir daha söyle, bir daha kelime-i tevhid getir...) diye zorlamamalı ve hasta kendiliğinden tekrarlarsa, hazır bulunanlar onun sesini kapatmayacak derecede iştirak etmelidirler.

Bu arada, kendisine ZEMZEM suyu ile ıslatılmış pamukla sık sık Zemzem verilmelidir. Eğer, Zemzem bulunamazsa beldede içilen temiz bir su verilmelidir. Su verme muamelesi pamukla ve azar azar yapılmalıdır.

Hasta, ruhunu teslim ettikten sonra, açık kalmışsa gözlerini kapatmalı, çenesini bağlamalı, el ve ayaklarını düzeltmeli, ellerini iki yanına ve ayaklarını başparmağından birbirine bağlamak suretiyle düzgün bir halde kalması sağlanmalı ve yattığı yer kıbleye aykırı ise, yüzü kıbleye gelmek üzere sağ yanına yatagı çevrilmelidir.

Ölen, yıkanıncaya kadar yanında Kur'an-ı kerim okunmamalıdır. Başka bir odada okunmasında sakınca yoktur.

Ölen zat kabire konulmadan HATM-İ-KUR'AN ile ISKAT- I-SALÂT ve Kelime-i tevhid okunalı ve defninden evvel duası yapılacağı gibi defninden sonra da duası yapılmalıdır.

Allahu azim-üş-şân, cümlemize Kelime-i tevhid ve Kuran-1 mecid okuyarak teslim-i ruh etmeği nasip ve müyesser eylesin, sekerat-ı mevtimizi asân ve daha aklımız başımızda iken çevremizdekilerle ve üzerimizde hakları bulunanlarla helâllaşmayı, ölüme düğüne gider gibi hazırlanmayı ihsan buyursun...

(ÂMİN) Bi-hürmeti Seyyid-il-mürseliyn vel-hamdü lillâhi Rabbil-âlemiyn.. (EL-FATÎHÂ)

YA HU Gel ey kardeş ömrünü havaya verme, Allaha gel Allaha gel Allaha Vebâl ile kara yerlere girme Allaha gel Allaha gel Allaha Ömür kuşu bu kafesten uçmadan Yollarımız kabristana düşmeden Ecel gelip eyne kefen biçmeden Allaha gel Allaha gel Allaha Hani Isa hani Musa hani Nuh?

Nerde Şeddât nerde Karneyn nerde Hud' Hani Salih kavmi Semud kavmi Lut?

Allaha gel Allaha gel Allaha Mevt şarabın Azrail'den içmeden Bu âlemden âhirete göçmeden Yılan çıyan yuvasına düşmeden Allaha gel Allaha gel Allaha Bir gün gelir libasımız soyarlar Teneşirde koyup bizi yuarlar Mamurlardan bir haraba koyarlar Allaha gel Allaha gel Allaha İnsan ölse kalmalıdır eseri Hayvan ölür elbet kalır semeri Aşki bağla heman kulluk kemeri Allaha gel Allaha gel Allaha...

8 Muharremül haram Hicri 1400

MUZAFFER OZAK

ALFABETİK FİHRIST

-A - Abdullah Basri rahimehullahtan bir kıssa ABDULLAH ism-i şerifinin manayı münifi AFÜVVÜN ism-i şerifinin manayı münifi Ahiret hayatı dünyada hazırlanır AHMED ism-i şerifinin manayı münifi AHYED Ism-i şerifinin manayı münifi ÂKIBÜN ism-i şerifinin manayı münifi Akika kurbanı nasıl kesilir ve duası Allahu tealâ'ya âsi olup iymansız göçmeğe sebebolan dört nemli husus Allahu tealâ'ya güvenmenin ve teslim olmanın ne büyük bir mazhariyet olduğu Allahu talâ'nın kuluna çok yakın olduğunu müjdeleyen âyet-i kerimenln tefsiri Allahu tealâ yolunda cihad etmek mü'minler için kutsal bir görevalr Allahu tealâ cihad eden mü'minleri kur'an-ı azlminde medhetmektedir Allahu tealâ'ya secde etmenin kısımları Allah Ism-i celili, bütün esmayı ilâhiyyeyi câmidir Allahu talâ'nın şehidlere bahş ve ihsan buyurduğu altı haslet ve keramet ALEM-ÛL-İYMANI ism-i şerifinin manayı münifi ALEM-ÜL-YAKİN ism-i şerifinin manayı münifi ALEM-UL-HUDA ism-i şerifinin manayı münifi Alaaddin Keykubat Antalya'yı neden zaptetmişti?

Alevi - Sünni çekişme ve çatışmalarını kışkırtanlar Türk ve Islâm düşmanlarıdır Sahife 32.

Sahite Ali keremallahu vechehu ve radıyallahu anh efendimizin Ihsan telâkkllerl All kerremallahu vechehu ve radıyallahu anh efandimlzln Medine-l münewvere kabristanında metalara hitabı Amelierin en hayırlısı, din düşmanları ile cihaddır Anarşi ve terör, Allahu teaid'nın men'ettiği ve Resûl-ü zişânın yerdiği ve kınadığı fiil ve hareketlerin alışkanlık haline getlrilmesi sonucudur Ashab-ı kirama ve özellikle Ebu-Bekir, Ömer, Osman ve Ali ridvanullahl tealâ aleyhim ema'ıyn efendilerimize hürmet ve tâ'zimin lüzum ve ehemmlyeti Aşk nedir?

Aşura günü oruç tutmanın fazilet ve ehemmiyeti Aşura günü yapılması gerekli vazifeler Aşura günü olan önemli olaylar Âyet-i kerimelerde sebeb-i nüzul ve Hadis-i şeriflerde sebeb-i vürud aranır Ayların en ziyade hürmet ve tâ'zime lâyık olanları AYN-UL-GIRRU ism-i şerifinin manayı münifi AYN-ÜN-NA'IM ism-l şerifinin manayı münifi AZİZÜN ism-i şerifinin manayı münifi

- B - Batı hayraniarına haklı bir sitem Bâtın nl'metleri nelerdir?

....

Bayram namazı kıldıracak ve bayram hutbesl okuyacak Imam ve hatipiere bazı tavsiyeler...

Bedir savaşından ibret verici safhalar Behlül-u Dâna, babasının mirasını iki altuna neden sattı?

Behiûl-u Dâna, neden mezarlıkta oturmayı tercih ediyormuş?

Behiül-u Dâna, üç kuru kafaya neler yazmıştı?

Berat gecesinin feyiz ve bereketi BERRUN Ism-i şerifinin manayı münifl BEŞIRIN ism-i şerifinin manayı münifl Bir Macar profesörünün, Osmanlı hâklmlyeti hakkındakl sözleri Bir mü'minin vefatı sırasında yapılması gerekli işler Birlik ve beraberliği bozmanın zararları Büyük ve küçük telkin