Ara
Menü

Sayfalar 418–425

1.177 kelime

Zînetü’l-Kulûb · kaynak sayfaları 418–425

Akrabanı ziyaret et sevindir, Ağlayanın gözyaşını sil, dindir;

Aak riyası belki onda gizidir:

Çalış, kazan; tembel tembel oturma!

Ele umut baglayarak boş durma!

Tutumlu ol, kazancını savurma;

Hak rizası belki onda gizlidir..

Haramdan kaç, helâldense hiç şaşma;

Ielâl varken haram peşinde koşma endini bil, başkasıyla uğraşma Hak rizası belki onda gizlidir.

İşçi isen işini sev, zor görme;

İşverensen işçini sev, hor görme;

İşyerinde haksızlığa yer verme, Hak rizası belki onda gizlidir.

Esnaf isen terazini oynatma, Vezni noksan, ezik, çürük mal satma;

Hiyle ile halkı sakın aldatma, Hak rizası belki onda gizlidir..

Memur isen adaletten ayrılma, Zulmederek imanından sıyrılma, Ruşvet lle hak yolundan eğrilme, Hak rizası belki onda gizlidir.

Evli isen iyalini hoşça tut, Evlâdına Kur'an ve ilim okut, Dini öğret, hem müjdele, hem korkut;

Hak rizası belki onda gizlidir..

Büyüğünü tâ'zim eyle hürmet et, Küçüğünü taltif eyle himmet et, Akranını tekrim eyle hizmet et, Hak rizası belki onda gizlidir..

Sâlih refik edin hemen kendine, Kötülerin kapılma hiç fendine, tibar et refikinin pendine Iak rizası belki onda gizlidir..

Her misafir haktan bir hediyyedir, Ikram etmek sünnet-i seniyyedir, ‘endın yeme, misatirine yedir Iak rizası belki onda gizlidir.

Mahlûkata ibret ile nazar et, Hayvanlara zulmetmekten hazer et, Yemini ver, suyunu da hazır et;

Hak rizası belki onda gizlidir..

Şeytan senin düşmanındır, dost sanma!

İsti'aze etmeden onu anma, Dosta sığın, düşmanına aldanma;

Hak rizası belki onda gizlidir..

İşlediğin günahları unutma, Ham hayalle kendini hiç avutma, Günahkârla, tövbekârı bir tutma;

Hak rizası belki onda gizlidir..

İstiğfar et, günahına nâdim ol;

Simdengeru Hak emrine hâdim ol;

Hakka rücû eyle gayrı âdem ol, Hak rizası belki onda gizlidir..

Zulmü reddet, zâlimlere yâr olma;

Bu dünyada hiç kimseye bâr olma, Gül ol koklan, can inciten hâr olma;

Hak rizası belki onda gizlidir.

Vatan için canını ver hiç korkma, Al bayrağı kanını ver bırakma, Anayurda kahbe düşmanı sokma, Hak rizası belki onda gizlidir.

Varlıkta da, darlıkta da şükreyle;

Hât han n i nin gin:

Tevakki et kibir, hased, riyâdan;

Hax rai soli onad, pate damn.

Emanete sakın hiyanet etme, Ahdi bozup, terk-i diyanet etme;

Şehadette cürmü sıyanet etme, Hak rizası belki onda gizlidir..

Kötü sözden koru, kolla dilini;

Kötü işe âlet etme elini, Kötülere uyup şaşma yolunu, Hak rizası belki onda gizlidir..

Dedikodu mahveder bir milleti, Hiç kimseyle alay etme, kalp kırma;

Ayıbını bulup yüzüne vurma, Sen düşersin, kimseye tuzak kurma;

Hak rizası belki onda gizlidir..

Kur'an olsun her işinde höccetin, Haktan dile, her ne ise hâcetin;

Şer'a uymak olsa da gayet çetin, Hak rizası belki onda gizlidir..

Beyıı-el-Havf-1 ver-Ricâ'da kıl karar, Korku ile ricadan gelmez zarar, Aklı olan kullukta izzet arar, Hak rizası belki onda gizlidir..

İyi bil ki, ölüm sana pek yakın;

Gaflet edip isyana düşme sakın, (Gel ey kûlum!) hitabı gelir Hakkın Hak rizası belki onda gizlidir..

Aşki hakka dâvet eder ihvânı, Hem diler ki, olalar duâ-hânı;

Yüz akıyla verirsek imtihanı, Hak rizası belki onda gizlidir..

«ETTİĞİNİ BULURSUN!»

Magrur olma husn-u ana, ruzgar gıbı gelır geçer;

Bu taniye gelen mahlük, ecel şarabından içer;

Arif olan bu cihanda, hayrı şerri bilir, seçer;

Hak rizasın kazanmayan, insan gelir hayvan göçer;

Âdemoğlu ektiğini bir gün olur mutlak biçer..

Mala mülke güvenilmez, ele kalır harap olur;

Makam ile ögünülmez, elden gider serâb olur, İpek döşek beğenmeyen, gün gelir ki türâb olur;

Hak rizasın kazanmayan, insan gelir hayvan göçer;

Ademoğlu ektiğini bir gün olur mutlak biçer..

Mevt ermeden ölebilen, daim hakla bâki kalır;

Basireti olan kişi, gördüğünden ibret alır;

İyilik de, fenalık da sahibini ergeç bulur;

Hak rizasın kazanmayan, insan gelir hayvan göçer;

Ademoğlu ektiğini bir gün olur mutlak biçer..

Bu dunyaya gelen insan, hak rizasın bulmalıdır;

Gelenler hep gidiyorlar, bundan ibret almalıdır;

Biraz gayret ve himmetle, gerçek insan olmalıdır;

Hak rizasın kazanmayan insan gelir hayvan göçer;

Ademoğlu ektiğini bir gün olur mutlak biçer..

Sadık yoldaş amelindir, ibadetten geri kalma;

Hak kelâmı kabul eyle, Iblis gibi mahrum olma;

Kul hakkından ihtiraz et, sakın beddua alma;

Hak rizasın kazanmayan, insan gelir hayvan göçer;

Âdemoğlu ektiğini bir gün olur mutlak biçer..

Hesap günü adaletin tecellisi acı olur, Boynuzsuz koç, boynuzludan huzurda davacı olur;

Hasenat da, seyyiat da işleyene râci olur;

Hak rizasın kazanmayan, insan gelir hayvan göçer;

Âdemoğlu ektiğini bir gün olur mutlak biçer..

Konan göçer, kimse kalmaz; dünya misafirhanedir;

Ziynetine aldananlar, bilmış ol ki, divanedir;

Mâ'mureler harap olur, bir acayip viranedir;

Hak rizasın kazanmayan, insan gelir hayvan göçer;

Ademoğlu ektigini bir gün olur mutlak biçer..

Varsın dönsün el sözünden, hulfeyleme ahdına dur;

Melek suru üflemeden, haşrı neşri bunda gör;

Bütün dünya Lâ diyorsa, sen yanılma illa'da dur;

Hak rızasın kazanmayan, ınsan gelır hayvan goçer;

Ademoğlu ektiğini bir gün olur mutlak biçer..

Aşkî hazır ol ölüme, pek yakında gelir elbet;

«HAK YOLU»

Sanma gayrı râh olur, Hare yeru ferah olur, Arif-i billah olur, Esrara agâh olur..

Bilirler, bilişenler;

Ledünne erişenler, Hak ile söyleşenler, Arif-i billah olur, Esrara agâh olur..

Erenlerin sohbeti, Muhammed muhabbeti, Bulan anda hikmeti, Arif-i billah olur, Esrara agâh olur..

Ezelidir bu meydan, Giremez aslâ nadân, Sıdk ile eden devran, Ârif-i billah olur, Esrara agâh olur..

Hakikateni verenler, Pirden himmet görenler, Arif-i billah olur, Esrara agâh olur..

Muhammed ile Ali, Meydan onların veli, Ezelde diyen BELİ, Arif-i billah olur, Esrara agâh olur..

Aşk elinden âh iden, Nefsin vakf-1 râh iden, Feyz alan Cerrahiden, Arif-i billah olur, Esrara agâh olur..

Aşkî! oldu Hak ayân, Hak ile Hak nümâyan, Hak kelâmını duyan, Arif-i billah olur, Esrara agâh olur..

«MÜRŞID-I-KÂMİL»

Aşk yolunda can-ü başı, Feda eden gelsin beri, Mürâ'inin gözü yaşı, Fayda etmez, dönsün geri..

iştibahı terkeyle gel, Iırs-1 câhı terkeyle gel Terki dahi terkeyle gel Fark edesin hayri şerri..

Hak ile hak olagören, Hak yolunda başın veren, Bu dünyada hakka eren, Neyler acep sim-ü zeri..

Ete kana bürünmüssün, insan gibi görünmüşsün Videm yerde sürünmüşsün Sönmüş gayri gözün feri..

Er olmağa gayretin yok, Suretin var, siyretin yok;

Gözlerin var, ibretin yok;

Bâki bildin fâni yeri..

Er olana yol bulunur, Tutunacak el bulunur, Yerm edesor hemen seri..

Hak yolunu bulam dersen, Kâmil insan olam dersen, Bir mürside teslim ol sen, Aşkî'den al bu haberi..

«GAZA'Y-I-EKBER»

İkrar-1 Hak ile Elest bezminde, Beli diyip secde edenlerdenim, Nefs ile gazay-1 ekber azminde, Cehd edip ben vecde gidenlerdenim..

Aşk ile takdire boynumu verdim, Cefaya katlandım, safaya erdim;

Nefsimi hâk edip yerlere serdim, Bu yolda rizayı güdenlerdenim..

Cübbeyi çıkarıp abayı aldım, Kendimi deryay-ı mihnete saldım, Bir zaman öylece hayrette kaldım, Mihneti ben ni'met bilenlerdenim..

Başıma gelmedik belâ kalmadı, Bu gönül felekten hiç kâm almadı, Arttikça arttı hep çilem dolmadı, Halime baktıkça gülenlerdenim..

Aşkiye yakışmaz -hâşâ- şikâyet, Dostumun takdiri elbet saadet, Biri iki görmek asıl felâket, Hamdolsun bu sırra erenlerdenim..

«GAVS-UL-Â'ZAM»

Düştüm aşkın seline, Mardun Bala tüline, Sultan Abdülkadir'in..

BELİ dedim sözüne, Bel bağladım özüne, Suttan Aubdiliadin...

Kıyamında Hû dedim, Aşk lokmasından yedim, Ezkârını belledim, Sultan Abdülkadir'in..

Gülünü tâc eyledim, Derde ilâç eyledim, Sırrın ihraç eyledim, Sultan Abdülkadir'in..

Ehlullah durur saf saf, Rükû'a varır etraf, Ederler beytin tavaf, Sultan Abdülkadir'in..

Bülbül-i bag-ı Resûl, Eyledi Hakka vüsûl, Niyazı buldu husûl, Sultan Abdülkadir'in..

Muhammed'in torunu, Arşa salmış nurunu, Seyrettim zuhurunu, Sultan Abdülkadirin..

Aşkî'ye imdât eyle, Silam Abiuiaim..

«BÂZULLAH-İL-EŞHEB»

Meded ya Gavs-ül-â'zam, Pir sultan Abdülkadir, Mevhibe-i muazzam, Pir sultan Abdülkadir..

Nesl-i pâk-i Mustafa, Hânedan-1 bâ-safa, Dürrü yektâ-i vefa, Pir sultan Abdülkadir..

O1 sultan-ül-Evliyâ, Nüktedân-ül asfiyâ, Hem bürhan-ül etkıyâ, Pir sultan Abdülkadir..

Sayfalar 418–425 · Zînetü’l-Kulûb — tarikat.org