Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

15 sonuç · “Câiz

01
Sözlük

Câiz

Dinî veya hukukî bakımdan yapılmasına izin verilen. Fıkıh dilinde çoğu zaman mübahla yakın anlamda, yapılması yahut terk edilmesi sebebiyle kişinin kınanmadığı davranış için kullanılır. “Câiz” kelimesi bazı bağlamlarda bir akdin geçerli olması veya bir görüşün kabul edilebilir bulunması anlamına da gelir; her kullanım doğrudan “tavsiye edilen” demek değildir.

02
Sözlük

Bey‘-i câiz

Kuruluş ve geçerlilik şartlarını taşıyan hukukça geçerli satış. Tarafların rızası, konu, bedel ve yasak unsurların bulunmaması bakımından değerlendirilir.

03
Mekân

Galatasaray Sultânîsi

İstanbul · Türkiye · Öğrenimini tamamladığı mektep; Muallim Nâci, Muallim Feyzi, Recâizâde Mahmud Ekrem ve Zihni Efendi buradaki Türk hocalarındandır. Fransızcayı burada öğrenmiştir. İlişkili kişi dosyası Ken‘an Rifâî : Ken‘an Rifâî (1867–1950), Osmanlı maarif teşkilâtında müdür, müfettiş ve öğretmen olarak çalışan; Medine’de Hamza er-Rifâî’den icâzet alan, Hırka-i Şerif’teki dergâhında Mesnevî okutan mutasavvıf ve müelliftir.

04
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

05
Eser

BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD

Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas

06
Eser

RIBAT VE TEKKELERDEKİ SÛFİLERİN ÖZELLİKLERİ

Avârifü’l-Maârif · 15. bölüm · Bil ki; rıbat ve tekkelerin (mânevi bir eğitim müessesesi olarak) te’sisi, hidayet üzerindeki İslâm ümmetinin bir süsü (iftihar tablosudur). Rıbat ve tekkelerde yaşayan sûfilerin,

07
Eser

SEFERİN (YOLCULUĞUN) FARZLARI VE FAZİLETLERİ

Avârifü’l-Maârif · 17. bölüm · Önce şunu belirtelim ki; seferin fıkhî durumu ve hükümleri fıkıh kitaplarında genişçe açıklanmıştır ve kitabımız aslen bu konular için yazılmamıştır. Fakat biz, teberrüken bu konud

08
Eser

MÂNEVÎ FETİHLER VE İLÂHÎ İHSANLAR

Avârifü’l-Maârif · 20. bölüm · Sûfinin, Allahu Teâlâ ile meşguliyeti kemâle erince ve içinde bulunduğu vaktin hukukuna tam riâyetle takvâda ilerleyip zühdü tamam olunca, sebeplere sarılmayı terk eder. Kendisine

09
Eser

SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ

Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),

10
Eser

SEMAÎ REDDEDENLER

Avârifü’l-Maârif · 23. bölüm · Önceki bölümde, semâ’ın sahih olan şeklini ve sıdk ehli için lâyık olan kısmını açıkladık. Artık (zaman ve niyetler değişti ve) semâ yoluyla fitneler çoğaldı. Ondaki sâfiyet (ve ra

11
Eser

HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER

Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,

12
Eser

TAHÂRET ÂDABI

Avârifü’l-Maârif · 33. bölüm · Allahu Teâlâ, Ashâb-ı Suffe hakkında şöyle buyurmuştur: "O mescitte (günahlardan ve pisliklerden) temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah güzelce temizlenen kimseleri sever.” (Tev

13
Eser

HAVASSIN ABDEST ÂDABI

Avârifü’l-Maârif · 35. bölüm · Bildiğimiz dinî ahkâmı uyguladıktan sonra, sûfilerin, dikkat ettikleri bir takım edebleri vardır; bu edebler şunlardır: 1-Abdest âzalarını kalp huzuru ile yıkamak. Sâlihlerden biri

14
Eser

Sayfalar 114–119

Muzaffer Ozak Külliyatı · lim, çünkü, hiçbir şey yoktur ki, dünyâda, âhiretin bir nümuncsi olmasın. Yâni, âhirette ne varsa onun bir ifadesi, bir nümunesi, bir örneği ve bir işareti mutlaka ve mutlaka dünya

15
Eser

Sayfalar 186–191

Muzaffer Ozak Külliyatı · böyle olan kullarına rahmetini saçar; sevdikleri arasına bunları dahil eder.) buyurdular. Bu hadis-i şeriften anlaşılıyor ki, ana ve babasına iyilik edenler, bu dünyadan îman ile g