ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
18 sonuç · “Bap”
01Hâfız Muhammed Cemâleddin er-Rifâî
Kasımpaşa Camii Kebîri imam-hatibi ve meşhur zâkirbaşı Muhammed Cemâleddin, Yeşil Tulumba Âsitânesi'nde postnişinlik yaparak İstanbul musiki ve Balkan hilâfet ağlarını birleştirdi.
Bap
Kapı. tas. Insanın derununa açılan kapı. Bkz. Babii'l-ebvap. Bast—Kabz
Esbap
ع )| سباب) Sebep T. Sebepler. 2. tas, Vesileler ve vasıtalar. Süfilere göre bu tür şeyleri dikkate almak sülüka engeldir. Sebepleri görmemek gerekir; çünkü bunlar sâliki maddi âleme bağlayan bağlardır (alaka). Sürekli sebepleri görmek sebepleri var edeni temaşaya engel olur. Fakat sebeplerden büsbütün yüz çevirmek de sâlikin yolunu şaşırmasına yol açar (sr). Her şeyi sebepten bilmeye ve müsebbibi (sebebi yaratanı) dikkate almamaya şirk-i esbâb denir. Sebebi de müseb- İRİ liker Esmâr bibi de görmek, ancak sebebin etkisinin adi, müsebbibin etksinin ise hakiki oldugunu bilmek tasavvufun temelini oluşturur.
Kat'-ı esbap
Sebepleri koparıp atmak. 2. tas. Süfinin, kendisini maddi âleme bağlayan hususları terk etmesi, onlarla olan ilgisini kesmesi (sr). am لا e ği Katra (* (قطر 1. Damla, 2. tas. İlahi tecelliler; kalp; insan-ı kâmil; nokta. Ey gönül bir derde düş kim anda derman gizlidir Gel eriş bir katreye kim anda umman gizlidir | İsmail Ma'şüki | Ey Niyazi katramiz deryaya saldık biz bugün | Katra nice anlasın umman anlar bizi | Damla, 2. tas. İlahi tecelliler; kalp; insan-ı kâmil; nokta. Ey gönül bir derde düş kim anda derman gizlidir Gel eriş bir katreye kim anda umman gizlidir | İsmail Ma'şüki | Ey Niyazi katramiz deryaya saldık biz bugün | Katra nice anlasın umman anlar bizi |
Kebap
Tasavvuf şiirinde gönlün aşk ve tecelli ateşi içinde yanarak olgunlaşmasını anlatan mecaz. Âşık, ilâhî aşk ateşinde pişen veya kebap olan gönül şeklinde tasvir edilir.
Beytüşşebap
Şırnak · Türkiye · İran'daki Rızâiye bölgesinden gelen Geylânîlerin umumiyetle yerleştiği ilçe; buradaki Geylânî seyyidleri 1925'e kadar vakıflarından geçinmiş, tarikat temsilcisi ve müderris olarak görev yapmışlardır. İlişkili kişi dosyası Abdülkādir-i Geylânî : Abdülkādir-i Geylânî (1077-1166), Gîlân’dan Bağdat’a gelerek hadis, fıkıh ve tasavvufta yetişen; medrese, ribat ve vaaz çevresi vefatından sonra Kādiriyye adıyla İslâm dünyasının en geniş irşad ağlarından birine dönüşen âlim-sûfîdir.
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 9–16
Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny
Sayfalar 58–64
Muzaffer Ozak Külliyatı · hına getirdiler. Orada, kadı efendi merhumun vasiyyetini okudu ve bir gece onunla birlikte kabirde geçirecek kimseye yüz altın verileceğini bildirdi ve talip olanların ortaya çıkma
Sayfalar 63–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · bından, celâlinden korkmadan, O'nu hakkıyle tanımadan Zât-1 ülühiyyetinden şefkat ve merhamet umarsın? O'nu hakkıyle tanı ki, şefkat ve merhamet olunasın. Allahu teâlâ da, kullar d
Sayfalar 78–83
Muzaffer Ozak Külliyatı · âleminde işlediğiniz suçların hepsine tövbe ve nedamet ediniz, kabahat sınırını aşmasa bile o suçları bir daha işlemeyeceginize ve o çirkin ve kötü davranışları büsbütün terkedeceg
Sayfalar 88–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · şeylemiştir. Binaenaleyh, islâm dininin bu iki yüce şahsiyetine hürmet ve riayet etmek, ümmet-i Muhammed'den olan her kişi için vâciptir. HATENEYN, yani, Hz. Osman-ı Zin-nûreyn ve
Sayfalar 84–89
Muzaffer Ozak Külliyatı · zamanlar, o da bizim gibi yiyor, içiyor, gezip dolaşıyor, aglıyor, gülüyor, üzülüyor ve seviniyordu. Bir tahta kurusu veya sivrisinek çıksa, tedirgin oluyor, yün veya pamuk döşekle
Sayfalar 110–115
Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Dünya zorluğu mukabilinde, dünya ve âhiret kolaylığını ihsan buyurur. Hastalık karşılığı sıhhat ve âfiyyet veya günaha kefaret yahut derecâta nailiyyet kolaylığı verilir. Küfü
Sayfalar 106–111
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle bir âlem açılır ki, bu âlemi seyr-ü temaşa ederken ölüm acısını duymazlar. Zira, âşıklara ölüm bâbında vuslât-ı cemal, hayatlarında ise makam-ı kemal vardır. Bunun için, mü'mi
Sayfalar 130–136
Muzaffer Ozak Külliyatı · nice mâ'murlar harap olmuştur, gelen gidiyor ve giden bir daha geri dönmüyor. Sana ve bana da bu sonsuz yolculuk çok yaklaştı, bizleri aldatıp avutan dünyadan ayrılmamız çok yakınd
Sayfalar 122–129
Muzaffer Ozak Külliyatı · zün görür ve ayakların yürürken, ellerin tutar, bilegin her işe yatarken, aklın başında, fâni ömrün kırk yaşında, ihtiyarlığın belirtileri olan ak tüyler sakalında saçında iken art
Sayfalar 149–155
Muzaffer Ozak Külliyatı · yet buyurmasaydın, kendiliğimizden Hak yolunu bulamazdık, bizleri huzurundan mahrum eyleme... Sana ve rizayı ilâhiyyene varan o dosdoğru yolda bizleri sâbit-kadem eyle... Sen, bizl