ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
2722 sonuç · toplam 2722 · “Akl” · 1/114
01Akl
Arapça men’, hacr ve nehy manasınadır, insandaki idrak kabiliyetine verilen addır. İslam’da dinin emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmak için insanda akıl ve ergenlik şarttır. Eskilerin tarifiyle akıl, zatında maddeden mücerred, fiilinde…
Aklî'nin gazeli
Tablîzâde Aklî Ali Efendi · Musiki, gül-bülbül ve aşk mazmunlarını kullanan dört beyitlik şiir.
Aklâm
ÇdUl) [Ar.kalem’in ç. b.] Kalemler, hat sanaünda on iki ) tümün hepsi. )
akl-i selim
Verilen kararlarda ve hükümlerde iyi ile kötüyü, yararh ile zararlıyı ayırt etmeye yarayan insana özgü yeti, sağduyu, fıtrat
akl-i nefsânî
İnsanoğhnda kendini koruma içgüdüsü, bencillik
akl-i cüz'
İnsan aklı; eşanlamlısı, “akl-ı ma'âş” akl-ı dûr-bîn a. (jy^J JM k Uzağı görebilen, geleceği se: zebilen akıl. ü
Akl-ı insânî
İnsana özgü düşünme, kavram kurma ve ahlâkî tercih yetisi. Klasik tasniflerde duyusal ve hayvanî idrakin üzerinde değerlendirilir.
Akl-ı beşer
İnsan aklı ve beşerî kavrayış gücü. Sınırları, vahiy ve mânevî bilgiyle ilişkisi kelâm ve tasavvuf metinlerinde tartışılır.
Akl-ı hayvânî
Canlının korunma, beslenme ve içgüdüsel davranışlarını yöneten idrak düzeyi. Klasik psikoloji tasnifinde insanî akıldan ayrılır.
Akl-ı ferzâne
Bilgece ve olgun akıl. Bilgiyle tecrübeyi birleştiren, sonuçları tartarak hüküm veren kavrayışı anlatır.
akl-ı evvel
Yaradılışla ilgili olan akıl ve zekâ. 2. (eski felsefede) Allah, e Cenâb-ı Hak (Eskilere göre, Cenâb-ı Hak akl-ı evvel değil, akl-ı evvel olan Cenâb-ı Hak’tan sâdır olur.). akl-i fa'âl a. (Jlü Jk) (hare ketli akıl) 1. Cebrail. 2. tas. Akim…
akl-i küll
Cebrail. 2. - tas. Hz. Muhammed veya - “hakîkat-i Muhammediyye” (bk. bu madde). 3. tas. Dünyanm çevresini saran gökle ) rin yaratıcı gücü, yani “dokuz felek” (bk. bu madde) in n tamamınm oluşmasmı ve bunların hepsinin yaratılmasmdaki Allah’…
Akl (akıl)
İdrâk kuvveti, doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırmaya yarayan kuvvet. ... Akıl, sâhibini iyiliğe götürür, kötülükten alıkor. Aklı olgunlaşmadıkça kişinin dîni doğru ve îmânı kâmil (olgun) olmaz. (Hadîs-i şerîf-İhyâ)…
Akl-I Feâl
İşrâkiyye (Yeni Eflâtunculuk) felsefesinde ukûl-ı aşerenin (on akılın) sonuncusu olup, yaşadığımız âlemle alâkalı akla verilen ad. Öldürme ve yaratma işlerine bakan mertebe. Felsefecilerin akl-ı feâl dedikleri yalnız onların hayâllerinde bu…
Akl-I Meâd
Ebedî rahata kavuşmak, Cennet'te ebedî kalmak ve Cehennem azâbından kurtulmak için hâlini ıslâh etmeyi, düzeltmeyi düşünen, uzak görüşlü, dünyâya değil, âhirete değer veren akıl. Akl-ı meâd, peygamberlerde (aleyhimüssalevâtü vetteslîmât) ve…
Akl-I Meâş
Yemek, içmek, evlenmek, helâl, haram demeden kazanmak ve eğlenmek gibi hep bedenin râhatını ve nefsin menfaatini düşünüp, âhireti düşünmeyen akıl; akl-ı meâdın zıddı. Akl-ı meâş, dünyânın geçici lezzetlerine bakarak, (büyüklenmek, kıskanmak…
Akl-I Sakîm
Kısa görüşlü akıl. Düşündükleri şeylerde ve yaptıkları işlerde yanılan ve çok kere pişmanlığa sebeb olan akıl. Akl-ı sakîm bâzan doğruyu bulur, bâzan yanılır. Yanılması daha çok olur. En akıllı denilen kimse, mütehassıs (uzman) olduğu dünyâ…
Aklî Ve Naklî İlimler
Fen ve din bilgileri. (Bkz. Ulûm-u Akliyye ve Ulûm-u Nakliyye)
Akl-I Kül
Allah’ın kudretinden ilk evvel ortaya çıkan akıl. Arş-ı azam, Cebrail, Hazret-i Muhammed (s)’in nuru.
Tablîzâde Aklî Ali Efendi
Tablîzâde Aklî Ali Efendi (ö. 17 Şaban 1116/1704), Bursa'da yetişip Debbağ Yunuszâde Mustafa Efendi'den Halvetî terbiyesi alan; Fenârî Ahmed Paşa Zâviyesi postnişini, zâkir ve şairdir.
Misbâhu'l-üns: aklın ve müşahedenin ortak dili
Molla Şemseddin Fenârî · Fenârî, Sadreddin Konevî'nin Miftâhu'l-gayb'ına yazdığı şerhin adına "akledilen ile müşahede edilen arasında" kaydını koyarak iki bilgi yolunu tek metinde buluşturma niyetini ilan etmiştir.
Menârâtü's-sâirîn ve Risâle-i Işk u Akl
Necmeddîn-i Dâye · Arapça versiyon ve bir şathiye şerhi.
Zi’l-akl
وا لعقل) 3) r. Akıllı, akıl sahibi, 2. tas, Halkı zahir, Hakk'ı bâtın olarak gö- Tüp halkın Hakk'ın aynası olduğunu idrak eden, Aynadaki suretler aynaya perde olduğu gibi mukayyet varlık da mutlak varlığa perdedir (kı; cr). Bkz. Zü'layn, Zü…
ahkâm-ı akliyye
ç. a. (ûk ^ Akim bir şeyin var oluşu kavramıyla münasebeti konusunda yapacağı değerlendirmeler için kullanılan kelâm terimi