ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
732 sonuç · toplam 732 · “şifâ” · 6/31
01Isar
Fedakârlık, başkalarının hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden önde tutma. 2. tas. Bir insanın, fayda sağlama ve zarardan korunma | konusunda kendisinden çok başkalarını, özellikle dostlarını ve din kardeşlerini düşünmesi ( 122,…
İsticâbet
Kabul etme, olumlu cevap verme. tas. İlahi çağrıyı kalben kabul etme, ruhen benimseme. Tevhit isticabeti: Allah'ın bir olduğunu | söylemek. Tahkik isticabeti: Ariflerin tevhidi yaşamaları. Tevhit sâlikin sıfatı, tahkik meczupların halidir.…
İstimdat
|) İmdat istemek, medet ummak, acil yardım talebinde bulunmak. 2. tas, Tarikat ehlinin şeyhlerden veya ölü velilerin ruhlarından yardım istemesi; “Medet yâ Şeyh,” “Medet yâ Gavs-ı azam,” demesi. Allah'tan ve Hz. Peygamber'in ruhaniyetinden…
Istisfa
|) Şefaat istemek, bir isin görülmesi için birinin aracı (vasıta, vesile) olmasını istemek. tas. Tarikat ehlinin yatırlardan ve ermişlerin ruhlarından Allah katında şefâatçi ve aracı olmalarını istemeleri. Hz. Peygamber'in ruhunun Allah kat…
İyd
Bayram, şenlik, ihtifal, 2. tas. a Amellerin tekrarlanmasıyla kalbe tekrar gelen (âdet eden) tecelliler (İFM; KI). b Cem makamı (1s), İzin a zin Bu nice perhiz eyleyip savm-ı visâl etmek nedir İyd-i ekber eyleyip evliyaya vuslattir garaz 1.…
Kadem
Sübut. Sabit olmak. Ezeliyet, kıdem. Bir'in sıfatlarını kendi hakikati haline getirmek için onun izini takip etme. “Falan Muhammed'in kademi üzerinedir” demek, “o Muhammedidir,” “Muhammediyyu's-sıfattır,” “Muhammediyyu'l-mesreptir,” yani “o…
Kad-i rast
35) I. Uzun boy, fidan boylu. 2. tas. İlâhî sevginin beşeri sevgiden önce olması (us). Bkz. Kamet, Kadirihane (« (قا د ريخا Kadiri tarikatine mensup olanların tekkesi Kad u kâmet rt, Boy bos, 2. tas, Maşukun kad u kameti vücüp ve imkân berz…
Kahr
Ezmek, mahvetmek, perişan etmek. tas. Hakk'ın yardımıyla nefsi ezmek, arzularını kırmak ve dingizlemek. Bazı veliler kahr, bazıları lütuf sıfatına mazhar olur. Birincisi vahada sahra hayatı; ikincisi sahrada vaha hayatı yaşar. Büyük süfiler…
Kemal
(J (كما Erginlik, olgunluk. tas. Nefsani vasif ve sifatlardan ve bunların eserlerinden münezzeh olmak (irM). Bir türe ya zatı ya da sıfatları yönünden mukemmeliyet kazandiran sey, İlahi kemal: Allah’a özgü mutlak kemaldir. Insanlar ilâhî ke…
Kesret-Vahdet
(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…
Kin
Öç, intikam. 2. tas. Kahhariyet sıfatının baskın durumda olması (us). Kirişme (4+, (كير veya Girişme 1. Gamze, naz, işve. 2. tas. Celali tecelli (sr). Kitab-ı cami Akıl ve ruh ibariyle insan-ı kâmil. Buna hakikati camia da denir. Kitab-ı il…
Kuds
س) 8) veya Kutsiyet Pak ve temiz olmak, arınmak. tas. Ermişlerin ilahi yönü, saf tarafı. Kuduret— Safvet i. ar. ورة - صفوة) 45) Bulanıklık-duruluk, keder-safa. tas, Dünya bağları ve dünya bağlarını koparma. Ebü Türâb Nakşebi “Süfiyi hiçbir…
Kül
Bütünlük, tümlük. tas. a Kul, Allah'tan başkasına az ya da çok bagimh olduğu sürece Hakk’a bütünüyle (külliyen) kul olamaz. “Sen her şeyinle ona yönelirsen o her şeyi sana yöneltir”. b Isimleri kendisinde toplayan ilâhî birlik (vahidiyet) m…
Kutbu'Lirşat
Rehber kutup. 2. tas. Her üç terim de halkı irşat etmek ve hidayete birlik (vahid erdirmek işiyle görevli veli anlamına gelir. Bu veli arştan ferşe kadar tasarrufta “İsim ve sıfa bulunur. Kül a MM al a la 2 RT cutup i, ar. (LS) veya Kutb 1.…
Lahat
ت) yay) Esyaya sirayet eden bir hayat olup bunun mahalli nâsüttur. Saf vahdete de lâhüt denir (TK 11:1312(. Bir gülün bin hârı, bir yârın nice ağyârı var Âlem-i lahata baksın Ozge seyran isteyen Hanif Lahz i. ar (لحظ) 1. Göz ucuyla bakma, a…
Lahz
Göz ucuyla bakma, atf-ı nazar etme; gamze. tas. Kendisine | aşikâr olsun diye kalbin gaybla ilgili hususlara yönelmesi. Lahzı (bakışı) faydalı olmayanın lafzı da (Söz) faydalı olmaz. Bkz. Nazar. |
Lâ-yezâl
Zeval bulmayan, sonu ve tükenişi olmayan. Tasavvuf metinlerinde kalıcı ve ebedî oluşu bakımından Hak için kullanılan bir sıfat. Ezel–lâ-yezâl maddesine de bakınız.
Mahalle
Kaynaklarda, sâlikin ilâhî kemal sıfatlarının tecellileri vasıtasıyla sevgiliye yaklaşması anlamında kullanılan seyrek bir tasavvuf terimidir. Gündelik dildeki yerleşim birimi anlamıyla karıştırılmamalıdır. Terimin anlamı, geçtiği metindeki…
Mârifet
Bilmek, tanımak ve tecrübeyle edinilen bilgi. Tasavvufta sûfînin mânevî hâlleri yaşayarak ve hakikatleri tadarak elde ettiği irfanı ifade eder. Hakk’a ilişkin bu bilgiye mârifetullah , sahibine ârif veya ârif-i billâh denir. Sûfîler mârifet…
Mazhar
Bir şeyin göründüğü ve ortaya çıktığı yer. Tasavvuf dilinde ilâhî isim ve sıfatların tecelli ettiği varlık veya mahal. Mazhar, tecelli eden hakikatin kendisi değildir. Aynı ilâhî isim farklı varlıklarda farklı ölçülerde görünebilir; varlıkl…
Mebâdi
İlkler, 2. tas. Sâlikin sülükunun başlangıcında riayet etmesi lazım gelen namaz, oruç ve benzeri hususlar ve şer'i adap ki, mübtedilerin mutlaka bunlara uymaları icap eder (sr). Mebâdi'n-nihayat ( (مبا دى | لنهايا 1. Sonların ilkleri. 2. ta…
Merg
Ölüm. tas. Madde elbisesini çıkarıp atmak, dünyayla bağları koparmak, ilgiyi kesmek, mana âlemine yönelerek isim, sıfat ve zatta fani olmak. Dört çeşit ölüm vardır: Zillet ve lanetli ölüm, kâfirlerin ölümü; hasret ölümü, günahkârların ölümü…
Mert
1, Adam. 2. tas. Er, eren, aziz, veli, Mesalik-i cevami-i esya (LA لك جو | مع Lor. Şeylerin ana yolları. 2. tas. Zat-ı kibriyayı ilim ve kudret gibi sıfatlarla değil, Kuddus, Subbuh, Selam, Âli, Hak | gibi zata delâlet eden isimlerle zikret…
Mihrap
İlk zahit ve süfiler ibadet için çekildikleri inziva köşesine mi'rab derlerdi. Halkın gönüllerinin yöneldiği matlap, maksüt, murat. » Mihriban s. fars. Şefkatli, sevecen. tas. Rububiyet sıfatı.