Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

784 sonuç · toplam 784 · “Dergâh” · 22/33

01
Eser kaydı · Bağlam eşleşmesi

Mevlid-i Nebî ve Necîb mahlasıyla şiirler

Eşrefzâde Abdülkādir Necîb Efendi · Eşrefzâde Dergâhı’nda okunan Mevlid, na‘t ve Mısrî nazîresi onun edebî mirasının parçalarıdır.

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Devrân zikri

Toplu zikir sırasında meydanda dairevî hareketle icra edilen Halvetî zikir biçimi; uygulama ve musikisi dönem ve dergâha göre değişmiştir.

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Rifâî Âsitânesi

Bir Rifâî kolunun merkez dergâhı için kullanılan ad; İstanbul bağlamında özellikle Üsküdar'daki merkezle ilişkilendirilir.

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tekke

Bir tasavvuf yolunun sohbet, zikir, eğitim, hizmet ve barınma faaliyetlerinin yürütüldüğü kuruma verilen genel addır. Dergâh, zâviye, hankah ve âsitâne kelimeleriyle örtüşen kullanımları bulunmakla birlikte bunların ölçeği ve işlevi dönemle…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âsitâne

Bir tarikatın pîr makamını veya merkez dergâhını ifade eden terimdir. Büyük ve tam teşkilatlı bazı tekkeler için de kullanılır. Her kaynakta aynı idarî dereceyi göstermez. Âsitâne, zâviye ve tekke adları dönem, yol ve coğrafya bağlamında de…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Agâh

Vâkıf, muttali, müteyakkız, arif, aşina, dikkatli, haberdar, uyanık. tas. Halden anlayan, doğru yolu gösteren, maddi ve manevi olarak darda kalanların imdadına yetişen bilgin ve olgun; Hak adamı, hoşgörülü ve kalp gözü açık veli. Eski kayna…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahlâm

Rüya, düş. 2. tas. a Hayal mertebesi, misal mertebesi. İnsan uyurken, nefs maddi âlemle ilişkisini tamamen keserse, o nefse misal âleminin suretleri yansır, tıpkı bir şeyin aynaya yansıması gibi. Sadık rüya ve ahlâm bu durumda ortaya çıkar…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ashap

Bir ismin başına gelirse, genellikle o isme “-cilar” ve “-cular” NN Aşina anlamı kazandırır. Orn. ashab-ı yemin (sağcılar), ashab-ı şimal (solcular) gibi. Âsitân — Âsitâne i. Jar 1 - (آمعاان >. Atabe, eşik, dergâh. 2. tas, a Tekke, dergâh.…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Atebe

ç. Atebat. Eşik. Bkz. Eşik, Âsitân, Dergâh.

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Berk-i sebz

Yeşil yaprak. tas. Mevlevi dervişlerinin Dedeye ve dergâha sundukları hediye. Maddi gücü olmayan derviş dergâha eli boş gitmek yerine bir çiçek ya da bir yeşil yaprak götürür. “Dostlarının evlerine eli boş gitmek değirmene buğdaysız gitmek…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dede

>. Mevlevilikte muhip, dede, şeyh ve halife şeklinde sıralanan tarikat mensupları arasındaki ikinci mertebe sahibi. Dede dervişliğe ikrar vermiş, dergâhta hizmet görerek binbir gün çilesini doldurmuş bir derviştir. O artık hüc- Te-güzin ve…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Eşik

Atebe, âsitâne ve dergâh. tas. Tasavvufta ve genelde doğulu kavimlerde eşiğin bir kutsiyeti vardır. Ulu kişilerin ululuğunu anlatmak için oturdukları evlerin eşiklerinin ululuğundan söz edilir. Eşik mahviyeti simgeler. Müridin, şeyhin kapıs…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hangâh

veya Hankah Hanegâh, toplantı ve sohbet yeri. tas. Âsitâne, zaviye, dergâh, tekke. Tarikat ehlinin, dervişlerin ve mutasavvıfların toplanıp sohbet ettikleri ve birlikte zikir ve semâ yaptıkları özel yer. Sorarsan hânkâh-ı aşkı Zâhid Makam-ı…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hazret

(5 (حضر Huzur, ilâhî dergâh. tas. Makam, mertebe, Hakk'ın huzuru. Hazret-i ahadiyet Allah'ın saf ve halis zatı, /â-taayyün mertebesi. Hazret-i esmâiye Hazret-i vahidiyetten sonra gelen ve onun mazharı olan mertebe. Hazret-i hüviyet Buna Haz…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Rehber

Yol gösteren, kılavuz. tas. Şeyh, mürşit. Tarikate girmek isteyen adayı bu işe hazırlayan derviş. Mevlânâ dergâhında tarikatçı. Bektaşilerde tarikate girmek isteyen talibe yol gösteren ve onu babaya götüren dervişe rehber denir. Mizâna vur…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şeyda

0 44) Deli, çılgın. tas. a Şiddetli sevgi ve aşk hisleriyle coşup kendinden geçen. b Cezbe ehli, meczup. Ey hâce eğer kim sen isen âkıl u dânâ Şeydâlığı bin akla değişmez dil-i şeydâ Bağdadi Gerci cânândan dil-i şeydâ için kâm isterem Sorsa…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tehzib

(تهذ يب) Düzeltme, halis hale getirme, islah etme. tas. İlmi ve ameli, bunlara yakışmayan şeylerden arındırmak, hem bilgi, hem davranış yönünden temiz ve pak olmak; ilmi cehaletten, ameli riyadan arındırmak. Adetle ibadet olmaz. Âdet ikinci…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gülşeniyye

(iûaIO [< F. Gülşen + Ar. -iyye] Halvetiyye tarikatının İbrahim Gülşenî (öl. 940 / 1534) adına nispet edilen kolu. Temelleri Kahire’de atılan bu tarikat, 16. yüzyıldan sonra tanmmaya ve yaygmlaşmaya başlamıştır. Gülşeniyye tarikatının oluşu…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Raûfiyye

Halvetiyye’nin Ramazâniyye kolu içinde Ahmed Raûfî’ye nispet edilen şube. İstanbul ve çevresindeki dergâhlar vasıtasıyla temsil edilmiş; Halvetî zikir ve seyrüsülûk usullerini kendi silsile ve irşad çevresi içinde sürdürmüştür.

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

hannân

Bu terim, ü “Çok merhametli, çok şefkatli.” u anlamında Allah’ın sıfatlarınldandır. ki” harâbât a. [Ar.] Tasavvuf i” ehli tarafından “dergâh” (bk. bu a madde), “tekke” (bk. bu madde), “hânkâh” (bk. bu madde) ve “zâviye” (bk. bu madde) ye ve…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

halka

Sözlük anlamı, “Daire, insanların daire şeklinde dizilmesi.” olan bu söz, bir hocadan ders alan öğrencilerin veya ilim tahsil etmek üzere bir kurum veya dergâha giden kimselerin ya da tekke ve zaviyelerde zikir çekmek üzere bir şeyhin çevre…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Niyaz âyini

Mevlevî mukabelesinin uzatılmasını isteyen bir devlet büyüğü veya saygın kişinin gönderdiği hediye ve talep üzerine icra edilen ilâve âyin. Hediye, âyinin bedeli olarak değil dergâha niyaz ve ikram olarak değerlendirilir. Uygulamanın biçimi…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cerrâhiyye

Halvetiyye-Ramazâniyye tarikatının Nureddin Cerrâhî’ye nisbet edilen bir kolu. Bu tarikatın kurucusunun sahabeden Ebû Ubeyde b. Cerrâh soyundan geldiği ve İstanbul’da Cerrahpaşa semtinde doğduğu için “Cerrâhî” adını aldığı rivayeti yaygındı…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

hânis

“Yeminin yerine getirmeyen, ettiği yemin bozan. ” anlamında bir fıkıh te rimi. Allah üzerine yapılan bi yemin bozulmuş ise, yan “hânis” durumuna düşülmüş ise kefaret gerekmektedir. Bu kefa ret, Kur’ân-ı Kerîm’de “Mâ'ide suresi” nde on yoksu…

↗