ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
68 sonuç · toplam 68 · “ekrem” · 2/3
01Hadîs-İ Mevkûf
Eshâb-ı kirâma kadar râvîleri (nakledenleri) hep bildirilip, sahâbî olan râvînin, Resûl-i ekremden işittim demeyip, böyle buyurmuş dediği hadîs-i şerîfler.
Hadîs-İ Mevsûl
Sahâbînin (Resûlullah efendimizin arkadaşları); "Resûlullah'tan işittim, böyle buyurdu" diyerek haber verdiği hadîs-i şerîfler. Bunda, Resûl-i ekreme kadar rivâyet edenlerin hiç birinde kesinti olmaz.
Hicv
Birini şiirle yerme, kötüleme. Hassân bin Sâbit, bir defâsında kâfirlerin yüz karasını ortaya koyan bir hicvini okuduktan sonra, Peygamber efendimiz; " Ey Hassân! Müşriklerin, kâfirlerin yüz karalarını ortaya koy! Cebrâil seninledir. Eshâbı…
Hulefâ-İ Râşidîn
Her bakımdan olgun ve Resûlullah Efendimize uyan yüksek halîfeler mânâsına, Resûl-i ekremden (sallallahü aleyhi ve sellem) sonra sırasıyla halîfe olan hazret-i Ebû Bekr, Ömer, Osman ve Ali (radıyallahü anhüm) için kullanılan tâbir. Allahü t…
Semâhat
Cömertlik ve el açıklığı; vermesi lâzım ve vâcib olmayan şeyleri seve seve vermek. Resûl-i ekreme, "Hangi amelin daha faziletli" olduğu soruldukta; "Sabır ve semâhattır" buyurmuştur. (İbn-i Hibbân)
Sırât-I Müstekîm
İslâmiyet'in gösterdiği doğru yol. Allahü teâlâ âyet-i kerimelerde meâlen buyuruyor ki: Ey âdemoğulları! Şeytana itâat etmeyin; o size apaçık bir düşmandır, diye size öğüd vermedim mi? Bir de bana ibâdet edin; sırât-ı müstekîm budur ( diye…
İbrâhim Aleyhisselâm
Kur'ân-ı kerîmde ismi bildirilen peygamberlerden. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: ( Ey Resûlüm! ) Kitabda ( Kur'ân-ı kerîmde ) İbrâhim'in kıssasını anlat. Çünkü o sıddîk ( doğruluğu tam ) bir peygamber idi... (Meryem sûresi…
İnşirâh Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin doksan dördüncü sûresi. İnşirâh sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Sekiz âyet-i kerîmedir. Resûl-i ekremin kalbinin açılma hâdisesine işâret edildiğinden, Sûret-ül-inşirâh denilmiştir. İnsanoğlunun hayâtı ve çalışmanın esa…
Ferâşet-İ Şerife
Feraset, Arapça süpürmek anlamına gelen bir kelimedir. Kabe’yi ve Peygamber Efendimiz (s)’in türbelerini süpürme görevine, “ferâşet-i şerife” adı verilir. Bu işi yapacak kişiye “Ferâşet-i Şerife Beratı” verilirdi. Bu görevlinin istanbul’da…
Meşhûr Hadîs
İslâm'ın ilk asrında bir kişi bildirmişken, ikinci asırda şöhret bulan, yâni bir kimsenin Resûl-i ekremden, o kimseden de, çok kimselerin ve bunlardan dahî, başka kimselerin işittiği hadîs-i şerîfler. (Bkz. Hadîs) Meşhûr hadîse inanmayanın…
Vardar Yenicesi (Giannitsa)
Giannitsa · Yunanistan · Evrenoszâde Ahmed Bey'in yaptırdığı hankaha yerleşip ölümüne kadar ayrılmadığı, Selânik'e yaklaşık 40 km. uzaklıktaki kasaba. Evliya Çelebi buradaki türbesinden uzun uzun bahseder; ancak Semavi Eyice ve Ekrem Hakkı…
Galatasaray Sultânîsi
İstanbul · Türkiye · Öğrenimini tamamladığı mektep; Muallim Nâci, Muallim Feyzi, Recâizâde Mahmud Ekrem ve Zihni Efendi buradaki Türk hocalarındandır. Fransızcayı burada öğrenmiştir. İlişkili kişi dosyası Ken‘an Rifâî : Ken‘an Rifâî (1867–1…
Bekâr Bey / Kâmil Efendi Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Adlar ve konum çevresi Kaynaklarda Bekâr Bey Tekkesi ve Kâmil Efendi Tekkesi adlarıyla, Cerrahpaşa-Samatya arasındaki Avrat Pazarı çevresinde anılır. Erken kuruluş iddiası Reşat Ekrem Koçu, yapıyı Sultan İbrahim devrini…
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 96–103
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 96 _ yaklaştığında mübarek bir zatın kendisine havzı nebiyden bir kâse doldurup uzattığında «Kimsiniz?» diye sorar. O zatı muhterem de «Ben ol kişiyim ki, Resûlü-Ekreme büyüklerd
Sayfalar 218–224
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ab-ı rûy-i Habib-i ekrem için, Kerbelâ'da dökülen dem için, Şeb-i firkatte ağlayan göz için, Râh-i aşkında sürülen yüz için, Eyle yâ Rab!.. lûtfunu hem-râh... Bakma yâ Rab!.. bizim
Sayfalar 386–393
Muzaffer Ozak Külliyatı · minlere ise, dünya ve âhirette rahmet olduğu, tabii ve âşikârdır. Söze başlarken de açıklamaya çalıştığımız gibi, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz risâlet ve nüb
Sayfalar 449–454
Muzaffer Ozak Külliyatı · berinin hayatta ve sıhhatte olup olmadıgını sordu. O koca gazi, hem düşmana ok atıyor, hem de o yüreği yanık hatuna dünyanın en büyük müjdesini veriyordu. Evet, Resûl-ü ekrem salla
Sayfalar 609–615
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Yâ Imam! dedi. Muhterem deden Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem, bir ihtiyacınız olduğu zaman kendisinde şu dört haslet bulunan kişiden o hâcetinizi isteyiniz, buyurmuştu
Sayfalar 790–796
Muzaffer Ozak Külliyatı · AFFAN...) (LÂ YEDHULENNE Bİ-ŞEFA'AT-İ OSMANE SEB'- UNE ELFEN KÜLLÜHÜM KAD İSTEVCEBEHÜM NAR-EL CENNETE Bİ-GAYRİ HİSABİN) (OSMAN EHYÂ ÜMMETİY VE EKREMUHUM...) Hadis-i şerifleri ile k
Sayfalar 18–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · ğunu ileri sürmesine benzerler. Babasının kim olduğu bilinmeyen ve bir fahişeden dünyaya gelen ne idüğü belirsiz bir piçe, böyle bir zat: (Evlâdım...) diyebilir mi, bilmem? Insan,
Sayfalar 29–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,
Sayfalar 33–39
Muzaffer Ozak Külliyatı · bir tahta parçası üzerinde sağ ve sâlim kaldı. anası boğuldu. Işte, o öksüz yavrunun annesinin ruhunu acıyarak aldım. Allahu zül-celâl tekrar buyurdu: — Yâ Azrail.. Ruhunu sevinere
Sayfalar 37–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · nur, herhangi bir kimseyi çağırır gibi Yâ Ahmed, Yâ Muhammed diye çağırırsanız bütün hayırlı amellerinizi iptal etmiş olursunuz. Siz, bunun farkına bile varamazsınız. Dikkat ediniz