Ara
Menü

Sayfalar 790–796

1.697 kelime

Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 790–796

AFFAN...) (LÂ YEDHULENNE Bİ-ŞEFA'AT-İ OSMANE SEB'-

UNE ELFEN KÜLLÜHÜM KAD İSTEVCEBEHÜM NAR-EL

CENNETE Bİ-GAYRİ HİSABİN) (OSMAN EHYÂ ÜMMETİY VE EKREMUHUM...) Hadis-i şerifleri ile kadr-i âlileri tesbit ve takdis buyurulan Osman ibn-i Affan radıyallahu anh efendimizin ruh-u pür-fütuhlarına hediyye eyledik, vasıl eyle yâ Rab!..

Ol garik-i bahr-i belâ, şah-ı iklim-i velâyet, bâb-ı medine-i ilim, nur-u Hüdâ, melce-i fukara Aliyyin radıyyin sahiy, enisiz-zu'afa olan ve hakkında: (ENE 'MEDİNE'T-ÜL İLMİ VE

ALİYYÜN BÂBÜHA...) (ALİYYÜN AHİY FID-DÜNYA VEL-

AHIRE...) (ALİYYÜN MINNİ BI-MENZILETI HARUNE

MİN MUSA İLLÂ ENNEHU LA NEBİYYE BA'Dİ...) (MEN

AHABBE ALİYYEN FEKAD AHABBENİ VE MEN EBGADÂ ALİYYEN FEKAD EBGADENI...) Hadis-i şerifleri ile kadr-i valâları beyan ve ilân buyurulan Emir-il-mü'miniyn ve Halife-i Resûl-i Rabbil-âlemiyn Damad-ı Peygamber ve Fatih-i Hayber Ali Ibn-i Ebi-Talib kerremallahu vechehu ve radıyallahu anh efendimizin ruh-u pür-fütuhlarına ihdâ eyledik, kabul ve vasıl eyle yâ Rab!..

Ol Imameyn-il Hümâmeyn, âlimeyn-i ârileyn, sâbireyn-i kani'eyn-i mutieyn-i şehideyn-i râdiyeyn-i şâkireyn, mazlümeyn-i mağdureyn olan ve haklarında: (MEN AHABBENİ VE

AHABBE HAZEYN..) (EHABBU EHL-I BEYT-I ILEYYE

EL-HASEN-U VEL-HÜSEYİN...) (ETÂNÎ MELEKÜN FE-

SELLEME ALEYYE NEZELE MIN-ES-SEMÂ-Î LEM YENZIL KABLEHA FE-BEŞŞERENİ İNNEL HASENE VEL-HÜSEY.

NE ŞÜBBANİ EHL-İL-CENNETİ VE ENNE FATIMAT-EZ-

ZEHRA SEYYİDE'T-U-NİSÂ'İ EHL-İL-CENNETİ...) (MEN

AHABBEL HASENE VEL-HÜSEYNE FEKAD AHABBENİ

VE MEN EBGADEHUMA FEKAD EBGADENI...) (MEN

AHABBEL HASENE VEL-HÜSEYNE FEKAD AHABBENİ...)

hadis-i şerifleri ile şeref, fazilet ve itibarları takdis ve tebcil buyurulan Emireyn-il-Mü'miniyn ve Halife-i Resûl-i Rabbilâlemiyn Hz. İmam-ı Hasan ve Hz. İmam-i Hüseyin ndvanullahi tealâ aleyhima ecmaıyn efendilerimizin ervah-1 mukadde-

— 791. — selerine vasıl ve ruh-u pür-fütuhlarını bizlerden hoşnut ve razı eyle yâ Rab!..

Betahsis, Resûl-ü zişânın muhterem amcaları ESED-Î RE- SÜL Hz. HAMZA ve Hz. ABBAS radıyallahu anhüma ile Caferür-Tayyar radıyallahu anh-ül-Gaffar ve sultan-ı müfessiriyn, sened-ül-muhaddisiyn Abdullah bin Abbas ve bende-i makbul-ü Nebiyyül-Kureyşi, mazhar-ı nur-u siyahi, Hz. Bilâl-i Habeşi radıyallahu anhüm efendilerimizin ervah-ı tayyibelerine de vasıl eyle yâ Rab!..

Alelhusus, Mihmandar-1 Nebi Halid ibn-i Zeyd Eba Eyyüb-el-Ensari radıyallahu anh-ül-Bâri efendimiz ile bakiyye-i aşere-i mübeşşire, cümle ashap, ensar, e'imme-i isnâ aşer, on dört mâ'sum-u pâk rıdvanullahu aleyhim ema'ıyn efendilerimizin ervah-ı tayyibelerini de haberdar eyle yâ Rab!..

Tâbi'ıyn, tebe-i tâbi'iyn, e'imme-i müctehidiyn, müfessiriyn, muhaddisiyn, ulema-i âmiliyn, meşâyih-i vâsılıyn, pirân ve cümle Evliyâ'ullahın ervah-ı kudsiyyelerine vasıl ve himem-i Evliyâ'ullahı ayrı ayrı her birimiz üzerine sâyeban eyle yâ Rab!.

Bilhassa, e'imme-i erba'a ki Imam-ı Hanefi, Imam-ı Şafi'i, Imam-ı Ahmed ibn-i Hanbel ve Imam-ı Malik rahimehullahın ervah-ı kudsiyyelerine de vasıl eyle yâ Rab!..

Ilimleri ve eserleriyle islâm dinine hizmet eden tanınmış âlimlerin mü'elliflerin, musanniflerin, fakihlerin, hafızların, hayır sahiplerinin, sabırlı fakirlerin, şükürlü zenginlerin, doğudan batıya kadar yerler altında isimleri unutulmuş, nesilleri kesilmiş, ruhlarına birer Fatiha-i şerife okuyacak kimseleri kalmamış bütün ehl-i iymanın ruhlarına da vasıl eyle yâ Rab!..

Bu nâçiz eserimizi okuyan ve dinleyen ve bu duamıza (AMIN) diyen aziz din kardeşlerimizin de yakınlarından âhirete intikal edenlerin ruhlarına vasıl ve kendilerinin hayırlı muatlarını ve maksatlarını lûtuf ve kereminle hasıl eyle yâ Rab!.

Pirim, melce'im Kutb-ül-ârifiyn, Gavs-ül-vâsılıyn, Hâtemel-müctehidiyn Sultan Muhammed Nureddin-i Cerrahi kaddesallahu sırrahul-Fettahi hazretlerinin ruh-u şeriflerine mâ'al kusur vel-küsur hediye eyledim, vasıl eyle yâ Rab!.. Postunda

postnişin olan cümle meşayih-i izâmın ve fukarayı dervişanın ruhlarına da vasıl eyle yâ Rab!..

Hocam Açıkbaş Mustafa efendinin, diğer kıymetli hocam Muhammed Rasim efendinin, kendilerinden feyiz aldığım diğer hocalarımın ve hassatan mürşidim ârif-i billâh, vasıl-ı ilâllah Sami Saruhani ile ârif-i billâh vasıl-ı ilâllah tâc-il-ulemâ, mukteda-i urefâ Ahmed Tahir-ül-Maraşi ve velini'metim, sebeb-i devletim, mürşid-i ekberim Es-seyyid Eş-Şeyh Fahreddin-i Şevkiyyül-Halvetiyyül-Cerrahi efendim hazretlerinin ervah-i şerifelerine de vasıl eyle yâ Rab!..

Mürşid-i tevhidim Evranos zade Süleyman Sami beyin, değerli eserlerinden yararlandığım zevat-ı zevil-ihtiramın, hayratlarından istifade ettiğim bütün hayır sahiplerinin, hizmetlerinde bulunmaktan şeref duyduğum cami-i şeriflerin bânilerinin ve vakıf sahiplerinin, tahsilim için çok büyük emekleri ve gayretleri geçen annem merhume hâcce A'işe hanımın ve ulemâdan merhum pederim Hacı Mehmed efendinin, akraba ve ta'lûkatımdan iyman ile göçenlerin, ıhvânımdan, yarânımdan, 'muhibbanımdan ve cemaatimden iyman ile irtihal-i dâr-ı beka eyleyen ehl-i aşkın ruhlarını da dilşâd eyle yâ Rab!..

Bilerek veya bilmeyerek haklarını gasbettiğimiz kişilerin, duadan unutulmamasını vasiyyet eden ve bizlere dua emanet eden ehl-i iymanın ruhlarını da taltif eyle yâ Rab!.. Bizler dahi, onların halleri ile hallendiğimizde âhir kelâmımızın Kelime-i tevhid ve Kur' an-1 mecid olmasını, az ağrı ve asân olümle çene kapamasını bizlere nasip ve müyesser eyle yâ Rab!..

ENVÂR-ÜL-KULÜB adındaki bu nâçiz eserinizi tab eden, okuyan, okutan ve dinleyenlerle, vakfedip ihvan-ı müslimiyne hediyye eyleyen ehl-i aşkı ve ashab-ı vefayı iki cihanda memnun mesrur eyle yâ Râb!.. Hal-i hayatımızda sıhhat ve âfiyetimiz ve ölümümüzden sonra af ve mağfiretimiz için dua ile yâd eden ehl-i iymanı cennet ve cemalinle müşerref eyle yâ Rab!..

Devletimizi ve milletimizi ilâ haşr-i vel-karar adl ile pâyidar ve kahraman ordularımızı karada, havada ve denizde man-

sur ve muzaffer eyle yâ Rab!.. Şerefli kumandan ve subaylarımızı, yiğit Mehmedciklerimizi her nereye yönelirlerse NASR-I AZIZ ile te'yid eyle yâ Rab!.. Vatanımızı ve milletimizi her türlü semavi ve aradi âfetlerden, fitne ve fesattan, düşman şerrinden emin eyle yâ Rab!.. Müslüman Türk milletinin kalplerini tevhid nurları ile birleştir, evlâtlarımızın gönüllerine iyman ve Kur'an nurlarını yerleştir yâ Rab!.. Oğlum Muhammed Cüneyd'imi din-i mübiyn-i islâma hizmette daim; yurduna, milletine ve bütün insanlığa hayırlı ve yararlı himmet ve gayretlerde kaim eyle yâ Rab!.. Kızım A'işe'nin din ve dünyasını mâ'mur, sûri ve mâ'nevi müşkillerini kolaylaştırarak mesrur, salih amellerle me'cur kılarak âhirette Cenab-ı Fatıma't-üz-Zehra'ya komşu eyle yâ Rab!..

Âsi olan ümmet-i Muhammed'in evlâtlarını lûtfunla islâh, hidayet ve inayetinle iflâh buyurarak kendilerini ailelerine, milletlerine, vatanlarına hâdim eyle yâ Rab!..

Dualarımızı şebeke-i Resûlullah'ta edilen dualara ilhak ile müstecâb eyle, âhir ve âkibetimizi hayreyle, huccac-ı müslimiyne selâmetler ihsan ve inayet eyle, gidenlere tekrar helâl para ile gitmeği, gidemeyenlere sebebini halkederek ziyaret etmeği nasip ve müyesser eyle yâ Rab!.. Gurbet illerinde namus ve haysiyetle çalışarak geçimlerini sağlamağa çalışan ve vatan hasreti ile yanan ehli iymanı yakın bir gelecekte sıhhat ve âfiyetle yurtlarına ve yuvalarına kavuştur ve hayırlı maksatlarına ulaştır yâ Rab!..

Bu eserimi, ind-i ilâhiyyende ve ind-i Resûl-ül-sakaleyn'de makbul ve mahbub eyle, bu kitabımı yazarken bana yardımları olanları iki cihanda aziz eyle, hayırlı arzu ve muratlarımızı ihsan ve inayet buyurarak bizleri memnun ve mesrur eyle yâ Rabbel-âlemiyn...

AMIN... Bi-hürmeti Seyyid-il-mürseliyn ve âlihi ve ezvacih-it-tâhirriyn Sübhane Rabbike Rabbil-izzeti ammâ yasifûn ve selâmün alel-mürseliyn vel-hamdü lillâhi Rabbil-âlemiyn...

Kabul-ün-niyaz bi-hürmeti FATÎHÂ..

El-Hac

MUZAFFER OZAK

İMAM, HATİB VE VÂ'IZLERE HÂLİSANE TAVSİYE

VE ÂCİZANE BAZI ÖĞÜTLER Kıymetli meslektaşlarım, Hak yolunda Hak için yoldaşlarim:

Mâ'ruzatımı sonuna kadar sabır ve insaf ölçüleri içinde okumadan peşin bir hükme varmamanızı ve bu tavsiyelerimle öğütlerimi yaşlı ve tecrübeli bir meslektaşınızın, meslek gayret ve hamiyyeti, hüsn-ü niyyet ve samimiyeti mahsulü olarak hoş karşılamanızı istirham ederim. Mâ'lum-u ârifaneleridir ki, Hakkı ve sabrı tavsiye etmek, bütün ümmet-i Muhammed'in en önemli vazifelerinden birisidir. Hakkı ve sabrı tavsiye edenler, daima necâta ve felâha ermişler ve hüsrandan kurtulmuşlardır.

Iyman, bir nura doğru koşmaktır;

Hakkı tenvir, o kul için haktır...

Irfan ve iz'an ile düşünülecek olursa, mensubu bulunmakmakla iftihar ettiğimiz bu meslek, yani imamlık, hatiblik ve vâ'izlik; peygamberler mesleğidir. Bu mesleğe sülük etmek şeref ve bahtiyarlığına erişen mutlu ve kutlu kişiler, tâbi oldukları peygamber-i zişânın bil-irs-i vel-istihkak halifesidirler.

Onun için, halifenin müstahlefinin sıfatları ile sıfatlanmaları zaruridir, şarttır.

Binaenaleyh, bütün Ümmet-i Muhammed'e farz olan ahlâk-ı hamide, mesleğimiz mensuplarına, daha açık deyimi ile Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin halifesi ve bu ümmetin dini önder ve rehberi olan bizlere evleviyetle farz-t-ayn'dır ki, bu konuda ne derece hassas ve titiz davranılması gerçeği böylelikle kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

Unutulmaması ve hiçbir zaman gözden kaçırılmaması gerekir ki, bu kutsal mesleğe girenler, bembeyaz ve lekesiz bir elbise giyinmiş gibidirler. Bir kömür parçası üzerine sürülen siyah renk, kömür bi-zâtihi kara olduğundan gözle görülmez

ama, sütün üzerine nasılsa düşen küçücük bir kara toz derhal ve kolaylıkla farkedilir, hattâ göze batar. Tıpkı bunun gibi bizim meslegimizden olanların en basit bir hataları, yanılmaları ve günahları da, halkın ve cemaatin derhal gözüne batar ve kötü ve çirkin bir tesir bırakır. Mes'ele yalnız şahıslarımızı suçlamak ve ayıplamakla da kalmaz, din-i mübiyn-i islâma, Resûl-ü zişâna, ulemayı izâma, evliyayı kirâma, salihlere, âbidlere, zâhidlere de söz getirir:

Bedre değil nigâhı, cihanın hilâledir;

Noksanadır nazarları, sanma kemaledir...

Allahu sübhanehu ve tealâ hazretleri, işlediğimiz hataları affeder. Zira: (GÂNİYYÜN AN-İL-ÂLEMİYN)'dir. GAFUR'dur, RAHMAN'dır, RAHIM'dir. Ne var ki, kullar hiçte böyle değillerdir. Insanların dilinden, kininden, buğzundan korunmak ve kurtulmak mümkün olmamıştır, olmayacaktır. Zira, kul tâ'ifesi ekseriya nâkıs olduğu için, ulemâ mesleğinde bulunanlardan zuhur ettiğini gördüğü hata ve noksanları bağışayamazlar. Bir bakıma, din-i mübiyn-i islâmı gayet yüce bilmelerinin ve ilmiyye mesleğinde bulunanları da çok ulu görmelerinin tabi'i ve zaruri bir neticesi olarak, imam, hatib, vâ'iz, müftü ve'emsali kişiler tarafından işlenilen hata ve noksanları hoş karşılamaz ve bir türlü affedemezler.

Bu sebeple, bu mesleğe mensup bulunan kişiler, her fiil ve hareketlerini dikkat ve titizlikle kontrol altına alabilmeli, her adımlarını hesaplı atabilmeli, günah ve mâ'siyyet sayılacak davranışlar şöyle dursun, en basit hata ve kusurlardan, halk tarafından şüpheli görülebilecek hususlardan sakınıp kaçınabilmelidir. Çünkü, işleyecekleri en basit bir hata binlerce insanı dalâlete sürükleyebilir, yüz binlerce kişiyi Allahu tealâ'ya isyana sevk edebilir..

Arifler: (TAŞ ATAN BİZDEN, ATTIRAN BİZDEN DEĞİL- DİR...) buyurmuşlardır. Bundan dolayı, bu mesleğe mensup bulunanların işleyecekleri en küçük bir hata ve yanlışlık; din-

li, dinsiz, denli densiz, kâfir, münkir her cins, meşreb ve mezhepten sapıkların topyekûn, bütün meslek mensuplarına tasallût ve tecavüzlerine ve hattâ bir çok emsali görüldüğü gibi ehl-i islâmın tahkir ve tezyif edilmelerine sebep olabilir.

Oysa, bu tenkid ve tecavüzlerde bulunanların hemen hepsi gaflet ve dalâlet içinde yüzmekte, küfür ve mâ'siyyet bataklıklarında sürünmektedirler. Ne var ki:

Kimse tayin edemez âlemde, Kendi mahiyetini re'yile;

Münhasır vasıta-i rü'yet iken, Göremez kendini dide bile...

görevi görmek olduğu halde, kendisini göremeyen göz misali, kendi hallerini farkedemeyenler, başkalarını ve hele din görevlilerini rahatlık ve kolaylıkla suçlayabilmekte ve bu kutsal meslek mensuplarını utanmadan taşlayabilmektedirler. Diğer meslekler erbabında, halk tarafından görünmeyen, görünse bile farkedilemeyen nice büyük günahlara mukabil, bir din görevlisinde sezilen en küçük hata, noksan veya kusur, nedense hemen seçilmekte ve açıklanmaktadır. Zira, yukarıda da işaret ettiğimiz gibi, din görevlileri beyaz elbise giymiş gibidirler.

Beyaz bir elbiseye sürülen en hafif, hattâ belli belirsiz küçücük bir leke, der'akap görülür ve farkedilir.

Bunun içindir ki, bazı ârifler: (Şeri'atte mübah olduğu halde, halkın gözüne çirkin gibi görünen şeyleri bile, halkın önünde yapmaktan sakınmalıdır..) demişlerdir.

Allahu azim-üş-şân, sizlere ve bize inayet ve hidayet buyursun, iyi bir din önderi ve kusursuz bir din rehberi olarak halkı irşâd ve ikaz eylemeği, onları Hak rizasına iletmeyi cümlemize nasip ve müyesser kılsın. (AMIN... Bi-hürmeti Seyyid-ilmürseliyn...)

Imam, hatib ve vâ'iz olanlara düşen ilk ve en önemli vazife, elden geldiği ve güç yettiği nisbette temiz giyinmek nizam ve intizam içinde bulunmak; vakur, cesur, metin ve sabırlı ol-