ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
204 sonuç · toplam 204 · “Kâbil” · 2/9
01Cihet-i dik ve sia
I. Darlık ve genişlik yönü. 2. tas. Zat-ı kibriyanın düşünülen ve anlaşılan her şeyden münezzeh oluşu, ki buna gerçek birlik adı da verilir. Zat düşünülemez ve anlaşılamaz; ne varlık olarak ne düşünce olarak zata hiçbiri sığmaz. Allah'ı All…
Dârü'-beka
Ebediyet yurdu. tas. a Ahiret. b Ruhaniler âlemi, beka billah makamı. Beka mülkü, Mülk-i bekadan gelmişem fâni cihânı neylerim Ben dost cemâlin görmüşem, hür u cinânı neylerim Yünus
Dehân-ı küçek
Küçük ağız. Tasavvufî terminolojide sıradan kavrayış ve vehimle kuşatılamayan ince, mânevî söz söyleme kabiliyeti için kullanılan bir mecazdır.
Esma-Müsemma
İsim-İsimlendirilen. 2. İsimden isimlendirilene gitmek, Allah'ın isimlerini zikrederek Allah’a ermek. Esma çekmek Esma zikri. Bkz. Zikir, Esma-i hüsna Allah'ın güzel adları. Süfiler bu isimleri zikir olarak okurlar. Bu isimleri açıklamak iç…
Gevher
Cevher, mücevher ve kıymetli taş. Tasavvuf şiirinde mâna, sır, ilâhî sıfatların tecellisi ve insanın saklı mânevî kabiliyeti için kullanılan bir mecazdır. Denizin içindeki inci gibi, hakikatin de görünüş kabuğu içinde aranması gerektiğini a…
Hal‘-i na‘leyn
İki nalını çıkarıp atmak. Hz. Mûsâ’ya mukaddes vadide ayakkabılarını çıkarmasının emredildiği âyetin tasavvufî yorumundan doğan tabirdir. Sembolik olarak iki cihandan, yani dünya ve âhiret karşılığında çıkar gözetme düşüncesinden vazgeçmeyi…
İyd
Bayram, şenlik, ihtifal, 2. tas. a Amellerin tekrarlanmasıyla kalbe tekrar gelen (âdet eden) tecelliler (İFM; KI). b Cem makamı (1s), İzin a zin Bu nice perhiz eyleyip savm-ı visâl etmek nedir İyd-i ekber eyleyip evliyaya vuslattir garaz 1.…
Kuds
س) 8) veya Kutsiyet Pak ve temiz olmak, arınmak. tas. Ermişlerin ilahi yönü, saf tarafı. Kuduret— Safvet i. ar. ورة - صفوة) 45) Bulanıklık-duruluk, keder-safa. tas, Dünya bağları ve dünya bağlarını koparma. Ebü Türâb Nakşebi “Süfiyi hiçbir…
Mârifet
Bilmek, tanımak ve tecrübeyle edinilen bilgi. Tasavvufta sûfînin mânevî hâlleri yaşayarak ve hakikatleri tadarak elde ettiği irfanı ifade eder. Hakk’a ilişkin bu bilgiye mârifetullah , sahibine ârif veya ârif-i billâh denir. Sûfîler mârifet…
Mazhar
Bir şeyin göründüğü ve ortaya çıktığı yer. Tasavvuf dilinde ilâhî isim ve sıfatların tecelli ettiği varlık veya mahal. Mazhar, tecelli eden hakikatin kendisi değildir. Aynı ilâhî isim farklı varlıklarda farklı ölçülerde görünebilir; varlıkl…
Mescit
Secde edilen, namaz kılınan yer, musalla, namazgâh, küçük | tas. a İlk zahitler ibadet etmek için çekildikleri köşelere (küşe-i inzivaya) mescit derlerdi. b Daha sonra hankah ve tekkelerde namaz kılmak için ayrılan ye- re de mescit denilmiş…
Mey
Eğilim. tas. Esas ye maksattan habersiz gayr-i ihtiyari olarak her şeyin tabii bir halde kendi aslına dönmesi, Maddelerin tabiatlara (kuruluğa, yaşlığa, sıcaklığa, soğukluğa) dönüşmesi, tabiatların da iradesiz olarak kendi asıllarina dönmel…
Raks
Dans. tas. Sema, deveran. Topluca zikir yapılır ve ilahiler okunurken bir halka oluşturan dervişlerin oturarak veya ayakta yaptıkları ritmik hareketler. “Ashab-ı kiram sürür vaktinde raks ederdi. Fukaranın raksı dahi bu kabildendir.” Az olu…
Sırr-ı tarikat
Tarikat sim, Müridin bütün بم » hallerini yalnızca mürşidine söylemesi, itirafları, 2, Beka billah makamında Hak ile hak olanların bu makamda yaşadıkları ruhi hazlar. 3. Şeyhin halifesine tevdi ettiği manevi emanet (sME 110; SME 33). Her ta…
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
Yedân
1. tkiel. 2. tas. a Allah'ın faile ve kâbile (etkileyen ve etkiyi kabul edip etkilenen) mütekabil isimleri. Celal ve Cemal isimleri. b Zorunluluk ve zorunsuzluk (vücüp — imkân mertebesi) fakat tekabül daha genel bir kavramdır: Zira bazen fa…
Zulmet
(ظلية) x, Karanlık. 2. tas. a Madde. Zulmani âlem, maddi âlem. b Günah.c Karanlık, nur mukabili. “Allah kullarını nura, Şeytan ise zulmete götürür.” d Zat hakkındaki bilgi. Zat varken başka hiçbir şey görülmediği için bu adı almıştır (ifm).…
Züccâce
(زجاجه) >. Cam, fanus. 2. tas. Her şeyi tam ve mükemmel gösteren müminin kalbi. Misbah: Fanusun (camın) içine konan lamba, ruh. Secere: Lambayı yakmaya yarayan ağaç; nefs, Miskat: Lamba Yuvası; beden. Zeytüne; Yağ çıkarılan zeytin çekirdeği…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
fezâ'il
Sözlük anlamı “Artmak, fazlalaşmak.” olan “fazl” kökünden gelen bu söz, îslâm literatüründe, zamanları, şahsiyetlerin, kabilelerin, milletlerin, ülke ve şehirlerin en üstün vasıflarını anlatan eserlere verilen bir ad olarak terim niteliği k…
ensâb
ensâb ç.a LLâl) [Ar.neseb’in ç. b.] Arap literatüründe kabilelerin soyunu veya şeceresini inceleyen ve araştıran bilim dalı. Bir görüşe göre sadece baba tarafının incelenmesi, bir başka görüşe göre ise hem baba hem de anne soyunun incelenme…
kabe kavseyn
kabe kavseyn a. [Ar.] Kur’ân-ı Kerîm’de geçen Mirac’da Hz. Muhammed’in Allah’a ve Cebraü’e olan yakınlık mesafesini ifade eden terim. tas. Vücut dairesinde “ibda, iade, inme, yükselme, failiyet ve kabiliyet’ gibi isim ve sıfatların birbirin…
berat gecesi
berat gecesi a. İslâm âlemince kutsal sayılan günlerden olan Şaban aymm on beşinci gecesi. Bu gecenin Müslümanlarca başka gecelerden farkh olarak daha fazla ibadet ile geçirilmesi bizzat Hz. Peygamber tarafından tavsiye edilmiş, “Allah teâl…
diyet
İslâm hukukuda adam öldürme veya yaralama hadiselerinde mağdur olan tarafa ceza veya kan bedeli olarak ödenen para veya mal karşılığı kullanılan terim. Diyet insanlık tarihinin en eski dönemlerinden başlayarak var olan ve uygulanan bir olgu…