ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
712 sonuç · toplam 1128 · “ilâh” · 7/30
01Hayat
Yaşama, zindegi. 2. tas. Sâliki dünya bağlarından ve nefsani arzulardan koparan kutsal ve ilâhî nurun tecelli etmesi, “Hayat, ölümdedir” (sr 489), yani kalbin hayatta olması için nefsin ölmesi gerekir. Cüneyd, tasavvufu “Hakk'ın seni senden…
Hayret
Şaşmak, şaşırmak. 2. tas. Kalbe gelen bir tecelli (vârit) sebebiyle sâlikin düşünemez ve muhakeme edemez hale gelmesi. Hayret ya delilde olur veya medlulde. Allah'ın varlığını ispatlayan delilde hayrete düşmek zindikhk ve mülhitliktir. Medl…
Hazret
(5 (حضر Huzur, ilâhî dergâh. tas. Makam, mertebe, Hakk'ın huzuru. Hazret-i ahadiyet Allah'ın saf ve halis zatı, /â-taayyün mertebesi. Hazret-i esmâiye Hazret-i vahidiyetten sonra gelen ve onun mazharı olan mertebe. Hazret-i hüviyet Buna Haz…
Hediye
Karşılıksız sunulan armağan. Tasavvuf ahlâkında sevgi, gönül alma ve kardeşliği pekiştirme vasıtasıdır; hediyenin gösterişe, karşılık beklentisine veya manevî nüfuz sağlamaya dönüştürülmemesi öğütlenir. Bazı nazarî metinlerde nübüvvet ve ve…
Heyamân
Şaşkınlık, hayret. tas. Coşkun varlık denizinde ve ilâhî tecelli nurlarının pırıltılarında hayrete düşmek, kendinden geçmek ve mahvolmak, cem makamında istiğrak halinde olmak.
Hız
Koruma. tas. a Evliyanın günah işlemekten ve hatada ısrar etmekten korunma hali. Peygamberlerin ismet sıfatına karşılık, ermişlerin hıfz sifatı vardır. Peygamberler masum, veliler mahfuzdur. Allah peygamberi günah işlemekten, veliyi günahta…
Hıfz-ı ahd
7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…
Hışım
veya Hışm Öfke, gazap. tas. Kahr sıfatının zuhuru; celal vasıflarının tecellisi. İlahi gazap ve celal.
Hicap
(حجا ب) 1, Perde, örtü. 2. tas. Sâlik ile muradı arasına giren engel, âşıkı sevgilisinden ayiran perde (sz 428). Herhangi bir sebeple âşıkı maşuktan uzak tutan mania (11s). Kalbe yerleşen ve hakikatlerin orada tecelli etmesine engel olan su…
Hil'at
Padişahlar ve diğer büyük devlet adamları tarafından giydirilen bir onur giysisi. Giydirenin giyene olan ilgi ve itibarının bir simgesidir. 2. tas. İlahi lütuflar, Hakk'ın sâlike olan ihsanı. | Hizip Hil'atı ubüdiyet Kulluk hil'atı. Allah'ı…
Hürmet
Saygı göstermek, değerini ve sınırını gözetmek. Tasavvuf terbiyesinde ilâhî hükümlere aykırı davranmaktan kaçınmayı; mürşide, yol arkadaşlarına, insana ve mahlûkata karşı edepli olmayı ifade eder. Hürmet yalnız dış biçim veya şahsa bağlılık…
Hüsn
Güzellik. tas. Zattaki kemal ki, Hak'tan başkasında bulunmaz. İlâhî güzellik. Alemdeki bütün güzellikler ve güzeller O'nun güzelliğindendir. Güzel de âşık da O'dur. Kendi hüsnün hüblar şeklinde peydâ eyledi Çeşm-i âşıktan dönüp sonra temaşâ…
İkrar vermek
Söz vermek, üstlenmek. 2. tas. Mevlevilikte ve Bektasilikte tarika- ظ 181 | İlim mm m Me A ال تاس رما te girmeye ve şeyhe bağlanmaya talibin söz vermesi, biat yapması (AM 260-266). Ikrar verilirken okunan tercemana terceman-ı ikrar denir; “…
Ika
(8 ( Atma, fırlatma. tas. Kalbe gelen varit ve hitap. Bunların bir kısmı sahih, bir kısım fasittir. Sahih olanlarına ilka-i rabbani, ilka-i ilâhî, ilka-i meleki, ilka-i ruhani denir. Allah'tan olan ilka marifet ve irfanla ilgilidir. Melek v…
İnâyet
Le) Lütuf, ihsan, kayırma. tas. Allah'ın kulunu kayırması, İnayet-i hak İlahi inayet; Hakk'ın insanı kayırması, koruması ve kollaması, ona İnfisal a e disa destek olması. İki cihan zindan ise gerek bana bostân ola Ayruk bana ne gam gussa, ç…
İntibâh
Uyanma ve farkına varma. Tasavvufta gaflet hâlinden çıkıp mânevî yolculuğa yönelmeyi; ilâhî inayetin kulu harekete geçirerek tövbe, muhasebe ve arayışa sevk etmesini ifade eder.
Isar
Fedakârlık, başkalarının hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden önde tutma. 2. tas. Bir insanın, fayda sağlama ve zarardan korunma | konusunda kendisinden çok başkalarını, özellikle dostlarını ve din kardeşlerini düşünmesi ( 122,…
İspat-Nefy
Olumlulama-olumsuzlama, red—kabul. tas. Kelime-i tevhidin “Lailahe” (ilah yoktur) kısmına nefy, “illallah”, (Ancak Allah vardır) kısmına İstigâse ispat denir. Zikir esnasında bu hususa dikkat etmenin ayrı bir önemi vardır. Bkz.
İstifa
I) Seçme, süzme. tas. a Hak Teala'nın kulunun kalbini boşaltıp içine ilâhî marifet doldurması ve bu suretle marifetin kendi saflığını burada yayması. b Hakk'ın ezeli ilminde yapmış olduğu seçme. Hak Teala Peygamber'i ezelde kendisi için seç…
İsticâbet
Kabul etme, olumlu cevap verme. tas. İlahi çağrıyı kalben kabul etme, ruhen benimseme. Tevhit isticabeti: Allah'ın bir olduğunu | söylemek. Tahkik isticabeti: Ariflerin tevhidi yaşamaları. Tevhit sâlikin sıfatı, tahkik meczupların halidir.…
İstiğrâk
!) Gark olmak, batmak. tas. Sâlikin ilâhî sevginin istilası altında sevgiliyi temaşa ederken, maddi âlem ve mâsivâ hakkında hiçbir his, idrak ve şuura sahip olmaması. Bu halde bulunana müstağrak denir. Istigrak halin- deki bir sâlik, suya a…
İstirahat
,z..!) Dinlenme, rahatlama, huzura erme. tas. Allah'la hu- zur ve sükün halinde olmak, ilâhî himaye ve lütuflar. “Hak ile müsterih ol (huzur bul), Hak'sız müsterih olma. Zira Hak ile müsterih olan kurtulur, O'nsuz müsterih olan helak olur.”…
Istiva
(استواء) 7, Müsavi olma; kasdetme; doğrulama; hâkim olma, kaplama, kurulma. 2. tas. İstiva olunan şey üzerinde (müsteva aleyh) zuhur ve tecelli etmek. Hak istiva eden (müstevi) arş istiva edilendir. İki türlü istiva vardır: ilahi istiva ve…
İşve
Sevgilinin naz ve cilvesi. Tasavvuf şiirinde ilâhî güzelliğin farklı biçimlerde görünmesi, yani cemâl tecellisi anlamında kullanılan bir mecazdır.