ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
262 sonuç · toplam 297 · “mertebe” · 6/11
01Zındık
Mülhit, Tanrıtanımaz, tas. a İlk zamandan beri ünlü süfilerin birçoğu zındık olmakla suçlanmışlardı. Bu yüzden zındık olmakla suçlanmak yüksek bir mertebe sayılmıştır. “Bir kimsenin zındık olduğuna dair, bin sıddık şahitlik etmedikçe o kims…
nefâz
fık. Bir muşakdin işlerlik kazanması anlamında kullanılan bir fıkıh terimi. [< nefha a. [< Ar. nefh] İslâm ^)] inancma göre, kıyametin kopcü, ması aşamasmda oluşacak kozncü mik değişimin başladığmı bildiesi” recek olan ve bir defa üfürme ur…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
fâhişü’l-galat
Hadis biliminde, “cerh” (bk. bu madde) üçüncü mertebesinde bulunan ravî.
gâzî
Sözlük anlamı “Savaşmak, yağmalamak, saldırmak.” olan bu söz, savaşta başarı kazanan kumandanlara, hükümdarlara şeref unvanı olarak verilen bir terimi ifade etmektedir. Son zamanlarda bir savaşa gidip sağ dönen Müslümanlara da “gâzî” denilm…
evhaş-Allah
“Allah acı göstermesin! Allah kaza belâ vermesin! ” anlamında bir iyi dilek sözü. levh-i mahfûz a. [< Ar levhü’l-mahfûz ] Kâi natta var olacak ve meydana ge lecek olayları, değişimleri veya yok oluşları düzenleyen İlâh takdirin kayıtlı bulu…
şeyh-i imâret
İmareti idare eden, yoksul ve kimsesizleri kollayıp gözeten kimse. şeyh-i necdi a. ^ j^ mec. Şeytan. şeyh-i kebir a. (j^ ^i) t Mevlevîlik tarikatın Sadreddin Konevî için kul nılan terim. şeyhü’l-cebel a. (J^JI j^ Haşhaşîler olarak nitelen İ…
haset, -di
haset, -di a [Ar. ] “Başkalarıanın elde ettiği maddî veya manevî le değerleri, erdemleri veya makam u ve mertebeleri kıskanma, çekeamemezlik. ” anlamında kullanıir lan bir terim. Kur’ân-ı Kerîm’de abu manasıyla “Bakara suresi” u nde geçen b…
hayât (II)
hayât (II) a. [Ar.] tas. İlâhî tecellilere mazhar olan ruhun bu sayede eriştiği mertebe ve ha hayat tarzı için kullanılan tasavvufî bir terim. Sûfîlere göre İlâhî tecellilere erememiş bir ruh ölü gibidir. İnsan bu İlâhî tecellilere kavuşunc…
müfîd
Hadis biliminde, muhaddis mertebesinden üstün kabul edüen, fakat hafız derecesine ulaşamayan hadis bilginleri.
seyr ilallah
seyr ilallah a. [Ar.] (Als lah’a seyir veya yönelme) tas. Tarikat yolunda manevî yolculuğun ilk mertebesi.
melekût (II)
melekût (II) a. [Ar.] tas Tasavvuf inancma göre, gayb âlemini veya vücut mertebele rinden birini anlatmak için kul lanılan terim.
mecrûh
Hadis biliminde, suçlama veya itr ham sebebiyle eleştiri konusu olan ravî için kullanılan terim. meczûp, -bu (I) a. [< r Ar.cezb] tas. Tasavvuf inancına, göre, henüz sûfîlik yoluna girmemişken birdenbire Allah’ın kendine çektiği, dost edind…
derece
İslâm inancında farkh dünyevî veya uhrevî mertebeleri ya da müsbet bilimlerde bazı ölçüm aletleri. Kur’ân-ı Kerîm’de on sekiz ayette geçmekte olan bu söz, hukukî, İktisadî, İlmî, ahlâkî, uhrevî faziletlere ve mertebe farklılıklarma işaret e…
kalp gözü
kalp gözü a. tas. Hikmet ve marifeti anlayabilecek veya kavrayabilecek derunî güç. Kalp gözü açık olanlarm manevî gerçekleri kolay anlayabileceği; bu mertebeye ermiş sûfînin ibadet, taat ve mücahedeye kolay ulaşabileceği inancı tasavvuf ehl…
hüküm, -kmü
hüküm, -kmü a. (^ [Ar.] Sözlük anlamı, “Düzeltmek, düzenlemek, karar vermek.” olan bu söz, kelâm, mantık ve fıkıh bilimlerinde yaygın olarak kullanılan bir terimdir. Kur’ân-ı Kerîm’de “Yargılama, karar verme.” anlamında otuz iki yerde geçen…
devir, -vri
Ölen bir kimsenin hayatta iken yerine getiremediği ibadetlerinin karşılığı olarak borçlarmın edası niyetiyle fakir - lere para dağıtılması ve bu amaçla yapılan toplu dua. 2. Bazı tarikat dervişlerinin dönerek k ettikleri zikir ve sema. 3. t…
arş (II)
arş (II) a. [Ar.] tas. Bir varlık mertebesi olarak nesneler âleminin başlangıcı olarak tanımlandığı gibi tasavvuf ehlince Allah’ın zuhur ve tecellî edeceği bir "tenezzül makamı” olarak da nitelenmiş ve “arşu’lhüviyet” terimi de kullanılmışt…
iğvâ
Müminleri şaşırtıp doru yoldan çıkarmak ihb anlamında bir Kur’ân terimi. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de altı ayette geçmektedir (bk. M. F. Abdülbakî, el-Mu'cem, “gvy” maddesi) ve iblis ile bağlantılı olarak ifade edilmektedir. Şeytanm insanları…
hezl
Q>) [Ar. ] İslâm hukukunda sözün anlamını ve hükmünü h kasdetmemekle gerçekleşen ve düşünce üe ifade arasında bilinçli uyumsuzluk durumunu doğuran ciddiyetsizlik anlamında kullanılan bir terim. hıdrellez a. [T. < Ar. Hızır + İlyâs] İslâmî-T…
imâm-ı mübîn
imâm-ı mübîn a. tas. Tasavvuf inancma göre arş için kullanılan söz. Bundan amaç, sekizinci feleğin arşı taşımasıdır; yani arş gökyüzünde en yüksek mertebedir.
mülhime
“İlham veren.” anlamında olan bu söz, “nefs-i mülhime” (bk. bu madde) teriminde geçer ve nefsin üçüncü mertebesi olarak gösterilir.
kavs-i nuzûl
kavs-i nuzûl a. [Ar. ] tas. Sufî inancma göre “devir” terimi ile karşılanan ve bir varlığın değişim ve dönüşüm evreleri den olan, inişe geçüen yarım d ire olarak da nitelenen en sü mertebe. Bu düzende sırasıy “külli akıl, dokuz akıl, dokuz…
fî-hadîsihi za'fun
fî-hadîsihi za'fun a. [ Ar.] Hadis biliminde, bir ravînin “cerh” (bk. bu madde) in beşinci ve altmcı mertebesinde bulunması durumu.