ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
120 sonuç · toplam 336 · “mutasavvıf” · 2/5
01Hangâh
veya Hankah Hanegâh, toplantı ve sohbet yeri. tas. Âsitâne, zaviye, dergâh, tekke. Tarikat ehlinin, dervişlerin ve mutasavvıfların toplanıp sohbet ettikleri ve birlikte zikir ve semâ yaptıkları özel yer. Sorarsan hânkâh-ı aşkı Zâhid Makam-ı…
Hatve
(e (خطو Adım. tas. Sâlikin tasavvuf yolunda attığı adım (sr). Havas i ar. س) ١ (خو Mutasavvıflar insanları önce ikiye ayırır: Avam yani halk, havas yani nitelikli kişiler. Genellikle süfi olmayanlar, âlim bile olsalar avam sayılr, Havas ise…
Hayal
ل) >) Masiva, Allah'tan maada. tas. Mutasavvıflar, Hak hariç diğer tüm varlıkların gerçek bir varlığı bulunmadığı, bunların birer hayal, akis ve gölge varlıklar olduğunu söylerler. Özellikle vahdet-i vücut anlayışına bağlı olanlar bu görüşt…
Hayat
Yaşama, zindegi. 2. tas. Sâliki dünya bağlarından ve nefsani arzulardan koparan kutsal ve ilâhî nurun tecelli etmesi, “Hayat, ölümdedir” (sr 489), yani kalbin hayatta olması için nefsin ölmesi gerekir. Cüneyd, tasavvufu “Hakk'ın seni senden…
Hayret
Şaşmak, şaşırmak. 2. tas. Kalbe gelen bir tecelli (vârit) sebebiyle sâlikin düşünemez ve muhakeme edemez hale gelmesi. Hayret ya delilde olur veya medlulde. Allah'ın varlığını ispatlayan delilde hayrete düşmek zindikhk ve mülhitliktir. Medl…
Huluk
ç. Ahlak Huy, tabiat. 2. tas. Fazla düşünüp taşınmaya ihtiyaç göstermeden iyi davranışların kolaylıkla sergilenmesini sağlayan bir meleke (Tk 1:426; CT; ). Huluk-i azim Fevkalade mükemmel huy. Sâlikin iki cihanı terk edip bütün varlıgıyla A…
Hulüliye
ليه) s&) Güzel kadınlara ve oğlanlara (tüysüzlere) bakmamanın helal olduğunu, Allah'ın bazı sıfatlarının insana hulul ettiğine, bu hal içindeyken öpüşüp sarmaş dolaş olmanın caiz olduğunu savunan mutasavvıflar zümresi.
İbâhiye
با حيه) ( “Biz günahtan kaçınma gücüne sahip değiliz,” deyip Müslümanların mal ve namuslarını mübah sayan süfi zümresi (TK 1:126; SL 538; CN 19). Ibahiyeci mutasavvıflar yalnızca kendi keyiflerine bakarlar ve “başkasına za- Tar verme de, ne…
İsm-i azam
سم ا عظم) ( En büyük isim, ulu ad. tas. a Allah'ın bütün isimleri içine alan ismi. b İçinde bulunduğu zamanda kula hâkim bulunan isim. Kul kabz halinde ise ism-i azam el-Kâbız, bast halinde ise ism-i azam el-Bâsıt'ır (ifm). Genellikle mutas…
İstifa
I) Seçme, süzme. tas. a Hak Teala'nın kulunun kalbini boşaltıp içine ilâhî marifet doldurması ve bu suretle marifetin kendi saflığını burada yayması. b Hakk'ın ezeli ilminde yapmış olduğu seçme. Hak Teala Peygamber'i ezelde kendisi için seç…
İstihsan
Taliplerin yararını ve müritlerin iyiliğini düşünen muta- | savvıfların, bu maksadı gerçekleştirmek için kendi içtihat ve kanaatlariyle ortaya | koydukları, güzel gördükleri için savundukları hususlar. Hırka giydirmek, çile çıkarmak, tekke…
Kavim
veya Kavm Cemaat, topluluk. tas. Safiler cemaatı, mutasav- | viflar topluluğu, arifler zümresi,
Kurban
( هر با Allah'a yakınlık peyda etmek niyetiyle belli özelliklere sahip hayvanın ibadet maksadıyla kesilmesi. 2. tas. Fena mertebesi, fedakârlık, kulun kendisini (nefsini) Allah yolunda feda etmesi. En büyük kurban kulun nefsini feda etmesid…
Lâşe
Y) Leş. tas. Mutasavvıf ve zahitlere göre dünya lâşe-i lâ-şeydir; hiçbir değeri olmayan murdar bir leştir. “Dünya bir lestir, talipleri köpektir” (ax 409). Hırlaşır bir lâşeye üşüşmiş nice yüzbin kilâb Biz de pay almak için geldik bu gavga…
Mustasvife
1. Süfi olmadığı halde süfi görünen ve geçinen; süfiliği | çıkarı için alet olarak kullanan. Süfi nefsinden fani, Hak ile baki olan kişidir. Mu- | tasavvıf, mücâhede ile süfinin derecesine ulaşmaya çalışan sâliktir. Mustasvife ise sırf mal…
Müteellih
(متأله) Müteal hikmet okuluna mensub mutasavvıf, teozof. in Mütefakkihe i ar. Süfilerin, gerçek fıkıhcı (fakih) olmadığı halde fıkıhcı geçinen zahir ehline verdikleri isim. Mutasavvıflarla mutefakkihe (ehl-i bâtın ile ehl-i a zahir) arasınd…
Müteşebbih
. Benzeyen, özenen. 2. tas. Mutasavvıf olmadığı halde ya samimi olarak veya riyakâr olarak öyle görünmeye çalışan, onlara özenen. Fuka. ranın, melamet ehlinin, hizmet ehlinin ve kalenderlerin de samimi ve sahte olanları vardır. Müteşebbih-i…
Rahim
Özel anlamda rahmet ve merhamet sahibi, Rahip i ar. هب) ç Ruhban. Halktan ayrılan ve mâsivâdan kopup Hakk’a yönelen çileci Hıristiyan din adamı (cr). Evlenmeyen, bekar Yaşayan. Ilk zahitlerden başlayarak pek çok rahibin sözü, öğüdü, hali ve…
Renk
(رنك) >. Boya. 2. tas, Beşeri bağlar, ilişkiler ve âdetler (kuyut, taallukat, rüsum). Tasavvufta renk ve renksizlik deyimleri çok kullanılır. Hatem Asam ölümün türlerini renklerle ifade etmişti (sr 93). Halvetilerde nefsin emmare, levvame,…
Riza
Sızlanmama, yakınmama; hoşnut ve memnun olma hali. tas. Cüneyd'e göre, iradeyi ortadan kaldırmak; el-Kannâd'a göre, kaderin acı tecellileri karşısında kalbin huzur ve sükun halinde olması; Ibn Atâ'ya göre, Hakk'ın ezeli tercihini gören sâli…
Selamet
>) Emniyet makamı, “Oraya emniyetli olarak selam (selamet) ile giriniz,” mealindeki ayetle buna işaret edilmiştir. 2. Dünyevi huzur ve refah, selamet, terk-i selamettir. Nefsin selameti ona muhalefet etmektir, felaketi ona uymaktır. “Selame…
Sereyân-ı vücüt Ose
يان و dr. Varlığın sirayeti. 2. tas. Rahmani nefes ve mukaddes feyz ki, âlem ve insan 0 tecellinin panlulandir (sr). Serir 1. Taht, padişahların üzerine kuruldukları taht. 2. tas. Mekânet-i ilahiyedeki rahmani mertebe, ilâhî meşhed. Hakk'ın…
Seyit
veya Seyyid. ع Sade, Sadat. Efendi, bey, saygı değer kisi. 2. tas. a Mutasavvıflar büyük süfilere ve şeyhlere genellikle seyyidt, sidt (efendim) şeklinde hitap ederler. b Hz. Peygamber'in torunu Hz. Hüseyn'in soyundan geldiklerine inanılan…
Safi
T. Saf ve aba giyen. 2. tas. a Eren, ermiş. Gönlü saf (saf derün) ki- Şİ. b Mâlik ve memlük olmayan ¢ Nefsinden fani, Hak ile baki. d Zahirde halk ile bâtında Hak ile olan. e Sukat ettiği halde muhatabın sırrını okuyan. Nefsinde ölen, Hak i…