ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
106 sonuç · toplam 1049 · “Halife” · 2/5
01Destar
OE 3) Tarikat ehlinin, şeyhlerin ve halifelerinin sardıkları çeşitli renk ve şekillerdeki sarık.
Fitâm
G (فطا Sütten kesme, süt emmekten kesilme. tas. Bir müridin veya halifenin sülükunu tamamlaması, bağımsız olarak hareket etmesi; ihtiyaç duydugu bilgileri feyz ve fetih yoluyla Allah'tan alma mertebesine ulaşması. Vaktinden evvel çocuğu süt…
Fütüvvet
6 43) Gençlik, yiğitlik, mertlik. 2. tas. a Fedakârlık, feragat, mertlik, adamlık, insanlık, bir kimsenin sırf insani mülahazalarla başkalarının hak ve menfaatini kendisininkinden önde tutması; toplumun ve fertlerin kurtuluşu ve mutluluğu i…
inşân
“Beşer, insan topluluğu. ” anlamında olan “ins” sözünden gelen bu terim, erkek veya dişi bu türün her ferdi için kullanılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de altmış beş yerde aynı anlamda kullanılan bu söz, varlık olarak bütün yön leriyle ifade edil…
Hikmet
a Felsefe. b Düşünme melekesinin itidal halinde olması. c Uygulamayla birlikte olan bilgi, tecrübeyle kazanılan doğru bilgi. 4 Hakka uygun düşen söz. e Söz ve davranıştaki isabet. Her şeyin en mükemmeli. g Olanı olduğu gibi bilmek. Hikmet A…
İcazet
(3 جا نز ( a Bir şeyhin, muhip ve müritleri yetiştirmesi için yetişmiş ve ehliyetini ıspatlamış bir müridine izin vermesi. b Müritlerin önemli işlerde, özellikle sefere çıkarken şeyhten aldıkları izin. “Gelmek iradet, gitmek icazet iledir.…
Ima
x, Işaret, hissettirme. 2. tas. a İşaretsiz ve ibaresiz hitap. b Organ hareketiyle olan işaret, işmar. c Bir bilgiyi ve manayı, kimsenin farkedemeyeceği şekilde gizlice muhataba intikal ettirme. İmâmân i ar, ماما ن) 1) 1. Iki imam. 2. tas.…
İnhina
نحناء) (7, Eğilmek, ser-furü, boyun eğmek, tas. Müridin şeyhini veya halifesini veyahut başka bir müridi eğilerek selamlaması (KM 16. bahis). Bu tür selamı secde sayıp, reddedenler “Ne senden bana rüku ne benden sana kıyam, selamün aleyküm,…
İnsan-ı kâmil
مل) Sols ( x, Olgun ve yetkin kişi. 2. tas. a Allah'ın yeryüzündeki halifesi olması itibariyle onun bütün isim ve sıfatlarına mazhar olan ve beş hazreti, yani varlığın esas mertebelerini tümüyle kendisinde toplayan insan. Kâmil insan gözbeb…
Kelime
ÇE) ¢. Kelim veya Kelimat İnsan-ı kâmil, bir bütün olarak ilâhî kemali kendi varlığında gerçekleştiren insan. İlâhî isimlerin hepsi bu insanda tecelli ettiğinden yalnızca yeryüzünde değil, bütün kâinatta Allah'ın halifesi olmaya en layık od…
Kol
Şube. tas. Tarikat kurucusu şeyhin ölümünden sonra çeşitli guruplara ayrılan tarikat şubeleri. Tarikati kuran şeyh vefat edince, bazen halifelerinden her biri bağımsız bir şeyh olarak ortaya çıkar ve çevresinde birçok mürit toplar. Halifele…
Mahdûm
Hizmet edilen, kendisine hizmet sunulan kimse. Tekke çevresinde şeyh veya halife için saygı unvanı olarak kullanılabilir. Osmanlı kullanımında bir büyüğün oğlu için de nezaket unvanıdır; anlam bağlama göre ayrılır.
Niyâbet
Vekâlet, hilafet. tas. a Hakk'ın nâibi, Hakk'ın halifesi. b Hakk'ın, kulun naibi olması. Kulun Hakk'ı nâip kılması (sm). Bkz. Hilafet.
Sırr-ı tarikat
Tarikat sim, Müridin bütün بم » hallerini yalnızca mürşidine söylemesi, itirafları, 2, Beka billah makamında Hak ile hak olanların bu makamda yaşadıkları ruhi hazlar. 3. Şeyhin halifesine tevdi ettiği manevi emanet (sME 110; SME 33). Her ta…
Suret
Şekil, biçim. tas. İnsan-ı kâmil, Allah insanı kendi suretinde yarattığından, kâmil insan Hakk'ın suretidir; çünkü Hak, bütün isim ve sıfatlarıyla en mükemmel biçimde onda tecelli etmiştir. Yine bu yüzden o yeryüzünde Allah'ın halifesi olmu…
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
Tehzib
(تهذ يب) Düzeltme, halis hale getirme, islah etme. tas. İlmi ve ameli, bunlara yakışmayan şeylerden arındırmak, hem bilgi, hem davranış yönünden temiz ve pak olmak; ilmi cehaletten, ameli riyadan arındırmak. Adetle ibadet olmaz. Âdet ikinci…
Zikir
veya Zikr Anmak, hatırlamak, yâd etmek. 2. tas. a Allah'ı anmak ve hatırlamak; onu unutmamak ve gaflet halinde olmamak. b Allah kelimesini veya lâilahe illallah cümlesini söylemek ve tekrarlamak, İlkine lafza-i celal zikri, ikincisine kelim…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
Kâmiliyye
Ali’yi ilk halife olarak görmeyen veya ona karşı çıkan ashabın kâfir olduğunu ileri süren ve Ebû Kâmil adlı bir kişiye bağh oluşan ve gelişen fırka için kullanılan terim.
dürzîlik
dürzîlik a. Fatimî devletinin altmcı halifesi Hâkim Biemrillah döneminde onun veziri Hamza b. Ali tarafindan Şiîliğin İsmailiyye mezhebi içinden çıkan yeni bir İlâhî din kurulduğunu 1 Muharrem 408 / 30 Mayıs 1017 tarihinde açıklaması ile gü…
çâr-yârî
(^Ljy [< F.çâr + yâr + Ar.-îi Dört halife ile ilgili. 2. Dört halifeye bağlılık. 3. Sünnîlik.
hukûkullah
“Allah hakları. ” anlamında kullanılan bu terim, kulun Allah’a karşı sorumluluklarını ve yükümlülüklerini ifade etmektedir. Bunlar, Allah’a iman ve ibadet, namaz, oruç, hac olarak gösterilirlerken, yasaklar olarak da zina, içki, kumar, nank…
çâr-yâr
Dört halife (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali). Hz. Peygamber’den sonra halifelik görevini yürüten bu dört seçkin kimse için Sünnî Müslümanlarm kullandığı terim (bk. Hulefâ-yı Râşidîn).