ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
164 sonuç · toplam 247 · “İ‘tibâr” · 2/7
01İnsaniyet
İnsaniyetin hakikati ve mahiyeti kimsenin senden incinme- mesi, her şeyin seninle ülfet ve ünsiyet etmesidir. Bkz. Âdemiyet. İnsidâu'l-cem (a! «| (انصد Cem yarılması ve açılması tas. Cemden sonra vahdette kesretin zuhur etmesiyle gelen fark…
Isar
Fedakârlık, başkalarının hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden önde tutma. 2. tas. Bir insanın, fayda sağlama ve zarardan korunma | konusunda kendisinden çok başkalarını, özellikle dostlarını ve din kardeşlerini düşünmesi ( 122,…
İyd
Bayram, şenlik, ihtifal, 2. tas. a Amellerin tekrarlanmasıyla kalbe tekrar gelen (âdet eden) tecelliler (İFM; KI). b Cem makamı (1s), İzin a zin Bu nice perhiz eyleyip savm-ı visâl etmek nedir İyd-i ekber eyleyip evliyaya vuslattir garaz 1.…
Kâbil
بل) 8) r. Kabul eden. 2. tas. Hak'tan gelen vücut feyzini kabul ve daimi teceliyi kabul etmesi itibariyle a'yân-ı sâbiteye kâbil denir (TK 11:1204). Vücut ise makbul, yani kabul edilendir.
Kahve
م) 545) Kahve X./XVL. asırdan itibaren Habeşistan ve Yemen süfileri arasında gece ibadet ederken uykuyu defetmek, zihni açmak ve kalbe feyz ve bereketin gelmesini sağlamak amacıyla kullanılmıştır. Kahveyi ilk defa Yemen'e Şazeli tarikati şe…
Kesret-Vahdet
(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…
Kevn
Cr. Oluş, olmak. 2. tas. Tüm varlıklar, kainat, âlem, kün (“ol”) emriyle oluşan varlıklar (sı. 432; İFM). Bkz, Bevn, Halvet der encümen. Kevn-i cami İnsan-ı kâmil, Kevn-u fesat Oluşum-bozulma. Kevn-u fesat âlemi Maddi âlem, Kevnu'l-futur Ha…
Kur'ân-ı nâtık
Konuşan Kurün, 2. Insan-ı kâmil, | Kurb (51. Yakınlık, 2. tas. a Allah'ın ibadet ve tâatine yakın olmak. b Hakk'ın tevfikine ve inayetine yakın olmak. c Kulla Hakk'ın arasında araçların bulunmaması veya az olması, d Kulun, Hak ile arasındak…
Kurban
( هر با Allah'a yakınlık peyda etmek niyetiyle belli özelliklere sahip hayvanın ibadet maksadıyla kesilmesi. 2. tas. Fena mertebesi, fedakârlık, kulun kendisini (nefsini) Allah yolunda feda etmesi. En büyük kurban kulun nefsini feda etmesid…
Kül
Bütünlük, tümlük. tas. a Kul, Allah'tan başkasına az ya da çok bagimh olduğu sürece Hakk’a bütünüyle (külliyen) kul olamaz. “Sen her şeyinle ona yönelirsen o her şeyi sana yöneltir”. b Isimleri kendisinde toplayan ilâhî birlik (vahidiyet) m…
Mahbup - Habip
ب - حبيب) >) I. Sevgili, yar. 2. tas. Mutlak olarak Hak. İster sevsinler, ister sevmesinler, herkesin hakiki mahbubu O'dur. Mahbup olması daha çok abdiyet ve ubüdiyet itibariyledir (us).
Mahv-i ubüdiyet
Kullugun mahvı. tas. A'yâna varlık nispet etmemek. Aslında | aynlar (ç. a'yan) yoktur, yalnızca Hak onlarda zuhur ettiği için vardır. Bu türlü varoluş aslında yok oluştan başka bir şey değildir. Haktan başka fail ve mevcut yoktur. Kul suret…
Mebâdi
İlkler, 2. tas. Sâlikin sülükunun başlangıcında riayet etmesi lazım gelen namaz, oruç ve benzeri hususlar ve şer'i adap ki, mübtedilerin mutlaka bunlara uymaları icap eder (sr). Mebâdi'n-nihayat ( (مبا دى | لنهايا 1. Sonların ilkleri. 2. ta…
Mecmau’l-bahreyn
_>ed | (مجيع Iki denizin birleştiği yer. tas. a Kabe kavseyn makamı; çünkü zaruret ve imkân daireleri burada birleşir. b İlâhî isimlerin ve kevni hakikatlerin birleştiği yer olması itibariyle cem'ü-vücut makamı (kı; cr). ء Kalp. Maddi ve ma…
Miraç
Hz. Peygamber'in Allah'la görüşmesi olayı. 2. tas. Bâyezid Bistâmi'den itibaren süfiler de miraç yaşadıklarını söylemişlerdir. Attâr, Tezkiretu'-evliya'da Bâyezid Bistâmi'nin miracını anlatır (ATE 202). İbn Arabi de benzeri bir miraçtan bah…
Mutehakkik bi’l-Hak
r. Hak ile hakikatlenen, 2. tas. Yüce Allah'ı her müteayyinde (her şeyde) o şeyle kayıtlı olmaksızın temaşa eden. Her ne kadar ulu Allah her mukayyet (sınırlı) şeyde bir isim veya bir sıfat veya bir itibar (nispet) veyahut taayyün ya da hay…
Mürâiyye
Riya ile hareket eden, dindarlık veya sûfîlik görüntüsünü insanlar nezdinde itibar kazanmak için kullanan kimseler. Tasavvuf ahlâkında ihlâsın karşıtı olan gösterişçi tutumu ifade eder.
Mürüvvet
Adamlık, insanlık, mertlik. tas. a Din ve akıl yönünden öğülmeye değer güzel davranışların ortaya çıkmasını sağlayan nefsin bir kuvveti, ruhi yetenek (cr). b Allah için yapılan işleri gogumsamamak. c Dostların kusurlarını görmezlikten gelme…
Müsafir
Sefere çıkan, yolcu, mihmân. tas. Düşünüp taşınarak (fikri ve itibarıyla) makullerde sefer yaparak bu geçeden öbür geçeye geçen (iFM). Sefer, Mihmân.
Nokta
1, Hakiki birlik, tüm çokluğun ash, 2. Noktanın hareket ettirilmesinden hat (çizgi) meydana gelir. Hat ikinci taayyüne işaret eder, 3. Zatın tecellisi. Ucunda ateş bulunan bir çubuk, hızlı bir şekilde düz olarak hareket ettirilirse, nokta o…
Rabt-ı kalp
قبب) da; >) Gönül berketmek, gönül bağlamak. Kalbin ona berkeyle tedbirini terkeyle takdirini derkeyle Mevlâ görelim neyler Rağbet — Rehbet (رغبة - رهبة) Rağbet, arzu ve itibar etmektir ve iki türlüdür. Birincisi, nefsin sevaba, kalbin haki…
Riyazet
5) İdman, eğitme, terbiye ve ıslah etme, boyun eğdirme, çekici ama zararlı şeylerden uzak kalmaya, zor ama faydalı şeyleri yapmaya kendini alıştırma. Süfiler az yemeye, az konuşmaya az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikr ve tefekkür etmey…
Seb'ul-mesâni
&)1. Fatiha Suresi, 2. tas, Ayn ve ilim mertebelerindeki yedi çeşit zuhuru itibariyle Hakk'ın Zatı (CİK 1:109). Sebzi (5 5x) Yeşillik. 2. tas. Hakiki vahdetle birleşen mutlak kemal (115; sr). Seccade (+ > te) 1. Üç yol. 2. Üzerinde namaz kı…
Sekinet
1, Vakar, ağırbaşlılık, sükünet. 2. tas, Gaybın (ve maneyi feyzin) gelişi esnasında kalbin bulduğu itmi'nan ve huzur hali. Sekinet nebi ve velilerin kalplerine iner, Nur, kuvvet ve ruhtan oluşur, korkan kişi o sayede sükün, mahzun teseli bu…