Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ
- Konuşan Kurün, 2. Insan-ı kâmil, | Kurb (51. Yakınlık, 2. tas. a Allah'ın ibadet ve tâatine yakın olmak. b Hakk'ın tevfikine ve inayetine yakın olmak. c Kulla Hakk'ın arasında araçların bulunmaması veya az olması, d Kulun, Hak ile arasındaki ezeli ahde vefa etmesi, kâlü belâda verdiği sözde durması, Kul Rabb'ine yakın olduğu gibi Rab de kuluna yakın olur. Yakinlk karşılıklıdır. Kendisine bir karış yaklaşan kuluna, Hak bir } Kurb-i nevafil kulaç yaklaşır. O, kuluna şahdamarından daha yakındır. Kul ile Hak arasındaki yakınlık zaman ve mesafe itibariyle değildir. O kuluna sevgisiyle, inayetiyle, nzasıyla, lütfuyla ve ihsanıyla yakındır. Bkz. Kurb-i feraiz, Kurb-i nevafil.
- Insan-ı kâmil, | Kurb (51. Yakınlık, 2. tas. a Allah'ın ibadet ve tâatine yakın olmak. b Hakk'ın tevfikine ve inayetine yakın olmak. c Kulla Hakk'ın arasında araçların bulunmaması veya az olması, d Kulun, Hak ile arasındaki ezeli ahde vefa etmesi, kâlü belâda verdiği sözde durması, Kul Rabb'ine yakın olduğu gibi Rab de kuluna yakın olur. Yakinlk karşılıklıdır. Kendisine bir karış yaklaşan kuluna, Hak bir } Kurb-i nevafil kulaç yaklaşır. O, kuluna şahdamarından daha yakındır. Kul ile Hak arasındaki yakınlık zaman ve mesafe itibariyle değildir. O kuluna sevgisiyle, inayetiyle, nzasıyla, lütfuyla ve ihsanıyla yakındır. Bkz. Kurb-i feraiz, Kurb-i nevafil.