ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
2382 sonuç · toplam 3232 · “Kül” · 15/100
01Nevbe
Nevbe , bazı Rifâî, Kādirî, Bedevî ve Sa‘dî tekke çevrelerinde mukabele, hilâfet merasimi, kandil ve bayramlarda vurmalı sazların topluca icra edilmesine ve bu icrada kullanılan deri gerili özel ritim sazına verilen addır. Nevbe çıkarmak Ku…
Ney
Kamıştan yapılan nefesli saz. Tasavvuf ve özellikle Mevlevîlikte insan ruhunun aslî vatanından ayrılışını, ilâhî nefesle ses bulmasını ve mürşidin irşadını anlatan güçlü bir semboldür. Ayrılık Kamışlıktan kesilen ney, ruhun mânevî vatanında…
Nida
Davet, çağrı, seslenme, avaz. tas. Hakk'ın kullarına nidası | iki çeşittir: alamet nidası avam için olup korkutma ve uyarma niteliğindedir; keramet nidası havas için olup müjdeleme ve şereflendirme niteliğindedir (sr). Münadiler nidâ eyler…
Nişesten
Oturmak. Tasavvufî metinlerde kalbin sükûnete ermesi ve yerleşmesi anlamındaki sekînet için Farsça bir karşılık olarak kullanılır.
Niyâbet
Vekâlet, hilafet. tas. a Hakk'ın nâibi, Hakk'ın halifesi. b Hakk'ın, kulun naibi olması. Kulun Hakk'ı nâip kılması (sm). Bkz. Hilafet.
Niyet
Amelin evveli, başlangıcı. Tasavvufa samimi ve sağlıklı bir niyetle yönelmek esastır; zira sonuç başlangıca göre olur. Başlamak başarmaktır. Sağlam ve sağlıklı niyet, hevâ ve hevesin çekiciliğinden arındırılmış, nefsin süfli arzularından te…
Nûr
Işık ve aydınlık. Allah’ın güzel isimlerinden biri olarak varlığı açığa çıkaran ve idraki mümkün kılan ilâhî aydınlığı ifade eder. Tasavvufî kullanım Nûr; iman, bilgi, keşif, kalp aydınlığı ve ilâhî tecelli için temel bir semboldür. Sûfîler…
Perde
) Hicap, örtü. 2. tas. Hak ile kulu arasındaki engel; âşığı maşukundan ayıran hususlar. Hak ile kul arasında kimi zülmetten (karanlık), kimi nurdan (ışık) binlerce perde vardır. Madde, menfaat, mal, mülk, nefs ve şehvet zulmani perdeler olu…
Piç-i zülf
Kıvrım kıvrım saç. tas. a İlahi müşkil (us). b Imkan mertebesi, ç Uzun saç. Sınırsız varlıklar, çokluk ve taayyünler. Saç sevgilinin, yüzünü örttüğü gibi bunlar da gerçek Bir'in yüzünü (Zatını) örter. d Celali tecelliler. Pir i fars. (5) Ya…
Pîr-i mugân
Kelime olarak Mecûsîlerin başrahibi. Tasavvuf ve divan şiirinde aşk şarabını sunan kâmil mürşidi, kutbu ve hakikat rehberini anlatan mecazdır. “Meyhane”, “şarap” ve “sâkî” ile birlikte kullanıldığında dinî içkiyi değil, vecd, mârifet ve ilâ…
Pîşrev
Önden giden, kılavuz ve başlangıç. Tasavvuf dilinde sûfî topluluğunun önünde bulunan rehber için; klasik Türk musikisinde ise faslın başında çalınan saz eseri için kullanılır. İki anlam bağlama göre ayrılmalıdır.
Post
Koyun derisinden yapılan minder veya seccade olarak kullanılan sergi. tas. Tekkelerde post belli bir makamı ifade eder. Mevlevilerde kırmızı post sultan Veled makamını, beyaz post ateşbaz veli makamını ifade eder. Bektaşilikte meydan odasın…
Rakīka
İnce, yumuşak ve şeffaf şey. Tasavvufta kalbi incelten öğüt, menkıbe ve vecizelerle; kul ile Hak arasında bağ kurduğu kabul edilen mânevî latife için kullanılır. Rakīka-i nüzûl Hak’tan kula ulaştığı kabul edilen yardım ve medet bağı. Rakīka…
Raks
Dans. tas. Sema, deveran. Topluca zikir yapılır ve ilahiler okunurken bir halka oluşturan dervişlerin oturarak veya ayakta yaptıkları ritmik hareketler. “Ashab-ı kiram sürür vaktinde raks ederdi. Fukaranın raksı dahi bu kabildendir.” Az olu…
Rec
1, Ümit, umut, 2. tas. Kalbin hoşlandığı bir Şeyi beklemesinden ra. hatlık de ferahlık duyması (Gi 1v:1 39). Kişinin kalbindeki duygu ve düşünceler ye geçmişle veya halle ya da gelecekle ilgili olur. Bu duygu ve düşünceler geçmişle ilgiliys…
Remz
ç. Rumüz Simge, anlamı gizli söz. tas. Ehlinden başkasının anlamadığı kelamın altında saklı olan gizli mana. Süfiler özellikle birbirine gonderdikleri mektuplarda ve pusulalarda rumuzlu ifadeler kullanmışlardır. Sahip oldukları bilgileri, e…
Renk
(رنك) >. Boya. 2. tas, Beşeri bağlar, ilişkiler ve âdetler (kuyut, taallukat, rüsum). Tasavvufta renk ve renksizlik deyimleri çok kullanılır. Hatem Asam ölümün türlerini renklerle ifade etmişti (sr 93). Halvetilerde nefsin emmare, levvame,…
Riza
Sızlanmama, yakınmama; hoşnut ve memnun olma hali. tas. Cüneyd'e göre, iradeyi ortadan kaldırmak; el-Kannâd'a göre, kaderin acı tecellileri karşısında kalbin huzur ve sükun halinde olması; Ibn Atâ'ya göre, Hakk'ın ezeli tercihini gören sâli…
Rind
Halkın yargısına bağlanmadan yaşayan; gönlü irfanla dolu olduğu hâlde bunu dış görünüş ve iddiayla sergilemeyen bilge kişi. Tasavvuf ve divan şiirinde rind, dinin yalnız biçiminde kalan zâhid tipinin karşısında; tevekkül, hoşgörü ve gönül g…
Ruh
Can, nefs, Cebrail. tas. a Mücerret insan latifesi (Kn). b Insandaki bilen ve idrak eden latife olup emr âleminden inmiş, (insandaki) hayvani ruha (cana) binmiştir, künhünü idrak mümkün değildir. c Insandaki hayvani ruh. Bu, latif bir madde…
Rücû‘
Geri dönmek. Tasavvuf dilinde sâlikin ulaştığı hâl veya makamdan geriye dönmesi; kimi metinlerde vuslattan sonra halka hizmet için yeniden yönelmesi anlamlarında kullanılır. “Eren dönmez; dönen ermemiştir” sözü, istikrarsız biçimde yoldan v…
Sâdât
Seyyidler; efendiler ve büyükler. Seyyid kelimesinin çoğuludur. Tarikat dilinde bir silsilenin büyük şeyhleri için “sâdât-ı kirâm” denebilir. Bu kullanım her zaman Hz. Peygamber soyundan gelme iddiası taşımaz; nesep bağlamı ayrıca belirtili…
Sâhip
Le) Ashab. tas, a Sohbete katılan, mürit, derviş. b Yoldaş, musahip. c Ehl. d Bir beldeyi veya şehri manen koruyan ve ona bekçilik eden veli veya yatır; örn. Üsküdar'ın sahibi Aziz Mahmud Hüdai, Konya'nınki Hz. Mevlânâ'dır. Bekçi. Sahk 1. E…
Sâika
Yıldırım. tas. Bir anda âşığı yakıp kül eden aşk ateşi ve kıvılcımı.