ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
119 sonuç · toplam 237 · “Şeref” · 1/5
Arşivin bazı koleksiyonları şu anda güncellenemiyor. Sonuçlar eksik veya son başarılı okumaya ait olabilir.
01Şeref
Yükseklik, büyüklük, yüksek mertebe. İnsanlar arasında geçerli ve makbûl olma. Cenâb-ı Hakk'a itâat ve yüksek hizmeti ile çok ihsâna mazhâr olma, iftihâr. İnsanların en akıllısı ölümü çok hatırlayandır. Ölümü çok hatırlayan insana, dünyâda…
Âb-ı rûy
Yüz suyu. mec. Şeref, haya. tas. Salikin gönlüne gaybten gelen ilham. Edip sarf-ı âb-ı rayun umma lütf erbâb-ı hissetten Ne denglu ab versen nahl-ı huşke meyvedâr olmaz Fıtnat Abit — Ubbât s. vei. ar. (0 Le — (عا بد İbadet ve amel eden, tâa…
Allah
Lafza-i celal, ism-i azam, yani Yüce Yaratıcı'nın en büyük ve en muazzam ismi. 2. Ma‘bûd bi'l-hak, mutlak ilah. Haklı ve meşru olarak yalnızca O'na kulluk edilip tapıldığından el-Ma‘bûd bi'l-hak, yani hakiki ve yegâne Mâbud denilmiştir O'na…
Etvâr-ı dil
Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…
Bende-Bendegi
(So ty - ع (بند ه Bendegan. Kul-kulluk, Köle-kölelik. tas. a Allah’a kul olmak, O'na olan kulluk görevini ve borcunu ödemek, ubüdiyet. b Teklif makamı, mükellef olma hali. c Mürit, şakirt, çömez. Şeyh Efendi, beyefendi, mürit onun kulu ve k…
Eşik
Atebe, âsitâne ve dergâh. tas. Tasavvufta ve genelde doğulu kavimlerde eşiğin bir kutsiyeti vardır. Ulu kişilerin ululuğunu anlatmak için oturdukları evlerin eşiklerinin ululuğundan söz edilir. Eşik mahviyeti simgeler. Müridin, şeyhin kapıs…
Hâdim
ç Huddamı. Hizmetçi, hizmetkâr, hizmet ehli. 2. tas. Sûfî ve derviş olmadığı halde onlara hizmet eden, tekke sakinlerine ve tarikat ehline yardım eden (-94). Hâdimler, Hak taliplerine ve dervişlere götürdükleri hizmetin nafile ibadetlerden…
Hüzün
Üzüntü. Arzu edilen bir şeyin elden kaçması veya arzu edilmeyen bir şeyin başa gelmesi yüzünden insanın tasalanması, 2. tas. Elden kaçana üzülme, elde edilmesi imkânsız olandan ötürü tasalanma (HM II; 328). Mİ Isdırapi ar. (ا ضطر اب) x. Üzü…
Kenz-i mahfi
355) Genci pinhan, gizli hazine, 2, tas. Gaybte gizli olan ahadiyet hüviyeti, Bu hüviyet en gizli şeydir (x1, SM, CT). Bir hadise göre Allah yaratma amacını “Ben bir gizli hazineydim bilinmek istedim, bilineyim diye âlemi yarattım” şeklinde…
Ken’an
r. Filistin. Hz. Yakub'un, oglu Yüsuf'u kaybettiği ve ağladığı belde. 2. tas. Manevi âlem, meleküt âlemi (sr). Hz. Yusuf'un içine atıldığı kuyu | maddi ve cismani âlemi, dünyayı, Ken'an beldesi ise kutsiler âlemini temsil eder, | Beden kara…
Keramet
١ _,5) Şeref, tas. Peygamberlik iddiasıyla ilgisi olmaksızın bir Kes
Kuds
س) 8) veya Kutsiyet Pak ve temiz olmak, arınmak. tas. Ermişlerin ilahi yönü, saf tarafı. Kuduret— Safvet i. ar. ورة - صفوة) 45) Bulanıklık-duruluk, keder-safa. tas, Dünya bağları ve dünya bağlarını koparma. Ebü Türâb Nakşebi “Süfiyi hiçbir…
Müzâhât
7 Benzesme. 2, tas. el-Muzahat beyne’s-suun ve'l-hakaik: Suun ile hakikatler arasındaki benzerlik; kevni hakikatler, ilâhî Cesmâi) hakikatler. İlâhî hakikatler de Zati şuun üzerine tertip edilmiştir. Ekvan isimlerin Bölgeleri ve Suretleri,…
Nergis
UF )1. Bir süs bitkisi. 2. tas. Ilmin neticesi ki, amelde daha fazla neşe ve ferahlık şeklinde ortaya çıkar. Nesepi.ar. Soy. tas. Müridin kendisini manevi olarak şeyhinin soyundan bilmesi ve onun evladı sayması; şeyhin de kendisini manen on…
Nida
Davet, çağrı, seslenme, avaz. tas. Hakk'ın kullarına nidası | iki çeşittir: alamet nidası avam için olup korkutma ve uyarma niteliğindedir; keramet nidası havas için olup müjdeleme ve şereflendirme niteliğindedir (sr). Münadiler nidâ eyler…
Tılsım
Sihir, büyü, efsun. tas. Zat-ı Hakk'ın künhü, insan-ı kâmili en şerefli varlık kılan ilâhî sır, ruh-i menfuh, izafi ruh. Genc-i mutalsem: Tılsımlı hazine, Zat-ı Hak. “Ben bir gizli hazine idim,” ifadesine işarettir. İzafi ruh. Ey dil, ey di…
Zerrâk
(زراق) 1. Riyakâr, hilekar. Zevahir-i ulüm tr. İlim çiçekleri. 2. tas. Bilgilerin en şereflisi, en nurlusu, ayrıca Hakk'a vuslatın vasıtası olması itibariyle tarikate ait bilgiler, tasavvuf yoluyla elde edileri bilgiler (kı).
nâre
Cami veya mescitlerde, namaz vaktinin geldiğini duyurmak için müezzinin ezan okuduğu, sala verdiği genellikle taştan ve silindirik biçimde çoklukla şerefesi de bulunan üst kısmı konik ve tepesinde hilâl olan taştan yapı.
te'âlâ
QLü) [Ar.] “Şan ve şerefi ile hükümranlığı yüce olsun.” anlamında Allah’a nispet edilen ululama. Bu söz, terim anlamıyla Kur’ân-ı Kerîm’de on dört ayette geçmektedir.
gâzî
Sözlük anlamı “Savaşmak, yağmalamak, saldırmak.” olan bu söz, savaşta başarı kazanan kumandanlara, hükümdarlara şeref unvanı olarak verilen bir terimi ifade etmektedir. Son zamanlarda bir savaşa gidip sağ dönen Müslümanlara da “gâzî” denilm…
ulûv
ulûv a. (jk) [Ar.] Allah’ın sıfatlanndan olup “İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en ulu, en yüce.” anlamında Allah’a izafet edümiştir. 2. Hadis biliminde, bir hadisin birkaç isnadmdan ilk kaynağa en az ravî ile ulaşma durumu. § tam. ul…
Mâcid
Mâcid a. (j^L) [< Ar. mecd] Sözlük anlamı “Şan ve şeref sahibi, hayrı ve ihsanı bol, lütfü ve keremi sonsuz.” olan bu söz, “esmâ’ü’lhüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın sıfatı olarak Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemekle beraber Allah’ı…
a'lâ
Yüce, ulu, en şerefli anlamında Allah’a nispet edilen bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayette geçmektedir (bk. M. F. Abdülbâkî, el- Mu'cem, “ala” maddesi).
ırz
Sözlük anlamı, “Kişinin bedeni, ruhu, övgüye değer yaratılışı ve soyu sopu.” olan bu söz, İnsanî değerleri ön plana alan, ona toplum içinde onur ve saygınlık kazandıran, bundan dolayı her türlü tecavüz karşısmda onun dokunulmazlığı bulunan…