ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
19 sonuç · “sübhân”
01sübhânî
İlâhî, rabbânî.
sübhân
“Her kusurdan ve noksandan uzaktır.” anlamında AUah’m adlarmdan bi ^l bk. ri. sübhânallah 610
sübhânallah
(dliûL^ [Ar.] Allahı ululama ve tebcil. mec. Hayret ve şaşkınlık ifade etmek için kullanılır: Subhanallah! Bu nasıl iş!
fesübhânallah
n “Yalnız Allah’ı teşbih eder, O’nu ı eksikliklerden uzak tutarım.” an / lammda kullanılan hayret ifadee si. r e fetâ a. t^) [Ar.] tas. Tasavvuf ehli nin nefsine hâkim olma konuk sunda büyük cesaret ve mücade ” le gösteren kimseler ya da fü-. tüvvet teşkilâtına bağh kimseler.
Sübhâne Rabbike âyet-İ Kerîmesi
olduğu bildirilen " Bütün insanların üstünde, akılların ermediği, kemâllerin, üstünlüklerin sâhibi olan senin gibi bir peygamberi yaratan, yetiştiren Rabbin her aybdan münezzehtir, temizdir " mânâsına Sâffât sûresinin yüz sekseninci âyet-i kerîmesi. Kıyâmet günü büyük ölçeklerle, bol sevâb kazanmak isteyen kimse, bir meclisten kalkınca, Sübhâne Rabbike âyet-i kerîmesini okusun. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Hibban) Kıyâmet günü bol sevâba kavuşmak istiyen, her toplantı sonunda, Sübhâne Rabbike âyetini sonuna kadar okusun. (Hazret-i Ali) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem bu âyet-i kerîmeyi okurken ve ümmetine tavsiye buyururken, Kur'ân-ı kerîmdeki şeklini değiştirmemiş, hep Sübhâne Rabbike demiştir. Sübhâne Rabbinâ dediği hiç işitilmemiştir. (Abdülhakîm Arvâsî)
Sübhâne Rabbiyel A'lâ
"Yüce olan Rabbimi tesbih ve tenzih ederim" mânâsına secdede söylenen tesbih. Secdede en az üç kerre sübhâne rabbiyel a'lâ denir. (İbrâhim Halebî)
Sübhâne Rabbiyel-Azîm
"Büyük olan Rabbimi tesbih ve tenzih ederim" mânâsına rükû'da söylenen tesbih. Rükû'da erkekler parmaklarını açıp, dizlerinin üstüne kor, sırtını ve başını düz tutar. Rükû'da en az üç kerre sübhâne rabbiyel-azîm der. (İbrâhim Halebî) Rükû' tesbihi olan Sübhâne rabbiyel-azîm'de Zı ile Azîm denir ki, "Rabbim büyüktür" demektir. Eğer ince ze ile (azim) denilirse, "Rabbim benim düşmanımdır" demek olur ve namaz bozulur. (İbn-i Âbidîn)
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER
Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer
EHLULLAHIN İLÂHÎ HUZURDAKİ EDEBİ
Avârifü’l-Maârif · 32. bölüm · Bütün edebler, Rasûlullah Efendimiz’ den (s.a.v) alınıp öğrenilir. Çünkü Efendimiz (sav), zâhiren ve bâtınen bütün edeplerin kaynağıdır. Allahu Teâlâ, O’nun huzûr-u ilâhiyedeki güz
KURBİYYET EHLİNİN NAMAZI
Avârifü’l-Maârif · 37. bölüm · Bu bölümde, namazın keyfiyetini, şeklini, şartlarını, zâhirî ve bâtıni edeblerini, ilmimizin ve anlayışımızın imkan verdiği ölçüde anlatmaya çalışacağız. Ancak, bu konuda söylenmiş
NAMAZIN EDEBLERİ VE SIRLARI
Avârifü’l-Maârif · 38. bölüm · Namaz kılan kimsenin riâyet edeceği edeblerin en güzeli, kalbinin, az veya çok, hiçbir dünyevî şeyle meşgul olmamasıdır. Çünkü uyanık kalbli akıllı kimseler, namazı kendilerine emr
GECE NAMAZI VE UYKU ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 47. bölüm · Müezzin akşam ezanını bitirdiği zaman, ezanla ikâmet arasında iki rek’at namaz kılınır. Ülemâ, halk müekked bir sünnet zannedip de kendilerine uymaya kalkmasınlar diye, bu namazı,
GÜNLÜK İBÂDET VE ZİKİRLERİN TAKSİMİ
Avârifü’l-Maârif · 50. bölüm · Mü’minin gündüze âit olarak yapacağı amellerden birisi; sabah namazını kıldığı yerde kıbleye karşı oturup zikirle meşgul olmasıdır. Ancak, özel ibâdet yerine gitmeyi, herhangi bir
ALLAH İÇİN KARDEŞLİĞİN SORUMLULUKLARI
Avârifü’l-Maârif · 54. bölüm · Allahu Teâlâ, kardeşliğin hedefi ve edebi hakkında buyurmuştur ki: ‘‘İyilik ve takvâ hususunda birbirinizle yardımlaşınız.” (Mâide (5), 2.) Bir diğer âyette de şöyle buyurmuştur: “
Sayfalar 192–200
Muzaffer Ozak Külliyatı · amellerinden dolayı, âhirette olanlar sevinirler veya azap duyarlar. Fakat, geride bıraktıklarını, kötülüklerden menetmeğe veya iyi ameller işlemeğe hali hayatlarındaki gibi zorlam
Sayfalar 255–263
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Yâ Âdem (A.S.) bu üç zulmete sor... İsimleri nelerdir? Mekânları nelerdir? Vazifeleri nelerdir? Hazreti Adem (A.S.) birinci zulmete sordu: — Ne kadar çirkinsin. Ismin nedir? Mekâ
Sayfalar 265–271
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALLÛ ALÂ RESÜLÜNÂ MUHAMMED Sallû alâ seyyidina Muhammed Sallû alâ mürşidina Muhammed Sallû alâ şemsiddüha Muhammed Sallû alâ Bedriddûca Muhammed Sallû alâ nurül hûda Muhammed Sall