ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
16 sonuç · “muhâl”
01muhâlefet
Hadis biliminde, zayıf ravînin güvenilir ravîye göre veya güvenilir sayılan bir ravînin kendisinden daha güvenilir ravîye karşı aykırı rivayette bulunması. muhâlefetün li’l-havâdis a. UjIjJJ <ü [Ar.] Allah’ın evrende yaratmış olduğu mahluklara benzemediğini ifade eden ve O’nun “selbî” (bk. bu madde) sıfatlarından biri olan terim. Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’ın bu vasfı şöyle ifade edilmektedir: “O (Allah) ’nun benzeri yoktur; O her şeyi işitendir, görendir.” (“Şûra suresi”.
muhâl
Yokluğu tabiî olarak karşılanan ya da konunun özü bakımından yokluğunu gerektiren anlamında kelâm te M rimi.
muhâle'a
İslâm hukukunda, karı ile kocanm karşılıklı anlaşması neticesinde evliliklerine son verilmesi konusu.
Muhâlaa
Kadının mal karşılığı kocasına kendini boşattırması. (Bkz. Hul')
Mefhûm-I Muhâlif
Lafızda zikredilmeyen mânânın, bizzat zikredilen mânâya, hükümde zıt olan mânâ. Mefhûm-ı muhâlif; Şâfiîlere göre, hüküm için sahîh, mûteber bir delîl olduğu hâlde, Hanefîlere göre böyle değildir. Mefhûm-ı muhâlifi kabûl edenlerin delîllerinden birisi şudur: Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem: "Sâimede (yılın ekserisini çayırlarda otlayarak beslenen deve, koyun gibi hayvanlara) zekât vardır" buyurmuştur. (Hadîs-i şerîfe göre Sâime olmayanlarda zekât yoktur. Böyle olduğunu Hanefîler dâhil, bütün âlimler kabûl etmiştir. Ancak, İmâm-ı Mâlik (r.aleyh), sâime olmayan hayvanlar için de zekât lâzım geldiğini söylemiştir. (Serahsî)
Muhâlefetün-Lil-Havâdis
Allahü teâlânın, zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde (işlerinde) yarattıklarına, hiçbir bakımdan benzememesi. Âkil ve bâliğ (akıllı ve ergenlik çağına gelmiş) olan kadın ve erkek her müslümanın, Allahü teâlânın zâtî ve subûtî sıfatlarını doğru bilmesi ve inanması lâzımdır. Herkese ilk farz olan şey budur. Bilmemek özür olmaz, büyük günahtır. Allahü teâlânın zâtî sıfatları yâni zâtına âit olan sıfatları altıdır. Bunlar; 1)Vücûd; var olmaktır. 2)Kıdem; varlığının öncesi, başlangıcı olmamaktır. 3)Bekâ; varlığı sonsuz olmaktır, hiç yok olmamaktır. 4)Vahdâniyyet; zâtında, sıfatlarında, işlerinde ortağı benzeri olmamaktır. 5) Muhâlefetün- lil-havâdîs. 6)Kıyam bi-nefsihî; varlığı kendinden olup, hep var olması için, hiçbir şeye muhtâç olmamaktır.Bu altı sıfatın hiçbiri, mahlûkların (yaratılmışların) hiçbirinde yoktur. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
TASAVVUFTA EDEB
Avârifü’l-Maârif · 31. bölüm · Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: ‘‘Beni Rabbim terbiye etti ve edebimi de ne güzel yaptı.”272 Edeb; insanın içini ve dışını güzelleştirmesidir. Kulun zâhiri ve bâtını terbiye olu
SÛFİLERİN NÂFİLE ORUÇ KONUSUNDAKİ TUTUMLARI
Avârifü’l-Maârif · 40. bölüm · Sûfilerin büyüklerinden bir grup, ölünceye kadar, seferde ve hazarda devamlı oruçlu bulunmuşlardır. Abdullah b. Cabbâr, elli küsur sene, mukim hâlinde ve seferde devamlı oruç tutmu
YEME-İÇME ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 43. bölüm · 1-Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmek. Rivâyet edildiğine göre; Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz, Hz. Ali’ye şöyle buyurmuştur: “Ya Alil Yemeğine tuzla başla ve tuzla bitir. Çünkü tuz
GECE KALKMAYA YARDIMCI SEBEPLER VE UYKU ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 46. bölüm · Gece kalkmayı kolaylaştıracak sebeplerden bir kısmı şunlardır: 1-Akşamdan hazırlıklı olmak. Kul, güneş batarken abdestini tazeleyerek geceyi karışlar. Abdestini aldıktan sonra kıbl
MÜRİDİN MÜRŞİDİNE KARŞI EDEPLERİ
Avârifü’l-Maârif · 51. bölüm · Müridlerin mürşidlerine karşı koruyacakları edeb, sûfilere göre edeblerin en önemlilerindendir. Onlar, bu konuda Hz. Rasûlullah’a (s.a.v) ve ashâbına uymaktadırlar. Bu konuda Cenâb
ALLAH İÇİN KARDEŞLİĞİN SORUMLULUKLARI
Avârifü’l-Maârif · 54. bölüm · Allahu Teâlâ, kardeşliğin hedefi ve edebi hakkında buyurmuştur ki: ‘‘İyilik ve takvâ hususunda birbirinizle yardımlaşınız.” (Mâide (5), 2.) Bir diğer âyette de şöyle buyurmuştur: “
MAKAMLARIN İZAHI
Avârifü’l-Maârif · 59. bölüm · l-TEVBE MAKAMI Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî, bize, Enes b. Mâlik in (r.a) şunları anlattığını haber verdi: Rasûlullah (s.a.v)’a bir adam gelerek: 435- Ebû Nuaym, Hilye, VIII,
HALLERİN AÇIKLANMASI
Avârifü’l-Maârif · 61. bölüm · 1- MUHABBET Allah için muhabbet konusunda Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: “Üç şey var ki, onlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını bulur: Allah ve Rasûlünün kendilerinin dışı
BİDAYET (başlangıç) VE NİHAYET HALLERİNİN SIHHATİ
Avârifü’l-Maârif · 63. bölüm · Şeyhimiz Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah) bize, Hz. Ömer’den (r.a) nakille, Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: “Muhakkak ki bütün ameller niyetlere